Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 48-Ben Bu Oyunu Bozarım


BEN BU OYUNU BOZARIM

Büyük bir kazanın başında sıraya girmiş orkların en sonuna geçen Asiyürek, arkasından yürüyen ikiliye dönerek ''Biraz bekleyeceğiz ama bize de sıra gelecek hemen'' dedi.

Gün boyu, duydukları ve gördükleri sonrası büyük bir karamsarlığa kapılan Alyon, bu davranış sonrası keyifle gülümsedi. Topluluğun lideri olsa bile, Asiyürek sıranın en sonuna geçip yemek bekliyordu.

Söylendiği gibi kısa süre sonra sıra gelince, Nafız elindeki kemik kâseye dökülen şeffaf suya bakarak hareketsiz kalakaldı.

'' Hadi arkadaşım, yemeğini aldıysan ilerle bizde açız!''

Arkasındaki orkların homurtularını duyamayacak şekilde elindeki tuhaf şeye bakan Nafız, birinin kendisini itmesi sonucu patladı

''Sen buna yemek mi diyorsun geri zekâlı, sakın bana bir daha dokunma!''

''Özür dilerim ama elimizde olan sadece bu çorba, vahşi hayvan kemiklerini kaynatarak elde ediyoruz!''

Asiyürek misafirinin tepkisi sonrası utanmış, alelacele açıklama yapma gereği duymuştu.

''Özürlük bir durum yok, elinden gelenin en iyisini yaptığına eminim.''

Sırtını sıvazlayan Alyon'un sözleri sonrası gerginliğini atan topluluk lideri, hala başı önde kazanın yanında duruyordu. Nafız'da itilmesi dolayısıyla bağırmış olmasına rağmen, içinde bulunulan durumu o da anlamıştı. Kısa bir süre önce, kendileri de yemekhanenin artıkları ile karınlarını doyurmak zorundaydılar.

''Bu akşam yemekler benden, çabuk büyük bir ateş yakılsın!''

Nafız yüzüğünde depoladığı yaratık etlerini ortaya çıkarmadan önce bağırdığında, çevredekiler hayretle kendisine döndü. Sonra ki an, küçük bir tepe boyutunda eti gören bu kişilerin duygularını anlatabilecek kelime yoktu.

''Yenilsin içilsin, çalınsın oynansın bu gece!''

Alyon'un haykırışından sonra orklar büyük bir ateş yakmaya başlarken, etleri kapan diğerleri kazanın içini dolduruyordu. Doğduklarından beri belki de ilk defa karınları doyan topluluğun üyeleri keyifle eğlenirken, Asiyürek çekinerek ikiliye ''Efendim, siz aslında kimsiniz'' diye sordu.

''Yakın zamanda öğreneceksin, bir süre burada kalmamız gerekecek gibi, bu sırada sen de bize bölgenin son durumu hakkında detaylıca bilgi verirsin.''

Kasaphaydo'nun aldığı emirle beraber köprüye birlik sevk etmesi için gereken zaman boyunca, sürgün hayatı yaşayan topluluğun içinde incelemelerde bulunan Alyon, düzgün yönetilmeyen toplumların düşebileceği hali bizzat görecekti.

Köle olarak satılan bir halk ve bundan kurtulmak için sefil bir hayat sürmek zorunda kalan kişiler. Bu manzara, kurak bölgeyi nispeten çok kan dökmeden ele geçiren Alyon'un, bu sefer farklı bir yol izleyeceğinin habercisi gibiydi.

''Asiyürek, yanına bir grup savaşçı alarak bizi takip et!''

Nafız topluluğun liderine emrivaki bir şekilde seslenince, gruptaki savaşçılar kendisine öfkeli bir şekilde baktılar. Asiyürek’ in elini sallaması ile peşine takılan gruptaki orklarda, topluluğa et sağlasa bile Nafız'dan haz etmiyorlardı.

Sürekli tetikte ilerleyen Asiyürek ve savaşçıları, önlerinden yürüyen Alyon ve Nafız'ı takip ederek köprüyü geçtiler. Ellerinde sopalar, yabani hayvan kemikleri ve nadirde olsa baltaları bulunan bu grubu karşı kıyıda bir sürpriz bekliyordu.

Tam donanımlı yüz kadar ork savaşçısı nizami bir biçimde dizilmiş, önlerinde duran deri zırhlı savaşçının arkasından delici bakışlarla kendilerini süzüyordu. İri yarı erkek orkun yanlarında durması ile biraz sakinleşseler de, dişi orkun bu grubun üzerine doğru yürümesini merakla izliyorlardı.

''Kan Tanrısı Nafız'a selam olsun!''

Orklar ellerini göğüslerine vurup bağırınca çıkan sesin şiddetinden, köprüden henüz geçmiş grubun dizlerinin bağı çözüldü. Öfke ve nefretle baktıkları orkun önünde, koca bir birlik başlarını eğmiş bekliyordu.

''Korkmayın, siz artık bizim dostumuzsunuz!''

Alyon sözlerini tamamladığı sırada, Kuyag da hızla gelip kendisini selamlamak için eğilmişti.

''Büyük Şef Alyon, emriniz üzere birliğimle beraber köprünün girişini kontrol altına aldık. Vahşiduvar’ da birliği ile topraklarımızda bulunan haydutları temizlemek üzere yola çıktı.''

Şaşkın kalabalık bir kez daha afallamış, kısa süre önce tanıştıkları bu ikilinin normal birer ork olmadıklarını anlamışlardı. Yüzbaşının kısa raporunu dikkatle dinleyen Alyon sert bir ses tonuyla, '' Bu arkadaşlarımız, gelecekteki müttefikleriniz olacak kişilerdir. Kendilerine kabilemize kadar eşlik edin ve her türlü mühimmat desteğini sağlayın'' dedi.

