Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 79-Beklenmedik Durum


BEKLENMEDİK DURUM

Sangre belki ustası ile aşağı inemedi ama kendini doğa ile bütünleştirmeye başlayınca değil gülüşme, yerdeki karıncanın ayak seslerini bile duyabilirdi. Attığı ok ustasından aldığı özel olanlardandı, bir tanesini daha yayına takmış öfkeli gözlerle hedefini arıyordu.

’Gafiller, kendinize ork savaşçısı mı diyorsunuz? Bir kişi daha aynı hatayı yaparsa, düşmana bırakmadan canını ben alırım!’’

Çekiçdöven hiddetle haykırdı, zaten günlerdir kendilerine gösterilen toleransın altında ezilmişti genç komutan.

‘’Sakin ol Çekiçdöven, önce düellonun şartlarını belirleyelim, kızımla mücadele vermek istiyorsan evvela benle konuşacaksın!’’

Alyon dev ayısının üstünden indiğinde, güç hayvanı iki ayağının üstüne kalkarak kenara çekildi. Manzara muhteşemdi, böyle bir yaratığa baş eğdiren adama dost düşman ayırt etmeksizin herkes hayranlıkla bakıyordu.

Nafız elinden bir şey gelmeyerek bu sahneye seyirci kaldı zira kendi güç hayvanını bunca orkun içinde çıkarması mümkün değildi.

’Söyle bakalım düşman şefi, nedir aklındaki düşünce!’’

Çekiçdöven her şeyin farkında olsa dahi kuyruğu dik tutmak zorundaydı, ne de olsa Beyazayı’nın oğluydu o.

‘’Kazanırsan sizi çevreleyen orduyu geri çekeceğim ve düşmanınızı aşağılamış şekilde evinize döneceksiniz!’’

Alyon yine düşmana bir çıkış yolu sunuyordu, her seferinde takındığı naif tutum Nafız’ın sabrının son zerresini dahi tüketmişti. Etrafları sarılı ork ordusunda da aksine yüzler gülüyordu, bu şekilde evlerine geri dönerlerse utanmak zorunda kalmayacaklardı.

‘’Lakin eğer kızım seni yenerse ordun ve sen benim esirlerim olacaksınız, konuş bakalım Ork Stepleri’nin sözde en büyük savaşçısının oğlu, cesaretin yetiyor mu buna?’’

Şartların ikinci kısmı tam bir felaketti, Alyon baharı göstererek ümitlendirdiği düşmana kışı yaşatmıştı.

‘’Sadece bunlarsa sözünü etmeye bile değmez, çadırımdan savaş çekicimi getirin!’’

Genç kumandanın geri adım atmaya niyeti yoktu, yardımcılarına yüksek sesle emrini verdiğinde her şey açıklanmıştı. Kısa süre sonra iki ork, ellerinde heybetli silahları ile birbirlerinin gözlerinin içine bakıyordu.

‘’Başlayın, meydan yiğit görsün bakalım!’’

Nafız’ın sözleri fitili ateşledi, rakipler hızla birbirlerine doğru hamleye kalkıştılar. Dişi orkun elinde kargılı baltası parlıyordu, Çekiçdöven arkasında büyük bir tokmağı olan çekici ile ilk darbeyi vurdu.

Yarmagül bu hamleye karşı silahını kaldırmadan kıvrak bir vücut hareketi ile karşılık verdi, silahlarını çarpıştırmayı düşünmemişti. Bu hareketi rakibinin gülümsemesine neden oldu, olası bir çarpışmadan üstün taraf olarak çıkacağından emindi.

Genç komutan saldırılarına hız kesmeden devam ederken, Alyon’un kızı sadece savuşturmakla yetindi. Parthenia’yı kuşatan orklar bu durum karşısında sevinçten naralar atmak istese de, surların tepesinde bekleyen okçu nedeniyle aralarında dahi konuşamıyorlardı.

