Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 30-Eş Seçimi


EŞ SEÇİMİ

Şeflerini gören orklar, kendisini karşılamak ve bu bereketli topraklara kavuştukları için teşekkür etmek niyetiyle, grubun etrafını sarmaya başlamıştı. Yavaş yavaş ilerleyerek, şefin çadırının önüne kadar gelen kalabalık neşeyle bağrışırken, Nafız tüm sesleri bastıracak bir şekilde konuştu.

''Kabile halkı beni dinleyin!’’

Etrafta yankılanan bu çağrıdan sonra, orklar konuşmalarını kesmiş dört gözle kudretli dişi orku izlemeye başlamışlardı.

''Bu andan itibaren savaşçıların şefi, yanımda gördüğünüz ismi Miloş olan insandır. Söylediği her şey benim lafımdır, ona göre davranmanızı tavsiye ederim.''

Nafız eliyle Miloş'u yanına çekerken, kalabalıktan kimse verilen karara itiraz edememişti. Dişi orkun yaptığı katliam hafızalarda tazeliğini koruyordu, savaşçı orklar zalimliğini birinci elden yaşamışlardı. Kabiledeki herkes kararı kabullenmiş gibi dururken, dişi bir orkun konuşması tüm sessizliği sona erdirecekti.

''Ben bunu kabul edemem, şanlı ork savaşçılarına bir insan önderlik edemez.''

Arkasını dönüp çadıra girmek üzere olan Nafız, duyduğu sözler karşısında yavaşça kafasını çevirip sesin sahibi orka keskin bir bakış attı. İlk anda bakışın içerdiği öldürme niyetiyle bayılacak gibi olan dişi ork, kendini limitlerine kadar zorlayarak ayakta durmayı başaracaktı.

Bu olay üzerine dişi orku infaz etmek için hareketlenen Nafız, birden önünü koca bir gövdenin kapatmış olduğunu gördü.

''Koca kafalı, seninle uğraşacak halde değilim, önümden çekilirsen sağlığın için en iyisi olur.''

Alyon, Nafız'ın kafası attığında dizginlenemeyecek bir hal aldığını bildiğinden, hemen aklındaki planı kendisine anlatmaya başladı.

''Önce beni dinle, eğer tatmin olmazsan işine karışmayacağıma söz veriyorum.''

Hançerlerini çekmiş Nafız'ı gören kalabalık, korkudan dişi orkun arkasına kadar uzaklaşmıştı. Bir cesaretle konuşan dişi ork da pişman olmuş geri çekilmek istiyordu fakat Nafız'ın katil niyeti yüzünden bir milim kıpırdaması mümkün olmuyordu.

''Bir insanın size liderlik etmesini istememeniz gayet doğal ama burası ork stepleri, burada güçlü olan hükmeder!''

Alyon konuşmasını sürdürürken, Nafız arkadaşının niyetini anlamıştı. Miloş'u kabul etmeleri için, bu kafasız orkların gücünü ilk elden görmeleri gerekiyordu.

''Dövüş için meydanı boşaltın, kabilede ki herkesin nasıl şeflik için düello hakkı varsa, bölüm şeflerine de meydan okuma hakları bulunmaktadır.''

Şefin sözleri bittiğinde, orklar kendi aralarında konuşuyor durum değerlendirmesi yapıyorlardı. Nafız, ördek sürüsü gibi kendi aralarında bağrışan kalabalığa bakarak;

''Miloş meydan okumaları kabul etmek için burada, kararıma itirazı olanlar ya şimdi savaşsınlar ya da sonsuza kadar sussunlar. Aksi bir durumda, dırdırı sürdürenleri şahsen susturacağıma kimsenin şüphesi olmasın.''

Konuşmasının bitmesiyle, bilekliklerinden hançerlerini çıkarıp geri sokan Nafız kalabalığın aklını almıştı. Miloş, orkların oluşturduğu çemberin içine giriş yaparken, sahibinin sesi kulaklarına ulaştı.

''Bu kabiliyetsizler için silah kullanmana gerek yok, çıplak ellerinle işlerini bitir.''

Duyduklarının etkisiyle üzerinde ki korkuyu atan dişi ork, çembere ilk giren kişi oldu. Elindeki baltasını sıkıca kavradıktan sonra, bir savaş çığlığı atarak Miloş’ un üstüne doğru koşmaya başladı.

Dişi ork, rakibine üç adım kala baltasıyla vuruş pozisyonu alırken, karşısındaki insanın sırtını dönmesi sonucu bir an şaşkınlık yaşadı. Bu tuhaf hisle bir adım daha atan ork, karnına yediği döner tekme sonucu havada savrulurken başına geleni anlayabilmişti.

Uzun bir uçuş sonucu, iki ağacı kırarak durabilen dişi orkun ağzından kanlar akıyordu. Miloş, sayısız savaş ve ölüm kalım durumuyla dövülmüş bir kılıç gibiydi, kendini tutmak istese de, belli bir kalitenin altında olan kişiler için her darbesi ölümcül sonuçlar doğurabiliyordu.

Boyun eğmeyen dişi orkun akıbeti, kabiledeki savaşçılarının yüreklerinde dövüş isteğinin filizlenmesini sağladı. Bu kahramanlık duyguları içinde meydana çıkan herkesin kaderi, dişi orkun yenilişinin tekrarı gibiydi. Bir darbeden fazla dayanan kimse çıkmayınca, geride kalan orklar pes etme emareleri göstermeye başladılar.

''Ben de, kendimi karşında denemek istiyorum savaşçı!''

Kan savaşçısı Sangre meydana çıkarken, kalabalık kaybettikleri coşkularını tekrardan geri kazanmıştı.

