“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 58-Seri Katil


SERİ KATİL

Quintus, geçmişin travmaları ve Alyon’un yarattığı mucize yüzünden epey para kaybetse de, şu anda şehrin en güçlü ailesinin başında olması, boş biri olmadığının kanıtıydı. Sonraki dövüşlerde tarih yazan orku, üç farklı gladyatör okulunun tecrübeli savaşçılarına karşı dövüştürmüştü.

Agustus okulunun başı, fiziksel özelliklerinin aksi yöndeki zekâsı sayesinde kaybını geri kazanacaktı zira efsane hız kesmeden sürüyordu. Alyon karşısına çıkanları tek darbede öldürüyor, gökyüzüne kalkan parmağı ile tribünleri mest ediyordu.

Seyircinin arenada dövüşen orku bağrına basması nedensiz değildi, galibiyetleri sürpriz tavırları gösterişliydi. Bunun dışında bir neden daha vardı, iki dövüş arasında şehir birbiri ardına işlenen cinayetlerle sarsılmıştı. Halk kendini güvensizlik içinde hissediyor, bu her şeye muktedir duruşa sahip ork ile moral buluyordu.

Şehrin içindeki askerler, seri katili delicesine aramalarına rağmen bir ipucuna rastlamamışlardı. Hedef seçerken çok değişkendi bu kişi, bir gece soylu bir ailenin oğlunu öldürmüşken, sabah basit bir demirciyi şehrin meydanında sallandırmış olabiliyordu.

Bu kadar belirsizliğin içinde hepsinin onun işi olduğunu belli eden tek bir kanıt vardı, son damlasına kadar kanları çekilmiş kurbanlar. Her seferinde, derin kesiklerle süslü cesetlere bu manzara eşlik ediyordu.

‘’Nafız çok korkuyorum, şehirde bir seri katil dolaşıyormuş!’’

Güzel Eftelya sesi titreyerek kendisine seslendiğinde, Nafız sakince kendisine cevap vermek üzereydi ki korumaların genç lideri tutkuyla lafa girdi.

‘’Endişeniz olmasın küçük hanım, o cani bu konağa bir adım dahi atamaz!’’

Arkasındaki birkaç askeri ile kendisinin korunmasından sorumlu genç adamın sözleri, Eftelya’yı sakinleştirmişti fakat ortamda bulunan bir kişi bu durumdan hiç memnun kalmamıştı.

‘’Evet hanımım, genç komutan ve askerleri bizi korudukça konağımız şehirdeki en emniyetli yer olacaktır.’’

Dişi orkun sözleri sonrası korumaların komutanı göğsünü kabartmış, diğer askerlerse bakışlarını daha da keskinleştirip etrafı seyre koyulmuşlardı.

Aynı günün akşamı, şehir bugün her hangi bir cinayet haberi duyulmadığı için huzurla dinleniyordu. Bu durum, Partheni ailesine ait konağın hizmetli bölümünde kalan korumalar içinde geçerliydi.

‘’Arkadaşlar, her geçen gün birliğimize ait ajanları kaybediyoruz, bugün ölüm haberi gelmemesi sizce de kutlanması gereken bir şey değil mi?’’

‘’Geri zekâlı, sakatın yanında girdiğin havadan çıkamadın herhâlde, sana komutan unvanının sadece rol için olduğunu hatırlatmamı ister misin?

Küçük hanım Eftelya’nın korumalarının kaldığı tek odalı bir evde, kurulmuş sofranın başında tartışan korumaların sesleri normalin üstüne çıkınca, başköşeye kurulmuş adam masaya yumruğunu vurdu.

‘’Aptallar! Sesinizin ayarını bilin, en ufak bir şüpheye mahal vermeden görevimizi yapmak için emir aldık. Bir daha saçma tartışmalarınızı yemek masasına taşımayın!’’

Uyarı sonrası gerilen ortam nedeniyle ciddileşen askerler önlerine döndüğünde, az önce hışımla konuşan adam ’’Sizi anlıyorum, Kara Liman birliğimiz şu birkaç günde çok büyük yaralar aldı fakat bizim işimiz görevimizi en iyi şekilde yapmaktır’’ dedi.

‘’Şimdi, karnını doyuran kapıdaki nöbetçi ile yer değişsin!’’

Grubun gizli lideri olduğu belli olan kişi emri verdiğinde, az önce göstermelik komutanla tartışan asker sinirle kalkarak hızlı adımlarla yürüdü. Hışımla dışarı çıkmak, yaşadığı duyguları çekip vuracağı kapı aracılığıyla herkese duyurmak istiyordu.

 ‘‘Tırakk! Tırak! Tırak!’’

Odanın içi kilitten gelen seslerle çınlamaya başladığı anlarda, grubun lideri kapı ile adeta inatlaşan korumaya seslendi.

‘’Tamam, anladık çok kızdın ama kapıyı yanında götürmene gerek yok!’’

Yemekten kafalarını kaldıran diğer korumalar liderlerinin sözleri karşısında gülmeye başladığında, kapının kolunu sökmeyi başaran arkadaşları korku ile onlara döndü.

‘’Gerçekten açılmıyor, biri arkadan kilidi kırmış!’’ 

‘’Bammmm!’’

Neşeyle gülen kişilerin oluşturduğu sıcak ortam korumanın gözlerindeki endişe ile silindiğinde, masanın ortasına düşen kesik baş herkesin elinin ayağının dolaşmasına neden olacaktı.

