Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 31-Ödül Zindanı


ÖDÜL ZİNDANI

Akşam olduğunda, şefin çadırının içinde hararetli bir tartışma sürüyordu. Alyon bugün aldığı kararı Nafız'a açıkladıktan sonra, çarşı karışmış toz dumana bulanmıştı.

''Daha bir kere gördüğün kıza, senden çocuğum olsun istiyorum demek ne oluyor pabucumun şefi.''

''Hadi onu geçtim sen zaten dediğim dediksin, kız benden çekinmeyecek kadar dik başlı, sizin çocuk safi inat doğacak. Olmaz bu iş gel yol yakınken vazgeç, bırak bu çocuk mocuk işlerini.''

Nafız sinirle söylenirken, Alyon bir köşede oturmuş sakince onu dinliyordu. Uzun süre sonra Nafız söylenmelerine es verince, Alyon ciddi bir ses tonuyla konuşmaya başladı.

''Bu kadar kıskandıysan çocuğu seninle de yapabiliriz, sadece niyetini belirtmen yeterli.''

''Ben neredeyim, bu müptezel pezeveng nerde!''

Karşısındaki orka laf anlatmanın, duvara konuşmakla aynı kapıya çıktığı gören Nafız, çadırın dışına doğru bağırdı.

''Girin içeri toplantıya başlayabiliriz!''

Çağrı sonrası Sangre, Domuzkuyruk ve Miloş yavaş adımlarla yerlerine geçerken, yanlış bir hareket yapmamak için çok dikkatli davranıyorlardı. Herkesin yerlerini almasından sonra, Alyon aklındakileri anlatmak için lafa girdi

''Arkadaşlar, Nikonya şehri ve Kızılayı'nın yönettiği ork kabilesi arasında bir çatışma ortamı başlattık. Tahminlerime göre, pek uzak olmayan bir tarihte birbirleriyle savaşmaları kaçınılmaz olacak.''

Nikonya’ da yaşanan olayların kahramanları, çadırın içinde sakince otururken, Domuzkuyruk ve oğlunun gözleri fal taşı gibi açılmıştı.

''Nihai savaş sırasında bölgeyi ele geçirmek için altın bir fırsat doğacak, o zaman geldiğinde hazır olabilmemiz için sizlere çok iş düşüyor.''

Alyon, yan yana oturan Domuzkuyruk ve Miloş ikilisine dönerek ''Siz birlikte çalışarak, savaşçılarımızın ve ikmal birimimizin en verimli hale gelmesini sağlayacaksınız.''

Alyon sözlerini bitirirken, Nafız kaldığı yerden görevi devraldı

''Miloş, eğitim sahasında zafiyete ve disiplinsizliğe asla taviz vermem. Bana, kan ve terle yoğurulmuş bir ordu yaratmak için, ne gerekiyorsa yapmakta serbestsin. Şimdi çıkabilirsin!''

Nafız kölesini toplantının yapıldığı çadırdan yollarken, kalanlar bu olaya çok şaşırmıştı. Miloş’ un ayak sesleri duyulmayacak bir hal alınca, Alyon baba oğulun şaşkın gözlerine bakarak

''Birazdan duyacaklarınız, ölene kadar saklayacağınız bir sır olarak kalacak ve sizin soyunuz bu sırrın muhafızlığını yapmak için onurlandırılmış kişiler olacak.''

Alyon'un gizemli konuşması, zaten istim üstünde duran ikiliyi sınırlarına kadar germişti. Kendilerinin ve soylarının bekçiliğini yapacağı bir sırrın büyüklüğünü düşünürken bile, içlerini korku kaplamıştı.

''Bulunduğumuz bölgenin derinliklerinde, bir ödül zindanı bulunmakta ve yerini şu anda ork steplerinde yaşayan kimse bilmemektedir.''

Sangre, ilk defa duyduğu bu terim karşısında merakına yenik düşerek ''Şefim ödül zindanı derken tam olarak neyi kastediyorsunuz'' dedi.

''Ödül zindanı, içerisine giren kişiye başarılı olması durumunda çeşitli hediyeler sunan yerlerdir.''

Nafız, kendi yarattığı kan savaşçısına açıklama yapmasının uygun olacağını düşünerek, zindanların niteliğini kabaca özetledi.

