Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 36-Gizli Arzu


GİZLİ ARZU

Bir kişi, ayni zamanda hem yenilmez bir savaşçı olup, hem de keskin zekâsı ile entrikalara karşı kendini koruyabilir miydi? Tarih içinde, bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda kişi imkânsız görünen bu işi başarmış olsa da, bunların içinde Alyon ve babası Cesuryürek yoktu.

‘’Nafız, kız olan ile ben ilgilenmek istiyorum, oğluma sen göz kulak olabilir misin?’’

Alyon arkadaşının sözlerine hak verse bile, böyle çelimsiz bir orkun oğlu olarak etrafında dolaşmasına izin veremezdi. Bir ork şefi olarak dövüşçü çocuğuyla ilgilenmek, dişi olsa dahi kendisine daha makbul geliyordu.

Nafız, babasının sözleri karşısında yüzü düşüp üzülmüş olmasını beklediği sıska orka doğru bakarken, beklentisinin aksine hiçbir şey olmamış gibi sakin tavırlarla konuşulanları dinleyen bir kişi gördü.

‘’Hey sıska gel buraya, bundan sonra benim emrimin altında eğitim alacaksın.’’

Elinde kitabı yerinden yavaşça doğrulup yürümeye başlayan ork yanına gelince, Nafız kolundan tuttuğu gibi onu çadırın dışına çıkardı.

Tiz bir çığlık atarak kabiledeki orkların dikkatini üstüne toplayan Nafız, yüksek sesle ‘’Bu çocuğun adı Kitapkurdu, Sangre ile beraber öğrencilerimden biridir. Bugünden sonra size vereceği emirler, benim ağzımdan çıkmış sayılacaktır’’ dedi.

Şefin çadırına doğru bakan kalabalık şaşkınlığını atamadan, Nafız ve öğrencisi çadıra geri girmişti.

‘’Toplantı bitmiştir, Domuzkuyruk Miloş’a şifacıların çadırına kadar eşlik et, kızım senin de eğitimini yarıda kestim telafi olarak bir süre benimle çalışman uygun görünüyor.’’

Alyon’un sizleri ile birlikte, görevlerinin başına geçmeleri gereken kişiler çadırdan çıktıktan sonra, Nafız sıska ork ile baş başa kalmıştı. Baştan aşağı süzdüğü orka bakarak, ‘’Bitirdiğin o kitabı daha ne kadar elinde tutmayı düşünüyorsun’’ dedi.

Nafız, ilk tanıştıklarında kitabının içinde bir ayıraç olan orkun, ikinci sefer kitabı sadece dekor olarak taşıdığını fark edince yemi kancanın ucuna takmıştı. Şaşkın bir şekilde kendisine bakan Kitapkurdu’nun yüzü yemi yuttuğunu doğrularken, gülümseyerek konuştu

‘’Ne oldu şaşırdın mı? Sen benim verdiğim görevleri başarabilirsen, daha çok sürprizle karşılaşacaksın.’’

Boş bulunduğu bir anda oltaya gelen sıska ork, biraz sinirli biraz küçümser bir halde ‘’ Sizin gibi tek bildiği elinde silah karşısındakini öldürmek olanlar, beni nasıl şaşırtacakmış çok merak ediyorum’’ dedi.

Sözlerini bitirirken kendinden emin tavır takınan Kitapkurdu, bir sonraki anda tekrardan hayretler içinde kalacaktı. Hiçlikten bir anda beliren yığınla kitap çadırın zeminin kaplarken, sıska ork gözlerine inanamayarak önünde beliren sahneyi izliyordu.

‘’Babanın verdiği boyama kitaplarını bitirdiysen, biraz işe yarar şeyler okumanın vakti gelmiş demektir.’’

Yerdeki kitap yığınına gömülen orku izleyen Nafız, kafasını kaldırmasını beklediği Kitapkurdu’nun kendinden geçtiğini görünce, çadırdan dışarı yürürken konuşmasına devam etti.   

‘’Savaşma hevesin olmadığını göz önüne alırsak, sıkı çalışırsan belki ileride sana simya sanatını da öğretebilirim.’’

Sözünü tamamlayıp kapıdan çıkma üzere olan Nafız, arkasından gelen bir sesle irkildi

‘’Usta, biraz bekle sana bir sır vermek istiyorum.’’

Az önce kibirle konuşan Kitapkurdu’nun bu ani değişimi, Nafız’ın ilgisini çekmişti. Adımlarını durdurup ‘’konuş!’’ dedi.