‘’Görüyorum ki sizlere küçükken sofra adabı öğretilmemiş, eşek gibi kişniyorsunuz yemek yerken!’’

Sayıları yirmiyi geçen koruma birliği, gerçekleşen olaylar silsilesi nedeniyle birbirlerine bakarken, yemek masasının üstündeki ahşap kirişlerin oradan biri konuşmuştu.

‘’Lakin sizlere bambaşka şeyler öğretilmiş, ne kadar gizlemeye çalışsanız da daha önce öldürdüğünüz kişilerin izlerini gözlerinizden silemezsiniz. Zırhlarınızla kapatmaya çalıştığınız, o şerefsiz klanınıza ait dövmeyi de benden saklayamazsınız!’’

Nafız konuşması bitince, türlü yemeğin olduğu masanın üstüne taklalar eşliğinde inmişti. Kendisini gören korumaların şaşkın bakışları arasında iki hançerini çekmiş, ilk hedefini gözüne kestirmişti.

‘’Ha Ha Ha bir anda korkuttun bizi küçük şey, kendi ayağında geldiğin için çok memnun olduk. Sesini çıkarmadan saklansaydın belki birkaç adamımızı daha öldürebilirdin fakat bize güzel bir ödülü fırsatı kazandırdığın iç…’’

Lider, konuşmasını tamamlamasına fırsat kalmadan boğazına giren bıçak ile sustuğunda, son kelimelerini söylemek üzereydi.

‘’Öldürün, lordumuz Astuto adına saldırın!’’

Kapının yanında duran koruma, mevcut liderin ölümü sonrası kontrolü ele almak için, Kara Liman Birliği başkanının adını söyleyerek diğer kişilerin üstünde baskı oluşturma amacındaydı. Normal zamanda dâhice sayılabilecek bu hareket, ne yazık ki karşılarındaki Azrail’i daha da acımasızlaştırmak dışında bir işe yaramayacaktı.

Şehre yayılmış bu yeraltı suç örgütünün casuslarını öldüren Nafız, ölüm sayılarına bakınca cani gibi görünse de, işlerini bitirdiği insanları sadece yenilenmek adına kanlarını alıp tek parça halinde bırakmıştı.

‘’Bu gece çok şanlısınız, size başka yerde göremeyeceğiniz şeyler izleteceğim!’’

Arkadaşlarını galeyana getirmek için konuşan koruma ile eş zamanlı olarak sözlerini bitiren Nafız, en yakın kişiyi kamçısı ile yakalayarak başının üstüne getirdi. Bu hareket odanın içindeki insanları kısa sürede şaşkına çevirmiş, debelenen koruma da Nafız’ın bilekliklerinden çıkan iki kamçı ile sıkıca sabitlenmişti. Boynunu ve ayak bileğini saran bağlar yüzünde hareket yeteneğini kaybetmiş arkadaşları yardım ister gözlerle kendilerine bakarken, koruma birliğindeki kişiler nasıl bir harekette bulunacaklarını bilmeden bekliyorlardı.

Biraz sonra göreceklerini bilselerdi bu şekilde dururlar mıydı bilinmez ama olacak olanın önüne geçemeyecekleri kesindi. Korumanın vücudunun üzerinde sarılı bulanan kamçılarını iki zıt yöne hızla çeken Nafız, çırpınan adamı ortasından ayrılacağı noktaya kadar gerecekti.

Acı içinde çığlık atan adam aniden belinde bir darbe hissetti ve ölmeden önce son gördüğü şey kendinden uzaklaşan alt yarısıydı. Nafız yapacağı katliama başlamak için yakaladığı kişiyi bir tekme darbesiyle iki ayırmış, ölü bedeninden çıkan kanlarla odanın dört yanını boyamıştı.

Bu gösterişli giriş sonrası olanlar herkes için muammaydı, sabah olup konağın beyi de olay yerini görse dahi manzarayı tasvir edecek söz, yaşananları tahmin edecek fikir bulmak mümkün değildi. Tek katlı evin içinde, insan uzuvları birbirlerine karışık halde her yere dağılmıştı. Cesetleri eski haline getirmek, on bin parçalı bir puzzle’ı ilk defa yapmakla aynı zorluktaydı.

Yalnızca, bir yönüyle bu katliam şehirde süre gelen cinayet dizisinden ayrılıyordu. Daha önceki ölümlerde kurbanların tüm kanları buhar olup gitse de, bu sefer evin dışına taşıp bahçeye kadar ulaşmışlardı.

Nafız kaybının farkındaydı, her biri gerçekten savaşçı seviyesinde olan bu kişilerin kanlarının, ustasının mirasının tamamını almasında ona büyük yardımı dokunabilirdi. Katliam sonrası bu düşünce aklından geçmemiş değildi fakat Mora’nın biricik annesinin katili olan klanın köpeklerinin kanları ile devraldığı mukaddes emaneti kirletemezdi.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Yeteri kadar nedeniniz varsa, her şeyi yapabilirsiniz.

Jim Rohn




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 918

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 865

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 716

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 680

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 562

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 500

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 469

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 469

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 412

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 412

Popüler Orjinal Seriler

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 174

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 136

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 136

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 133

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 119

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 114

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 48

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 47

Angoria
Angoria
Beğeni Sayısı: 42

Site İstatistikleri

  • 7783 Üye Sayısı
  • 165 Seri Sayısı
  • 12013 Bölüm Sayısı


creator
manga tr