"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 93-Değişimin Sancıları


DEĞİŞİMİN SANCILARI

‘’Sen buraya gel, önemli bir görev vereceğim sana!’’

Nafız, köşeye sinmiş ailesinin önünde duran adama seslendi, gördükleri karşısında girdiği şoktan çıkamayan dükkân sahibi ancak üçüncü seferden sonra söyleneni anlayabilecekti.

‘’Efendim hemen geliyorum, lütfen lütfen!’’

Az önce neler olmuştu, cılız dişi orku gören adamlar korkudan titremiş, bir sözü ile birbirlerine saldırmışlardı. İnsan boyutlarında fizik, uçlarından kırmızı saçlar ve iki kömür karası hançer, hiç şüphe yoktu bu insanlar arasında nefretle anılan kişiydi.

‘’Kan Tanrısı Nafız!’’

‘’Vay anasını ne kadar da meşhur olmuşum bu şehirde, ben hiçbirini tanımazken tüm insanlar bir görüşte kim olduğumu biliyor!’’

Karşısındaki dişi orkun sözleri sonrası onu kızdırdığını sanan adam, haraççıların liderine yaptığı gibi ayaklarına kapanmak için hamle yaptı.

‘’Kalk ayağa! Salak salak hareketler yapmana gerek yok, aileni alarak kimseye görünmeden Partheni ailesinin konağına gidiyorsun!’’

Karısı ve küçük kızının yanına doğru yürüyen adam, bir iki adım sonra bir anda arkasını döndü.

‘’Efendim, bizi oraya almaları mümkün değil ki!’’

Sesin sahibi haklıydı, şehrin üç asil ailesinden birinin hanesine ellerini kollarını sallayarak giremezlerdi. Kendisi için çocuk oyuncağı olan bir şeyin diğerleri için çok zor olabileceğini hatırlayan Nafız, derin bir of çekti.

‘’Kapıdaki ork nöbetçilerine deki; Komutan Nafız bizi Eftelya hanımın yanına yolladı, inanmıyorsanız kendisine İstanbul’u biliyor mu diye sorabilirsiniz!’’

Nafız genç kızla konuşurken, sık sık önceki hayatında yaşadığı yer olan bu şehirden bahsediyordu. Eftelya’ da çok meraklıydı bu konuda, allem ediyor kallem ediyor konuyu oraya getiriyordu.

‘’Sizi başlarından savmak isteyebilirler ilk cümleden sonra, eğer haber vermezseniz döndüğünde sizi de o hainler gibi diri diri yakacağını söyledi diye eklemeyi unutma!’’

Üç asil ailenin hanelerini koruyanlar ele geçirilen Kurak Bölgede’ ki ork kabilesinin üyeleriydi. Hem savaşı, hem de ziyafet sırasında yaşananlara tanıklık etmiş olduklarından, olayın ciddiyetini anlamamaları mümkün değildi.

‘’Hemen gidiyoruz efendim, ara sokaklardan kimseye görünmeden dediğiniz yere gideceğiz!’’

Aile hızla korkunç zamanlar geçirdikleri yeri terk ettiler, gerilerinde on tane ceset ve bir dişi ork bırakmışlardı.

‘’Ne kargaşa, acemi kasap gibiler bir adam öldürmek için defalarca kesmeleri gerekiyor!’’

Sinirle söylenen Nafız kan revan içindeki odanın içini gözleriyle tarıyordu, neyse ki devasa bir alana sahip taşıma halkası vardı. Alanlar arası yüzüğüne nefes alan bir şeyi koyması mümkün değildi zira ciğerlere çekilecek hava bulunmuyordu içinde.

Ölü bedenleri bir hamlede topladıktan sonra, bayılmış olan lideri sırtına atan Kan Tanrısı girdiği pencereden kendini boşluğa bıraktı. Aşağıya doğru iki adımdan sonra karşı çatıda almıştı soluğu, Marcos’ un şatosu çok uzakta değildi hızını koruyarak yüz nefes sonra yüksek duvarlardan bahçeye girmişti bile.

Bu sırada genç lord çalışma odasındaki camın önünde durmuş etrafı seyrediyordu, gözüne şatosuna giren biri takıldığında hafiften panikledi.

‘’Endişe etmeye gerek yok, gördüğünüz kişi komutan Nafız fakat sırtındaki kişinin onun yanında ne işi var bilemiyorum!’’

Kübey koruduğu kişinin durumunu anlayarak gerekli açıklamayı yaptığında, şehir lordu rahat bir nefes aldı. Korumaların liderinin keskin gözleri ve hassas kulakları vardı, Nafız kim olduğunu bilmese de o sırtında taşıdığı kişiyi tanımıştı.

Çok uzun olmayan bir süre sonra odanın çift kanatlı kapısını açıp içeri giren ork, sırtında taşıdığı adamı zemine sertçe attı. Bu sarsıntı haraççıların liderini kendine getirecekti, telaşlı gözlerle etrafa baktığı sırada gözlerine siyah saçları omuzlarında dans eden Marcos takıldı.

Aralarında üç adım mesafe yoktu, bu fırsatı kaçırmamalıyım diye düşündü ayak takımı lideri, dizlerine kalan bütün gücünü aktararak yerinden fırladı. İlk adımını atan adam umut içinde ikincisine başlarken, ileri atılan elinin parmaklarının ters döndüğünü gördü.

‘’Ahhhhhhhhh!’’

