Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 53-Bir Vurduğuma Bir Daha Vurmam


BİR VURDUĞUMA BİR DAHA VURMAM

‘’Bu soğuk öldürme hissi!’’

Bir anda panikle arkasını dönen şehir lordu, gözleri ile tehlikenin geldiği yöne baktı.

‘’Bir kaç hizmetçi ve bir cılız dişi ork, sanırım yanılmış olmalıyım!’’ diye içinden geçirdi Astuto.

Tüm ailelerin önünde bulunan, kendi için hazırlanmış koltuğa geçince, eliyle Quintus’a doğru işaretini yaparak müsabakaları başlatmasını istedi. Arenanın sahibi olarak, başlangıç konuşmasını yapmak kendisine düşen tombul ve çirkin adam, önüne kemik atılmış gibi heyecanla yerinden fırlamıştı.

Bu anlarda oğlu Epiphanes’te, okulunun gladyatörlerinin son hazırlıklarını denetledikten sonra annesinin yanında ki yerini alıyordu. Genç adam, önlerinde oturan şehir lordunu hayranlıkla izliyor her bakımdan kendisine örnek görüyordu.

‘’Parthenia’lı hemşerilerim, bugün savaşçıların ölümüne mücadele vererek kutsadıkları arenamıza şeref verecek bir misafirimiz var. Yüce şehir lordumuz Astuto, sonsuz lütuf ve alçakgönüllülük göstererek bizlerin arasındadır!’’

Gırtlağını yırtarcasına yaptığı bu konuşmadan sonra, halkın galeyana geldiğini gören Quintus’ un kısa saçları, her zamankinden daha fazla diken gibi olmuştu. Derin bir nefes çekerek göğsünü kabartıp ‘’Dövüşler Başlasın!’’ diye bağırdı.

Tüm arena çalkalanırken, Nafız’ın aklı hala gördüğü dövmede kalmıştı. Yanılıyor olamazdı, dövmenin sahibi olan kişi Siyah Zambak Klanı’nın bir üyesiydi fakat bu kadar önemli bir görevi, nasıl olmuş ta bu kahpeler yuvasından biri eline geçirmişti.

‘’Nafız, arkadaşın dövüşecek diye çok tedirginsin ama umudunu yitirme!’’

Kibar ve iyi kalpli Eftelya, yanında duran orkun bir anda hayret ve dehşete düştüğünü görünce, sevdiği kişinin ölümüne bir dövüşte yer alması nedeniyle Nafız’ın korktuğunu zannetti.

‘’Efendim, size bir sır verebilir miyim?’’

Güzel kız bir kaç adım gerisinde duran dişi orkla konuşmak için arkasını döndüğünde, yanında duran babası da ne olduğunu merak edip konuşmalara kulak kabartmıştı.

‘’Arkadaşım dövüşmeye çıktığında, kazanmasına bahis oynarsanız mutlaka kazanırsınız!’’

Eftelya, biraz önce şaşkın bir halde duran hizmetçisinin sözlerine anlam vermeye çalışırken, Niko biraz kızgın şekilde çıkıştı.

‘’Aptal şey, bu arenada daha önce bir kere bile ork galibiyeti gerçekleşmedi!’’

Nafız, hanenin başının da olaya dâhil olması sonrası korkup sineceğine, daha bir şevkle konuşmaya başladı.

‘’Efendim, ben arkadaşımın kazanacağına yüzde yüz eminim, canım pahasına iddiaya girebilirim!’’

Cüretkâr orkun sözleri baba kızı çok şaşırtmıştı, Eftelya’nın içine merak duygusu düştüğü bu sırada aklına bir fikir geldi.

‘’Babacığım madem buraya kadar geldim, küçük bir bahisten zarar gelmez dimi?’’

Tüm tatlılığı ile konuşan kızının isteğine karşı gelemeyen Niko orkun üzerine bahis oynayınca, diğer iki ailenin liderleri de olaya müdahil oldular.

‘’Kızını gerçekten çok seviyorsun dostum, kaybedeceğini bile bile paranı orka yatırdın!’’

Hemen sağ tarafında oturan saçları örgülü adam sözünü bitirir bitirmez, anonsunu tamamlayan Quintus kahkahalarla konuştu

‘’Hep böyle yufka yürekliydin Niko ama sahibi olarak ben bile bahis oynadığın orkun yenileceğine eminim!’’

‘’Baba, kızlar sadece dış görünüşe göre karar veriyor, normalden iri olması sanırım Eftelya’nın gözünü boyadı!’’

Epiphanes ’in gevşek gevşek konuşması sonrası genç kızın yüzü düşerken, Marcos lafa girdi.

