Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 92-Haraç Çetesi


HARAÇ ÇETESİ

Sesin kaynağına yaklaştıkça, konuşmalar daha net duyulabilir hale geliyordu, cılız bir erkek sesi titreyerek konuşuyordu sanki

‘’Efendim yalvarırım, ben garip bir dükkân sahibiyim, istediğiniz parayı verirsem açlıktan ölürüz!’’

‘’Vay, vay, vay! Açlıktan korkuyorsun fakat bizden korkmuyorsun ha!’’

‘’Şakkk!’’

En son çıkan ses okkalı bir tokattın yankılanmasıydı, tehditler savuran adam coştukça coşuyordu.

‘’Ne oldu? Şehir lordu değişince bizden kurtulabileceğinizi mi sandınız? O velet kasıla kasıla konuştuğunda nasılda mutluydunuz. Ne diyordu ‘’Şehrin yönetiminde artık halkında sözü olacak!’’, cahil çocuk hala yaşadığı yerin kendisine ait olduğunu sanıyor!’’

Nafız, metruk binanın üçüncü katındaki bir odanın dışına geldiğinde, gördüğü manzara karşısında merakı uyanmıştı. Konuşmaların konusu sıradan bir haraç tehdidinden bir anda şehir lorduna döndüğü sırada, kırık pervazlara iyice yanaşan Kan Tanrısı sessizce dinlemeye başladı.

‘’O kaltak arenada kafasına göre insanları kestikten sonra siz ne yaptınız, onun seçtiği bir çocuğu bağrınıza bastınız. Onunda sırası gelecek, önce sizin gibi hainlerin kökünü kurutacağız! Şimdi ya parayı verirsin ya da çocuğunun kafasını keser, karına gözlerinin önünde sırayla tecavüz ederiz!’’

Yediği tokattın etkisi ile yerde yatan adamın bir anda ifadesi değişecekti, hızla emekleyerek haracı isteyen kişinin ayaklarına sarıldı. Elinden bir şey gelmeyeceği için tek çaresi yalvarmak olan bu kişi, çamur içindeki botlarını öperken bir yandan af diliyordu.

Kibirle dolu bir kahkaha atan haraççı, kendisinden beklenenin aksine çok değişik bir görünüşe sahipti. Normalde bu tip insanlar pis sakallı, salaş tipli, at hırsızı kılıklı kişiler olmalıydı ama bu adam son derece şık giyinmiş temiz yüzlü ve dışardan bakılınca elit bir hava taşıyordu.

Odanın içinde bulunan on kişide liderlerini aratmıyordu, kısa saçlara ve sert bakışlara sahiptiler. Giyim kuşamları sade ama temizdi, bu duydukları olmasa Nafız bile bu kişilere haraççı yaftası vurmayı düşünemezdi.

‘’Seni aşağılık bok parçası, o gün ellerin patlayana kadar alkışlarken ne kadarda mutluydun!’’

Bacaklarına yapışmış adama sert bir tekme vuran lider, kulağına gelen kemik kırılma sesi ile mest oldu. Dükkân sahibinin karısı genç ve güzeldi, para alamayacağını bilmesi onu farklı konularda motive ediyordu.

İçeride olaylar şiddetlenirken, kırık dökük pencerenin dışında sessizce duran Kan Tanrısı hançerlerini ellerine almıştı. Bu kişiler halkın bilemeyeceği birçok konudan haberdardı, o gün arenada sağ kalan çok az kişi bulunuyordu.

‘’Çocuğa gerekeni yapın, ilk önce annesi ile ilgilenelim, şöyle güzel bir yere geç pinti herif, Marcos konuşurken sergilediğin performansın aynısını istiyorum senden az sonra!’’

Parlak lider niyeti bozmuştu, küçük çocuğu tutan korumasına başparmağı ile boğaz kesme işareti yaparken, sakin adımlarla korkudan titreyen kadına doğru yöneldi.

‘’Hayır, yalvarırım bana ne isterseniz yapın ama çocuğumu bırakın!’’

Kadın, kendisini arkadan yakalamış iri yarı bir kişinin kollarında delicesine bağırırken, bu sahne odadaki haraççılar için hiç bir şey ifade etmeyecekti. Onların amacı belliydi, ya paranı ya canını!’’

Evladının gözleri önünde öldürülmesine şahit olacak olan kadın, bir anda dizlerinin üstüne çökecek gibi olsa da, arkasındaki izbandut hamle yapıp bunun gerçekleşmesini engellemişti.

‘’Zıng! Zıng!’’

Tam bu sırada, havayı yaran iki metalin çıkardığı ses kulaklarda çınladı, elindeki hançerleri anne ve kızı tutan adamlara doğru fırlatmıştı Nafız. Birinin sağ, diğerinin sol gözünden girecekti silahlar, adamlar ölümü ani tattığından sesleri bile çıkamadan yere düşmüşlerdi.

‘’Kim o, çık dışarı bağırsaklarını deşeceğim senin!’’

Liderde paniklemişti, adamları ölümü iki nefes sürmeden tadacak kişiler değildi. Hemen sırtını bir duvara yaslayıp, belindeki kısa kılıcına sarıldı.

‘’Bu insanlar arenada olanları görmediler bundan eminim, merak ettiğim sen nereden biliyorsun olanları?’’

Tek ayağını yavaşça pencereden odanın zeminine basan Kan Tanrısı, paniklemiş adamların yüzlerine tek tek bakıp en son liderde duracaktı. Bu adamın siması hiç yabancı gelmiyordu, biraz düşünürse kim olduğunu bulabilirdi.