Tüm vücudu aynı yönde büyük bir momentumla ilerlemekteydi, aniden fikir değiştiren parmakları hariç. Acının kaynağına bakan gözleri onu bir mengene gibi kavramış yeşil eli görecekti, bir nefes sonraysa yüzünün bir yanı zemine geri yapışıyordu.

‘’Efendim tüm saygımla, umarım beni böyle bir böcek ile denemek gibi bir planınız yoktur. Kendime ve kabilemize hakaret olarak sayarım bu olayı!’’

Korumaların lideri olan dişi ork her an tetikte beklediği için, yerdeki kişinin niyetini sezmesi kolay olmuştu. Lakin bu adamın gücünün düşüklüğü canını sıkıyordu, durumdan hoşnut olmadığını kibar ama sert bir şekilde dile getirdi.

‘’Bu sefili bir aileye işkence ederken yakaladım, şehir lordu ve bizim hakkımızda bazı şeyler söylüyordu. Senden bu konu hakkında detaylı bir rapor bekliyorum, güneş batmadan hazır olur umarım!’’

‘’Merak buyurmayın siz lordumla sohbet ederken ben bu işle meşgul olacağım!’’

Kan Tanrısının gözleri parladı, Miloş kendisinden övgüyle bahsediyordu bu dişi orkun ama bu kadarını beklemiyordu Nafız. Ret edemeyeceği bir görev almış olmasına rağmen, koruyacağı kişinin yanından ayrılırken onun güvenliğini garanti altına almıştı.

‘’Muhabbetin kısası makbuldür, ona göre elini çabuk tut! Bir de kıyafet giyince görünmeyecek yerlerine çalış arkadaşın!’’

‘’Emredersiniz!’’

Büktüğü bileğinden kavradığı adamı yerde sürüyerek götüren korumaların lideri, odayı terk edip özel ofisine geçmek için yola koyulmuştu. Geniş koridor çığlık sesleri ile inlemeye başlamıştı bile, anlaşılan Kübey iş üstündeydi.

Şehir Lordu neler olduğunu ne anlamış ne de sorabilmişti, sadece odasına fırlatılan kişinin neden o halde olduğunu sorgulayan bir ifadesi vardı.

‘’Marcos, anlaşılıyor ki benim aksime sen getirdiğim kişiyi tanıyorsun, önce bu meseleyi açıklığa kavuşturalım mı?’’

Bu durum Nafız’ın biraz siniri bozuyordu, sesinin tonundan bunu anlayan Parthenia Lordu cevap için çok beklemedi.

‘’Köle ticareti yapan bir ailenin genç efendisiydi o, pek büyük bir hane değiller fakat bulundukları pazarda etkili olan birkaç güçten biri durumundalar. Özellikle orklar konusunda çalışıyorlardı, eski lord zamanında!’’

Şimdi her şey çözülecekti, bulmacanın eksik parçası tamamlanmıştı. Yapılan ihtilal sonrası hayatın iyi giden tarafları çoktu ama bazıları için bu olay hızlı bir düşüşün başlangıç noktası olmuştu. Özellikle köle ticareti yapanların durumu pek iç açıcı değildi.

‘’Yeni kanunlara itiraz etmek için kendi aralarında kurdukları organizasyon adına bir kaç sefer huzuruma çıktılar. Kendilerine artık yeni bir dönemin başladığını, ticaretler yapmak istiyorlarsa buna uygun bir şekilde yeniden örgütlemeleri gerektiğini söyledim!’’

‘’Sanırım pek ikna edici olamamışsın, benim duyduğum kadarıyla, işlerinin yerine seni değiştirmeyi daha uygun gördükleri anlaşılıyordu. Maddi kayıpları içinse, dükkân sahiplerini haraca bağlamayı çözüm olarak bulmuşlar!’’

İkili karşılıklı bilgilerini paylaşmaya başladıktan sonra, değişimin sancılarının çözülmediği sadece halının altına süpürüldüğü ortaya çıkacaktı. Eski şaşaalı günlerini özlemleyen sadece bu kişiler değildi, fakir halk için yapılan eylemler onların cebinden altınların eksilmesine neden oldukça, içlerinde tuttukları öfkeyi gün yüzüne çıkarmayı bekleyen bir sürü insan türemişti.

‘’Demek amaçları beni ortadan kaldırıp yönetimi ele geçirmek, bu harekete çapları yetecek kişiler değiller ama güçlü bir dış destekle olmayacak iş değil!’’

Hayatı söz konusuyken bile, olabilecekleri en kötü ihtimali düşünerek göz önüne alabiliyordu genç adam. Kendisinden nefret edenlerin aksine sadece bir kukla olamazdı o, bu mevkii sonuna kadar hak ediyordu.

‘’Aklıma Kara Zambak’ın köpeklerinden başka bir seçenek gelmiyor, şehre giremeyince bu yöntemi denemeye karar vermişler anlaşılan!’’

Nafız sorunun kaynağındaki adresi bir çırpıda bulmuştu lakin mikrobun sıçradığını yerleri öğrenmek için operatör Doktor Kübey’i beklemek zorundaydı.

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 Yalnızca kovalananlar, kovalayanlar, meşgul olanlar ve yorulanlar vardır.

Scott Fitzgerald

 

   




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1217

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1052

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 871

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 689

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 642

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 598

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 546

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 518

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 342

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 191

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 179

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 96

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14780 Üye Sayısı
  • 449 Seri Sayısı
  • 19443 Bölüm Sayısı


creator
manga tr