Alyon konuşmasına devam etmeden önce, kaybettiği bir şeyi özlemle anarcasına iç çekerek detaylara girdi.

''Ben de sadece bir kere girebilmiştim, dünyadaki en ünlü zanaatkârların eserleriyle yarışabilecek bir silah kazandığım bu zindan, bölgemizde bulunan ve sırrını korumaya yemin edeceğiniz zindandır.

Doğumunun üzerinden daha bir ay dönümü geçmemiş Alyon'un, eski günlere referans yollayarak konuşması ikilinin tuhafına gitse de, şefin sözlerine itiraz etmeyi akıllarından bile geçirmemişlerdi.

''Yarın ilki yapılacak bir dövüş yarışmasıyla, kabilenin en iyi üç savaşçısı belirlenecek. Bizimle zindana girmeye hak kazanacak bu üçlü, her altı ay dönümü süreden sonra yapılacak yeni yarışmayla belirlenmeye devam edecek.''

Alyon, Gulag'ın zindanında bütün bir gece düşünüp tasarladığı planını gün yüzüne çıkarmıştı. Kabilesinde kuracağı orduyu, yüzlük bölükler halinde düzenlemek istiyordu ve her bölüğün başına bir zindan fatihi koymak en büyük amacıydı.

''Güzel düşünmüşsün, bu çekirdek kabile harp okulumuz olarak görev yaparak yetiştirdiği komutanlarla, genişleyecek ordumuzun yönetiminde bizim en büyük yardımcımız olacaktır''

Nafız sadece güzel düşünmüşsün dese de, Alyon'un planına hayran kaldığını kendisine itiraf etmek zorunda kalmıştı. Amaçları bütün ork steplerini dize getirmekse, güvenilir yoldaşlarla beraber üst düzey komutanlara da ihtiyaçları olacaktı.

Gecenin ilerleyen saatlerinde, kabilenin ortasına kurulan sofralarda herkes neşeyle yemeklerini yerken, Domuzkuyruk'un dövüş müsabakası yapılacağını anons etmesi ile çıkan çılgın bir uğultu göklere yükseldi.

Ertesi gün kabilenin dışında ki çayırlarda, orklar on tane dövüş çemberi oluşturmuştu. Savaşçı orklar ona bölünmüş, bulundukları çemberin en güçlüsü olarak finale yükselmek için mücadele ediyorlardı.

Dövüş müsabakalarına insanların katılması yasaklanmıştı. Yerleştikleri bu yeni arazinin, orkların ilk yurdu olduğunu ve ilk üçün ataların lütfunu alacağını açıklayan Alyon, mecburen insan savaşçıları bu fırsattan mahrum bırakmıştı.

 Sabahın ilk ışıklarıyla başlayan dövüşlerin birinci etabı, güneş tepeye varıp sıcaklığıyla araziyi kavururken sona ermişti. Dövüş çemberinde liderliği alan savaşçılar, finalde birbirleriyle dövüşüp hünerlerini sergilemek için sabırsızlanıyorlardı.

Son dövüşler başlarken, Domuzkuyruk rakiplerin birbirlerini öldürmesini yasakladı. Bu on kişi, kabiledeki dövüşçülerin kaymağını oluşturuyordu. Henüz gerekli savaş gücünü oluşturmadan eldeki değerleri kaybetmenin, kimseye bir faydası olmayacaktı.

Ardı ardına yaptığı dövüşler sonunda Sangre, zorlanmadan kabiledeki en güçlü ork savaşçısı ünvanını almıştı. Ork savaşçıları adına yüksek sesle tezahürat ederken, Sangre beklenenin aksine mutlulukla gülmüyor, gözlerini bir kişiye dikmiş öfkeyle bakıyordu.

Miloş zahmetsizce yendiği orkun kendisine nefretle bakması karşısında, küçük bir sinek tarafından rahatsız edilmeye çalışılan aslan kadar rahattı. Küçümser mimiklerle güldükten sonra, diğer orklara uyarak Sangre’yi alkışlamaya başladı.

İkili arasında oluşan elektrikli ortam Alyon ve Domuzkuyruk’ unda dikkatini çekerken, Nafız keyifle yerinden doğrulup kollarını iki yana açarak esnedikten sonra

‘’Bu korumayı sağ bıraktığım çok iyi olmuş, güçlü bir dövüşçü olmasının yanında, karşısındakinin psikolojisiyle nasıl oynaması gerektiğini de biliyor’’ dedi.

