Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 50-Özgürlük İçin Eğilen Başlar


ÖZGÜRLÜK İÇİN EĞİLEN BAŞLAR

Güneş tepeye ulaşıp sıcaklığını hissettirdiğinde, köle pazarının olduğu cadde tantanalı bir hale bürünmüştü. Alyon’un tahmin ettiğinin aksine sadece orklar köle olarak alınıp satılmıyordu, insanlar, cüceler, hayvanlar hatta vahşi yaratıklar bile tüccarların mallarının arasında yerlerini almıştı.

Nafız ve Alyon bir tahta podyumun üstünde diğer orkların yanında satışa çıkarılınca, tüm dikkatler bu noktaya çevrilecekti. Alyon, yanında sergilenen diğer soydaşlarının tümünü gölgede bırakan heybetiyle, bir anda pazarın gözde ürünü konumuna gelmişti.

Normalde, orklar arasında yetersiz özellikleri varmış gibi görünen Nafız’da, bu ilginç yapısı ve uçlarından biraz yukarıya kadar kırmızılaşmış saçları ile epey alıcının ilgisini çekiyordu.

’Evet değerli Parthenia şehri sakinleri ve sevgili tüccar dostlarım, bugün sergimizde iki adet nadide parça bulunuyor!’’

Çığırtkan gür sesi ile ilgiyi tezgâhına toplamak amacıyla bağırmaya başladığında, Alyon ve Nafız göz göze geldiler. Düşünceleri, şehre sızarak dinamikleri öğrenmek ve Parthenia’yı içten yıkmaktı. Biliyorlardı ki, ne olursa olsun ne bu kelepçeler ne de etraflarında toplanan insanlar onları amaçlarından vazgeçiremezdi.

‘’Erkek orka yüz altın!’’

Daha tüccar konuşmasını bitirmeden, heyecanına yenik düşen bir alıcı teklif verdi

‘’yüz elli altın!’’

Bir başka ses teklifi arttırdı.

‘’İki yüz altın, iki yüz yirmi altın!’’

Teklif gitgide artarken, satıcı keyiften dört köşe olmuştu.

‘’ iki bin altın!’’

Son teklifin duyulması ile toplanan kalabalığın sesi bir anda kesildi, zira miktar tek seferde neredeyse on kat arttırılmıştı. Meraklı bakışlarla herkes bu cüretkâr kişiye doğru dönerken, üstünde yerleri süpüren bir kürk bulunan ve altın saçlarını rüzgârda savurarak yürüyen genç, büyük adımlarla ilerliyordu.

‘’Agustus hanesinden Epiphanes bu, babası en büyük gladyatör okulu sahibi ve arenanın yöneticisi olan kişi!’’

Kalabalık kendi arasında fısıldaşıyor, bunları duyan genç adam gururla, yakışıklı yüzüne görenlerin içini ısıtacak bir tebessüm konduruyordu.

‘’Efendim, mevcudiyetiniz bu garip tüccarın sergisine şan ve şeref getirmiştir !’’

Köle tüccarı, arkasındaki korumaları eşliğinde tahta podyuma yaklaşan genç adamı görünce, büyük bir yalakalıkla önüne atlayıp, yerlere kadar eğilerek selam verdi.

‘’Çık önümden düşük canlı, benim yürüdüğüm yolun üstünde durma hakkını sana kim verdi!’’

Sağlam bir tekme ile tüccarı kenara savuran Epiphanes, Alyon’un yanına gelerek dev orku incelemeye başladı. Bir süre baştan aşağı süzdükten sonra, bakışlarını Alyon’un üstünden ayırmadan arkasında bekleyen korumalarına seslendi.

‘’Vurun zinciri, bunu yanımızda götürüyoruz!’’

Yerde yatan tüccarın üstüne büyük bir kese altın atan iri yarı koruma, elindeki kelepçeler ve zincirlerle satın aldıkları orka doğru yürüdü.

Alyon, adım adım yaklaşan insana bakarken, içinde fırtınalar kopuyor adeta volkanlar patlıyordu. Benliğini miras aldığı ustası ork steplerinin ulu lordunun oğlu, kendisi koskoca bir bölgenin fatihiydi.

Bir anda istem dışı Nafız’a doğru dönen Alyon, arkadaşını gözlerini kocaman açmış sakın bir şey yapma der gibi bakarken buldu. Gözleri ile konuşan ikilinin bu hali, bir kişinin daha dikkatinden kaçmamıştı.

