Korku dağları bekler. #Atasözü

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 96-Günah Keçisi


GÜNAH KEÇİSİ

Ustası konuştukça olayın detaylarına hâkim olan Kitapkurdu, sanki bir şeyler düşünüyormuş gibi uzaklara dalıyordu. Gerçekten, olayı bir kerede çözmek için büyük riskler almak gerekecekti.

‘’Usta yaptığınız plan gerçekten muhteşem ama herhangi bir aksilikte şehir lordunun hayatı tehlikeye girebilir!’’

Kübey’ in yeteneği kabile içinde bile bir sırdı, şu anda her şey güllük gülistanlık devam etse de yarın bir casusun içlerinde belirmeyeceği belli olmazdı.

‘’O konuda önlemimizi çoktan aldık fakat aksilik anında yaşanacak tehlike büyük olacak, bu nedenle üç asil ailenin üyelerine Kurak Bölge kabilesine kadar eşlik etmeni istiyorum. Onların rahat etmesi için senden başka kimseye güvenemem!’’

Yüzü düşmüş alt dudağı sarkmıştı öğrencisinin, böyle bir durumda kendisini dışlanmış hissetmişti biraz. Ustasının gözlerini gördüğünde içindeki itiraz etme niyeti kaybolacaktı, bu bakışları tanıyordu ne yaparsa yapsın fayda etmezdi.

‘’Emredersiniz, Eftelya ile görüşerek olayı koordine edeceğim!’’

Nafız pis pis sırıtırken, öğrencisinin eli ayağına dolaştı cümlesinden sonra.

‘’Efendim neden öyle bakıyorsunuz bana, verdiğiniz görevi en iyi şekilde yapmanın peşindeyim!’’

‘’Bırak oğlum bu ayakları, nerede olsan yazıyorsun kıza eşekbaşı değiliz bizde anlıyoruz olanı biteni!’’

Kitapkurdu kıpkırmızı olacaktı, flörtüz tavırlarının anlaşıldığını sezse de böyle bir an da söylenince ne yapacağını bilememişti.

‘’Sıkma canını, sen kızı razı et gerisi ustanda, senden iyisini mi bulacaklar? Götü yiyen olursa aksi bir şey söylesin de alayım boyunun ölçüsünü!’’

Bu dünyada daha öncekinin aksine, sevdiği kişileri sonuna kadar koruyup destekleyecekti Nafız, ilk önce onların mutluluğu gelirdi. Eğer öğrencisinin karşına tüm Parthenia çıkmış olursa, hepsini tek tek kesmek onun için sorun değildi.

‘’Ana ork kabilesinde ki casusumuz ne durumda, son haberler nasıl, ordularını almamız hoşlarına gitmiş mi?’’

Kurak Bölge kabilesine gelen heyetteki en korkak orka yedirdiği ilaç sayesinde, Ana Ork kabilesinde neler oluyorsa hepsini bilebiliyorlardı. Casusun ölmemek için düzenli panzehir alması gerektiğinden artık ne zaman ölmesini isterlerse o zaman görevi bitecekti.

‘’Usta, Buzul Bölge ordusunun yarısını kayıpsız ele geçirmemiz bomba gibi düşmüş kabilenin ortasına, ana savaş güçlerinin onda biri olsa da bu kayıp canlarını epey sıkmış!’’

Nafız’ın aklı sürekli yapılacak son savaştaydı, tahmin ettiği gibi böyle hızla üreyen bir ırk eğitim ve savaş zayiatları olsa bile yarım milyonluk bir orduya sahip olabilirdi. Kendi orduları henüz bunun üçte biri kadarken bir meydan muharebesine tutuşamazlardı.

‘’Tekrardan saldırma gibi bir planları var mı?’’

‘’Usta, büyük ölçekli bir ordu gönderileceğini düşünmüyor casusumuz fakat başka kıtalardan sürekli konukları oluyormuş kabilenin bu sıralar. Özellikle boyunlarında siyah bir zambak dövmesi bulunan kişiler ile paralı askerler cirit atmaya başlamış ortalıkta!’’

‘’Yavşaklar, değil Kara Zambak bütün Cehennem Diyarı gelse alamaz sizi benim elimden, zaten onların da sırası gelecek, yüz senedir rahatlar, Kan Tanrısı’nın dönüşü üstlerine bir kâbus gibi çökecek!’’

Nafız öyle bir cinayet niyeti salmıştı ki ortama, dizlerinin bağı çözülen Kitapkurdu ustasının huzurunda yere düşmemek için kendini limitlerine kadar zorluyordu. Ne zaman Cehennem Diyarı’nın sözü geçse ustası kendini kaybediyor, sanki lav çukurlarından çıkan bir şeytan gibi alev alev yanıyordu.

‘’O köpeklerin konusu geçmişken çocuk ne durumda, yaşadığı değişimler etrafının ilgisini çekmeye başladı mı?’’

Kitapkurdu düştüğü panikten hemen sıyrılarak soruya cevap vermek için kendine çeki düzen verdi.

‘’Şu anda on yaşını doldurmak üzere kendisi, saçları gün geçtikçe daha da kızıllaşıyor, ten rengi de aynı şekilde bir kaç ton beyazlamış durumda!’’

‘’Peki, sana yolladığım tekniklerin üzerine çalışmaları nasıl gidiyor?’’

