Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 85-Kendini Kanıtlamak


KENDİNİ KANITLAMAK

Nafız’ın düşündüğü şey bir nefes sonra elinde belirdi, Kızgınboğa’nın tam bilinçli canavar özü. İçinde büyük miktarda enerji barındıran bu obje, minik bebeğin besini olacaktı ama önce üzerine bazı kısıtlamalar koymak lazım geliyordu.

Özün sahibinin tüm özellikleri bu nesneye işlemiş olduğundan, Yarmagül’ ün çocuğunun da sapık bir sadist olmaması için Nafız işlemlere başladı. Ork Stepleri sınırlarında büyük bir olay olsa da, büyü ile haşır neşir uluslar için çok kolay bir işlemdi bu.

Kısa sürede özü arıtan dişi ork yerine koymak için örtüyü kaldırdığında bir an duraksadı, işi bitince suratında paha biçilmez bir gülümseme vardı. Odadaki diğer iki kişi dikkatlerini çeken bu durum karşısında, hemen sorularını sordular.

‘’Durum iyi sanırım Nafız!’’

‘’Çocuğum nasıl, gülümsüyorsun iyi değil mi?

Örtüyü kapatıp, Yarmagül’ ün yanına doğru yürüyen Kan Tanrısı soruları duymamazlıktan geliyordu, yeni annenin durumunu kontrol edince neşeli duruşu da değişecekti.

‘’Çocuk iyi ama anne epey hırpalanmış, eski haline dönmesi uzun zaman alacak!’’

Alyon’un yüzünden düşen bin parçaydı, inanılmaz bir torunu olmuştu lakin ödedikleri diyet çok fazlaydı. Çekiçdöven ne yapacağını bilemiyordu, bir tarafta oğlu diğer tarafta karısı, içinden taşan öfke bile hedefsizdi.

‘’Alyon, ikisi de iyi olacak merak etme, bu bölgedeki kabileyi ele geçirmek için Sangre ve orduyu çağırmamız gerekiyor!’’

Düğün, doğum derken bölgeyi tamamen ele geçirme işini aksatmışlardı, hızlıca başladıkları hareketi tamamlamaları gerekiyordu.

‘’Biz ne güne duruyoruz, yeteri kadar dinlendik, yiğitlerimi alıp bu işi ben halledeceğim!’’

Çekiçdöven eli kolu bağlı beklemektense savaşmayı yeğlerdi, önüne çıkan bu fırsatı kaçırmamak için öne çıktı. Artık Alyon’un askerleriydiler, kendilerini ispatlamak için savaşa gitmeyi istemek en doğal hakkıydı.

‘’Düşman sizi buraya yolladığına göre kabilede de çeşitli hazırlıklar yapmış olmalı, destek almadan gitmeniz doğru olmaz!’’

Bazı şeyler eskisi kadar kolay değildi, bir bölgeyi daha kaybetmek şu anki ork lordu için kabullenilmez bir kayıp olacaktı. Para akışını sağlayan kabilesini korumak için, çeşitli önlemler almış olmalıydı.

‘’Efendim, bir kez yenilmiş olabiliriz fakat benim ordum zayıf değildir, taş üstünde taş omuz üstünde baş bırakmayacağımıza yemin ederim!’’

Genç komutanın geri adım atmaya niyeti yoktu, zaten bir kere utancı tatmıştı.

‘’Şu zalim orduyu çok merak ettim, ben de sizinle geleceğim!’’

Konuşan kişi, şifalı suyun içinde yatan Yarmagül’ ün muayenesini bitiren Nafız’dı, Çekiçdöven’ in arzulu isteğine destek çıkıyordu. Açıkçası Alyon için yeni ordu bonus olmuştu, arkadaşının da her koşulda kendini kurtarabileceğini bildiğinden çok ısrarcı olmadan kararını verdi.

Beş gün dönümü sonra şehrin surlarının önünde ordu hazır beklerken, iki arkadaş doğumun yapıldığı odanın içinde konuşuyorlardı. Nafız, özellikle yapılması gerekenleri en ince ayrıntısına kadar anlatacaktı.

‘’Dediğim gibi bir aksilik olmayacak, sen sadece anlattıklarımı harfiyen yaptığına emin ol ve sakın bebeğin örtüsünü kaldırma!’’

Alyon’un içinde hala bir korku vardı, tedirgin halinden bile bu belli olmaktaydı. Birkaç kez neler yapması gerektiğini tekrarlatmıştı arkadaşına.

‘’Merak etme, dediklerinin dışında hiçbir şey yapmayacağım!’’

‘’Gıırrrrrrooooohhhhhh!’’

Kapının dışından kan dondurucu bir kükreme duyuldu, ardından bir kadının çığlığı onu takip etti.

‘’Ne getirdiysen bırak ve git, odaya kimsenin girmesine izin yok!’’

Büyük Şef sertçe bağırdı, kendisinin odanın içinde olması yetmemiş gibi, güç hayvanını da dışarıya nöbetçi olarak dikmişti. Şu anda zayıf olsa dahi aralarında telepatik bir bağlantı vardı, verilen emri net şekilde anlayabiliyordu dev ayı.

‘’Vay işi ilerletmişsin,  siz şimdi geceleri birbirinize sarılıp uyursunuz da!’’

Durum gerçekten övgüyü gerektiriyordu fakat Kan Tanrısı bu konularda epey cimriydi.