Altın saçlı yakışıklı gençte bu sahneye şahit olmuş, sakin bir şekilde dişi orka doğru yürümüştü.

‘’Gül !’’

Nafız ağzının içine girmiş bağıran bu insanın tavrına şaşırırken, Epiphanes öfkeyle bir daha bağırdı

‘’Sana gülmeni emrettim!’’

Nafız içinden, çattık bir rahatsıza diye düşünürken isteksizce bile olsa gülmek zorunda kalmıştı.

‘’Acı ile çığlık at!’’

Ya sabır çeken Nafız, önündeki insanın bu istediğini de yaptıktan sonra, duyduğu son söz karşısında iyice gerilmişti.

‘’Ağla!’’

Boş gözlerle Epiphanes’e bakan Nafız, yeniden bağırmasına fırsat vermeden kendisine bir soru da o sordu

‘’Dişlerimi de göstereyim mi?’’

‘’Bu nasıl soru, ne diyorsun!’’

İnsan aptallaşınca, Nafız keyifle konuştu

‘’Belki yaşımı öğrenmek istersin, parlak çocuk!’’

Epiphanes, yüzüne karşı yapılan bu küstahlık karşısında kıpkırmızı olmuş, öfkeyle bağırmaya başlamıştı.

‘’Bu orkuda alıyorum, sevgilinin gözleri önünde okulda bulunan tüm gladyatörler ırzına geçecek, aç sefil bırakacağım seni. Bakalım o zaman, şimdiki gibi gülebilecek misin?

Genç efendilerinin sesinin tonundan bu işin acele olduğunu anlayan koruması, elindeki tasma ile dişi orka koşmaya başlamıştı. Nafız’da bu sırada, Epiphanes’i öldürmesi gerektiğine kanaat getirmişti lakin bu işi burada mı, yoksa alınıp götürüleceği yerde mi yapacağını düşünüyordu.

‘’Bir dakika, o köle için bende teklif yapmak istiyorum!’’

Kelimelere can veren ses, ürkek ve titrekti fakat toplanmış kalabalık yüreklerinde bir ağırlık hissetmeden edemedi. İki orkun taşıdığı tahtırevan ile satışın yapıldığı sergiye yanaşan sesin sahibi perdeyi araladığında, yerdeki tüccarda dâhil olmak üzere tüm sergi sahipleri saygı ile eğilip hep bir ağızdan bağırdılar.

‘’Küçük hanımefendi!’’

Gelişi ile yakışıklı gencin yüzündeki dehşet ifadesinin silinmesine neden olan bu kişi, limanlardan sorumlu Partheni hanesinin genç hanımı Eftelya idi.

‘’Eftelya, hangi hakla gelip elimden kölemi alıyorsun!’’

Tüm izleyenlerin önünde bunca lafı söyledikten sonra, Epiphanes yüzünü kaybetmek istemiyordu.

‘’Agustus ailesinin genç efendisi, bir hanımefendi ile nasıl konuşulacağını bilmiyor mu?’’

Tahtırevanda yarı yatarak duran genç kız gözlerini süzerek konuşmuş, çevredeki kalabalık adeta bir çiçek bahçesine girmişçesine kendinden geçmişti.

‘’Sanırım, hala şehrin ailen tarafından yönetildiği düşünüyorsun küçük hanım lakin o günler çok gerilerde kaldı, bu köleyi ben alacağım!’’

Altın saçlı Epiphanes gözünü karartmıştı bir kere, niyeti neye mâl olursa olsun dişi orku alıp işkence etmekti.

‘’Benim bildiğim kadarıyla, burada alım satım açık arttırma ile yapılıyordu, ne zamandan beri bu kural değişti?’’

İkili aralarında atışmalarını sürdürürken, başka bir erkek sesi ortamda yankılandı. Bu yeni gelen kişinin de arkalarında korumaları vardı ve belinde ince uzun bir kılıç taşıyordu.

‘’Marcos sen kendi işine baksana, bu Eftelya ile benim aramdaki bir konu!’’

Epiphanes yeni gelen kişiyi görünce, suratını ekşitmek zorunda kaldı. Şehir surlarında bulunan gümrük kapılarının kontrolünü elinde tutan Cervantes ailesinin en küçük oğlu, olaya müdahil olmuştu.

‘’Tüccar açık arttırmayı başlat, bin altın ile ilk teklif benim!’’

