Korku dağları bekler. #Atasözü

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 80-İlkler Unutulmaz


 İLKLER UNUTULMAZ

Çekiçdöven aldığı büyük darbeden sonra çok zor ayağa kalkabilmişti bu gayet normaldi fakat hemen sonra yaptığı hareket kalabalıkta hayret uyandırdı. Genç adam, Ork Stepleri’nde bir hazine sayılabilecek zırhını çıkarıyordu.

Kısa süre sonra altındaki deri pantolondan başka bir giysisi kalmadı üstünde, sakin adımlarla yana savrulmuş çekicine uzandı.

‘’Aaarrrrggggggghhhhhh!’’

Kan dondurucu bir savaş narasını atan genç komutan hızla kızarmaya başlıyordu, dikkatli bakıldığında üstünden çıkan dumanlar görülebilirdi.

‘’Kızım gardını al, rakibin saldırıya geçecek!’’

Babasının uyarısına rağmen, Yarmagül büyük yara almış rakibine küçümser gözlerle bakıyordu. Bu rehavet, bir cümle ile geçmeyecekti. Çekiçdöven’i beş adım önünde görene kadar durumun ciddiyetini kavrayamadı.

Yerinden ok gibi fırlayan genç komutan büyük bir savuşur gerçekleştirdi, aradaki mesafeye aldırmadan silahının erişimine güvenmişti. Bu sefer kaçamadı dişi ork, silahıyla blokladığı sırada yüzünün şekli değişti.

Bu vuruşun içindeki şiddet, daha önce yaptıkları silah tokuşturmasında ki ile alakası yoktu, bir adım geri atmak zorunda kalmıştı. Çekiçdöven durmadı, sanki kaburgaları kırılan o değilmiş gibi atağına devam etti.

Yarmagül’ ün ifadesi an be an çirkinleşiyordu, daha savaşın başında hamlelerini rahatlıkla atlattığı rakibi gitmiş, yerine adeta bir canavar gelmişti. Kendi tekniği gibi rafine değildi belki yediği darbeler fakat bir sonu da yok gibiydi. Bir adım iki adım derken, tamamen savunmada kalmak zorunda bırakılmıştı.

Buzul ork kabilesinin savaşçıları neler olduğunun farkındaydılar, savaşta üstün el olmalarına rağmen keyifsiz olmaları bundandı. Düşmanın içinde bir kişi daha onlarla aynı hisleri paylaşıyordu. Alyon ustasının hatıralarından dolayı, genç adamın durumu hakkında bilgi sahibiydi.

Çekiçdöven soy yeteneğini kullanıyordu, rakibini öldürene kadar durmadan saldıracaktı. Savaşçının Öfkesi kullanıcısının gücü ve hızı on kata kadar artabilirdi lakin ödeyeceği bedel epey büyüktü. Gözü dönen kişi bu duruma girince, kendini bitirme pahasına düşmanını öldürmeyi amaçlardı.

Saldırılarının hızı git gide artmıştı, artık bloklardan sonra savrulan rüzgârın şiddetinden dişi orkun vücudunda kesikleri oluşuyordu. En ufak hatasında, ölümcül bir darbe alacağı kesindi.

‘’Yeter ulan, seni bana sayıyla mı verdiler!’’

İki savaşçının silahları bir kez daha çarpışacaktı, Çekiçdöven yerinde derin derin solurken, geriye savrulup yere düşen Yarmagül sinirle bağırdı. Kimse ne olduğunu anlamadan, kendisine yakın duran düşman orkları birer birer bayılarak yere düşmeye başladılar.

‘’Madem iş buraya geldi, kendimi tutmama gerek yok!’’

Alyon’un kızı da soy yeteneğini aktif etti, rakibinin üstüne yürürken gözünde en ufak korku emaresi yoktu. Tam gücü ile savaşarak şanlı bir zaferle çıkacaktı, ölürse de arkasında hatırlanacak bir isim bırakıyordu.

Gözünü karartmış ikili tekrar savaşmaya başladığında, işler daha da ilginçleşmişti. Farkında olmasalar da, yüzlerce yıllık bir mücadelenin tarafları olmuşlardı. İki soy gücü bundan önce belki binlerce kez karşı karşıya gelmişti, orkların ilk kabilesinin reisinin seçimine kadar gidiyordu tarihleri.

Biri ateş, biri suydu adeta, öfkeden deliye dönmüş canavarın karşısında, dalları ile her şeyi zapt eden yüce bir çınar. Kollarıyla tüm orkları kucaklayan reis ile düşmanlara korku salan savaş şefi, yetenekleri nedeniyle yapacakları iş doğdukları zaman belli olan iki soy.

 İkili bir daha silahlarını çarpıştırdı ve gerçekten, Çekiçdöven’ in gücünün belirgin bir biçimde düştüğüne herkes şahit oldu. Yalnız darbenin şiddeti değil hızı da dramatik bir şekilde azalmıştı, sanki genç komutanın ellerine ve ayaklarına tonlarca ağırlık bağlanmıştı.

‘’Alyon senin kız yeteneğini epey geliştirmiş ama şimdi ne yapacaksın! Elli bin kişi buna şahit oldu?

Bu hesaba katılmamış bir durum olmuştu, bakışlarındaki şaşkınlığa bakılırsa düşman ordusundan pek çok kişi neler döndüğünü çözmüştü. Yaşları yüzün üstünde olan orkların gözleri yuvalarından çıkacaktı neredeyse, efsanevi bir mücadelenin şahidi olduklarını biliyorlardı.

