“Göklerin altında tek şeytan. Yeryüzünün üzerinde basit bir tavuk.. “ #Emperor’s Domination

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 56-Hayatımın Trajedisi


HAYATIMIN TRAJEDİSİ

Bakımsızlıktan her adımda gıcırdayan tahta merdivenlerden üst kata çıkan Niko, yanaklarına süzülen gözyaşlarını siliyordu. Ardı sıra yürüyen Nafız, önündeki adamın haline baktığında hem üzülüyor hem de güçlü bir destekçi buldukları için seviniyordu.

‘’Aç kapıyı Niko, gerçeklerle yüzleşecek cesaretin varsa!’’

 Geldikleri kapının önünde on nefes süre ile beklediklerinde, Nafız gözlerinin yaşı dinmeyen adama seslendi.

‘’Gııccıırrrrrrtttt!’’

Menteşelerinden gelen ağlama sesi ile birlikte açılan kapı sonrası odanın içinden, acı ve ıstırabın sessiz çığlığı ağır kan kokusu eşliğinde dışarı çıkmıştı. Niko, hazin olay sonrası bu yeri derhal kapatmış fakat hayatının trajedisi yaşansa dahi sevgili karısının son hatırasını yok edememişti.

‘’Şimdi kıpırdamadan olacakları izle, karının katilinin kim olduğunu öğreneceksin!’’

Acılı adam hıçkırıklara boğulup yatağın ayakucuna yıkıldığında, Nafız ortamın oluştuğuna kanaat getirdi. Görünür hale gelen bilekliklerinden çıkan hançerlerle kollarına iki derin kesik attığında, kan yüzüğünden çıkardığı özel bir kazanın içine boşalmaya başladı.

Küçük kazan akan kanlar ile yarı yarıya dolmuştu ki, Nafız yeterli geldiğine karar vererek yaralarının üstünü lapa şeklinde bir ilaçla kapattı. Kısa süre sonra hiç açılmamış gibi kapanan yaraları dikkat çekmese de, yüzünün beyaza dönmesi Niko’nun gözünden kaçmamıştı.

‘’O kanlar ne için, karımın hatırasını kirletmeyi mi düşünüyorsun?’’

Nafız için kan, yaşam ve gelişim kaynağıydı ve bu iş için hatırı sayılır bir miktar harcayacaktı. Temelde acılı adam isyanında haklı olsa da, şu anda romantizme ayıracak vakit yoktu.

‘’Kapa çeneni zavallı, içini kurcalayan bir şüphe hep vardı değil mi? Burayı bu şekilde bırakmanın sebebi bağlandığın hatıralar değil, bir gün gerçeği arayacak cesareti içinde bulma umudundu!’’

Bir gece önce taş eve girerek detaylı araştırma yapan Nafız, bu odayı görünce çoğu şeyin farkına varmıştı. Şimdi sadece, korkak adamın yerine ilk adımları atması gerekiyordu.

‘’Hayır, olmaz izin vermiyorum!’’

Kır saçlı adam bir cesaret ayaklarının üstüne kalkmak istedi, karısının son anlarını yaşadığı yeri korumak için.

‘’Otur orada, senin gibi korkakların hiçbir dünyada konuşmaya hakkı yok!’’

Bilekliklerinden çıkan kamçı ile acılı adamı karyolanın ayakucundaki demirlere bağlayan Nafız, her şeyi görmesi için yüzünü yatağa bakacak şekilde bırakmıştı.

‘’Yapma! Yalvarırım sana yapma!’’

Kazandaki kanla karyolayı içine alacak bir daire çizmeye başlayan Nafız, işini bitirip sıra yatağın üstüne de ki sekiz köşeli yıldıza geldiğinde, Niko merhamet dilercesine bağırdı.

Avaz avaz bağıran adamın sesini kulak ardı ederek sembolü tamamlayan Nafız, sakin adımlarla Niko’nun arkasına geçerek kafasını sağ omuzuna koydu.

‘’Tahmin ediyorum ki doğum sırasında kapının önünde bekliyordun ve karın çığlıklar atmaya başlayınca daha fazla dayanamayıp odaya girdin!’’

Mavi gözleri akıttığı yaşlardan dolayı kırmızılaştığı sırada, Niko’ da adeta o güne geri dönmüştü. Sevdiği kadın aşklarının meyvesini dünyaya getirmek üzereydi, bu heyecan içine sığmıyor, kalbini bir mengene gibi sıkarak ona işkencelerin en tatlısını yapıyordu.

İlk çocuğunu kucağına alacak olmanın umudu ile tahta kapının oymalarını birkaç on defa saymış, kısa koridorda attığı voltaların sayısını unutmuştu. İçeride karısı doğumun getirdiği zorluklarla baş etmek için inlerken, ebelerin moral verici sözleri kulağına kadar geliyordu.

‘’Aaahhhhhhhhhh!’’

Tiz bir çığlık odadan çıkarak koridorda bekleyen Niko’ ya ulaştığında, genç adam adeta anda buz kesti. Bu öncekiler gibi değildi, karısı büyük bir acı sonucu bağırmıştı buna emindi bir aksilik oluyordu.

İkinci çığlığı duyduğunda artık duramazdı karısını görmeliydi, bir hışımla kapıdan girdi ve şoka girmiş ebelerin şaşkın bakışları arasında haykırdı.

‘’Neler oluyor burada? Karımın nesi var?’’

