“Göklerin altında tek şeytan. Yeryüzünün üzerinde basit bir tavuk.. “ #Emperor’s Domination

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 49-Kervana Sızmak


KERVANA SIZMAK

Küçük bir çadırın içinde, Asiyürek karşısında ki iki orkun teklifini beklerken biraz gergindi.

‘’Dostum, bizim amacımız ork steplerini eski şanlı günlerine döndürmek, bu nedenle tüm bölgeleri özgürleştirmek ve toprağın esas sahiplerini hükümdar yapma çabasındayız. Anlattığın olaylara göre, burada soydaşlarımız acı ve aşağılanma içindedir, buna en kısa sürede son vermemiz lazım.’’

Alyon’un sözleri, sanki Asiyürek’ in aklından geçenlerin kelimelere dökülmüş hali gibiydi lakin bu iş sadece düşünerek başarabileceğin bir şey değildi.

‘’Bana bunları anlattığınıza göre, bir planınız var diye düşünüyorum?’’

Asiyürek bu topraklarda yaşamanın zorluklarını birinci elden tecrübe etmişti, olaylara gerçekçi, yaklaşmak zorundaydı.

‘’Bizim planımız var o iş kolay, asıl sorun senin bu amaç uğruna hareket edecek inancın var mı?’’

Gözlerinin içine bakan dişi orkun sert sözleri Asiyürek’i biraz sarsmıştı, bu sırada Alyon konuşmasına devam etti

‘’Seni ve savaşçılarını, orkların kutsal topraklarına göndermek istiyorum. Orada beslenecek, çoğalacak, savaşmak ve yurdunuzu kurtarmak için eğitim alacaksınız. Belki, ataların lütfuna bile mazhar olabilirsiniz çok çalışırsanız.’’

İri yarı ork sözlerini bitirince, şaşkınlığı artan Asiyürek heyecanla ‘’ ataların lütfu nedir?’’ diye sordu.

‘’Sevgili dostum, kutsal topraklarda, yiğit orkları ödüllendirmek için atalarımız bizleri bir sınavdan geçirmekte. Başarılı olduğumuz takdirde, lütufları ile bize paha biçilmez armağanlar sunuyorlar.’’

Alyon, açık yüreklilikle müttefik olacağı bu orka ödül zindanının temel mekaniğini anlatmıştı ama karşısında ki kişi ona hala inanmayan gözlerle bakıyordu.

‘’Nafız, sanırım arkadaşımıza bir kanıt göstermeden inanması olası değil!’’

Alyon Nafız’a seslendiği sırada, o da Asiyürek’ in kafasının üstüne doğru bakarak konuştu

‘’Ne dersin Kuyag, ataların lütfunu elde edebilir mi bu ork?’’

Dişi ork oturduğu yerin üstüne doğru bakarak konuştuğunda, Asiyürek’te gayri ihtiyarı olarak başını yukarı kaldırdı. Açıkta kalan boynu bir metalin soğukluğu ile buz kestiğinde, hiçlikten çıkan kişinin arkasında belirdiğini gördü.

‘’Efendim, gördüğüm kadarıyla bu topluluğu hayatta tutmayı başarmış, çekirdek kabilede alacağı eğitim sonrası bir şekilde başaracaktır.’’

Kendisini arkasında gören orkun çığlıkları arasında sözlerini tamamlayan Kuyag, tekrar hiçliğe karışarak gözden kayboldu.

‘’Asiyürek, bu savaşçı ataların lütfuna mazhar olmuş bir kişi, sanıyorum gördüklerin ve hissettiklerinden sonra aklında soru işaretleri kalmamıştır.

Bunca zamandır bir topluluğu yönetse de, Asiyürek bunu yiğitliğine veya müthiş savaş gücüne değil tamamen ürkekliği nedeniyle tedbirli olmasına borçluydu. Kurduğu düzeni bozan kişileri, kendi cezalandırmayıp öldürülecekleri yere sürmesi bunun en önemli kanıtıydı.

‘’Topluluğuma bunları anlatacağım, eminim onlarda çektikleri sıkıntılardan sonra, benim gibi sizlere katılmaya sıcak bakacaklardır.’’

‘’Kısa süre içinde cevabını bekliyoruz, elini çabuk tut!’’

Nafız sözlerini tamamladığında, Alyon’u da yanına alarak çadırdan çıkmaz üzereydi ki bir anda Asiyürek’e dönerek ’’Bu akşam gördüğün Kuyag’ın yeteneğini bilen biz hariç tek kişisin, bunun böyle kalmasına dikkat et!’’ dedi.

Asiyürek gelen teklifi topluluğuna anlattığında küçük bir şok yaşadı, yaşadıkları sıkıntılar ile bezmiş orkların, fırsatı duydukları gibi kabul etmeleri bir olmuştu. Uzun süredir aklını kurcalayan bir düşünce o an da beynine ok gibi saplanmıştı yine; ben mi çok temkinliyim yoksa bu orklar çok mu dikkatsiz.

Nihayetinde verecekleri karar onlara aitti ve açıkçası Asiyürek’te bu fikre sıcak bakıyordu. Teklifi kabul ettiğini Nafız’a bildirmesinden bir gün dönümü sonra, üç ikmal tipi savaş makinası topluluğunun bulunduğu bölgede belirdi.