‘’Niko amca sanırım ben de bu oyuna katılacağım, ne kadar bahis yaptıysanız savaşçı orkun kazanmasına iki katını yatırıyorum!’’

Kıvırcık saçları kulaklarının altında biten yağız delikanlının ağzından çıkan kelimelerden sonra, üç ailenin bulunduğu alan fısıltılarla birbirlerine hayretlerini belirten kişilerin sesi ile doldu.

Arkasında bulunan insanların arasındaki olan olaylara ilgisiz bir şekilde içkisini yudumlayan şehir lordu, bu sırada arenaya çıkan ilk savaşçıların dövüşünü izlemeye koyulmuştu. Astuto, dışarıdan bakınca şehri soylu ailelerle oluşturduğu konsey aracılığıyla yönetiyor gibi görünse de, aslında bu kişilerin gözünde zerre kadar değeri yoktu.

İlk dövüşler, gladyatör okullarının köle pazarından aldıkları orkları, diğer okulların dövüşçülerine kurban ettikleri bölümdü. Zayıf orkları kesen henüz tam pişmemiş savaşçılar tecrübe kazanıyor, bu sırada kalabalıkta bol kanlı bir girişle ortama ısınıyordu.

Uzun yıllardır, hatta arena kurulduğundan beri bu süreç hiç sekteye uğramadan devam etmişti. Bugün de değişen bir şey yoktu, insan savaşçıları henüz doğdukları gibi köle yapılan orkları, çim biçer gibi kesiyordu.

Birkaç adaletsiz dövüşün kanlı bir şekilde sonlanması ile sıra nihayet Alyon’a gelmişti. Üç soylu ailenin bulunduğu kısım, yaşanacakları kaçırmamak için tüm bakışlarını arenaya çevirdi.

‘’Beklediğim an sonunda geldi, o gün bana yaşattığın aşağılamanın öcünü alacağım senden!’’

Epiphanes yan gözle güzel Eftelya’yı keserken, içinden sevinçle konuşuyordu. Dişi orku satın almak için gözden çıkardığı on beş bin altınlık miktarı, kendi dövüşçüsünün kaybedeceğine oynamıştı. Rakip olarak gördüğü iki kişinin aksi bahsini göz önüne alınca, kazanacağı zaferi düşünerek heyecandan ellerinin titremesine engel olamıyordu.

‘’Niko hala vazgeçebilirsin, yoksa arkadaşın olarak senin paranı almaktan hoşnutsuzluk duyacağım!’’

Agustus ailesinin çirkin ve şişko başı Quintus baba kıza doğru konuşurken, sözlerindeki mütevazılığın aksine kibirden patlayacak gibiydi.

‘’Sen eski günleri çok çabuk unutmuşsun, benim sana karşı hiç bahis kaybettiğim görülmüş mü?’’

Niko, kır saçları ve açık denizlerin maviliğindeki gözleri ile arkadaşına dönerek konuştuğunda, tanıdık bir bakışın üzerinde dolandığını hissetti. Gençliğinden beri aşkına karşılık vermediği o kadın, yine tarif edilemez hislerle kendisine bakıyordu.

‘’O günler çok eski de kaldı dostum, az sonra her şeyin bir ilki olduğunu göreceksin!’’

İki çocukluk arkadaşı atışırken, Fernandez aralarına girmeden sadece onları izliyordu. Kendini bildi bileli durum böyleydi ve ne yaparsa yapsın bunun değişmeyeceğini çoktan kabullenmişti. Sadece, oğlunun bu olaya müdahil olup bahis yapmasına şaşırmıştı.

‘’Seni küçük sıçan, sen kaybedebileceğin hiçbir savaşa girmezsin, ne oldu da risk alma cesaretini gösterdin!’’

Kulağına eğilerek fısıldadığı oğlunun yüzünde oluşan gülümseme işi ilginç kılarken, Marcos babasına cevap verdi.

‘’Geçen gün, dövüşecek köle satıldığında Eftelya’nın yanında bulunan dişi orkta oradaydı ve bana çok ilginç şeyler gösterdi!’’

Oğlunun sözleri sonrası, bir anda kendisine doğru bakışlarını çevirdiği dişi orkun, zaten onları izlediğini görünce tekrar Marcos’a dönerek ‘’Her zaman iyi gözlerin vardı, dövüşün sonucunu şimdi çok daha merak eder oldum!’’ dedi.

