Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 91-Yönetim Biçimi


YÖNETİM BİÇİMİ

‘’Alyon, elimizdeki iki bölgenin yönetim şekli ile alakalı bazı fikirlerim var!’’

Nafız odadan zorla çıkardığı arkadaşını sessiz bir yere çektikten sonra, aklındakileri sıralamaya başlayacaktı.

‘’Kurak bölge ile alakalı çok bir şey söyleyemem, yaşam alanı kısıtlı ve hali hazırda biri gizli iki tane ork kabilesi ve ticaret şehrine sahibiz fakat bulunduğumuz bölgeyi tek bir kabile ile yönetmek sence doğru seçim mi?’’

Bu fikir aklına zindandan çıkıp kuşatmayla karşılaştıktan sonra gelmişti, düşman orduları sadece iki hedefe sahipti ve bu nedenle hızla ilerleyebilmişlerdi. Toplu halde bulunan yerleşimler çok kolay kuşatılabiliyordu, en kötüsü de onlara dışarıdan destek verecek bir müttefikleri yoktu.

‘’Ork Stepleri hep böyle mi yönetiliyordu sanıyorsun Nafız, sana ustamın hatıralarından bazı bilgiler vermem lazım gibi duruyor!’’

Kan Tanrısı’nın, doğduğu topraklar hakkında Alyon kadar detaylı bilgisi bulunmuyordu, Mora’nın zamanın ork lordunun oğlu ile tesadüf eseri tanışmasından sonra yaptıkları tek şey kaçmaktı. Böyle bir durumda, bulundukları yerin siyasal yönetim biçimlerini konuşmak akıllarına  dahi gelemezdi.

‘’Ustamın babası Lord iken kurak bölgede dahi en az on tane farklı kabile bulunmaktaydı, bunların içinden üç tanesi bölge ork kabilesi kadar güçlüydü. Harici bir düşmanın değil kuşatma yapmak, politik ziyaret için bile topraklara girmesi çok nadirdi!’’

İri yarı ork bunları anlatırken yumrukları sıkıca kapanmıştı, hatıralarında ki manzaralar bugünkü hırslarının temelini oluşturuyordu. Tek başına, kendi kendine yetebilen, düşmanlara korku salan bir imparatorluk, daha önce yapılmış örneği varken neden olmasındı ki?

‘’Lakin bu sistemin de pek çok eksik kısmı var, kabileler arasında yaşanan rekabet kimi zaman düşmanlığa dönüşebiliyor. Her ırkta olduğu gibi, orkların arasında bile kanı bozuklar olmaması mümkün değil!’’

Miras aldıkları hatıralar olmasa bile, doğduklarından beri yaşadıkları bu görüşü onaylamak için yeterde artardı. Dünyanın en mükemmel organizasyonu olsanız dahi, sepetteki tek bir çürük elma her şeyi mahvetmeye yetiyordu.

‘’Benim fikrim biraz daha değişik olacak şef efendi, liyakat ne demek biliyor musun?’’

Böyle bir kelimeyi ilk defa duyan Alyon alt dudağını bükecekti, kafasını sağa sola sallarken Nafız konuşmaya devam etti.

‘’İşi yapabilecek en iyi kişiye vermektir kısaca, sadece doğuştan bazı hakları kazananları değil layık olanı yetkili kılmaktır!’’

Bu hâlihazırda kendi çevreleri için uyguladıkları yöntemdi, aynı şekilde genele yaymak için sadece küçük ayarlamalar gerekecekti. Sistemin önünde duran yegâne engel, böyle orkların yetiştirilmesi gereken bir yer olmamasıydı.

‘’ Güzel fikir ama uygulanması için yetenekli ve bilgili orkları bulmamız lazım!’’

‘’Bana kalırsa, bizim için zor olacak iş zihniyetleri değiştirmek olacaktır, hala ork aramaktan bahsediyorsun. Söylesene Gulag’ın bize sağladığı faydayı hangi ork sağlayabilirdi?’’

Alyon’un bakış açısı diğerlerinin çok üzerinde olsa da hala epey dardı, yol üstünde faydalandıkları insanları çabuk unutuyordu.

‘’Peki, kutsal topraklarda savaşçılarımızı eğiten Miloş gibi bir tane daha adam var mı? Senin zorla davet ettiğin gladyatör eğitmenini saymıyorum bile!’’

Duydukları karşısında iri yarı ork bir süre düşünmek zorunda kalacaktı, şöyle bir bakınca birçok kilit noktada ork olmayan kişiler vardı. Bu insanları, zaten yapacakları görev için biçilmiş kaftan oldukları için seçmişlerdi, daha da ileri gidebilirlerdi.

‘’Bu fikrini aslında benle değil öğrencin olan oğlum ile paylaşman gerekmez mi, ne de olsa bizim ailede kafası en çok çalışan kişi o.

Birçok soru karşısında zor durumda kalan şef, arkadaşına karşı kontra atağa kalmıştı. Sesinin tonundan daha önceki tedirginliğini attığı belliydi Alyon’un, oğlum derken üstüne bastırarak söylemişti.

‘’Haklısın bir mesaj yollarım kendisine, biraz çalışsın bu işin üstüne!’’