''Emredersiniz!''

Şefinin işaret ettiği gruba saygı ile yolu gösteren Kuyag misafirlerle beraber birliğine dönerken, Nafız'da düşünceli bir vaziyette Alyon'un yanına geldi. Sırtını küçük bir tepeye yaslamış arkadaşının da sıkıntılı bir yüz ifadesine sahip olduğunu görünce, sakin bir ses tonuyla seslendi

''Bu duyduklarımızdan sonra ne yapmamız lazım?''

''BOMMMM!''

Alyon, arkadaşının sözü biter bitmez öfkeyle yumruğunu salladığı gibi, sırtını yasladığı tepeyi darmaduman etmişti. Darbenin şiddetinden etrafa saçılan kayaların yere düşmesini beklemeden, aklındaki cevabı haykırdı

''Ben bu oyunu bozarım arkadaş!''

Şef Alyon'un hiddetinden dolayı çevredeki orkların dehşete düştüğü anlarda, Nafız kahkahalarla gülmeye başladı.

''En sonunda, adımın hakkını vermeye başlayacağım gibi görünüyor!''

Çoğunlukla, arkadaşının engellemesi sonucu içinde büyüyen şiddetli dürtüleri bastıran Nafız'ın gözünü, şimdiden kan bürümüştü. İki komutanları savaş için can atan ork savaşçıları da, heyecanla silahlarını biraz daha sıkı sardılar.

İkmal tipi savaş aracıyla kısa sürede kabileye olan yolculuklarını tamamlayan Asiyürek ve savaşçıları, geri döndüklerinde süt dökmüş kedi gibiydiler. Kısa bir süre kabilede bulunmuş olsalar da, çekirdek ailenin savaşçılarından tüm olan biteni öğrenme fırsatını yakalamıştılar.

Özellikle, Nikonya ordusunun kabile tarafından savaşta yenilip esir alındığını öğrendiklerinden sonra, daha önce kuşku ile yaklaştıkları iki orka artık birer kurtarıcı gözüyle bakıyorlardı.

''Asiyürek artık dönme vaktimiz geldi, hadi bölgeyi özgürleştirmek için ilk adımı atalım!''

Şef Alyon'un sözleri sonrası, uzun süre sürgün hayatı yaşamış orklar duygulanarak adım dahi atamayacak hale geldiler fakat bu durum, çok uzun sürmeyecek gibi görünüyordu.

''Kaldırın popoları ürkek ceylanlar, yoksa tek tek aşağı atarım sizi!''

Nafız yavaş yavaş katliam moduna giriş yapıyordu, bu tarz melankolik hareketlere ne ayıracak vakti ne de sabrı vardı. Tehdit sonrası hızla köprüye doğru koşan orkların görüntüsü, nöbet tutan kabile savaşçıları arasında gülüşmelere neden olsa da, komutanlarının yan bakışı sonrası sesler bıçak gibi kesilecekti.

Kabileden alınan mühimmat miktarı yüklüydü ve Asiyürek’ in bunu taşıyacak kadar savaşçısı yanında yoktu. Bu nedenle köprüyü ablukaya almış orklardan bazıları, gruba yardımcı oluyordu. Kafilenin önünde yol alan bu tam donanımlı savaşçılar diğer taraftaki orkların görüş hattına girince, toplulukta bir hareketlenme baş gösterdi.

''Kaçın! Köprüden savaşçılar bize saldırmak için geliyor!''

Sürgün topluluk kargaşa içine düşmüş, orklar panikle kaçışırken, Asiyürek gür sesle bağırdı

''Bekleyin, biz geri geldik korkmayın!''

Liderlerinin seslerini duyan kalabalık, bir anda koşmayı bırakıp köprü yönüne doğru başlarını çevirdiler. Gerçekten gelen Asiyürek ve savaşçılarıyla ama yanlarında bazı yabancı kişilerde bulunuyordu.

''Asiyürek, sana bir teklifim olacak!''

Alyon orkların ruh halini gözlemledikten sonra, daha önce aldığı bir kararı tekrar gözden geçirmenin zamanıdır diye düşündü.

''Amacım bütün ork steplerini birleştirip, bu toprağın evlatlarını eski şanlarına kavuşturmaktır. Bu hedef doğrultusunda, senin gibi gözü pek ve dürüst orklara ihtiyacım olacak.''

Konuşma sürerken Nafız'da ikiliye katılmış, elini Asiyürek’ in omuzuna atarak konuşulanları dinlemeye başlamıştı.

''Bölgenizi ele geçirdikten sonra sen ve arkadaşların bize katılmak yahut kendi kabilenizi oluşturmak konusunda serbest olacaksınız. Ne dersin ?''

Sürekli kaçış halinde yaşamaktan bıkmış bir topluluğu yönetirken, Asiyürek’ in yeni tanıştığı bu iki orka güvenmekte tereddüt etmesi olasıydı. Nafız, kolunun altındaki orkun bu endişesini anlayarak söze başladı.

‘’Kabilemize yaptığınız kısa yolculuk sonrası bazı şeyler duyduğunuzu var sayıyorum lakin bana güven, o anlatılanlar bu bölgede yapacaklarımızın yanında konuşulmayacak şeyler olacaklar!’’

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kendin alabileceğin bir hakkı asla başkasının sana vermesine izin verme.

Friedrich Wilhelm Nietzsche




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1077

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 976

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 819

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 771

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 641

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 587

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 582

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 570

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 515

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 484

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 276

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 199

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 169

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 107

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 79

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 11656 Üye Sayısı
  • 325 Seri Sayısı
  • 16487 Bölüm Sayısı


creator
manga tr