Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 70-Son Hamle


SON HAMLE

Arenanın merdivenleri ile dövüşlerin yapıldığı meydanı ayıran yüksek duvarın arasında biriken kanlar fokurduyordu. Bu kan havuzunda tuhaf şeyler olmaktaydı, kısa süre sonra düşen yağmurun aksine, kan damlacıkları havalanmaya başladı.

‘’Uyduruk silahlarını geçemeyeceğimi söylemiştin değil mi?’’

Ellerini havaya kaldırdığında savaş alanını çevreleyen kan havuzundan yükselen damlalar, Astute’nin üzerinde büyük bir kubbe şeklinde asılı beklemeye geçmişlerdi. Bulutlar tarafından engellenen güneş ışığı, artık lordun etrafından tamamen silinmişti.

Damlacıklar yavaş yavaş şekil değiştirirken, Nafız’ın gözlerinden kanlı gözyaşları akmaya başladı. Önündeki orkun görüntüsü ve üzerinde beliren sayısız kan oku nedeniyle, lord dehşete düşmüştü.

‘’Sen bir ork, nasıl kanı bu şekilde manipüle edebilirsin?’’

Astute sorduğu sorunun cevabını bulduğunda, suratının ifadesi dramatik bir şekilde değişti fakat artık çok geçti. Ellerini indiren Nafız’ın emri ile kan oklarından oluşan bir sağanak, atmış nefes boyunca lordun üstüne yağacaktı.

Oklar kalkandaki ruhları vurdukça ince bir inilti havaya karışıyordu, katledilen kurbanlarının arta kalanları huzura eriyordu adeta. Bu görkemli manzara karşısında, arenada bulunanların söyleyecek tek kelime sözü yoktu, sadece inanmaz gözlerle olan biteni izliyorlardı.

‘’Niko aşağıya gel, intikamın seni bekliyor!’’

Nafız saldırısının bitmesi ile verdiği sözü tutmak için Partheni ailesinin başına seslendi. Karısının ölümü ve kızının çektiği acıların mümessili, şu an yerde hareketsiz yatmaktaydı.

Kısa süre içinde Niko, yanında Fernandez ve oğlu ile her kasına bir kan oku saplanmış şekilde yerde yatan Astute’nin başına gelmişti. Boğazına giren bir ok, soluk borusuna ulaşmadan ses tellerini parçalayıp durduğundan Astute konuşamıyor sadece yalvaran gözlerle başındaki insanlara bakıyordu.

‘’Al bu hançeri ve işini bitir!’’

Nafız, kömür karası hançerlerinin birini açık avucunun üstünde kendisine uzattığında, kır saçlı adam hareketsizce durdu. Bir anda aklına, karısını son kez görüşü ve onun intikamı için ettiği sözler geldi. Aynı düşünceler, Fernandez’ in de beynini kemirmekteydi.

İki adamda Maria’nın söz sözlerini miras olarak gördüklerinden, ne kadar isteseler de elleri silaha gitmiyordu. Bu iş Nafız’ın canını çok sıkmıştı, tam avucunu kapatıp hamlesini yapacakken, bir el atılarak hançeri şehir lordunun alnından içeri soktu.

‘’Benim, kimseye verilmiş bir sözüm yok!’’

Marcos fişi çekecekti, önündeki adamların aksine bir saniye bile tereddüt göstermeden soğukkanlılıkla işi bitirmişti. İster gençliğin verdiği heyecan, isterseniz Maria’nın onun için çok bir şey ifade etmediğini söyleyin ama bu kararlılığı takdir etmeme gafletine sakın düşmeyin.

‘’Çok güzel, artık aklımda hiçbir şüphe kalmadı seninle alakalı!’’

Nafız, öldürme anında genç adamın yüzüne baktığında, gördüğü ifadeden ziyadesiyle memnun olmuştu

‘’Hepiniz verilen emirler doğrultusunda hareket etmeye devam edeceksiniz, şimdi herkes dışarı!’’

Alyon, arenada işleri yoluna koyduktan sonra, şehrin geri kalanını tamamen zapt etmek için askerleri yönlendirdi. Kilit noktalar tutulsa da, olan biteni öğrenecek halkın galeyana gelme tehlikesi bulunuyordu.

Son çıkan kişinin ardından Nafız ufaktan sendelemeye başladı, yavaş adımlarla oluşan kan havuzuna doğru yürürken, arkadaşına bakmadan konuştu.

‘’Ustamın hatırası nedeniyle, bu insanlardan fayda elde edemem ama bu senin de yararlanamayacağın anlamına gelmez. Eminim kalpleri çürümüştür lakin gelişimin için faydalı olabilirler.’’

Arkadaşının, şahsi kaprisleri yüzünden böyle güzel bir fırsatı kaçırmasını istememişti Nafız, kendini hala sıcaklığını koruyan kanların içine bırakmadan önce onu da teşvik edecekti.

Bundan sonrası üç asil ailenin yoğun çabalarını gerektiren bölümdü, nüfuzlarını kullanarak yaşananları makul bir kılıfa sokmaya mecburdular. Kıskıvrak yakalanan Kara Liman Birliği üyeleri, halkın önünde itirafçı olmuş, hatta Niko kalpleri yumuşatmak için kızı ve karısının olayını bile açıklamıştı.

