Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 26-Acılara Sarılmak


ACILARA SARILMAK

''Gulag, hemen şu tipsiz karıyı sustur!''

Şehir lordu duydukları nedeniyle öfke içerisinde kudururken, Gulag yaşamakta olduğu değişimleri hayretle izliyordu. Damarlarından bütün vücuduna bir kudret akın ediyor, kurumuş eti ve kemikleri enerjiyle doluyordu.

Gulag emri aldıktan sonra tereddütte düştü, bu halde dişi orka vurursa büyük çapta bir hasar yaratacağından emindi.

''Düğmeciler kralı, niye bu kadar sinirlendin sen şimdi? Hakikaten doğru bilmişim galiba, şu işe bak sen!''

Nafız ortamı gitgide gererken, şehir lordunun sağ kolu hamlesini yapmak zorunda kalmıştı. Adeta tüy gibi hafiflemiş ayaklarıyla, hızlıca Nafız'ın üstüne gelip yumruğunu savurdu. Hedefini bulması gereken yumruk havayı delip geçerken, yaşlı Gulag bir kaç adım ileri savruldu. Hışımla arkasını döndüğünde, dişi orku kendisine sırıtırken gördü.

Arkasını şehir lorduna dönen Nafız gözleriyle şimdi vur işareti yaptıktan sonra, Gulag kendisine okkalı bir yumruk indirdi. Darbenin şiddetiyle Godfrey'in yanından uçarak geçen Nafız, kalın kadife perdeleri de savurarak karşı duvara çarptı.

Bordo perdelerin dalgalanması bittiğinde, çıkan sesin şiddeti sayesinde şehir lordunun keyfi tekrardan yerine gelmişti. Sabırsızlığını bastıramayarak sağ koluna seslendi

''Çabuk buraya gel Gulag, şu koca kafalının canını kendim almak istiyorum!''

İlacın etkisi kaybolup bitkin düşmeden önce serumu Godfrey'e uygulamak için, sıska ihtiyar aceleyle lordunun yanına koştu. Bir önceki seferin aksine, şehir lordu çoktan kolunu sıyırmış onu bekliyordu. Yıllardır beklediği ilaca kavuşan Godfrey, enjeksiyondan sonra hızlıca tahtından fırladı.

Arkasında yere yığılan sağ kolunu göremeyecek kadar kontrolünü kaybetmiş bir halde, ellerinde kelepçeyle kendisine bakan orka doğru saldırıya geçti. Sıkıca kapattığı sağ yumruğuyla orkun kafasını hedefleyen Godfrey, zıplayarak vuruşunu yaptı.

''Aaaaahhhhhhhhhhh!''

Her gün çeşitli sebeplerle insanların inlemelerine şahit olan taht odası, ilk defa bugün sahibinin acı çığlığıyla inledi. Şehir lordu yaşadıklarına inanamıyordu, vücudunu dolduran kudreti çok net bir şekilde hissedebiliyordu. Her şeyi yapabilecekmiş gibi hissederken, bir orkun karşısında elinin bu hale geldiğini görmek kötü bir şaka gibiydi.

''İlaçla bile bu kadar oluyor demek minik dostum''

Karşısında acıyla kıvranan düşmanına bakan Alyon, sert bir hareketle mor kelepçeleri paramparça etti. Kısa süre duraksadıktan sonra yavaşça şehir lorduna doğru yürümeye başlayan bu ork, adeta hareket eden bir dağ gibiydi. Karşısındaki kişiden gelen bu yoğun baskının etkisiyle, şehir lordu acı ve öfkeyle karışık bağırdı.

''Miloş! Lanet olasıca yardım et bana''

Perdenin olduğu tarafa doğru bağıran Godfrey'in umut dolu bakışları, önüne yuvarlanan ilk kelle ile yerini dehşete bırakmıştı. Korku ile kesik kesik nefes almaya başlayan şehir lordu, gizli korumalarının yedi tanesinin kesik başı önünde toplandığında bilincini kaybetme noktasına kadar gelmişti.

''Muhafız! Muhafız!''

''Şaaakkkkk''

Kapı muhafızını yardıma çağıran Godfrey'in sesi, Alyon'dan yediği tokatla kesilmişti. Alyon tokadını sadece Godfrey'in sesi sinirini bozduğu için indirmişti zira kapıda bekleyen muhafızda Gulag'ın has adamlarındandı. Grup içeri girerken, ne olursa olsun odaya kimseyi sokmaması konusunda kesin emir almıştı.

Bu sırada kalın kadife perde bir kere daha dalgalandı, bu sefer gelenler Nafız ve baygın olarak sürüklediği bir kişiydi. Adı Miloş olan bu paralı asker, şehir lordunun gizli kişisel korumalarının başı olarak görev yapıyorlardı. Nafız'ın sezdikleri sekiz korumanın en güçlüsünü öldürmediğini gören Alyon;

''Nafız, sen biçmeye başladın mı hiçbir uzun otu ıskalamazdın, bu arkadaşın şansı çok iyi olmalı'' dedi.

Yakasından sürüklediği Miloş'u yerde yatan iki kişinin yanına savuran Nafız, gözlerini Gulag'a dikerek konuştu.

''Önce şu ihtiyarı bir kurtaralım, daha sonra aklımdaki planı seninle paylaşmayı düşünüyorum.''

