Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 61-İki Ucu Keskin Bıçak


İKİ UCU KESKİN BIÇAK

Nafız, merakla beklenen açıklamayı yapmadan önce gözlerini odada bulunan herkesin üstünde kısa bir süre gezdirdi.

‘’Ruh Bağlama Tekniği, Kara Zambak Klanı’nın liderinin soyundan gelen kişilerin kullanabildiği bir büyüdür. Kullanıcı işkence ederek öldürdüğü kurbanının ruhunu, bir inci boncuğun içine hapsederek büyünün hedefi olan kişinin bunu yutmasını sağlar.’’

Pür dikkat kendisini dinleyenler içinde Niko, kavradığı koltuğun başını sinir içinde parçaladığında konuşma kısa süre kesildi. İnci boncuk lafı geçtiği anda eski günlerden bir hatıra aklına gelen kır saçlı adam, gözleriyle sabit bir noktaya bakarak titriyordu.

‘’Etten kemikten bir vücuda giren ruh, yaşam gücünü çılgınca sömürürken konuk olduğu bedenin sahibin zihnine ölmeden önce uğradığı işkenceleri kendi yaşıyormuş gibi empoze eder. Asalak ruh bedenin sahibi ölüp özgür kalana kadar durmaz, büyüye hedef olan kişi akıl ve vücut sağlığını günden güne kaybeder.’’

Nafız her zamanki huyunun aksine bir nefeste konuşmamış, odadaki insanların tekrar açılan yaralarına saygı duyarak her cümle arasında es vermişti. Bu araların sonuncusunda Fernandez kardeşinin maruz kaldığı bu duruma isyan ederek bağırdı.

‘’Kim, benim nazik ve merhametli kardeşime bu kötülüğü yapan kim olabilir? 

Nafız daha önce büyünün kaynağını belirtmişti ama şehir lordu izole bir hayat yaşıyordu, insan içine karıştığı zamanlar herkesin gözünün önünde olduğu anlardı.

‘’ Bu tekniğin hedefi olan kişinin hayata gözlerini yumması ne kadar sürüyor!’’

Kır saçlı adam soruyu sorduğunda, yaydığı hava her an öldürmeye hazır bir katilin aurasıydı.

‘’En iyi ihtimalle bir ay dönümü!’’

Niko daha önce kızının yanında hiç göstermediği sert yüzüyle ‘’Öyle olmalı!’’ dedi.

Nafız bu adamın bir şeyleri çözdüğünü anlamıştı ama şu anda kimseyi sorguya çekecek durumda değildi.

‘’Aklımı kurcalayan bir şey var, büyü hedefini bir ay dönümü içinde öldürüyorsa, Eftelya’nın bu nedenle hasta olması mümkün değil!’’

Marcos doğru söylüyordu, tutarlı bir bakış açısıyla kimse aksini iddia edemezdi. Nafız genç adama bakarken muhakeme yeteneğine hayran kaldı, böyle çalkantılı bir ortamda dahi keskin düşünebiliyordu.

‘’Bu habis tekniğin lafının geçmesi bile aklınızı kör etti ve Eftelya’nın az önce konuştuğu lafları unuttunuz mu?’’

Genç kızın gözlerine bakan Nafız, orada cesareti görerek devam etti

‘‘Maria karnında taşıdığı çocuğunun da bu büyünün kurbanı olduğunu anlamıştı, doğumuna kadar yaptığı fedakârlıklardan daha büyüğünü yapması gerektiğini biliyordu. Göbek bağı ile bağlı oldukları sürece, asalak ruh kızının da bedenini sömürmeden huzura ermeyecekti.’’

Nafız konuşmaya başlamadan önce Eftelya’nın sessiz onayını almıştı, her şeyi açıklığa kavuşturmadan susmaya niyeti yoktu.

‘’Fedakâr anne planını yaptı ve doğum anında kendi ruhunu, kızının vücudunda yaşayacak bir asalak ruh olarak bağladı. Bu şekilde annenin bedeninin tüm yaşam gücünü emen habis ruh, Eftelya’nın vücuduna giremeden özgürlüğüne kavuştu’’

Olanlar açıktı, genç kızın susması da bir nevi söylenenleri onaylamak anlamına geliyordu. Eftelya’nın başka türlü bu kadar uzun süre yaşamını sürdürmesi mümkün değildi.

Pat! Pat! Pat!

Üst kattan gelen sesler çıt çıkmayan ortamı bölmüştü, Nafız kafasını yukarı kaldırıp ‘’Çabuk olmalıyız, yoksa tedavi için geç olabilir!’’ dedi.

Önde kendisi arkada kızını sırtına almış Niko şeklinde merdivenlerden çıkan kalabalık yatak odasının kapısını açtığında, bomboş odanın ortasında debelenen bir kişiyi gördüler. Elleri ayakları bağlı olan bu insan, daha önce Eftelya’nın korumalarının lideri olan kişiydi.

‘’Sana kaç defa daha sessiz olmanı söyleyeceğim!’’

Nafız, lafını bitirmeden kan kırmızı deri kırbacını yerdeki adamın suratında şaklatmıştı. Bu darbe sonrası eski koruma lideri bayılacak, yüzünde oluşan derin yarıktan akan kanlar zemini ıslatacaktı.

‘‘Eftelya, bir miktar kanına ihtiyacım var, izin verir misin?’’

Babası genç kızı dişi orkun gösterdiği yere bıraktığında, Nafız yanına gelerek Niko’nun yüreğini hoplatacak bir soru sordu.

‘’Tabi ki ne kadar istersen!’’

Melankoli içinde günlerini geçiren kırılgan kız şu anda cesur gözlerle kendisine bakarken, kan tanrısı hançeri ile koluna küçük bir kesik açmıştı.