Adeta kükreyen adam bakışlarını karısına yönlendirdiğinde, kalan ömründe kendisine rahat uyku uyutmayacak o manzarayı görecekti. Dünyalar güzeli karısının bakmaya dokunmaya kıyamadığı yüzü bir deri bir kemik kalmış, gözleri adeta yuvalarından düşecek gibi duruyordu.

‘’Maria hayatım, aşkım!’’

Sözlerini bitirince gördüklerine inanmayarak dizlerinin üstüne çöken adam, yere düşmemek için karyolanın ayakucundaki demirlere tutundu. Karısı çığlıklar içinde bağırıyor, vücudunun çılgınca hareketleri nedeniyle kimse yanına yaklaşamıyordu.

Elleri kolları bağlı bu manzarayı izleyen Niko yerinden kalkmak, karısına sarılıp onu kurtarmak istemişti ama içine düştüğü korku bir adım dahi atmasına izin vermiyordu. Yatağa saçılan kanlar ve ıstırap içindeki çığlıklar onlarca nefes sürmüştü, bu sırada çaresizce bağıran kadında son çırpınışlarını yaşıyordu.

‘’Niko sevgilim, kızımıza iyi bak!’’

Her şeyin sonunda kısa bir an yaşanmıştı, odadaki tüm seslerin kesildiği sadece son nefesini veren kadının konuştuğu bir an.

Herkes ne olduğunu anlamıştı, gözyaşları içinde yıkılmış olan herkes ne olduğunu anlamıştı. Genç kadın hayata gözlerini yumduğu andan itibaren, geçen kısa süre boyunca oluşan sessizlik bir ağlama sesi ile delindi.

Odada bulunan tüm yetişkinler ağlıyordu fakat bu farklıydı, duyulan bir bebeğin sesiydi. İlk kendine gelen Partheni ailesinin baş ebesi oldu, hışımla yıkıldığı yerden fırlayarak çarşafların arasında yatan bebeğe ulaşıp göbek bağını kesti.

Yaşananlar sonrası ana kız hiç buluşamayacak olsa da, kanları beyaz çarşaflarla donatılmış yatağın üstünde birbirine karışmıştı. Niko, kızını ona getiren ebeye boş gözlerle bakıyordu, neden sonra ellerini ona uzatılan bu küçük canlıyı almak için kaldırdı.

Kızının yaydığı o sıcaklığı hissettiği ilk andı, içinde çalkalanan hüznün ve karanlığın üstünü örtecek duyguyu tattığı ilk an.

‘’Niko, artık gözleri açabilirsin!’’

Nafız’ın sesini kulağının dibinde ikinci defa duyduğunda, acılı adam daldığı hayal âleminden uyanacaktı. Kızını ellerinin arasında havaya kaldırdığı anı yaşayan Niko, karyolanın demir parmaklıklarını sıkıca kavramış, başı odanın tavanına bakarken buldu kendini.

Etrafını saran kamçı çoktan kendisini terk etmişti fakat Partheni ailesinin liderinin bakışları, hala hayalden uyandıktan sonra gördüğü şeyin üzerindeydi.

‘’Bunun yalan olduğunu söyle, bana acı çektirmek için yaptığın bir oyun olduğunu söyle!’’

Nafız dizlerinin üstünde yalvaran adamın arkasında durmuş, yere çizdiği sembolü yok olduktan sonra tavanda beliren şekle bakıyordu.

‘’Kan asla yalan söylemez, karının katili bu kişi!’’

Kır saçlı adamın az önceki sözleri boşuna değildi, tavanda oluşan sembolü oda görüyordu ve bu şekli ilk görüşü de değildi. Siyah bir zambak, her şeyin sonunda iki kişinin de şahit olduğu sonuç buydu.

Şehir lordunun boynunda bulunan dövmenin aynısıydı bu sembol ama o kişi hangi nedenle karısını öldürmek istemişti ki. Yüz sene önce ailesinin şehir üstündeki hâkimiyeti bitmiş, yeni gönderilen lorda itaat etmişlerdi.

Bu süre zarfında değil isyan girişimi, verilen emirlere en ufak itirazları bile olmamıştı. Savaşçı bir aile değillerdi, ataları küçük bir liman kasabası iken bu şehri kalkındırmış, buna istinaden halk kendi arzuları ile onların aile ismini yaşadıkları yere vermişlerdi.

Düşünceler içinde boğulan adam, arkasında duran Nafız’ın yatağın yanına gittiğini gördüğünde, hala aklında sorulardan oluşmuş fırtınalar sürmekteydi.  Dişi ork, sakince üstündeki kanlar yok olmuş yatağa bakarken, gözlerinden öfke fışkırıyordu.

‘’Maria, kızının hayatta kalması için tüm yaşam gücünü harcayan cesur kadın, gözün arkada kalmasın artık. Kızını iyileştireceğim ve sana bunu yapanları kendi kanlarında boğacağım!’’

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ama sevgilim, bir daha gelseydim dünyaya yine seni severdim. Canlı canlı çürüyeceğimi bilerek !

Frida Kahlo

 

 

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1147

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1027

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 841

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 791

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 674

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 624

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 617

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 585

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 530

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 507

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 309

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 202

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 182

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 111

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 87

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13223 Üye Sayısı
  • 390 Seri Sayısı
  • 18092 Bölüm Sayısı


creator
manga tr