"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 44-Ticaret Köprüsü


TİCARET KÖPRÜSÜ

Buz kesen ortamda, hararetle yanan ana kabilenin teslimat ekibi çılgınca tahta doğru saldırıya geçti.

''Derinizi yüzücem, leşinizi vahşi yaratıklara yediricem!''

Ekibin lideri önde tehditler eşliğinde hızlanmışken, boynuna geçen urganla geri düşüp kıçının üstüne oturunca, neye uğradığını şaşırdı. Saldırının geldiği yeri bulmak için etrafına bakınan bu kişi, tüm arkadaşlarının kendisi ile aynı durumda olduğunu görecekti.

''Neler oluyor, bu ne cüret!''

Karanlık köşelerden ellerindeki urganlarla adım adım yaklaşan gölgeler, boğazlarından yakalanmış tutsakları çadırın dışına sürüklemeye başladığında, nefesi kesilen ork susmak zorunda kalmıştı.

♫♫Bir bakış attım, kalbini yaktım, aşkın kemendini boynuna taktım♫♫

Nafız, savaşçıların peşi sıra çadırdan çıkarken, kimsenin bilmediği bir şarkıyı diline dolamıştı. Sürüklenerek kabileden uzaklaştırılan orklar büyük bir şok yaşarken, bunda neşeyle şarkı söyleyen bir ucubenin takibi altında olmalarının payı büyüktü.

''Kuyag sor bakalım, ana ork kabilesinde görevleri neymiş bunların!''

Hemen infaz edilmeyip sorgulaya çekilen orklar, bir umut ışığı gördükleri anda konuşmak için çok hevesliydiler

''Efendim benim babam kabilenin...!''

Sözünü tamamlamadan, arkasında bekleyen deri zırhlı savaşçının kafasını uçurduğu orkun bedeni sertçe yere vurduğunda, yanında duran diğer esir kendinden geçerek bayıldı.

''Babasının adını merak etsem, sormaktan çekinecek gibi mi duruyorum?''

Gözüyle, Kuyag'a bayılanın yanındaki orka geçmesini işaret eden Nafız, konuşmaya devam etti.

''Şimdi, sen bana görevini söyleyecek misin?''

Sıra ile on civarı ork görevlerini söyledikten sonra Nafız bir süre düşündü, neden sonra gözleri bayılan orkun üstünde iken emrini verdi.

''Yerde yatan hariç, hepsini kesin!''

Ana kabile tedarik ekibinin üyeleri işi feryada, yalvarmaya dökse dahi acımasızca katledilmekten kurtulamadılar.

''Lapacı, daha ne kadar numaradan yatmayı düşünüyorsun?''

Nafız seslendiği orktan hareket emaresi görmeyince, bilekliğinden çıkan kamçı ile bir iki vuruş gerçekleştirdi.

''İmparatoriçem, acıyın bana ben sefil bir levazım orkuyum, pis kanımla ellerinizi kirletmeyin efendim, yalvarıyorum size!''

Nafız'ın bir anda gözleri parladı, kayıp oyuncağını bulmuş çocuk gibi neşeyle'' İşte aradığım tip, işte istediğim kaypaklık'' dedi.

''Kuyag, bunu bir direğe bağla, ara ara hafiften döv, biraz deforme olması lazım''

Geldiği gibi hızlı adımlarla çadıra dönen Nafız içeri girdiğinde havanın yumuşamış, müzakerelerin son detaylarının konuşuluyor olduğunu gördü. Sakince köşesine geçerken Alyon'a göz kırparak işin bittiğini belirtip, insan heyetine de sıcak bir gülümseme vermeyi ihmal etmemişti.

Az önce şarkı söyleyerek çıkan dişi orkun, aynı neşe ile dönüp kendilerine gülümsemesi insan heyetinin kanını dondursa da, müzakere Kasaphaydo'nun son sözü söylemesi ile bitmişti.

''Anlaştık! Nikonya şehri, ticaret hacminin yüzde onu kadar bir vergiyi her ay dönümü ork kabilesine ödeyecek, orklara ait bir dükkân Lord Gulag'ın seçeceği kişiler tarafından şehrin içinde faaliyete başlayacaktır.''

Şefin sözleri üzerine ayağa kalkan Gulag, memnun bir biçimde kendisini selamlarken, alçakgönüllülükle konuştu

''Savaş esirlerine iyi davranmanız ve böyle mütevazı şartlarla serbest bırakmanız, tüm Nikonya halkı tarafından sevinçle karşılanacaktır Büyük Şef Kasaphaydo!''

Alyon, baştan sona susarak oturduğu yerinden olan biteni keyifle izliyordu. Üç tane kontrol noktasının hepsini ele geçirmiş, bölgenin mutlak hâkimi olmuştu.

Geldikleri gibi hızlı bir biçimde bölgenin sınırlarından çıkan Nikonya heyeti, kabiledeki tüm insan savaşçılarını da yanlarına almışlardı. Bu askerlerin yürekleri sevinçle dolu kurtulmanın keyfini yaşarken, kalabalığın içine dağılmış daha küçük bir grup, uzun zamandır bekledikleri ödüllerine yürüyorlardı.