‘’Ne olursa olsun az sonra çizeceğim çemberin dışına çıkmayacaksın, uyarıyorum ne görürsen gör sakın hareket etme!’’

Nafız genç kızın kanı ile çemberi tamamladıktan sonra dış tarafına yerde baygın yatan adamın kanıyla bir tane daha çizdi. İki çemberin arasını kendi kanı ile çeşitli simgelerle donattıktan sonra, hayretle olan biteni izleyenlere dönerek

‘’Aynı uyarı sizin içinde geçerli, olduğunuz yerden sakın kıpırdamayın!’’ dedi.

Ritüel için hazırlıklar sona yaklaşıyordu, her ucunda bir çember bulunan üçgen şeklinin ortasında sekiz köşeli bir yıldız vardı. Nafız üçgeni ve ortasında bulunan yıldızı eski koruma komutanın kanıyla çizse de kendi çemberi ve halkalar arasındaki semboller için yine kendi kanından kullanmıştı.

Odada bulunanlar bunun anlamını idrak edemese de, dişi orkun yaptığı fedakârlık çok büyüktü. Koruma liderini içinde duracağı yere taşıyan Nafız, yavaş adımlarla kendine ait olan çembere girerek ‘’Başlıyoruz!’’ dedi.

Niko, Fernandez ve oğlu Marcos bu anlar da kalp atışlarını kulaklarıyla duyabiliyorlardı. Kısa süre sonra Eftelya’nın bulunduğu yerdeki semboller parlamaya başladı, genç kız da buna istinaden bilinci kapalı şekilde yerden üç karış yükselmişti.

Kızının hali kır saçlı adamı paniğe sürüklediği sırada, kulağında bir ses yankılandı.

‘’Sakın olduğun yerden kıpırdama!’’

Nafız konuştuktan sonra, aynı anda iki avuç içini de hançerleri ile keserek, diğer uçlarda bulunan çemberlere giden çizgilere koyacaktı. Bu olduğunda genç kız acı ile haykırdı ve ağzından çıkan şeffaf bir duman ortadaki sekiz köşeli yıldıza doğru çekildi.

Yavaş yavaş şekillenen bu sis bir kadın görüntüsünü aldığında, herkes nefeslerini tutmuş olayları izliyordu. Bu kadın aynı Maria’ydı, demek ki Nafız’ın teorisi doğruydu ama niye gözlerinde ki bakışlar iç donduracak kadar acımasızdı. Eftelya’nın içindeki asalak ruh bağlandığı vücudu zorla ter ettirilmişti, şu anda bilincini kaybetmiş şekilde bir yaşam gücü arıyordu.

Varlığı tehlikeye giren ruh, bilinçsizce uzun yıllardır konakladığı kişinin bulunduğu yere yöneldi. Genç kız yerde baygın yatıyordu, bu durum habis ruh için onu mükemmel bir hedef yapmıştı.

‘’Hiç sanmıyorum!’’

Nafız hiddetle kükrediğinde, Maria’nın bilinçsiz ruhu neredeyse amaçladığı yere ulaşmıştı. Eftelya’yı saran iki çemberin arasında çizdiği sembolleri parçalayan Nafız, bir düşüncesi ile kızın etrafını saran kandan bir kalkan oluşturdu.

Her şey bir anda olmuştu, hızla yaklaşan ruh kalkana çarpmış, sonrasında yürekleri burkan bir feryat eşliğinde bakışlarını Nafız’a çevirmişti.

‘’İki seçenek sunuyorum sana, ya bu eziyeti reva gören klanın üyesinin vücuduna girersin ya da hangimizin önce öleceğine dair bahse tutuşuruz!’’

Nafız blöf yapmış gibi görünüyor olabilirdi ama söylediklerinin hepsi gerçekti. Genç kızı çevreleyen kalkanı korumak ve ayini sürdürebilmek için, her nefeste kan gücünden kullanması gerekiyordu. Mora’nın bulduğu bu tedavi, iki tarafı keskin bıçaktı.

Habis ruhu kurbanın içinden çekip çıkarsa da, hayatını tehlikeye atmadan onu yok etmesi mümkün değildi. Bu nedenle Kara Zambak Klanı üyelerini ayine dâhil etmeyi akıl etti. Ruha bir seçenek sunuyordu, mücadele etmeden yaşam gücünü sonuna kadar sömüreceği bir beden. Hem de onu bu hale sokanların içinden bir beden.

Ruh, bilinçsiz hareket ediyor olsa bile hala ölüm tehlikesinin nereden daha yoğun şekilde geldiğini hissedebilirdi. Yavaşça yerde yatan adamın yanına süzüldüğünde bile, her an bir saldırıdan kendi sakınmak için tedbiri elden bırakmıyordu. Bir nefes mesafeye geldiğinde ise artık kendini tutamamış korumanın açık ağzından bedenine girmişti.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bir ümidim yok. Bu sondu. Artık hiç bir şeyin değişmesine imkan yok, lüzum da yok

Sabahattin Ali




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 778

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 743

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 604

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 583

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 483

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 446

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 418

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 410

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 380

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 343

Popüler Orjinal Seriler

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 132

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 109

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 96

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 96

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Angoria
Angoria
Beğeni Sayısı: 38

Yazarın El Kitabı
Yazarın El Kitabı
Beğeni Sayısı: 33

Ölü Soy
Ölü Soy
Beğeni Sayısı: 28

White
White
Beğeni Sayısı: 26

Art Of War
Art Of War
Beğeni Sayısı: 26

Site İstatistikleri

  • 6284 Üye Sayısı
  • 129 Seri Sayısı
  • 10205 Bölüm Sayısı


creator
manga tr