Hali hazırda barut fıçısı gibi olan Sangre, ezildiği rakibinin kendisini küçümseyerek alkışlaması karşısında, deliye dönmüştü fakat bu haliyle hamle yapmak isterse aynı hezimeti bir daha yaşayacağını biliyordu.

Sıralamaya giren diğer iki orkun yaralarının iyileşmesi ve akşam için kurduğu renkli hayaller nedeniyle Alyon, yarın yola çıkılacağını belirtip müsabakaların bittiğini ilan etti. Gecenin karanlığının yakında çökecek olması, gün içinde aksattıkları işleri yapmak zorunda olan kabile halkının, acele ile görevlerinin başına koşmasına neden oldu.

Ay, parlak bir madalyon gibi gökte arzı endam eylerken, şefin çadırında hummalı bir çalışma sürüyordu. İçeri kurulan sofraya yemekler ve çeşitli yemişler getirilirken, Alyon sabırsızlıkla kapının önünde volta atmaktaydı. Biraz uzaktaki çadırında olanları inceleyen Nafız, kendi kendine söylenmeden duramadı

’’Zannedersin ki, bu koca kafalı Sultan Süleyman gelecek olanda Hürrem. Yarın ne kadar yol gideceğimiz belli değil, bunları kendi haline bırakıp biraz dinlenmek hiç fena fikir değil.’’

Nafız, zihnini sakinleştirip çadırında uykuya dalmak üzereyken, gecenin sessizliğinde bir inleme yankılandı. Sinirle mahmurlaşan gözlerini açan Nafız, kulaklarında uğuldayan çığlıklar nedeniyle uykusunun kaçmasını engellemek istese de, gün ışıyana kadar süren bu sesler yüzünden, bir daha gözlerini kapatamayacaktı.

Sabahın ilk anlarında, Alyon’dan gelen kükreme eşliğinde sesler kesilmiş, bütün kabile yeni güne başlamak için çadırlarından çıkmıştı. Bu kişilerden olan Nafız, gergin bir biçimde çadırının önünde otururken, yaydığı aura dolayısıyla elli adım mesafede kuş uçmuyordu.

Keyifli bir yüz ifadesi ve ala al olmuş yanaklarıyla çadırından çıkan Alyon, uzun süre gerindikten sonra üstün körü etrafı incelerken, bakışları asabi halde oturan Nafız’a denk geldi. Hemen hemen aynı anda, Nafız’da kendisini görüp eliyle buraya gel işareti yapmıştı.

‘’Nafız bu sabah çok keyifsiz gördüm seni, bir sıkıntın mı var acaba?’’

Alyon’un hiçbir şey olmamış gibi davrandığını gören Nafız, yerinden kalkarak heybetli orkun kulağına yapıştı.

‘’Ohhhh yumuşacıkta olmuşsun, paşa hamamını hazırlatayım mı sana?’’

Alyon duyduğu sözler karşısında afallamış bir şekilde bakarken, Nafız konuşmaya devam etti

’Bakma suratıma mal mal, git şu derede bir gusül al! Yola çıkacağız, uğursuz uğursuz dolaşma etrafımda!’’

Arkasını dönüp giden Dişi orka bakan kabile şefi, ne olduğunu anlamamış bir şekilde dereye doğru yürürken ‘’Bunun da bazen ne söylediğini hiç anlamıyorum, leş gibi terlemişim herhalde yıkanacağım kovalayan mı var arkamdan!’’ diye söyleniyordu.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Yıpranmak paslanmaktan iyidir.

Bishop Cumberland

 

 

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 785

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 752

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 607

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 586

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 483

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 451

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 422

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 412

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 382

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 345

Popüler Orjinal Seriler

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 132

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 108

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 98

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 97

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 71

Angoria
Angoria
Beğeni Sayısı: 37

Yazarın El Kitabı
Yazarın El Kitabı
Beğeni Sayısı: 33

Ölü Soy
Ölü Soy
Beğeni Sayısı: 28

White
White
Beğeni Sayısı: 26

Art Of War
Art Of War
Beğeni Sayısı: 26

Site İstatistikleri

  • 6320 Üye Sayısı
  • 132 Seri Sayısı
  • 10267 Bölüm Sayısı


creator
manga tr