İhtiyar adamın yanına yürüyen Nafız, yüzüğünden lapa şeklinde bir tutam ilaç çıkardı. Nafız, pek kibar olmayan bir şekilde Gulag'ın ağzına ilacı tıkadıktan yüz nefes sonra, ihtiyar adam gözlerini yavaşça açmaya başlamıştı. Zavallı vücudu aldığı kudret ilacının yan etkilerinin bir kısmına maruz kaldığından, yüzü kireç gibi ve nabzı çok düşüktü.

''Gulag biraz dinlen lütfen, artık yeterince vaktimiz var''

Alyon yerde baygın yatan şehir lordunu göstererek konuştuğunda, ihtiyar adamın gözlerindeki endişeli bakışlar silindi. Yattığı yerden gözleriyle odayı tararken, yerdeki yedi kelle ve Nafız'ı görünce etinin kemiklerinden ayrılmasına aldırmadan acıyla konuştu.

''Seni yumruklamam sırasında Godfrey'e önce kudret iksirini vermemi söylerken, bu insanlardan haberin vardı değil mi?''

İhtiyarın sözlerinden sonra, alaycı bir tavırla saçlarını savuran Nafız;

''Fiziksel gücünün aksine, keskin bir zekân var gibi duruyor ihtiyar. Perdenin arkasında gizlenmiş bu korumaları öldürmem için biraz zaman lazımdı, o geri zekâlının ilacın etkisiyle Alyon'a saldıracağını biliyordum'' dedi.

Nafız, şehir lordunun Gulag’a iksiri denemesini söylediği anda, korumaları etkisiz hale getirmek için bu planı yapmıştı. Gulag'ın yumruğunu mor kelepçelerin üstüne alıp momentumla kendini korumaların içine yollarken, zaman kazanmak içinde ihtiyara bir talimat vermişti.

''Önce kudret ilacını alması, senin serumunun etki sağlaması içinde bir zemin hazırlayabilir. Biraz toparlanınca iksirini uygula da, ne maharetin varmış bizde görelim''

Nafız sözlerini tamamlar tamamlamaz Gulag aceleyle lafa girdi

''Ne zaman kendime tam olarak gelirim belli değil, lütfen serumu hemen uygulayın.''

İhtiyar adam işler bu raddeye geldikten sonra, hesapta olmayan nedenlerle her şeyin alt üst olmasından korkarak bir teklifte bulundu. Cübbesinin cebinden serumu çıkarıp Nafız'a uzattığında, bir kolun kendisini sarıp yerden kaldırdığını hisseti. Şaşkın bir şekilde kolun sahibine bakarken, Alyon'un sesini kulağının dibinde duydu

''Yıllardır bu anın hayaliyle yaşıyorsun değil mi? Bu zevki senden kimse alamaz.''

Gulag'ı şehir lordunun yanına taşıyan Alyon, bir eliyle de onu kaldırarak ilacı uygulaması için uygun ortamı hazırladı. Hazırladığı serumu şehir lorduna uygulayan Gulag, yılların omuzlarında biriktirdiği bütün acıları, yıkılmış bir barajın suları gibi gözlerinden akıtıyordu.

Sarıldığı acıların onu terk etmeye başladığını hisseden Gulag ağlaması bitince, yağmur sonrası çıkan gökkuşağı gibi sıcak bir gülümseme kondurdu suratına. Ağzındaki eksik dişlerine aldırmadan sırıtan ihtiyar, iki ork savaşçısı, yerde yatan şehir lordu ve yedi kelle ile taht odasının şu anki hali, bir Rönesans tablosunu andırıyordu.

''Şuna biraz yavaş vursaydın keşke, ağzı burnu yer değiştirmiş fukaranın, ne zaman uyanır bu belli değil!''

Nafız ilacın uygulandığı şehir lordunun haline bakarken, kızgın bir şekilde Alyon'a çıkıştı.

''Hafifçe vurdum, bu kadar vitaminsiz olduğu nereden bilebilirdim ki?''

İkili hararetle tartışırken, bir köşede kan halatlarıyla bağlı şekilde yatan Miloş kendine gelmeye başlamıştı. Tutsağının uyandığını hisseden Nafız kendisine doğru yürürken, Miloş adeta bir şeytan görmüşçesine korkuyla titremekten kendini alıkoyamıyordu.

''Uyuyan güzelimiz uyandığına göre, boş boş beklemek yerine kendisine bir kaç soru soralım değil mi?

Konuşarak yattığı yere doğru yürüyen dişi ork, kıkırdayan sesinin aksine öldürücü bakışlarla kendisine bakarken, Miloş hayatının son anlarını yaşadığını zannediyordu. Ölüm korkusunun kalbini mengene gibi sıktığı bu anlarda, koruma gururunu bir kenara atarak feryat etti

''Kudretli savaşçı ne bilmek istiyorsan söyleyeceğim, ne istersen yapacağım, lütfen canımı bağışla!''

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Acıda hazların en tatlısı sakIıdır.

Dostoyevski

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 780

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 743

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 604

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 585

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 483

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 447

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 418

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 411

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 381

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 343

Popüler Orjinal Seriler

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 132

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 109

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 97

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 96

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Angoria
Angoria
Beğeni Sayısı: 38

Yazarın El Kitabı
Yazarın El Kitabı
Beğeni Sayısı: 33

Ölü Soy
Ölü Soy
Beğeni Sayısı: 28

White
White
Beğeni Sayısı: 26

Art Of War
Art Of War
Beğeni Sayısı: 26

Site İstatistikleri

  • 6291 Üye Sayısı
  • 130 Seri Sayısı
  • 10224 Bölüm Sayısı


creator
manga tr