‘’Bırak dalgayı Nafız, gün geçtikçe aramızdaki iletişim artıyor, bazen bir nefeslik sürede onun gördüğü şeyleri bile görebiliyorum. Görüntü çok bulanık ama zamanla daha iyi olacak eminim!’’

Bu sözler iri yarı orkun ağzından gayri ihtiyarı çıkmıştı ama karşısındaki dişi orku yıldırım çarpmış gibi yapacaktı. Güç hayvanları tam bir gizemdi onlar için, anlaşılan görünüşüne aldırmadan kendisinin de iletişime geçme vakti gelmişte geçiyordu.

Aklında bin bir düşünce ile dev ayının yanından geçerken, baştan aşağı süzecekti onu Nafız , ‘’Kendi zaten ayı gibi, güç hayvanı ondanda beter!’’. Hayıflana hayıflana ordunun yanına geldikten sonra, yolculuk için ayarlanmış aracına bindi.

‘’Konuş bakalım genç komutan, planın nedir?’’

Yolda, bir savunma tipi mekanik aracın içinde komuta kademesi ve Nafız toplantı halindeydi.

‘’Etraflarını saracağız, ondan sonra her birini katledeceğiz!’’

‘’Emredersiniz!’’

Çekiçdöven konuşunca komutanları hırsla bağırdılar, ortam alev alev yanıyordu. Kan Tanrısı şöyle bir etrafına bakındı, sonra ise derin bir of çekti.

‘’Çocuğun anası zaten pek akıllı değildi, baba da fos çıktı, ne yapmak lazım acaba?’’

Kendisine hayretle bakan gözlere aldırmadan konuşmasına devam etti Nafız

‘’Oğlum öyle bodoslama iş mi yapılır, zaten geleceğimizi tahmin edip bir sürü hazırlık yapmışlardır. Önce bunları öğrenmemiz gerekir ki ona göre bir taktik geliştirelim!’’

Nafız bu konuları sadece Alyon ile konuştuğundan, ork ırkının genel özelliği olan düşük zekâ ortalamasından bir haberdi. Bu yaratıkların içinden nadiren çıkan zeki kişileri yanlarında toplamışlardı, şimdi beraber olduğu ordu ile ne yapacağını bilmiyordu.

Uzun uzun neler yapmaları gerektiğini anlattı, bazen boş boş kendisine bakan komutanları öldürmeyi çok istediği anlar bile oldu. Neredeyse istila edecekleri kabileye gelene kadar susmayacaktı Kan Tanrısı.

‘’Son kez uyarıyorum, emrim dışında sıçmaya bile gideni ikiye bölerim, delirtmeyin ulan beni!’’

‘’Efendim, ben ve komutanlarım sizi burada bekliyoruz, bize güvenebilirsiniz!’’

Çekiçdöven mum gibi olmuştu, söylenenlere itiraz etmek aklının ucundan bile geçmiyordu.

‘’Tamamdır, ben biraz bilgi toplamak için ayrılıyorum!’’

Ork kabilesi görüş mesafesine girmişti dişi orkun, ortadaki büyük şef otağının etrafını savaşçı çadırları çeviriyordu. Klasik bir ezik ork yerleşimi örneğiydi karşısında duran, hemen yerle bir etmek için Kan Tanrısı’nın içinde müthiş istek belirdi.

Hızla daha yakından incelemek için harekete geçecekti, kabilenin dış çemberine yaklaştıkça içinde bir huzursuzluk belirdi Nafız’ın. Ortalıkta kimseler görünmüyordu, adımlarını hızlandırdığında uzaktan bir okun yayından çıktığını duydu.

Kendini yan tarafa atması ile kulağını sıyıran ok arkasındaki ağaca saplanacaktı.

‘’Gümmm!’’

İnanılır gibi değildi, kendisi yerine hedef olan ağaç yan yatıp devrilmişti. Sadece tek ok darbesi, yetişkin bir insanın beli kadar kalın gövdeyi kırabilir miydi?

Gerçekten burada değişik işler dönmekteydi, neler olduğunu anlamasına fırsat vermeden yerden kalkan bir ağ onu yakalayıp havaya kaldırdı.

Bu sırada şefin çadırının içinde, tek gözü siyah bantla kapalı kel bir adam yemek yemekteydi. Yüzünde sertçe bir ifade vardı, sanki hayattaki hiç bir şey ona zevk veremeyecek gibi bakıyordu önündekilere.

‘’Kaptan, merkeze yaklaşmak isteyen bir ork ağlarımıza yakalandı!’’

Çadırın kapısından giren haberci heyecanlıydı, buna karşılık ağzını kolluğuna silen adamın bakışları hala yediği yemeklerden ayrılmamıştı.

‘’Bunun için beni neden rahatsız ediyorsun, gidin ve öldürün!’’

Bu olay istisnasız her gün yaşanmaktaydı, başıboş gezen orklar kabileyi görünce ya ağlara yakalanır, ya da atılan oklarla öldürülürdü.

‘’Efendim, bu ork ağa yakalanmadan önce Jean Charles’ in attığı oku savuşturmayı başardı!’’

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Sen cevapları ezberliyorsun ama hayat asla aynı soruyu tekrarlamaz.

OSHO

 

 

 

 

 

   




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1150

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1028

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 842

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 792

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 674

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 624

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 619

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 586

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 531

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 507

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 313

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 202

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 182

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 136

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 111

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 88

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13331 Üye Sayısı
  • 399 Seri Sayısı
  • 18154 Bölüm Sayısı


creator
manga tr