Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 55-Kızın için Ne Kadar İleri Gidebilirsin


KIZIN İÇİN NE KADAR İLERİ GİDEBİLİRSİN

Arenanın sevgilisi Antuan korkunç bir biçimde can verdiğinde, dövüşlere olan ilgisini kaybeden şehir lordu ayrılmak üzere merdivenlerden yürümeye başladı. Üç soylu aile başlarını eğmiş kendisini selamlarken, Astuto’nun gözü bir kişinin üstüne anlık olarak kaymıştı.

Hemen geri aldığı bakışlarını kimsenin fark etmediğini zannetse de, her şeyi gören biri olan bitenin tamamen farkındaydı. Şehir lordunun ardından, ev sahibi olmalarına rağmen Agustus hanesindekiler de arenayı terk ettiler. Bu acelelerinin nedeni, kaybettikleri büyük miktarda altın ve prestijdi.

‘’Babacım kendimi biraz yorgun hissediyorum, biz de dövüşler tamamlanmadan eve dönebilir miyiz?’’

‘’Tabi ki kızım, ne zaman istersen kalkabiliriz!’’

Büyüleyici sesiyle kendisine seslenen genç kızın hiçbir isteğini geri çevirmeyen babası, bu sefer de farklı davranmayacaktı. Elini sallaması ile ayağa kalkan Partheni hanesi üyeleri, hızlı adımlarla çıkışa doğru yöneldi.

‘’Niko amca, gezgin tüccarlara kuzenim için birkaç şifalı bitki sipariş vermiştim, dün elimize ulaştılar, yardımcım ile konağınıza yolluyorum!’’

Eftelya tahtırevanı ile arenadan çıkarken, arkada kalan Marcos genç kızın babasıyla sessizce konuşuyordu.

‘’Teşekkürler Marcos, her ne kadar insanlara göstermesen de yüreğin annenin ki gibi altından!’’

Duyduğu övgü karşısında yüzü kızaran genç adam başını hafifçe eğdiğinde, kafasına sert bir darbe alarak afalladı.

‘’Annen umarım buraya geldiğimizi bilmiyordur, bütün gece altın kalpliden fırça yemek istemiyorsak çeneni sıkı tut!’’

Fernandez, oğlunun kafasına vurduktan sonra yakasından tutup önüne katarak arenadan çıkarken, eski dostu Niko’ ya da göz kırparak veda etti.

Parthenia şehri, uzun süren günün yorgunluğuna teslim olan güneşin batmasıyla, sessizliğin hüküm sürdüğü geceye kucağını açmıştı. Hava durumu sabahkinin aksine hırçınlaşmış, şiddetli yağmura ara ara düşen yıldırımlar eşlik ediyordu.

Vakit ilerleyip ışıklar teker teker sönmeye başlayınca, içerisinde hala hayat olan evlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecek kadardı. Bu evlerden birinde Niko, her zaman yaptığı gibi limanın günlük hesaplarını incelemek üzere geç saatlere kadar çalışıyordu.

‘’Gümmmmm!’’

Odanın loş karanlığını aydınlatan bir şimşeğin ardından, gök gürültüsü sonrası camlar sallanınca, Niko panikle ayağa fırladı. İşlerini bir süre bırakıp, limanın olduğu yere doğru bakmak için camın önüne yürümek istiyordu. Böyle yağmurlar illa ki hırçın rüzgârlarla beraber gelirdi, sonuç olarak ta liman ve demirli gemiler hasar almaktan kurtulamazdı.

Hiçbir şey yapamayacağını bilmesine rağmen, yine de gözüyle işletmesini görüp kendini rahatlattıktan sonra işinin başına dönen Niko, yabancı bir sesle beraber tekrar korku ile zıplayacaktı.

‘’Göründüğümüzün aksine, pek cesur değiliz sanırım!’’

Gölgelerin içinden birinin kendisine seslenmesi ile eli ayağına dolaşan kır saçlı adam, kekeleyerek cevap verdi

‘’Kimsin sen! Burada ne arıyorsun?’’

Korkudan kelimeler adeta boğazına düğümlenen Niko, geriye doğru adımlar atarken masanın üstünde ne varsa devirmişti.

‘’Sana sadece bir soru soracağım, cevabına göre tüm hayatın değişebilir!’’

Panik içinde camın kenarına sürüklenen Niko’nun gözleri, yavaş yavaş gölgelerden gelen figürü seçebildiği vakit beklenen soru gelmişti

‘’Evet, bu şehrin eski sahibi olan Partheni ailesinin başı, kızın için ne kadar ileri gidebilirsin?’’

Karşısında, kısa süre önce kızının konağa getirdiği dişi orku gören Niko şok olsa da, şu anda sadece kendisine sorulan soruyu düşünüyordu.

‘’Onun iyiliği için tüm dünyayı karşıma almaktan çekinmem!’’

Birkaç on nefes önce korkudan altına yapacak kıvamda olan mavi gözlü adam, ortaya kızının adı atılınca bir anda aslan kesilip tek nefeste cevap vermişti.

‘’Tahmin ettiğim gibi sen iyi bir babasın ve iyi babalar kızlarını asla yalnız bırakmazlar!’’

