Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 43-Kamp Ateşi


KAMP ATEŞİ

Savaş kaçaklarının tutulduğu, kabilenin biraz dışındaki taşlık alanda, şeflerini bekleyen orklar Alyon görüş alanlarına girince coşku ile tezahürata başladılar.

‘’Şef Alyon çok yaşa!’’

‘’Ork gibi ork Alyon reis!’’

‘’Öl de ölelim, vur de vuralım!’’

Nafız, orkların salak salak bağırmaları üzerine sinirlerini zor zapt ediyor, kendi kendine söylenerek sakinleşmeye çalışıyordu.

‘’Kadın programı şak şakçısı gibi bu ne rezillik her savaş her savaş. Neredesin Mali, sokuversene şunların ağzına koca koca salamları.’’

Coşkulu yürüyüş bitip ikili hâkim bir noktaya geldiğinde, Alyon orklara hitap ederek ‘’Savaş alanı, orkların yiğitliklerini sergileyecekleri tek sahnedir. Kasaphaydo ve yiğitleri, bugün bizlere bir ork savaşçısı nasıl olur gösterdiler, bundan sonra başımızın üstünde yerleri vardır’’ dedi.

Orklar kendi aralarında konuşup bu savaşçıları takdir ederken, Şef konuşmaya devam etti.

‘’Kasaphaydo, seni kabile reisliğine getiriyorum, kuracağımız büyük ork imparatorluğuna sadık kalmak koşuluyla bu kabileden sorumlu kişi sen olacaksın!’’

Eski savaşçı şefi aldığı haber karşısında ne diyeceğini bilemez bir halde iken, emri altındaki savaşçıları sevinç naraları atmaya başlamıştı bile.

Alyon, çekirdek kabilesini ödül zindanını korumak ve saklı topraklarda gelişmek üzere görevlendirmiş olduğundan, bu yeni kabileyi ana saldırı gücü olarak kullanmak istiyordu. Hayatını kurtardığı savaş tutkunu Kasaphaydo’yu şef olarak atayarak, bu konuda ilk adımı atmış oldu.

‘’Şenlikler başlasın, bu zaferi kutlamak için doyasıya için eğlenin!’’

Gür sesi ve iri cüssesi ile heybetli bir şekilde duran Alyon, eğlencenin başlaması emrini vererek kendisi için hazırlanmış olan tahta oturdu.

Az önceki şoku üstünden atan Kasaphaydo, bir köşede sessizce bekleyen bine yakın kaçağın akıbetini sormak için şefe yaklaştı.

‘’Efendim, bu hainlerle ilgili bir tasarrufunuz bulunuyor mu?

Yeni atanan şef, eğlenmekten ziyade ileride başlarına iş açabilecek bu durumu çözmek istiyordu. 

‘’Onlarda şenliğin bir parçası olacaklar yarı pişmiş erkek, ne olursa olsun biz hepimiz orkuz, bu mutlu günde ayrı gayrı olmaz!’’

Nafız’ın sözleri ile eğik başlarını kaldıran kaçakların içlerini, bir umut kapladı.

‘’Sangre hazırlıklar tamamlandı mı?’’

‘’Evet efendim!’’

‘’Başlayın!’’

Ellerinde dev kaplumbağa kabuğu kalkanları ile kaçakların üç tarafını kapatan ork savaşçılarının yüzünde, hiçbir duygu emaresi bulunmuyordu. Boş kalan cepheye alev saçan savaş makinası getirildiğinde dahi, üstlerine gelerek kuşatmayı yarmaya çalışan orklara insaf etmemişlerdi.  

Savaş kaçakları yalvarırken, Gölgekurdu acıyla feryat etti

‘’Lütfen beni affedin, Kasaphaydo bir şeyler yap bizi ölüme terk edemezsin!’’

‘’YAKIN!’’

Komutanlarının emrini alan savaşçılar, gözlerini kırpmadan kapana kısılmış kaçakları diri diri yaktılar. Vahşi tabiata sahip orklar, Miloş’ un eğitimi ile tam bir savaş makinasına dönüşüyordu. Daha önce ihaneti birinci elden deneyimlemiş bu kişiler için, böyle bir infaz vahşet değil, hak edene hakkının verilmesiydi.