''Sangre öldür şu pisliği!''

''İntikamımızı al, delik deşik et insan müsveddesini!''

Sangre, savaş alanına yürürken, tezahüratların etkisiyle ince bir cinayet niyeti sızdırmaya başlamıştı. Yılların tecrübesi Miloş, bu niyeti hissettiği gibi bakışlarını Nafız'ın üzerine kitledi.

Daha öncekilerin aşırı kabiliyetsiz oluşuna bakarak, bu vasat kişi kabilede ki önemli biri olabilirdi. Hareketini yapmadan önce sahibinden izin almak istermiş gibi bakan Miloş, duyduklarıyla beraber rahatlayacaktı.

''Gereken dersi ver, gücünün seviyesini bilmek onun yararına olacaktır!''

Nafız'ın sözleri sonrası Miloş sevinçle gülümserken, Sangre birkaç kat daha öfkelenmişti. Değerli ustası, biraz sonra karşılaşacağı rakibine karşı kendisini kötülüyordu.

Hararetle yayına sarıldığında öldürme niyeti tavan yapmıştı, mor alaşım zırhları bile delen oklarıyla karşısında ki düşmanı avlamak için atışını yaptı.

Okunun yörüngesini izlerken, Sangre bir anda rakibinin bulanıklığa dönüştüğünü gördü. İçgüdüsel olarak yerini değiştirmek için hareketlenmeye çalışan kan savaşçısı, burnuna yediği yumrukla afallayacaktı.

İlk yumruğun arkasından ikinci yumruğu da yüzüne alan Sangre, ustasının hediyesi botlarının marifetiyle kendini geri atarken, etrafını saran çemberi yarıp geçmişti.

Şu anda önünde kalabalık bir grup ork vardı ve bunların arasından insan rakibini seçmesi çok zordu.

''Zıııbammm''

Sol gözünün üstüne yediği yumruk sonrası sakınmak için hamle yapan ork, ikinci darbeyi almaktan kurtulamamıştı. Sol kaşı açılan Sangre rakibini bulmakla uğraşırken, bir de gözüne doğru akan kanların engellemesine maruz kalarak zor zamanlar yaşıyordu.

Göremediği sol tarafa konsantre olarak elinde yayla deli gibi dönen kan savaşçısı, dizlerinin arkasına yediği tekme sonucu yere düşerken, boğazında bir metalin soğukluğunu hissetti. Elindeki hançerle, Sangre'nin boğazından bir kaç damla kan akıtan Miloş, sahibine dönerek

''Emrinizi bekliyorum, her an kellesini uçurabilirim'' dedi.

Nasıl olduğunu anlamadan, bir insana kellesini kaptıran Sangre utanç içinde başını eğerken, Nafız süren mücadeleleri izleyen orklara dönerek

''Bir savaş kazandınız diye kendinizi bir halt zannetmeyin, önümüzde birçok ölüm kalım mücadelesi olacak. İnsan, ork veya vahşi yaratık olması fark etmeksizin, kendinizi geliştirmeye odaklanın.''

Sert gözlerle baktığı kalabalığa, sesini kulak tırmalar bir hale getirerek

''Dağılın sizi işe yaramazlar!'' diye bağırdı.

Ortalık sakinleşince, Miloş yaralanan Sangre'yi şifacılara teslim ederken, kabilenin yaşadığı alanı incelemek için keşfe çıktı. Ork savaşçıları bu yaşananlardan hayli rahatsız olmuşken, kabilede duruma sevinen bir azınlıkta vardı. Savaşta esir düşerek kabileye katılmak zorunda kalan mor gergedan savaşçıları, komutanlarının bir insan olacak olması nedeniyle neşeyle eğitimlerine döndüler.

Bütün gece boyunca uzun bir yürüyüş yapmış olan Nafız çadırına çekilirken, Alyon ilk dövüşte yaralanmış dişi orkun tedavi edildiği çadıra doğru yola çıkmıştı. Çadırdan çıkan şifacıdan, yaralanmış dişi orkun durumu hakkında bilgi alan Alyon, daha sonra sakin adımlarla içeri giriş yaptı.

''Cesaretin takdire şayan fakat kişi kendi gücünün bilincinde olmazsa, sonucu da maalesef bu oluyor.''

Alyon, vücudunun yarısı sargılar içinde olan dişi orka bakarken, yüzü hüzünlü bir hal alarak konuşmuştu.

''Şefim, belki yenildim ama gururumu ayaklar altına aldırmaktansa ölmeyi tercih ederim.''

Karşısındaki kişinin dik başlılığı, ork şefinin yüzünün tekrardan gülmesine neden oldu. Sırtını dönüp kapıya doğru yürürken bir anda duran Alyon, kısa bir süre sessizlikten sonra yaralı halde yatan orkun gözlerinin içine bakarak

''Adım Alyon, bundan böyle bana adımla hitap edebilirsin zira sen çocuğumun annesi olacak kişisin'' dedi.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Sorumluluğunu taşıyacağın fikrin adamı oI.

Ahmet Hamdi Tanpınar

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 828

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 792

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 631

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 620

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 511

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 493

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 448

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 438

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 417

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 374

Popüler Orjinal Seriler

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 141

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 116

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 109

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 108

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 56

Angoria
Angoria
Beğeni Sayısı: 38

Yazarın El Kitabı
Yazarın El Kitabı
Beğeni Sayısı: 36

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 30

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 29

Site İstatistikleri

  • 6779 Üye Sayısı
  • 161 Seri Sayısı
  • 11059 Bölüm Sayısı


creator
manga tr