Ne yapılırsa yapılsın, halk kabullenmiş görünmek zorunda olsa da, bu yaşanan katliamı unutmayacak, nesilden nesle aktaracaktı. Kan Tanrısı Nafız’ın kötü şöhretinin temelinin atıldığı yer burasıydı, emri Alyon verse de halk sadece onun ismini duymuştu.

Şehrin kapıları hala kapalıydı, sadece Nikonya’dan gelen askerler ve Alyon’un ork savaşçıları giriş yapabiliyordu. Bu durum kısa sürede Parthenia’nın dengesini bozacaktı, acilen hayatın normal akışına dönmek gerekliydi.

Üç asil ailenin hizmetkârları şehrin dört bir yanını el ilanları ile donattılar, üç gün sonra yeni şehir lordunun ilan edileceği yazıyordu. Halkın birikmiş sıkıntılarını atabileceği bir festival düzenlenecek, liman ve gümrük kapıları tekrar çalışmaya başlayacaktı.

Haber sevinçle karşılandı, her köşede yeni lordun kim olacağına dair tartışmalar sürdüğünden, kasvetli havada dağılmıştı. İnsanlar, acılarını her daim içlerinde taşıyıp saklasalar da, onları hatırlama konusunda anca bir balıktan daha yetenekliydiler.

Alyon, ikamet ettiği adresi değiştirmeye gerek duymadı, sadece artık okulun yer üstündeki binalarında, diğer gladyatörlerle beraber kalıyordu. Bugün hepsini bir yere toplamıştı, onlara soracağı sorular vardı

‘’Hepinize sözümü dinleyip sağ kaldığınız için teşekkür ederim, şimdi size bir teklif sunacağım!’’

Geniş bir salonda toplanan savaşçıların hepsinin gözleri, konuşan iri yarı orkun üstündeydi.

‘’Bütün ork steplerine hükmedecek bir ordunun parçası olma şansını sizlere veriyorum!’’

Ortam bir anda kaynamaya başlamıştı, kendi aralarında fısıltı halinde tartışan insanların sesi birleşerek büyük bir gürültü oluşturuyordu.

‘’Susun!’’

Alyon kendini tutamayıp gür sesi ile bağırmıştı.

‘’Şu andan itibaren hür insanlarsınız, teklifimi kabul etmeyenler istedikleri zaman buradan ayrılabilirler!’’

Bu haber büyük bir infial yarattı, sadece sahiplerinin değiştiğini sanan gladyatörler duyduklarına inanamıyorlardı. Alyon, gördüğü mutluluk tablosu karşısında son kararını da açıklayacaktı.

‘’Arena savaşları devam edecek, isteyenleriniz yine okullar adına dövüşebileceksiniz, tek başına müsabakalara katılmak isteyenlere de, bu yerin kapıları açıktır! Kutsal olarak gördüğünüz bu mekân da dövüşürken, artık bir köle değil, şanlı şerefli savaşçılar olacaksınız!’’

Kalabalık iyice galeyana gelmiş, birbirlerine sarılıp bu müthiş haberleri kutlamaya başlamışlardı. İçki su olmuş, bugüne kadar, sert mizaçlarıyla hamile kadınlara düşük yaptıracak tiplerin yüzünde güller açmıştı.

‘’Sen ne yapacaksın eğitmen!’’

‘’Kendi ağzınla söyledin ya ne yapacağımı?’’

Alyon, sözlerini tamamladıktan sonra Morrison’ un yanına yavaş adımlarla yürüdü. Aslında, tüm bu insanlar arasında ilgisini çeken tek kişi oydu. Tahmin etmişti, bu adamın hayatını değiştirmek gibi bir planı yoktu.

‘’Burada işimiz bitti sayılır, yakında ork kabilesine de baş eğdireceğiz, bu olduktan sonra savaşçılarımızı yetiştirmek için eğitmen gerekiyor!’’

Morrison gülmeye başladı, ilk gün geldiğinde zindana atığı ork, şimdi ona iş teklifi yapıyordu.

‘’Kabilenin üyesi olamam, bunu kabul ediyorsan ben varım!’’

Her ne kadar itaatkâr olsa da, bu adam kendi içinde başına buyruk bir kişilikti.

‘’Şartını kabul ediyorum, biraz zaman geçirince, fikrini de değiştireceğine eminim!’’

Savaşçıların eğitimi kabile için çok önemli bir konuydu, bu işi ehline teslim eden Alyon, keyifle odasına doğru yol almaya başladı.

Şehrin diğer bir ucunda, Partheni konağında da yüzler gülmekteydi, artık kendi başına yürümeye başlayan Eftelya, kapıyı açarak yavaşça toplantı yapılacak salona giriş yaptı.

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Namus, insanların yaşadığı çevreye göre değişen kararsız bir olgudur. Bu yüzden kimin namuslu kimin namussuz olduğunu çözmek zordur.

Ahmet Haşim

Yazar Notu: Değerli Okur Dostlarım

Otuz beğeniye ulaştığımızda, kutlama olarak sıradaki güncele üç ekstra bölüm ekleyeceğim.

Sevgiyle Kalın...




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1147

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1027

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 841

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 791

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 674

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 624

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 617

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 585

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 530

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 507

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 309

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 202

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 182

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 111

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 87

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13223 Üye Sayısı
  • 390 Seri Sayısı
  • 18092 Bölüm Sayısı


creator
manga tr