Durum bir taraf için vahim denecek noktaya doğru hızla ilerlemekteydi, bu saldırılar en sonunda hedefini bulacaktı. Beklenen anın gelmesi çok sürmedi, kombine bir atak gerçekleştiren Çekiçdöven karşısındaki dişi orkun kaçamayacağı bir açıdan çekicini salladı.

Vaziyet, savuşturmanın imkânsız olduğu bir vuruşun karşısında kalan Yarmagül için pekiyi görünmüyordu. Bunu gören dişi orkta, savaş boyunca ilk defa saldırı duruşu alıp vuruşunu gerçekleştirdi.

‘’Bammm!’’

Yerdeki toz dumana karışıp iki savaşçının etrafını kapladığında, tüm savaş alanı sonucu görmek için sabırsızlanıyordu. Çekiçdöven’ in savaşçıları gayet rahat şekilde beklerken, diğer tarafta gözle görülür bir telaş mevcuttu.

‘’Tüm yapabileceklerin bu kadar değildir umarım, silahımı sana karşı kullandığıma pişman etme beni!’’

Yarmagül sonuna eklediği kahkahalarla tamamladığı konuşmasını yaptığı sırada, izleyenlerin duyguları hızla yer değiştirdi. Sağ kanattaki savaşçıları galeyana bile gelmişti, ağızlarına ne geldiyse söylüyorlardı.

‘’Kesin sesinizi!’’

Tok bir ses şehirde dâhil tüm alanı inletti, Şef Alyon kendi savaşçılarına çok kızmıştı.

‘’Tüm kuşatma boyunca bağırıp durmuşsun, bu yeteneklerine mi güvendin? Şimdi iyi izle, sana bir ork savaşçısı nasıl dövüşür göstereceğim!’’

Yarmagül hızını kesmedi, iğneli laflarının ardından koca baltayı sapının dibinden tutarak kafasının üstüne kaldırdı. Sağ eli ile şaşkınlığını henüz atamamış rakibine şiddetli bir darbe indirmek üzereyken, genç komutan panikle silahını vuruşun yoluna koydu.

Baltası hafiften geri seken dişi ork hızla kendini ileri fırlattı, kendi silahını bile geçecek derken bu sefer sol eli ile sapından yakalayıp yandan bir kesiş gerçekleştirdi. Yoluna yine savaş çekici çıkıyordu ama bu her şeyin bittiği anlamına gelmeyecekti.

Yarmagül, silahının ağırlığını her vuruşta en yüksek verimle kullanmanın peşindeydi, her darbede rakibinin dayanıklılığını düşürmeyi amaçlıyordu.

Sağ üstten bir vuruş yaptıysa, balta daha düşmanın üstünde iken hızla yer değiştirip ters eli ile kontra açıdan sıradaki darbeye geçmekteydi. Çekiçdöven ’in son yaptığı beşli ardışık vuruşlar kalabalığın takdiri kazanmış olsa da, şu anda izledikleri bambaşka bir seviyeydi.

On vuruştur nefes almak için bile ara vermeyen Yarmagül, herkesi kendine hayran bırakacaktı. Yalnızca tek bir kişi onu izlemeyi bırakmış, kalabalık arasında gözleri ile araştırma yapmaktaydı.

Gösterinin tadını çıkarmayan kişi Nafız’dı, dikkatli bakışlarla öğrencisi Kitapkurdu’ nu arıyordu. En sonunda onu buldu lakin öğrencisi sanki bunu tahmin eder gibi kafasını başka bir yöne çevirmiş anlamamazlıktan geliyordu.

Yarmagül savaş tutkunu doğmuştu, özellikle Nafız tarafından aşağılandığı zamandan beri durmadan çalışıyordu. Ödül zindanından kendine yakışır büyük bir silah alınca biraz keyfi yerine gelir gibi olduysa da, kalbindeki yara kapanmadan durmaktaydı.