Ustasının hatıraları içinde babası büyük yer kaplıyordu ve onun kadar olmasa da, Niko’da kızı için birçok şeyi göze alacak kadar yürekli bir adamdı.

‘’Sen kızımın hizmetçisi olan orksun, bugün olanlardan sonra senin farklı olduğunu hissetmiştim fakat gerçekten benden ne istiyorsun?’’

Nafız karşısındaki adamın sakinleşmeye başladığını görünce, çalışma masasının önünde duran iki koltuktan birine oturarak, eliyle Niko’ ya da kendi yerine geçmesini işaret etti.

‘’Karın doğum yaptığı sırada öldü ve kızın da o günden beri bir hastalıkla mücadele ediyor. Karını geri döndürmem mümkün değil fakat sana kızını iyileştirebileceğimi söylesem bana inanır mısın?

Duydukları karşısında deliye dönen Niko, sesini kontrol edemeden bağırdı

‘’Sen ne söylediğini biliyor musun? O benim hayatımdan çok değer verdiğim bir kişi, canımı iste canımı veririm!’’

‘’Çok güzel, senden pek çok can isteyeceğim ama bunların hiçbiri senin ailenden veya sevdiklerinden olmayacak. Bu arada Niko, hiç karının öldürülmüş olabileceğini düşündün mü?’’

Nafız sözlerini bitirir bitirmez adeta hiç var olmamışçasına kaybolduğu anda, kapı açılarak konağın korumaları içeri girdiler.

‘’Efendim, iyi misiniz ?’’

Bir anda odaya dolan korumalar merak içinde etrafı incelerken, masasına yığılmış Niko hafifçe kafasını kaldırıp ‘’Sorun yok çocuklar bir hesaptaki yanlışa kızdığımdan bağırdım, nöbet yerlerinize dönebilirsiniz!’’ dedi.

Sabah arenada mucizeler yaratan arkadaşı ve gece hiçlikten çıkarak kendisini ziyaret eden bu orklar kimdi? Doğduğu günden beri acılar içinde büyüyen, yürümekten aciz kızım iyileşebilir mi?  Hiç karının öldürülmüş olabileceğini düşündün mü?’’

Bu üç sorunun beyninde yankılanması sonucu sabahı zor eden Niko, kızı uyanır uyanmaz soluğu yanında alacaktı.

‘’Günaydın babacığım, neyin var senin yoksa dün gece hiç uyumadın mı?’’

Kireç gibi suratı, çökmüş göz torbaları ve dağınık üstü başı ile babasını ilk defa bu halde gören genç kız, yattığı yerden bir hışımda doğrularak sormuştu.

‘’Günaydın küçük hanım, kahvaltınız hazırlanıyor, kısa bir süre sonra servis yapacağım!’’

Nafız, Eftelya’nın önünde gayet saygılı bir biçimde eğildikten sonra bakışlarını Niko’dan kaçırarak konuştu.

‘’Nafız bir serviste babama açılsın, uzun zamandır onunla kahvaltı yapacak fırsatı yakalayamıyordum.’’

‘’Tabii ki küçük hanım, hemen mutfağa isteğinizi iletiyorum!’’

Eftelya’ ya gülümseyerek arkasını dönen Nafız, yine Niko’ ya hiç bakmamış, sessizce odadan çıkmıştı. Gece yaşadıklarına rağmen konu kızı olunca, kır saçlı karizmatik adam her şeyi unutup tüm neşesiyle kahvaltı etmeye koyulmuştu.

‘’Güzel kızım, ben artık işlerimin başına dönmek zorundayım, Marcos senin için bazı yiyecekler getirmiş umarım hoşuna gider!’’

 Niko, kızının odasından çıktıktan sonra koridorun sonuna geldiğinde, bir ses kulağına çalındı.

‘’Seni güney bahçesinde ki terkedilmiş taş evde bekliyorum, takip edilmediğine emin ol! Aklını kurcalayan tüm soruların cevabını alacaksın!’’

Kapıda bekleyen korumaları ve limandaki işleri şu andan itibaren Niko’nun aklından silinmişti. En kısa sürede söylenen yerde olmak için, kimseye görünmeden dişi orkun tarif ettiği eve doğru yola çıktı.

 ‘’Burası benim ve karımın en mutlu anlarımızı yaşadığımız ev, neden varlığınla bizim için kutsal bir yeri kirletiyorsun?’’

‘’Karın gerçekten çok zevkliymiş, o kocaman soğuk konağın aksine, buranın yaydığı sıcaklık insanın içini ısıtıyor!’’

Kısa sürede gözleri dolu dolu olan adam acı ile diz çökünce, Nafız bile insafa gelip üslubunu yumuşatacaktı.

‘’Kızın bu evde doğdu değil mi? Beni o odaya götür ve sana aklında ki ilk sorunun cevabını vereyim!’’

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ölümü her gün ufak dozlarda almazsak yaşamayı beceremeyecek bir yapıda mıyız?

Virginia Woolf




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1259

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 890

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 822

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 659

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 644

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 602

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 523

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 377

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 195

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 99

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15563 Üye Sayısı
  • 507 Seri Sayısı
  • 20944 Bölüm Sayısı


creator
manga tr