Ayrıca o gün yaşananları manipüle ederek yansıtmasının nedeni ne olabilirdi, tüm tanıklar katliam emrini kendisinin değil Alyon’un verdiğini bilmekteydi. Genel oluşan yargıyı kullanan bir fırsatçı mı, yoksa ortalığı karıştırmayı amaçlayan bir köstebek miydi bu kişi?

‘’Sen burada ne arıyorsun?’’

Temiz giyimli haraççı lideri odada beliren orka korku dolu gözlerle bakarken, emrindekiler birer adım geri attı. Söylentilerden duydukları kişi karşılarındaydı, zevk dolu dakikalar onları beklerken, desteden papazı çekmişlerdi.

‘’İşte çocukları evlendirdik, düğün falan derken epey harcama yaptık, para lazım bana bu aralar. Kaltaklık yapacak bir yer ararken, baktım ki burada içinde epey miktarda altın geçen konular konuşuluyor, geçerken uğramadan edemedim!’’

Kurduğu uzun cümle, az öncenin mağruru şimdinin pısmışı adamların kulağından girip beyinlerine ulaşamadan anlamını yitirecekti. Şu anda hayatları söz konusuydu, akıllarında ki tek düşünce kaçmaktı.

‘’Neyse, isterseniz beni yormayın beyler içinizden biriniz işimi görür, siz mi bunun belirlersiniz yoksa ben rastgele mi seçeyim ?’’

İşler bir anda nasıl da değişmişti, kanunun düzenin olmadığı yerde her an senden güçlü biri seninle oyuncak gibi oynama hakkına sahip olabiliyordu. Zulmettikleri ailenin üyelerinin yerine geçmişlerdi, zorlandıkları eylem ise onur kırıcı olmasının dışında tamamen ukalalıktı.

‘’Kim olursan ol kancık, bağırsaklarını deşeceğim senin!’’

Kalan sekiz kişiden biri olana isyan ederek, kısa kılıcını hışımla Kan Tanrısına salladı.

‘’Crack!’’

Hedefi Nafız olan adam son adımını attığında, aynı bacağının diz kapağı ters döndü. Ses, görüntü ile uyumlu olmuştu, liderin yüzü bu sahne karşısında kireç gibi beyazlarken, adamı acı ile devrilecekti.

‘’Oldu mu şimdi, ben senin kemik sesini sevdiğini sandığım için hemen öldürmedim bu açık ağızlıyı, bak gönül koyarım az önce adamın kaburgalarını kırdığında ki gibi gülümsemezsen!’’

Olan bitene şahit olan Nafız intikam arzuladığı sırada, odanın sessizliği ikinci diz kapağının kırılma sesi ile bozuldu. Yerdeki adam debelenemiyordu bile, her hareketinde acısı katlanarak büyümekteydi.

‘’Bir kişi daha eksildiniz hadi iyisiniz, var mı içinizde başka bana söyleyeceği olan birileri?’’

Az önceki hakaretlerin sahibi olan adamın kafası, dizlerini bu hale sokan kişi tarafından bir tekme ile patlatıldı. Liderde dâhil odanın içindeki kimse darbeleri göremediklerinden dolayı çok şaşkınlardı, üç tekmede neredeyse şimşek hızında hedeflerini bulmuştu.

Kan Tanrısı odanın bir köşesine sinmiş ailenin yanına geçtiğinde, lider de kararını vermek için çok düşünmeyecekti. Hemen en yakınında bulunan adamına kısa kılıcını sapladı, bu hareket adeta yaşanacak mücadelenin açılışını yapmıştı, az önce toplu tecavüz hayali kuran arkadaşlar birbirlerinin canını almak için savaşıyorlardı.

Nafız vasat yetenekli insanların yaptığı işlere ilgi duymasa da, herhangi bir aksilik olmaması için gözlerini dört açmıştı, en ufak şüphede hepsinin fişini çekecekti.

Yüz nefes geçmemişti ki, son kalan kişi arkadaşının boğazından ellerini çekerken nefes nefese devrildi. Tahmini tutacaktı dişi orkun, liderlerinin ellerinde can vermek zorunda kalmıştı adamları.

‘’Parlak oğlan bravo, bir kaç gündoğumunu daha göreceksin!’’

Duyduğu sözler eski liderde şok etkisi yarattı, kanla ıslanmış yerden doğrulup yıkık dökük pencereden atlamak için hamle yapıyordu.

‘’Bammm!’’

Beline bir tekme yemesi ile karşı duvara vurması bir nefes kadar bile sürmedi adamın, büyük bir gürültünün ardından, aldığı darbenin etkisi ile bayılmıştı.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kalite, kimse bakmadığında da doğru olanı yapmaktır.

Henry Ford

Yazar Notu

Bu hafta 50 beğeniyi geçemediğimiz için 2 ekstra bölümü yayınlayamıyorum, her hafta fazladan bölüm okumak istiyorsanız tek yapmanız gereken, serinin sayfasında sağ üst köşede bulunan beğen butonuna tıklamak.

(50 beğeniye güncel yayınlandıktan sonra ulaştık, bu demektir ki haftaya çarşamba güncel 6 bölüm olacak :D 

Bu miktarı da yükseltmek elinizde, bir hafta içinde beğeni sayısı 60 olursa güncel 8 bölüme yükselecek. Hatırlatmak için her 10 beğeni artışında bir sonraki güncele 2 bölüm ekliyorum)




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1267

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1082

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 893

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 823

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 665

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 645

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 604

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 525

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 379

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 197

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 100

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15640 Üye Sayısı
  • 514 Seri Sayısı
  • 21137 Bölüm Sayısı


creator
manga tr