‘’Kamp ateşimizi de yaktığımıza göre, şerefe!’’

Elindeki içki kupasını bir dikişte deviren Nafız neşe ile gülerken, insan esirler ve Kasaphaydo’nun savaşçıları dilleri tutulmuş bir şekilde olanları izliyorlardı.

‘’Efendim, bu orkları madenlerde çalıştırmamız daha iyi olmaz mıydı, ay dönümünde yetiştirmemiz gereken bir sevkiyatımız var!’’

Yeni şef olarak tüm sorumluluğu sırtına alan Kasaphaydo, Nafız’a çaresiz gözlerle bakıyordu.

‘’İçkini iç şef haydo, bize ait madenlerden, birilerinin bedava mal alabileceğini nereden çıkarıyorsun?’’

Ölümden dönmenin sevincini yaşadıktan sonra, böyle rahatsız tiplerin emrine girmekten dolayı tedirgin olan Kasaphaydo, aslında içten içe çok mutluydu. Her şeyin daha iyiye gideceğini umut ederek içkisini yudumlarken, savaşçılarına da kutlamalara katılmalarını emretti.

Günler geçtikçe yaralar sarılıyor, yaşanan savaşın izleri kabilenin üzerinden yavaş yavaş siliniyordu. Çekirdek kabilenin levazımcıları kabileyi baştan aşağı yeniden dizayn ederken, savaşçılarda zorlu antrenmanlarına devam ediyordu.

Her zaman sertlikleri ve vahşilikleri ile övünen Kasaphaydo’nun askerleri, Sangre yönetimindeki talimlere katılmaya başlamışlardı. İlk günün sonunda dökülen bu orklar neye uğradıklarını şaşırırken, kendilerine bu ıstıraba devam etmek için bir motivasyon sunulacaktı.

‘’Ya bir ay dönümü içinde bizi yakalarsınız, ya da bundan sonra levazım bölüğünde yaşamaya başlarsınız!’’

Nikonya şehri, ordularının uğradığı bozgunun haberini alınca öfke ve acı çalkalandı. Gulag’ın, bizzat bir heyet ile ork kabilesini ziyaret edeceğini bildirmesinden sonra anca sakinleşen şehir halkı, kendisinden gelecek güzel haberleri beklemeye başlamıştı.

‘’Nikonya şehrinden Lord Gulag, kabilemize hoş geldiniz!’’

Alyon’un emri ile görüşmeye gelen heyeti kabile girişinde karşılayan Sangre, kibar konuşmasına rağmen vücudundan çıkan ölümcül aura ile karşısındakileri ürkütmüştü.

‘’Şef ile görüşmek üzere buradayız, lütfen yolu gösterin!’’

Yanındakilerin kısa süreli bir şok yaşamasına şaşırmayan Gulag, kuyruğu dik tutarak sertçe konuştu. Bu kendine güvenin sebebini bilmeyen Nikonya heyetinin gözünde, önlerinde yürüyen sıska ihtiyar artık bir dev olarak görünüyordu.

‘’Efendim, Nikonya Ticaret Şehri temsilcileri huzura çıkmak için beklemekteler!’’

Şefin çadırının dışında nöbet bekleyen muhafızlardan biri içeri seslendikten sonra, tok bir ses cevap verdi

‘’İçeri gönder!’’

Heyet korkak adımlarla çadırın deri kapısından girince, karşılarında basit bir tahtta oturan belinde çift baltalı bir ork ve iki yanında yerleşmiş Alyon ile Nafız’ı gördüler.

Alyon’un durduğu yere şaşırsa da, durumu çaktırmadan tahtta oturan orka doğru eğilen Gulag, söze girdi.

‘’Benim adım Gulag, Nikonya şehri lordunun sağ koluyum. Ork şefi, burada iki taraf arasında gerçekleşmiş üzücü olayın yaralarını sarmak için bulunmaktayım.’’

Çadırına girenleri baştan aşağı süzen Kasaphaydo, kibirli bir ses tonu ile ‘’Ordu göndermeden önce aklınız neredeydi?’’ dedi.

