"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 37-Beklenen Haber


BEKLENEN HABER

''Medeniyetsiz orklar önlerine gelen yere kuru sulu bırakıyor, kabilede bok kokusundan nefes alınmıyor. Bu sıkıntıyı çözersen, nasıl hızlı hareket edebileceğini öğreten bir kılavuzu sana vereceğim.''

Ustasından cesaretini ve yiğitliğini ispatlayacağı bir görev bekleyen Kitapkurdu, sevinse mi, üzülse mi bilemedi. Hemen şefin çadırına koşarak yerdeki kitapları toplayıp, sakince düşünebileceği bir yere saklanacaktı.

''Nafız, bütün orkların içinde kızıma yaptığın bu muamelenin sebebi nedir?''

Kızının hayati bir tehlikesi olmadığını gören Alyon, adeta hesap sorar gibi Nafız'a çıkışmıştı.

''Bir cevap arıyorsan, köleme yaptıklarının geri ödemesi gibi düşünebilirsin olanları!''

Miloş, kabilenin savaşçılarını eğitmek ile meşgul olsa da temelde Nafız'ın kölesi konumundaydı. Şefin sorgusuz sualsiz öldürmeye çalıştığı Miloş, Nafız'ın yerine atadığı bir kişi olduğundan, yaşanan olay kendi otoritesine yapılan bir saldırı durumundaydı.

Herkesin önünde düşürüldüğü konumdan, yine tüm savaşçıların şahitliğinde, bunu yapan şef dahi olsa kızını ölümle yüz yüze bırakarak çıkmıştı. Bu kabileye güçlü bir mesajdı, kim olursanız olun bana yanlış yapan cezasını çeker demekti.

Alyon bir süre düşününce, duyduğu kısa cümlede anlatılmak isteneni gayet net anlamıştı. Sakinleşmiş bir şekilde çadırına çekilirken, ''Sanırım tatmin olmuşsundur, lütfen kızımla uğraşmayı bırak'' dedi.

''Keli felli adamların, kız çocuk babası olunca maymuna dönmesi sadece insanlara özgü değilmiş, ayı bozması gibi herife bak nasılda yumuşadı.''

Kendi kendine söylenerek dinlenmeye çekilen Nafız, sakin geçecek birkaç günün özlemi içindeydi.

Aslında gönlünden geçen gibi, on gün dönümü süre ile kabilede hayat sakin bir şekilde sürecekti. Bu sırada Kitapkurdu çeşitli denemeler yapıyor, kendisine verilen problemi çözmeye çalışıyordu.

Uygulamaları kabile halkının hiç hoşuna gitmese de, karşı çıkacakları zaman bir sahne akıllarına düşüyordu. Vahşi dişi ork elinden tuttuğu Kitapkurdu için, ''Onun sözleri benim sözlerim gibi olacaktır'' derken, delici gözlerle kendilerine bakıyordu.

''Usta, görevimi tamamladım lütfen gelip bir kontrol ediniz!''

Heyecan içinde üstü başı pis bir vaziyette koşarak Nafız'ın yanına gelen öğrencisinin, ağzı kulaklarına değmek üzereydi.

''Bu kadar kısa sürede geri döneceğini beklemiyordum, umarım saçma bir şeyle yanıma gelmemişsindir.''

''Olur mu usta, gece gündüz bu işe kafa yordum!''

Kitapkurdu'nun emin konuşması Nafız'ı meraklandırmıştı, zengin kalkışı yaparak çadırından çıktığında bir grup orku kendisini kıvranarak beklerken buldu.

''Kim bunlar oğlum, altlarına kaçıracak gibi kıvranıyorlar karşımda.''

Sıska ork ustasına eliyle yolu gösterirken, sorulan soruya da cevap veriyordu.

''Efendim, yaptığım sistemi uygulamalı göstermek için arkadaşları bu vaziyette bekletiyorum, hazır olduğunuzda emriniz ile sıçmaya başlayacaklar.''

Ne diyeceğini bilemeyen Nafız, hızlıca yürümeye başladı

''Hadi ne göstereceksen göster, şunlara baksana bez yetiştiremeyiz bir patlarlarsa.''

Grup, kabilenin beş yüz adım dışarısına çıkıp nehrin kenarına geldiğinde, akan suyun üzerine ahşaptan yapılmış onlarca baraka gözlerine çarptı. Bu yapıların yanına yanaştıklarında, Kitapkurdu heyecanla öne fırladı

''Usta, görmüş olduğun bu kabinlerde orklar ihtiyaçlarını görecekler. Alttan geniş bir deliği olan bu yapılar sayesinde, dışkı nehir suyuna karışarak kabileden uzaklaşacak.''

Nafız yapılan işe bakınca, çözüm kendisine epey mantıklı gelmişti, bir ork kabilesinde modern kanalizasyon kurulamayacağına göre, akarsuyu bu iş için kullanmak gayet akıllıcaydı. Yirminci yüzyılda bile iç denize kanalizasyon döken çapsız insanların olduğu göze alınırsa, bu teknik orklar için müthiş bir icat olarak çağırılabilirdi.

''Temiz kullanım suyu ile pis suyun karışmasını nasıl engelleyeceksin, ya biri üşenip nehrin daha üst kısmında bu işi yapmaya kalkarsa?''

Kısa sürede orkların tabiatı hakkında fikir sahibi olan Nafız, bu barbar yaratıkların nasıl düzene zorlanacağını merak etmişti.

''Efendim, onay vermeniz halinde yüzlerce kabin yaptıracağım, buna rağmen hala bu alandan başka bir yerde ihtiyacını görmek isteyen olursa, canlı canlı derisini yüzdürmeyi düşünüyorum.''