‘’Ben aslında savaşmak istemiyor değilim, içimde kor bir ateş gibi sakladığım bu arzumu, yetersiz fiziki durumumla soyumu utandırmamak için derinlere bastırıyorum.’’

Kitapkurdu, erişkinliğe erdikleri zaman etrafını inceleyerek kendisindeki anormalliğin farkına vardı. Bunun üstüne bir de ork şefinin oğlu olduğu söylendiğinde, ailesini utandırmak yerine içgüdüsel olarak farklı bir yolu tercih ediyormuş rolü yapmıştı.

Nafız durumu anladığında, karşısında hırsla titreyen orkun cahilliğine kızsın mı, yoksa asilliğini takdir mi etsin bilemedi.

‘’Seni cahil çocuk, elinde koca baltala ile bağıra çağıra birbirine saldırmanın, tek dövüş stili olduğunu mu sanırsın.’’

Sıska ork işittikleri karşısında şaşırsa da, doğumundan itibaren çevresinde gördüğü manzarayı çevreleyen çerçevelerin dışına taşamıyordu.

‘’Bütün kabile fizik gücüne dayanarak dövüşüyor, bu şartlar altında ben nasıl güçlü olabilirim ki?’’

Nafız, kuyunun dibinde yaşayan bir kurbağa kadar bakış açısı olan yeni öğrencisine ilk dersini vermek için, onunla beraber talim alanına gelmişti. Bu sırada, bir çember içinde mücadele eden baba kızın dövüşünü, yoğun bir ork grubu hayranlıkla dolu gözlerle izliyordu. Savaş esnasında baltalar çarpışıyor, yumruklar tokuşuyor, çıkan sesler orkların müthiş bir tezahürat yapmasına neden oluyordu.

‘’İki domuz birbirlerini boynuzluyor ve sizde bunu dövüş diye izliyorsunuz ha!’’

Mücadelenin iyiden iyiye kızıştığı bir noktada, ortamın tüm heyecanı tiz bir ork sesi ile dağıldı. Nafız, havalı adımlarla meydanın ortasına doğru yürürken, kavganın tarafları da birbirlerinden ayrılmışlardı.

‘’Nafız burada ne işin var, eğitimin ortasında olduğumuzu görmüyor musun?’’

Alyon bir yandan dövüşten aldığı keyfin bozulmasına kızıyor, bir yandan da bu rahatsız dişi orkun neden burada olduğunu merak ediyordu?

‘’Koskoca ork şefi, burada Yarmagül’le boğuşmasına eğitim ismini mi veriyor, çocuk eğlendirmeyi bu kadar sevdiğini hiç bilmiyordum.’’

Nafız, Alyon’a bakarak başladığı sözlerini, savaşın nabzını tavana yükselttiği dişi orka bakarak tamamladığında, sert bir cevap kendisini bekliyordu.

‘’Bana canının istediği ismi takamazsın, sıska mahlûkat!’’

‘’Vay canına ne kadar gür bir ses, öyle kıçını yırtarak bağırınca beni korkutacağını mı sanıyorsun sen, Yarmagül!’’

Alyon, Nafız’ın amacını anlamasa da işler daha fazla kontrolden çıkmadan araya girmek isterken, kızının sözleri hayallerini suya düşürecekti.

‘’Senin hikâyelerini duydum, korkakların abartmasından başka bir şey olmadığına bahse girebilirim.’’

Rakibinin tava geldiğini gören Nafız, yerde duran el büyüklüğündeki kırılmış bir kalkan parçasını kaldırıp herkese göstererek

‘’Sizde duydunuz, alenen bana meydan okudu! Böyle bir veledi yenmek için silah kullanırsam adımı lekelemiş olurum, bu kırık kalkan parçası Yarmagül’e ağzının payını vermek için yeterli’’ dedi.  

Kısa süre içinde, üç defa lakap takılarak aşağılanın şefin kızı öfkesine hâkim olamayarak, Nafız’ın üstüne şimşek gibi yüklendi. Elinde baltası, sinirden şişmiş dev kaslarıyla ölüm tanrısı gibi hücum eden rakibinin aksine, saçlarının uçları kızıl renkteki sıska dişi ork, sakince olduğu yerde bekliyordu.