''Yarın Nikonya'ya geri dönüyorsunuz, ne kadar birbirimizden uzak kalacak olsak ta size hala kabilemin yiğit savaşçıları olduğunuzu hatırlatmak isterim. Kısa sürede, ordunun içinde yüksek mevkilerde görevlendirileceksiniz.''

Alyon, esir takası için gelecek heyetin varmasından bir gece önce, uzun zamandır kabilede yaşayan insan savaşçıları yanına çağırmıştı.

''Gittiğinizde anlayacaksınız ki o şehirde kabilemizin bir parçasıdır. Göreviniz, ikinci bir emre kadar şehrin içinde varlığınızı güçlendirip, Gulag'ın tüm hareketlerini çekirdek kabileye rapor etmektir.''

''Emredersiniz!''

Vaat edilen günün geldiğini öğrenen savaşçılar, coşku içinde selamlarını verip huzurdan ayrılıyor, esir düştükleri gün aldıkları kararın isabeti konusunda tartışıyorlardı.

Nafız, Gulag'a gönderilen mesajda bu askerlerin isimleri ve görünüşleri hakkında bilgiler sunup, aralarında konuşmaya başlamadan önce söylenecek parolayı belirlemişti. Son gelişmeler ile önceki imajını düzeltme fırsatı yakalayan Gulag, ayrıca insan savaşçıları gözetim altında tutma emri de almıştı.

Nafız ve Alyon, iki tarafa da birbirlerinden habersiz karşılıklı gözetleme görevi vererek olası bir ihaneti önlüyor, temellerini ele geçirerek, şehri avuçlarının içine alma konusunda büyük bir adım atıyorlardı.

Bu sırada direğe bağlı bir ork, ağzı ve burnu yer değiştirmiş acı içinde inlerken, yeter artık diye feryat ediyordu.

''Kuyag, ara ara hafiften döv dedim, sen adamın posasını çıkarmışsın.’’

Nafız, sabah sağ bıraktığı orkun neredeyse öleceği noktaya kadar dövüldüğünü görünce, hafiften kızarak zindan fatihi savaşçısına çıkıştı.

''Efendim, yapma dedikçe vurdu, ah dedikçe coştu! Yalvarırım beni kurtarın!''

Esirin düştüğü hale üzüldüğü gözlenen Nafız, elinde tuttuğu hapı göstererek ''Bu ilaç kabilemizin özel şifalı hapı, içtikten sonra kısa zamanda toparlayacaksın kendini'' dedi.

Yediği dayak yüzünden bilinci neredeyse kapanmak üzere olan ork, karakter olarak aşırı temkinli olsa da bu teklifi ret edecek durumda değildi.

Nafız'ın verdiği ilaç anlattığı gibi kabilenin bir ürünü değildi, Mora'nın düşmanlarını gizlice öldürmek için tasarladığı bir ilaçtı. Kullanan kişinin damarlarında kan pıhtıları oluşturan gizli tarif, panzehir alınmadığı durumlarda beyne hareket eden bu pıhtılar ile mutlak bir ölüme yol açıyordu.

''Şu merhemi yaralarına sürün, yarın sabah yola çıkacak duruma getirin!''

Emri alan orklar, Nafız'ın verdiği ilacı işkence görmüş orkun üzerinde kullanmaya başlayınca, yaraların hızlı bir biçimde kapanmasına hayret ettiler.

''Kasaphaydo, bizi yalnız bırak!''

Alyon, oturduğu tahttan yeni şefe sert bakışlar ve tok bir sesle emretti. Karşısındaki heybetli varlığın sözleri kulağına girince Kasaphaydo ruhsuz bir robot gibi çadırdan çıkarken, Nafız'ın kaşları çatıldı.

''Sen bu kralcılık işine kendini çok kaptırma Alyon Efendi, alışkanlık yapar sonra!''

Nafız arkadaşı ilk tahta çıktığı zaman işi alaya vursa da, bunu bağımlılık derecesinde tekrarlaması asabını bozmaya başlamıştı.

''Vay arkadaş ya, bunca zamandır beni tanıyamadın mı?

Kırılmış bir ses tonuyla bozuk atan Alyon, bu hareketlerinin nedenini kendisine anlatırken Nafız'ın ifadesi biraz yumuşadı. Orkların güce tapması nedeniyle kendisinin bu role büründüğünü, fikir ve amaçlarının değişmediğini uzun uzun anlatan Alyon, tahttan inip çadırın bir köşesine kıvrılmıştı.

''Bu arada ilacı içti mi bari esir, ana kabileden bir casus şu anda en çok ihtiyacımız olan şey!''

Nafız'ın esirin hapı nasıl iştahla alıp yuttuğunu canlandırıp ortamı neşelendirdiği anlarda, Alyon’ da kahkahalarla gülüyor, ikili tekrar aralarındaki eski frekansı yakalıyordu.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Benim merak ettiğim ölümden sonra değil, doğumdan sonra hayat olup olmadığı.
Woody Allen

 

 

 

 

 

 

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1147

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1028

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 841

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 791

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 674

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 623

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 617

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 586

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 530

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 507

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 310

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 202

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 182

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 111

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 87

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13248 Üye Sayısı
  • 392 Seri Sayısı
  • 18107 Bölüm Sayısı


creator
manga tr