Mora'nın kitaplarını ve aldığı notları okuduğunu belli edercesine kesin ve şiddetli bir çözüm sunan Kitapkurdu, ustasından tam not almıştı.

''Güzel bir fikir, yapımına hız verin ve kabiledeki orkları bilgilendirin, istismara açık bir konu değildir herkesin bunu iyice anladığından emin olun.''

Sözlerini bitiren Nafız temiz havayı ciğerlerine çekmek için kafasını yukarı kaldırıp gerinirken, kabileye doğru uçan bir mekanik posta güvercini gördü.

Tam bilekliğinden kamçısını çıkarıp güvercini yakalamak üzereydi ki, ıslık çalan bir ok kafasına saplanıp uçan aleti yere düşürdü. Nafız bu olay üzerine, okun sahibini düşünerek, başını sağa sola sallayıp hayıflandı.

''Mundar etti canım aleti, bu çocuk bir elinin ayarını tutturamadı gitti.''

Akşam şefin çadırında konsey toplanmıştı, bölüm şeflerinin de katıldığı toplantıda, Miloş ve Sangre arasındaki gerilim dikkatlerden kaçmıyordu. Alyon elindeki parşömeni okurken, yüzü değişik şekillere giriyor bir an düşünceliyken bir anda sevinçli hale geliyordu.

''Şefim mesajda ne diyor, güzel haberler mi var?''

Domuzkuyruk dayanamayıp şefe mesajın içeriğini sorunca, Alyon keyifle cevap verdi

''Beklenen haber geldi, savaşa hazırlanın ork steplerinin bir bölgesini ele geçireceğiz.''

Mesajı gönderen Gulag'tı, kontrolü altındaki şehir lordu hiçbir uzlaşmaya fırsat bırakmadan orkların üstüne kâbus gibi çökmüştü. Kabileden gelen karşılıkların yardımıyla çatışmalar büyümüş, nihayet Nikonya şehrinin güçleri orkların bulunduğu yere bir ordu ile ilerlemeye başlamışlardı.

''Domuzkuyruk sana verdiğim işlerin son durumu nedir, bir aksaklık yaşanmadı umarım?''

''Efendim, vermiş olduğunuz materyallerden imal edilmesini istediğiniz ekipmanlar, levazım bölüğünün gece gündüz durmaksızın çalışması sonucu elde edilmiştir.''

Fiili şef Nafız'ın sorusuna cevap verirken, göğsünü gururla şişirmeyi ihmal etmemişti. Yapılacak savaş sonrası resmen kabilenin şefi olacak Domuzkuyruk, bu fırsatı kaçırmamak için canla başla çalışmayı sürdürüyordu.

''Miloş, sen burada kalacak çocuklarımın güvenliğini sağlayacaksın, geride bırakılacak levazım orklarından düzeni bozmaya teşebbüs eden olursa cezası ölümdür.''

Alyon işleri taksim etmeye, ilk olarak çocuklarının güvenliğini sağlayacak Miloş’ tan başlamıştı. Tam lafına kaydığı yerden devam edecekken, Nafız bir anda araya girerek

''Miloş, Kitapkurdu her gün özel bir çalışma yapacak, kesinlikle kimsenin ona yaklaşmasına izin verme!'' dedi.

Alyon duydukları karşısında bir anda kendisine dönerken, Nafız ilgilenmiyormuşçasına yerine geri kuruldu.

''Domuzkuyruk ve Sangre, siz ikiniz birlikleri düzene sokup daha önce haritada gösterdiğim yerde bizden işaret bekleyeceksiniz.''

''Şef Alyon, hızlı bir şekilde diğer kabilenin kontrolünü ele geçirip büyük bir güçle insanlara karşı koysak, daha karlı çıkmaz mıyız bu işten.''

Sangre, şefin emrinden sonra uzun süredir aklında olan fikri dile getirmişti.

''Kan savaşçım, diğer kabilenin içinde bulunduğu durum, kabilemizin eski halinden çokta farklı değil. Orada bir düzen kuran orkların, bunu bozup bizim boyunduruğumuz altına girmesi göründüğü kadar kolay olmayabilir.''

'' O vakit, toplu bir katliam yapacak şekilde mi kendimizi hazırlamalıyız?''

Sangre'nin fikirlerinin bir açmaza girdiği gören Alyon, tekrar tartışmanın hâkimiyetini eline alacaktı.

''O kabilede olan orkların iş gücü, bize hedefimize ulaşmada çok büyük katkılar yapacaktır. Konu boyun eğmekse, bırakın mutlak umutsuzluğun ne demek olduğunu anladıklarında, nasıl bir seçim yapacaklarına kendileri karar versinler.’’

Gece boyu süren toplantıda her konu en ince detayına kadar tartışılmış, olabilecek en mantıklı çözümler plan olarak yürürlüğe konulmuştu. Yeni bir güne rutininin dışında savaş hazırlıklarıyla başlayan kabilede sıcak saatler yaşanırken, iki ork gizli geçitten çıkarak Nikonya ordusunun hedefi olan yere doğru ilerliyorlardı.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Köle gibi eğitilenler, köle gibi yönetilebilirler ancak.

Bernard Shaw

 

 

 

 

 

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1242

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1067

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 886

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 814

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 695

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 650

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 628

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 602

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 549

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 520

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 357

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 185

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 98

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15164 Üye Sayısı
  • 475 Seri Sayısı
  • 20069 Bölüm Sayısı


creator
manga tr