Kitapkurdu kardeşinin bu durumuna kayıtsız kalamazdı, her ne kadar ayrı dünyaların orkları olsalar da cılız erkek orkun yüreği çok genişti. Ustasının verdiği tüm kitapları okuyup hafızasına aldığından ötürü, koca baltayı gördüğü gibi aklına müthiş bir fikir düştü.

Ustasının tepkisinden çekindiği için ilk başta biraz beklemişti ama bu olay askeri güçlerini de etkileyecekti. Bir cesaret kardeşini karşısına alıp, ona taslak olarak hazırladığı teknik kitabını verdi. O andan sonra artık geri dönüş yoktu, kardeşinin kaderinde kilit bir noktayı değiştirmişti.    

Nafız öğrencisinin tavrı sonrası biraz sinirlendi, süren savaşın arasına girip kendisine ulaşamadığı içinde eli kolu bağlı kalmıştı. Tekrar mücadeleyi izlemeye geri döndü, dişi ork yirminci ardışık hamlesinden sonra nihayet silah barajını geçecekti.

‘’Ahhhh!’’

Çekiçdöven acı bir çığlık attı, üstünde zırhı olmasına rağmen göğsüne yediği darbe nedeniyle birkaç kaburgası kırılmıştı. Muhteşem ekipmanı onun bedenini direkt darbelerden koruyordu fakat bu vuruşun oluşturduğu baskıya o bile engel olamazdı.

Metrelerce uzağa savruldu genç komutan, feryadı ise hala kulaklarda çınlıyordu. Savaşçıları şaşkınlık ve utancı aynı anda yaşamaktaydı, yıllardır emrinde oldukları adam nasıl bu hale gelmişti.

Yarmagül baltasını yere sapladı ve etrafını kibirli gözlerle süzmeye koyuldu. Tek bir darbe almadığı rakibini, kopuk uçurtma gibi rüzgârı ile savuruyordu. Derken bakışları Nafız’ la keşişti dişi orkun, ifadesi bir anda değişti, mahcup bir şekilde başını eğerek gözlerini kaçırdı ondan.

Kullandığı tekniğin kaynağının kendisinden geldiğini biliyordu, kalbindeki en büyük diken biraz daha büyümüştü.

Büyük bir balta ile sürekli el değiştirerek yapılan ardışık saldırılar, belki de bu güne kadar Ork Stepleri üzerinde görülmesi imkânsız bir şeydi. Mora’nın hatıralarında bile bu tekniğin uygulandığı görüntüler yoktu, yalnızca başlangıç duruşu ve sahibin adı çok netti.

Viento’nun efsane tekniği Corte de Viento, onu Kutsal Kan Tarikatı’nın üçüncü lideri yapan saldırıların temeli. Tarikat ile paylaşmadığı sanılan gizli yeteneğinin, sadece izleyen kişilerin anlatması ile çizilen eskizleri mevcuttu.

Lideri olduğu tarikatta bile bu teknikte eğitim görebilen bir kişi bulunmuyordu, çünkü Kitapkurdu’nun ödül zindanından aldığı hediye onlarda yoktu. Yazılanları ve çizilenleri zihninde sentezleyen bu ork, neredeyse icat eden kişinin yazacağı kadar detaylı bir kitap çıkarmıştı ortaya.

Nafız bu konunun üstünde çok durmamaya karar verdi, ne de olsa hesabı kesilecekler listesinde duran bir tarikatın tekniğiydi. Eninde sonunda ustasına yapılanların intikamını alıp, onları tarihten silmeye yemin etmişti.

Nafız, Kitapkurdu ve Yarmagül kendi hesaplarına düştüğü sırada, un çuvalı gibi yere serilmiş genç komutan yavaşça ayağa kalkıyordu.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bir insanın iIk işi nedir? Cevap açık, kendisi oImak.

Tevfik Fikret

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1077

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 976

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 819

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 771

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 641

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 587

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 582

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 570

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 515

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 484

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 276

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 199

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 169

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 107

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 79

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 11656 Üye Sayısı
  • 325 Seri Sayısı
  • 16487 Bölüm Sayısı


creator
manga tr