‘’Efendim, Nikonya içinde büyük bir konak kiraladık ailesi için, yüksek duvarları ve geniş bir bahçesi var. Burada, çeşitli şekillerde satın aldığımız vahşi yaratıklarla çalışmalarını sürdürüyor, bilinç sahibi olmayanları tek vuruşta hallettiği için artık yarı bilince sahip canavarlarla çalışmalara devam ettiriyoruz!’’

‘’Çok iyi, bana Cehennem Diyarı tarikatlarının kabul yaş sınırını öğrenmeni istiyorum, özellikle Kutsal Kan Tarikatı’nın!’’

Tamam anlamında kafasını sallayan Kitapkurdu, ustasının bu kıtaya ilgisini çözemese dahi kendisine ne deniliyorsa yapacaktı aynen küçük Jashua konusunda olduğu gibi.

‘’Şimdi ayrılabilirsin ama babasının yanında çok zorlama şansını yalıçapkını!’’

Cümleye çok sert şekilde başlayan Kan Tanrısı sonunu yine muziplikle bağlıyordu, koşar adım uzaklaşan öğrencisinin arkasından bir süre güldükten sonra, tekrar önlerinde ki sıkıntılı günleri düşünmeye başlayacaktı.

Konakta bu konuşmalar sürerken, Çekiçdöven ordusunun yanına giderek yapılacak işleri komutanlarına anlatıyordu. İlk olarak kervanların yanlarına yanaşmalarını önlemek için büyük dövüş çemberleri kurulacaktı.

Asıl sorun tünelleri kazmak değildi, elli bin kişi ile bunu başaracaklarına emin olsa da çıkan toprağın nasıl kimseye belli etmeden kaybedileceğini düşünüyordu genç komutan. Uzun süre düşündü bu konu hakkında, tam pes edip karısının kardeşine gidecekken aklına ilginç bir fikir geldi.

Şehirde bir dövüş arenası vardı ve buranın etrafı izleyenlerin oturması için tribünlerle doluydu, neden onların dövüş çemberlerinin de böyle bir kısmı olmuyordu. Tünellerden çıkan topraklarla yapılacak bu yapılar sayesinde, ortada bir sorun kalmayacaktı.

Aynı günün akşam saatlerinde haraç çetesinin cesetleri ve liderlerinin baygın haldeki bedenini bulan şehir muhafızları, durumu komutanlarına bildirmişti. Ne tesadüf ki bu kişinin adı da isyancıların olduğu listede yazmaktaydı, hemen soluğu lordun yanında alan adam ortalığı yaygara vermek için bir fırsat bulduğu için sevinçliydi.

‘’Lord Hazretleri, Baena ailesinin genç efendisi ve korumaları metruk bir evde saldırıya uğramış halde bulundu. Bildiğiniz üzere bu hane şehrimizin soylu ve köklü ailelerindendir, konu ile nasıl ilgilenelim!’’

Marcos sanki bu olayı ilk defa duymuş gibi kaşlarını çatıp hayrete düştü, vereceği kararı dört gözle bekliyordu muhafızların lideri. Eğer konuyu örtbas etmek isterse aileyi kışkırtabilirlerdi, üstüne giderse arama sırasında halkı galeyana getirme fırsatları vardı.

‘’Komutan, bu şehir artık huzurun ve güvenin hüküm sürdüğü bir yer olacaktır, olayın çözülmesi ve suçluların yakalanması için elinizden ne geliyorsa yapın. İcap ederse tüm muhafızlar durmaksızın çalışıp, en kısa zamanda bana bir sonuçla geleceksiniz!’’

Şehir Lordu hiddetle bağırdığında komutan içinden sevinç çığlıkları atıyordu, bu iş için, kurdukları organizasyondan şehir muhafızlarına sızan ne kadar üye varsa kullanacaktı. Yaşananların tüm ahali tarafından duyulması lazımdı, tabii ki anlatırken bazı yerleri değiştirmeleri gerekiyordu.

Üç gün dönümü geçtiğinde gerçekten isyancıların istedikleri oluyordu, halk arasında söylentiler alıp başını gitmişti. Şehir muhafızlarında bulunan hainler arama yaptıkları evlerde ve dükkânlardaki insanlara aslında bu işin arkasında orkların olduğunu, lordun onlardan korktuğu için bir şey yapamadığını anlatıyorlardı.

Bu olaylar yaşanırken Baena ailesi de boş durmuyor, para ile tuttukları provokatörleri Parthenia’nın dört bir yanına salıyordu. Nerede iki kişi toplansa konuşulan tek konu şehir lordu ve orklardan başka bir şey değildi.

Tünellerin sığınaklara kadar ulaştığı haberini alan Marcos, sanki halkın tepkisinden çekinmiş gibi şehirden orkları tahliye etmeye başlayacaktı. İsyancılar her akşam toplanıyor beklenen vaktin yaklaştığını düşünüp planlarını gözden geçiriyorlardı.

Mahalli demircilerde silah yapımı arttırılarak, vaat edilen kurtuluş günü için tüm hazırlıklar hızlandırılmıştı.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


Bilmediği şey değildi, biri kalkıp mutluluğuyla ya da erdemliliğiyle böbürlenip büyüklendi mi, bunun arkasında bir bit yeniği olurdu hep.

Hermann Hesse




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1221

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1054

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 872

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 688

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 644

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 600

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 548

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 518

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 346

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 180

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 97

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14841 Üye Sayısı
  • 457 Seri Sayısı
  • 19525 Bölüm Sayısı


creator
manga tr