Topluluk çekirdek kabileye doğru yola çıktığında, Kasaphaydo’nun yolladığı birlikte köprünün diğer ucundaki kendi topraklarına çekildiler. Tek başlarına kalan ikili, Asiyürek’ ten aldıkları bilgi doğrultusunda köle ticareti yapanların geçiş güzergâhına doğru ilerlerken, şehre girmek için gözlerini karartmıştılar.

Kısa süreli bir yolculuk sonrası, ork kabilesinden şehre köle nakliyesi yapan kervan görüş alanlarına girmişti. Sessizce kervana yaklaşan ikili, orkların tutulduğu demir parmaklıklı vagonlara yanaşınca içleri burkuldu. Balık istifi doldurulmuş orklar, belli ki uzun yolculuk sırasında epey hırpalanmıştı, ortamda ki kokudan da bazı talihsizlerin bu şartlarda hayatta kalamadığı belli oluyordu.

Alyon ve Nafız bu ilkel kafeslerin birinin altına saklanarak ilerlerken, sık bitki örtülü bir yere geldiklerinde planlarını uygulamaya başladılar. Nafız yayını çıkararak, kervanın önünden giden muhafızlardan ikisinin kafasını parçaladı.

‘’Alarm! Kervan dursun, herkes savaşmaya hazır olsun!’’

Yetkili subayın bağırmasıyla muhafızlar savunma pozisyonu aldığında, Alyon kafesin birkaç demir parmaklığını çoktan yerinden sökmüştü. Nafız, karanlıktan istifade oklarını saçmaya devam ediyor, kaçma fırsatı yakalamış orklar çil yavrusu gibi dağılıyordu. Ne yazık ki, kargaşa içine düşen kervanın eski haline dönmesi uzun sürmeyecekti, kaçan orkların pek çoğu yakalanıp tamiri yapılan kafeslere geri koyulacaktı.

Bu saldırı sonrası, birkaç muhafız kaybeden koruma birliği için olay bitse de bilmedikleri çok önemli bir şey vardı. Artık yüklerinin içinde, Parthenia’nın sonunu getirmeye yemin etmiş iki ork bulunuyordu.

‘’ Tüccar, yine bu barbarlardan birçoğunu şehre getirmişsin!’’

‘’Saygıdeğer muhafız, bunlar kent konseyinin emri ile gelen yaratıklar, bir sıkıntınız varsa lütfen üyelerle paylaşmaktan çekinmeyin!’’

‘’Açın kapıyı, geçsin bu pislikler!’’

Kapı muhafızı ve tüccarın arasında geçen bu konuşma, adeta rutine dönmüş bir olaydı. Şehir muhafızları orklardan haz etmese de, burada son kararı Parthenia şehir lordunun başkanlık ettiği ve soylu ailelerin liderlerinden oluşan konsey verirdi.

Denizden gelen tuzlu rüzgâr, şehrin sakini insanlarca sevdikleri tarafından yüzlerine kondurulan öpücüğe benzetilse de, vagonlarca ork için açılmış yaralarını dağlayan bir işkence aletiydi. Kervanda bulunan orkların çoğu, doğdukları gibi atıldıkları bu parmaklıklar arasından, yetişkin birer ork olarak çıkıyorlardı. Köle tasmalarını boyunlarına giydikleri zamana kadar olan hayatlarını, sadece kafes içinde yollarda geçiren bu kişilerin dramı, akıl alır gibi değildi.

‘’Alyon, ekipmanların bende, kendini öldürtecek bir hareket yapma sakın. Sabret, her şey bitince doyasıya kan dökebileceğiz.’’

İkili, kafileye şehre çok yakın bir noktadan sızmış olsalar bile tanık oldukları durumlar yenilir yutulur şeyler değildi. Birçok defa Alyon’un gözü dönmüş ancak nihai amaçları için kendisini tutmak zorunda kalmıştı.

‘’Sen ne yapacaksın, bilekliklerin ve yüzüğün eminim herkesin ilgisini çekecektir!’’

Nafız’ın silahı ve depolama halkası, eski ve albenisiz görünüyordu fakat köle tüccarlarının bu ekipmanları almaması için hiçbir engel yoktu.

‘’Sanırım ustamın kimin kızı olduğunu ve neden bir felakete sürüklendiğini unutmuşsun. Bunlar, benim için eşya değil vücudumun bir parçasıdır.’’

Nafız sözlerini sürdürürken, bileklikleri ve parmağındaki yüzük etinin içine gömülmeye başlamıştı. Alyon, gördüklerine pek şaşırmış gibi durmamakla beraber, ustasının eski günlerinden bazı sahneler aklına gelince, başını hüzünle eğdi.

‘’Şu anda yurdumuz tehlikede ve senin ustanın intikamını almamız gerekiyor. Ustama yapılanları unutmadım, cehennem diyarına ulaştığımızda gazabımdan hiçbirisi kaçamayacak!’’

‘’İnin aşağı, lanet olası beyinsizler!’’

İkilinin hararetli konuşması, esir tüccarının çatallı sesi duyulunca yarıda kalacaktı. Vagonun arkasında çömelmiş bekleyen Alyon ve Nafız, önlerindeki orkların çıkışını izlerken, yeni günün ışıkları ile yüzlerini güneşe çevirdiler.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Her işin en önemli kısmı hedef belirlemek ve bu hedefe doğru ilk adımı atmaktır.

Eflatun




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1242

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1067

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 886

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 814

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 695

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 650

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 628

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 602

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 549

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 520

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 357

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 185

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 98

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15164 Üye Sayısı
  • 475 Seri Sayısı
  • 20068 Bölüm Sayısı


creator
manga tr