Marcos kendisine söylenen sözleri duymamazlıktan gelerek, ortamı kaosa sürükleyecek hamlesini yaptı.

‘’Bin beş yüz!’’

Yakışıklı yüzünde oluşan öfkeyi silmeden önce, herkesin duyabileceği bir sesle teklifi arttıran Epiphanes’e, cevap gecikmedi.

‘’Üç bin altın!’’

Kalabalık, gelen teklifler karşısında bir şaşkınlık seline tutuldu. Bir taraf aldığı köleleri arenada dövüştürerek parasını geri kazanabilirdi fakat bu genç hanımın amacı neydi?

‘’Beş bin altın!’’

Altın saçlı genç, işin peşini bırakmamaya niyetliydi.

‘’On bin!’’

Eftelya ruhlara işleyen büyülü sesiyle teklifi tekrar iki katı arttırınca, Marcos kahkahalarla gülmekten kendi alıkoyamadı. Bu durum Epiphanes’ in hiç hoşuna gitmemişti, aynı yaş grubunda bulunduklarından sürekli karşılaştırıldığı kişi şu anda kendisi ile dalga geçiyordu.

‘’On beş bin altın!’’

Ellerini sıkıca yumruk yapmış vaziyette sinirden titrerken, Agustus ailesinin genç efendisi kişisel servetinin hepsini öne sürmüştü.

‘’Otuz bin altın!’’

Kalabalık heyecanla bağırdığında, Marcos bile teklifin boyutu karşısında şaşırmadan edemedi. Epiphanes sadece aşırı şımartılmış bir çocuk olsa da, kendisi genç yaşına rağmen şehrin bir kapısının kontrolünü elinde tutan kişiydi. Buna rağmen kişisel kazancı, böyle bir düello için yeterli gelmeyebilirdi.

‘’Partheni ailesinin efendisi kızının üstüne titriyor sevgili dostum Epiphanes, bir centilmen olarak sende bu zarif hanıma biraz yüz vermek istemez misin?

Herkesin duyabileceği kadar yüksek sesle konuşan Marcos, hiç haz etmiyor olsa bile şehrin üç büyük ailesinden birinin veliaht adayına bir çıkış yolu sunmuştu. Eftelya’nın babası kızına gerçekten çok önem veriyordu, böyle bir karşılaşmadan iki kişi birleşseler dahi galip çıkamazlardı.

‘’Gerçekten biraz fazla inatçısınız güzel hanımefendi, bana bu köleyi satın alıp size hediye etme şansı dahi tanımadınız!’’

 Epiphanes içi kan ağlasa bile toplum içindeki itibarını korumak zorundaydı, bu nedenle aldığı pası hızla gole çevirmek için vuruşunu yaptı.

‘’Ah öyle miydi? Bu konuyu benim küçük bir şımarıklığım olarak kabul edin lütfen!’’

Kendi aralarında yaşadıkları çekişmelerin boyutu ne olursa olsun, bu üç soylu ailenin üyelerine halk tabakasının önünde her zaman asaletlerini korumaları öğretilmişti.

‘’Snıfff! Snıfff!’’

Rahatlayan Epiphanes satın aldığı iri yarı orkun yanına yürümeye başlamıştı ki, birinin boynunu kokladığını hissetti.

‘’Ne yapıyorsun sen?’’

Korumaları kendinden uzakta olduğundan dolayı korku ile geri kaçmak isteyen altın saçlı genç, önündeki dişi orkun çoktan çenesi ile omuzunu kitlediği anladığında çok geçti.

‘’Seni yazdım oğlum, evinden alıcam seni!’’

Nafız, sözlerini tamamlayıp hareketine kaza süsü vererek ürkek bir şekilde yere düşünce, Epiphanes kireç gibi yüzüyle koşarcasına yanından uzaklaştı. Günün sonunda, bir süre ayrı kalacak dostlar birbirlerini kararlı bakışlarla uğurlarken, tüccar kalabalığın hararetli tartışmaları arasında sevinçle gülümsüyordu.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Her insan ölür, ama her insan gerçekten yaşamaz.

William Wallace




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1076

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 974

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 817

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 770

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 641

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 586

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 581

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 569

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 514

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 484

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 276

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 199

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 169

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 107

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 79

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 11648 Üye Sayısı
  • 323 Seri Sayısı
  • 16479 Bölüm Sayısı


creator
manga tr