Nafız’dan aldığı mesajda her şeyin ayarlandığı yazsa da, Gulag işin gösteri kısmının biraz zorlu olacağını biliyordu.

‘’Şef isminizi bağışlarsanız, bizim tarafımızın ne kadar samimi olduğu ispatlamak için elimden gelen gayreti göstereceğim.’’

‘’Adım Kasaphaydo’ dur, konuş seni dinliyorum!’’

Gulag, savaş tazminatı ve esirlerin iadesi için ödenecek tutarın pazarlığı konusuna gelene kadar, gurur okşayıcı sözler söylemiş, yaptığı manevralarla heyetin gözünü boyamıştı. Tasarlandığı biçimde devam eden görüşme bitmek üzereyken, kimsenin hesaba katmadığı bir olayın fitili ateşlenecekti.

Yere kadar eğilerek selam veren ork, hızla Nafız’ın kulağına bir şey fısıldayıp, acele ile geri çıkmıştı. Olay, çadırda bulunanların dikkatini çektiği için, şahit olan herkese bir açıklama yapmak şart olmuştu.

‘’Ana ork kabilesinden aylık istihkaklarını almaya gelen ekip, bizimle görüşmek için ısrar ediyormuş!’’

Şef Kasaphaydo, eski korkuları yüzüne vurup panikle Alyon’a döndüğünde, onu keyifle gülümserken buldu.

‘’Ana ork kabilesi, her zaman önceliğe sahiptir, umarım onları hemen buraya davet ettin!’’

Alyon kibarlıktan kırılarak Nafız’a seslenince, aynı yumuşaklıkta bir cevapla karşılık gördü

‘’Tabii ki, koskoca ana ork kabilesinin bir ekibini bekletebilecek kadar kaba kişiler miyiz biz?’’

İkili aralarında eğlenirken, çadırın deri kapısı hışımla açılıp içeri bir grup ork girdi. Ekibin lideri olduğunu her haliyle belli eden kişi, bakışlarını içeride gezdirdikten sonra ağzından köpükler saçarak bağırdı.

‘’Bu ne rezillik! Kızılayı nerede, hangi cüretle artık madenlerden sevkiyat yapılmayacağını söylersiniz!’’

Sinirden gözleri yuvalarından çıkacak gibi olan bu kişinin tersine, Nafız sakinliğini sürdürerek konuştu

‘’Kızılayı artık bizimle beraber olamayacak, kendisinin iş akdini tek taraflı fes ettik!’’

Kendisine yönelen şaşkın bakışlara aldırmadan konuşan Nafız, işi iyice geyiğe dökmüştü.

‘’Sanırım bir yanlış anlaşılma oldu, ben madenlerden sevkiyat yapılmayacak demedim, sadece artık kimsenin bedava ürün alamayacağını belirttim.’’

Orta sınıf yönetici edasıyla, bol el kol hareketi ve mimiklerle konuşmasını süsleyen Nafız, sinirli ork heyetini iyice delirtmişti.

‘’Kabilenizi başınıza yıkarız, bu toprakları kanınızla boyarız solucanlar!’’

Ork ekibinin başı baltasına davranıp narayı basınca, insan heyeti korkudan bir köşeye sinerek kötü şanslarına lanet etmeye başladılar. Onca vaktin arasında, böyle talihsiz bir zamanı bulduklarını düşünen insanların içinde, bir tek Gulag gayet sakindi. Canının korkusuna düşmüş arkadaşlarının aksine, silahını çekmiş orkların nasıl öleceğini tahmin etmeye çalışıyordu.

‘’Sanırım sizinle bir iş ilişkisi içinde bulunamayacağız, lütfen silahlarınızı indirip kabileden ayrılın, ya da ben o elindekini sana bir eklerim her çömeldiğinde beni hatırlarsın!’’

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bozuk para insanın cebini deler, bozuk insanda kalbini. Bu yüzden ikisini de harcayın gitsin.

Lev Tolstoy




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1267

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1082

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 893

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 823

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 666

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 645

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 605

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 525

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 379

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 197

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 100

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15647 Üye Sayısı
  • 515 Seri Sayısı
  • 21158 Bölüm Sayısı


creator
manga tr