Bir süre savaş bu şekilde sürdükten sonra, Çekiçdöven bir anda kendine geldi. Bu duruma hayatı boyunca ikinci girişiydi, ilkinden sonra etrafındaki cesetlerin sayısını kendi bile sayamamıştı. Yine böyle bir manzara bekliyordu genç adam lakin bu sefer sadece düşmanının dev baltası onu karşılamıştı.

Gördüklerine inanamasa da bir dövüşün ortasındaydı, hemen birkaç adım geri çekilip göz ucuyla kendi durumunu kontrol etti. Bedeninden çıkan dumanlar artık herkesin rahatça görebileceği bir hal almıştı, kırık kaburgaları derisini delmiş bu yaradan akan kan her harekette etrafa saçılıyordu.

‘’Demek soy gücümü bastırdın, bunu sadece tek bir kişi başarabilmesi gerekirdi!’’

Yarmagül, kendisine seslenen rakibine cevap vermeden önce çift taraflı kargılı baltasının sapını şiddetle yere vurdu.

‘’Konuşan bir ceset ne kadar ilginç, yoksa babasının gölgesinde büyüyen narin bir fidan mı demeliydim?

Normal bir zaman da bu sözler üzerine deliye dönecek Çekiçdöven, bu sefer sadece küçük bir gülümsemeyle yetindi. Durumu gerçekten vahimdi, hayat özünün vücudunu terk ettiğini hissediyordu.

‘’Efendim yeter, hepimiz teslim olmaya hazırız lütfen daha fazla savaşmayın!’’

Buzul bölgeden yanında getirdiği savaşçılarının içindeki komutanlar, bu sahne karşısında kendilerini tutamamışlardı. İstisnasız tüm ordusu bu genç komutanlarına saygı ve sevgi duyuyor, hayatını kaybetmesini istemiyorlardı.

‘’Susun! Hepimiz öleceğiz fakat kaçınıza böyle muhteşem bir kadının ellerinde ölmek nasip olabilir. Benden bu ayrıcalığı çalmak mı istersiniz bre gafiller!’’

Ağzından çıkan sözlerden sonra savaş çekicini kavrayan genç komutan, derin bir nefes çekip rakibinin üstüne yürümeye başladı. Savaşçılarının hepsi başlarını eğmişti, duydukları karşısında ne söyleyebilirlerdi ki?

‘’Biran da nasılda ağzın laf yapmaya başladı senin böyle, hiç merak etme dileğini yerine getireceğim!

Yarmagül her zamanki gibi ukala idi ama bu sefer sözler ağzından bir başka çıkmıştı sanki. Bunu ilk anlayan Nafız olmuştu, işin gideceği yeri merakla izlemek için iki adım öne bile çıktı.

Düello başladığından beri izleyenler iki kez hayrete düşmüştü, üçüncü perde de değişen bir şey olmayacaktı, bu mücadele ezber bozmaya devam ediyordu. İkili son kez konuştuktan sonra, savaş tuhaf bir hal aldı.

Birbirlerine yine ölümcül darbeler indirmeye çalışıyor, kıl payı ile ölümden kurtuluyorlardı fakat görüntü izleyenlere bambaşka duygular yaşatmıştı. Dişi ve erkek orkun birbirlerine bakışları dahi değişmişti, iki düşman değil birbirlerine kur yapan sevgililer gibiydiler.

Sanki ölümüne bir düello yapmıyor, tutku ile dans ediyorlardı. Toplanan on binlerce ork büyülenmiş şekilde onları izlerken, bu masalın da sonu da gelmişti. Yarmagül aşağıdan yukarı sert bir savurma yapınca, çekicinin gövdesi ile blok yapan genç komutanın silahı ellerin uçup gitti.

Çekiçdöven bunun üzerine dizlerinin üzerine çöküp kaderini beklemeye başladı, tüm savaşçıları avazları çıktığı kadar bağırmak istediler fakat ölecek olan komutanlarının şerefini zedeleyemezlerdi. Bakışlarından çıkan sessiz çığlıklar dişi orkun üzerine çarpıyordu, o ise sakin adımlarla boyun eğdirdiği rakibine doğru yürüdü.

‘’Kaldır başını!’’

Yarmagül kesilmesi için eğdiği başını kaldırmasını emretti Çekiçdöven’e, genç adam bir şey söylemeden dişi orkun yüzüne bakmaya başladı.

‘’Ömrünce her şey istediğin gibi olmuş, ölümünü bile ısmarlayabilirsin sanıyorsun. Senin gibi şımarık bir çocukla elimi kirletemem, sadece sana diz çöktüren kişinin yüzünü hafızana kazı istiyorum!’’

Konuşmasını bitince arkasını dönüp yürüyen Yarmagül, arkasında kendisini hayranlıkla izleyen bir adam bırakmıştı.

‘’Nasıl unutabilirim ki?’’

Çekiçdöven yarım yamalak şekilde mırıldandıktan sonra, daha fazla dayanamayarak olduğu yere yığıldı. Bu gün tüm ilklerini yaşıyordu, yenilgi, ölüm, aşk…

  --------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ah! Bu kadar okudum, bu kadar öykü ya da destan duydum, aşkın yolu asla düz gitmiyor.

William Shakespeare




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1220

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1054

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 872

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 688

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 643

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 599

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 548

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 518

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 346

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 179

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 97

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14821 Üye Sayısı
  • 455 Seri Sayısı
  • 19495 Bölüm Sayısı


creator
manga tr