Üstüne gelen baltadan çevik bir hareketle kurtulan Nafız, rakibinin baldırına elindeki metal parçasıyla bir çizik attıktan sonra, onunda darbenin etkisi ile savrulması sonucu tek silahını da kaybetmişti. İlk çarpışma sonucu önemsiz bir çiziğe maruz kalan şefin kızı, düşmanının silahsız kalması sonucu keyifle gülüyordu.

Baltası ile silahız kalmış rakibine atak üstüne atak yapan iri yarı ork, her seferinde tam oldu derken, darbelerinin hepsinden kaçan Nafız yüzünden burnundan soluyordu. Bu arada bacağındaki küçük kesikten akan kanlar ayak bileğine ulaşmış, oluşan yara hareketlerini engeller hale gelmişti.

‘’Nafız yeter bu kadar!’’

Şef Alyon, kızının itibarının ve canının tehlikeye girmeye başladığını görünce, olayları sonlandırmak için sertçe bağırdı. Sesin geldiği yöne doğru dönen Nafız’ın dikkati üzerinden çekilince, şefin kızı aradığı fırsatı yakaladığını düşünerek son bir hamle yapmak için saldırıya geçti.

Savaş sırasında galibiyet zafer, yenilgi ölüm anlamına geldiği için, bu yolda yapılacak her türlü hile mubah olarak görülebilirdi. Karışık düşünceler içinde, dikkatini başka yöne vermiş rakibine saldıran şefin kızı, vücudunda daha önce hiç hissetmediği değişikliklerin olduğunu fark ederek bir anda dizlerinin üstüne çöktü.

Bir süre sonra, vücudunun kontrolünü tamamen kaybeden ork bilinci açık bir şekilde yere yığılırken, gözleri ile baş ucuna doğru yürüyen rakibinin adımlarını takip ediyordu.

’Genelde savaşçılar, başlarını ve vücutlarının üst bölgesini korumaya odaklanırlar. Aptallar! En büyük toplardamarlardan biri kişinin baldırından geçmektedir, buradan sisteme giren bir zehrin etkisini göstermesi ne kadar sürüyormuş fark edebildin mi ?’’

Hareketsiz biçimde yerde yatan şefin kızı, savaşın başında pervasızca aldığı darbe aklına gelince acı içinde kıvrandı. Kısa hayatı boyunca öğrenebildikleri sayesinde, böyle bir yaranın onu bu duruma düşüreceğini tahmin etmesi imkânsızdı.

‘’Nafız! Çabuk panzehri kızıma ver, şakanın tadını kaçırmaya başladın.’’

Alyon’un baba yüreği, kızının düştüğü bu acıklı duruma daha fazla dayanamayacağını anlayınca, olayın kontrolünü eline almaya çalışıyordu. Nafız elinde tuttuğu bir iksiri felç olmuş şekilde yatan dişi orkun ağzına boşaltırken kulağına, ‘’Sana böyle hitap edicem Yarmagül, güçlenip beni yenebilirsen bunu değiştirebilirsin’’ dedi.

Gözyaşları içinde yerde yatan kızın başından ayrılan Nafız, sakin adımlarla öğrencisinin yanından geçerken, Kitapkurdu heyecanla peşinden koşturuyordu.

‘’Usta beni bekle usta, bende böyle dövüşebilir miyim?’’

Öğrencisi hızlı adımlarla kendisini yakaladığında, Nafız bıkkınlık gelmiş bir ifade ile cevap verdi.

‘’Daha önce sana söylediğim gibi, verdiğim işleri doğru düzgün yaparsan her şey mümkün?’’

Aldığı cevapla dünyalar kendisinin olan Kitapkurdu, hevesli bir şekilde ustasının paçasına yapışmıştı.

‘’Usta, çok beklemenize gerek yok ilk görevimi hemen verin, sizi hayal kırıklığına uğratmayacağıma emin olabilirsiniz?’’

Öğrencisinin tutkulu hali Nafız’ın ilgisini çekmeye başlarken, sanırım bir denemeden geçmesinin vaktidir diyerek ilk görevini kendisine söyledi

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Davranışlarından utanıp, sıkılma; hayatın tümü bir denemedir.

Ralph Waldo Emerson

 

 

 

  

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1077

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 976

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 819

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 771

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 641

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 587

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 582

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 570

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 515

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 484

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 276

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 199

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 169

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 107

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 79

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 11656 Üye Sayısı
  • 325 Seri Sayısı
  • 16487 Bölüm Sayısı


creator
manga tr