Nafız hiçbir şey olmamış gibi hemen teklifi kabul etti, babası onu terk ettiğinde bağrına basan kişi kendisiydi. Ayrıca bu konuda fikri alınabilecek kişilerin başında geliyordu Kitapkurdu, ilk ödül zindanının ona faydası inanılmaz olmuştu.

‘’Bir konu daha var, torununun gelişmesi ve gizlenmesi işini çözmemiz gerekiyor, benim görüşüm hemen annesi ile birlikte kutsal topraklara gitmesi yönünde. Ödül zindanını tek başına halledebilecek gücü var, son saldırı için gizli kozumuz olarak saklanması gerekiyor!’’

Bir problem çözüldüğü sırada yenisi çıkmıştı, genç orkun soy gücü efsanevi olsa da onu kullanmadan savaşmayı öğrenmesi gerekiyordu. Ork toplumundan sır gibi saklanıyordu olanlar, böyle bir kişinin varlığı bilinirse düşmanların ilk hedefi olacağı kesindi.

‘’İsabetli bir karar olur, hem Yarmagül’ de kendine gelene kadar rahatça dinlenme fırsatını yakalar!’’

‘’Anlaştık o zaman, ben savaştayken herhangi bir olay oldu mu?’’

Nafız apar topar Yarmagül’ ün yanına geldikten sonra, her şey bir anda gerçekleşmişti. Sıcağı sıcağına en önemli konuları konuştuktan sonra, kendisi ortalarda değilken olanları öğrenmek istedi.

‘’Kurak bölgede madenlerin tam randımanla çalışmaya başladığının haberini aldım, Nikonya’da bulunan işletmemiz şu anda en gözde dükkân konumunda. Bir de, bu bölgeye gelirken rastladığımız ork topluluğu yarın burada olacak, gelişimlerine göre görevlendirmeyi düşünüyorum onları!’’

Bahsedilen kişiler Asiyürek ve grubuydu, Nafız ilk tanıştıkları günü düşününce hafifçe tebessüm edecekti. Geldiklerinde ne tepki vereceklerini çok merak ediyordu, acaba o aç ama dürüst orklar şu anda nasıllardı.

İkili konuşmaları bitince yeni kavuşan ailenin yanına geçtiler, hakkında aldıkları kararı genç orka söylediklerinde babasının yüzü biraz düşse de yapabileceği bir şey yoktu. Kutsal topraklardan gelen gruptan sonra, konvoy bu sefer anne ve oğlu götürecekti.

Genç ork bu durumdan çok memnun oldu, annesi hala şifalı banyonun içinde olsa da gözlerini açalı geçen süre beş gün dönümünden fazlaydı. Bu zaman zarfında oğluna şahit olduğu tüm olayları anlatarak Çekiçdöven’i bekliyorlardı, duydukları sonrası hayalindeki kahramanları merak ediyordu Alyon’un torunu.

‘’Umarım kan savaşçısı Sangre ve dayım Kitapkurdu’ da gelen konvoyda olurlar, ikisiyle de tanışmak istiyorum!’’

En çok ilgisini çeken kişiler bu ikisi idi, biri güçlü ve acımasız bir savaşçıyken diğeri zekâsı ile düşmanlarına diz çöktürüyordu.

‘’Ben konseyi toplaması için şehir lordu ile görüşmeye gidiyorum, bölgede oluşan son durumu öğrenmeleri faydalı olacaktır!’’

Nafız tüm aileyi arkasında bırakarak yola koyulmuştu, yürürken Alyon’un omuzlarına bir anda yüklenen sorumlulukları düşünmeye başladı. Çocuklar, torun derken familyası genişlemişti, bunun sonucu birçok ek yeri olmuştu iri yarı orkun.

Artık sadece bileğine güvenen, bıçkın bir savaşçı olamazdı, koruması gereken kişileri düşünmeden adım atması mümkün değildi. Aile kavramının anlamını yitiriyor muyum acaba diye düşündü kendi kendine, arkadaşının durumunu mutluluğunun artması olarak değil de, sıkıntılarının çoğalması olarak görmüştü zira.

Neyse dedi, dikkat çekmemek için anayoldan yavaşça yürümek yerine, binaların arasına dalarak şehrin merkezinde bulunan şatoya doğru hızını arttırdı. Sık yapıların olduğu yerlerden geçmek zorunda kalsa da bu ona oyun gibi geliyordu, dükkânların önündeki basamaklara çıkınca sevinen küçük çocuklar kadar mutluydu.

‘’Demek öyle, bizi görmezden gelirsin ha! Şimdi vereceğin miktar ikiye katlandı, bakalım hangisi daha önemli. Kazandığın altınlar mı yoksa çocuğunun ve karının hayatları mı?

Keskin kulakları ile bir konuşmayı duyduğunda, Kan Tanrısı yönünü değiştirmek zorunda kalacaktı.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------    

Yaşadığınız her olumsuz durumu, kafanıza takmayı bıraktığınız an daha az yorulduğunuzu, daha mutlu olduğunuzu fark edersiniz.

Haruki Murakami

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1218

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1053

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 870

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 688

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 643

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 598

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 547

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 518

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 342

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 191

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 179

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 96

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14814 Üye Sayısı
  • 453 Seri Sayısı
  • 19476 Bölüm Sayısı


creator
manga tr