Arena, bir önceki dövüşün heyecanıyla çalkalanmayı bırakıp durulduğu zaman, sıradaki mücadelenin tarafları demir kapıların ağır ağır kalkması ile er meydanına çıktılar. Bir tarafta, üzerinde deri vücut zırhı olan savaşçı kılıcını artistlik hareketlerle sallayarak izleyicileri coşturuyor, diğer tarafta anormal boyutlardaki ork, elindeki sopa ile sakince duruyordu.

Nafız, gözlerini Cervantes ailesinin üzerinden çekip arenaya çevirdiğinde, bir anda istem dışı kahkaha attı. Aslında, arenada bulunan orkun hali pek gülünecek gibi değildi ama Nafız kaptan mağara adamına dönmüş arkadaşını görünce, kendini tutamadı.

Alyon, tek omuzundan askılı bir hayvan postunu üstüne geçirmiş, vücudunun alt tarafının hareketlerini engellememesi için kısa kesilen kürk dolayısıyla, etek giymiş gibiydi. Eline tutuşturulan kalın bir ağaç dalı ile sanki mücadeleye ilk çağ savaşçılarını temsilen çıkıyordu.

Arena yöneticileri, ilk mücadeleler adı altında yapılan ork katliamında herhangi bir sürprize neden olmamak için, her türlü önlemi almışlardı. Alyon’un gariban haline nazaran, rakibinin zırhı ve elinde gerçek bir silahı vardı.

İnsan savaşçısı, bulunduğu gladyatör okulunda henüz yeni sayılabilecek bir süredir bulunuyordu. Zorlu antrenmanlar ve eğitim dövüşleri sonrası kendini ispatlamak için, her gladyatör gibi işe orkları kesmekle başlayacaktı.

‘’Heeeeyyyyyttttttttt!’’

Uzun narasını atarak koşmaya başlayan savaşçı, rakibini görkemli şekilde öldürüp arenanın sevgisini kazanmak için, havaya zıplayarak fantastik bir vuruş peşine düştü. Bu sırada Alyon’ da elindeki dal parçasını atmış, sağ ayağını hafif geri çekerek dövüş duruşu almıştı.

Orkun tek silahı olan tahta parçasını yere atması, üç ailenin bulunduğu alanda hayretle karşılandı. Bir tarafın kibir, bir tarafın şaşkınlık, diğer bir tarafın üzüntü ile izlediği bu hareket sonrası, sadece Nafız sonuçtan emin ve rahattı.

Rakibine üç adım kala kılıcını iki eli ile sıkıca kavrayıp havaya zıplayan savaşçı, sanki bir vuruşta orku ikiye bölmek istermiş gibi, silahını kafasının üstüne kaldırdı. Tüm arena, ortalamadan iri orkun kopan kafasından sıçrayacak kanların hayali içindeyken, on saniyelik sessizlik süresince kimse gördüğü şeye inanamamıştı.

Alyon, acemi rakibi artistlik hareketlere kalkışınca, hızla iki adım öne atıp demir balyozu andıran kolları ile yerdeki tozu havaya kaldırarak sağlam bir aparkat çıkardı. Dizlerinin üzerine çökerek, yumruğunu yere değdirecek kadar aşağıdan getirdiği bu büyüleyici vuruş sonrası, insan savaşçısının kafası gövdesini terk etmek zorunda kalmıştı. Alyon bu sırada tekrar eski duruşunu almış, sağ elinin işaret parmağı ile gökyüzünü gösterip, arenadaki seyircilere bakarak kendi etrafında dönüyordu.

Üç ailenin izleyicilerin bulunduğu bölümdekiler şoku üzerlerinden atamamıştı, sadece Eftelya kekeleyerek Nafız’a ‘’Bu nasıl olur, arkadaşının şu anda yaptığı hareket ne demek?’’ diye sordu.

Agustus hanesi, baba oğul kaybettikleri bahsin üzüntüsü ile bulundukları andan uzaklaşmış olsalar da, diğer iki ailenin üyeleri genç kızın sorusunu duymuş, cevabını öğrenmek için Nafız’a dönmüştü.

Arkadaşımın demek istediği şudur küçük hanım

‘’Ben adama bir kere vururum, bir vurduğuma da ikinciyi vurmama gerek kalmaz!’’

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Senden esaslı bir bıçak istiyorum. Hasmıma sallayınca dönmeyen cinsten. Çünkü ben, adama ikinci kez bıçak sallamam!

Tatar Ramazan




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1217

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1052

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 871

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 689

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 642

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 598

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 546

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 518

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 342

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 191

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 179

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 96

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14780 Üye Sayısı
  • 449 Seri Sayısı
  • 19442 Bölüm Sayısı


creator
manga tr