Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 25-Son Yemek


SON YEMEK

 Nikonya şehri sakinleri her zamanki gibi sıradan bir güne uyanırken, zindanın içinde Gulag uykusuz gözlerle bağırmaya başladı. Elinde serumla çocuk gibi koşuşturan bu ihtiyarin sesi, Nafız'i uyandırmıştı.

“Anladık tamam başardın kes bağırmayı, yanıma gel seninle konuşmam gereken konular var”

Gri cübbesini üstünden atmış bir şekilde koşuşturan Gulag, heyecanını bastırıp henüz uykudan yeni uyanmış dişi orkun yanına yürümeye başladı.

“Erkek güzeli tebrik ederim serumu yaptın da, uygulaması konusunda bir planın var mı?”

İlk andaki coşkusu dinen Gulag, aklındakileri söylemeye başladı

“Efendim, Godfrey uzun yıllardır kendisini güçlendirecek bir iksirin peşinde. Bunu kendisine sağlayabileceğimin vaadiyle, bunca zamandır bazı imtiyazlar elde ettim. Elime, kullanıcısına kısa süreliğine büyük miktarda kudret kazandıran bir tarif geçti ama maalesef bazı bölümleri eksik durumda.”

Durumu kabaca anlayan Nafız elini sallamasıyla, içinde şeffaf bir karışım olan tüpü Gulag'a fırlattı.

“Bu tüpte, istediğin etkilerin çok daha iyisini gösterecek bir ilaç mevcut lakin kısa süre sonra kullananda yaratacağı yıkım inanılmaz boyutlara ulaşıyor. Bunu şehir lorduna uyguladıktan sonra, kesinlikle ondan darbe almamaya çalış, aksi halde öleceğinin üstüne bahse girebilirim.

İkili konuşmalarını sürdürürken, Alyon istirahate çekildiği oyuktan yavaşça dışarı çıktı. Kan çanağına dönmüş gözleri bütün gece uyumadığını işaret eden bu heybetli ork, düşünceler içinde boğulmuş gibi duruyordu. Kendisini gören Gulag yavaşça ayrılırken, sessiz bir halde Nafız'ın yanına gelerek oturdu.

Nafız, bütün gece ustamın hayatını gözden geçirdim ve gördüm ki böyle mükemmel bir kişi bile en sonunda düşmanlarına karsı yenik düşmüş. Ne kadar düşünürsem düşüneyim, buna neden olabilecek iki şey bulabildim. Yalnızlık ve sadakat!

Mora ve Alyon topluluklarının gelecek varisleri konumda bulunduklarından, etraflarında pek fazla kişinin olması mümkün değildi. Hayatlarının çoğu, sıkı eğitim ve dövüş antrenmanlarıyla geçmişti. Bu durum etraflarında onlara destek olacak arkadaşların varlığını engeller iken, içten içe kin besleyen kişilerin türemesini de sağlamıştı.

“ Benim kararım, olabildiğince çok sayıda sadakatini ispatlamış kişiyi yanımızda tutmamız ve ölümcül bir tehlike anında hep beraber düşmanla savaşmamız yönünde. Bu andan itibaren, bu ilkeler ışığında yolculuğuma devam edeceğim.”

Şaaaapppppp!

Nafız, sözlerini bitiren Alyon'un ensesine kahkahalar eşliğinde tokatı yapıştırır.

“Ulan koca kafa, biraz bile olsa beyin taşıyormuşsun galiba!”

Çıkan ses, zindanda ki henüz uyanmamış kişilerinde güne başlamasını sağlamıştı. Geniş avluda toplanan insanlar, lapa benzeri bir yemeği tabaklarına almak için sıraya diziliyordu. Zebaniler, yarı bilinçli yaratıklara çeşitli vücut parçaları atarken, Nafız yemek sırasına doğru ilerledi.

“Bugün eğer başarılı olursak, bundan sonra yemek sıkıntısı çekmeyeceksiniz fakat aksi giden bir durumda, bu yemek büyük ihtimal son yemeğiniz olacak”

Nafız'ın sözlerine başta sevinen kalabalık, sonradan duydukları nedeniyle karamsarlığa kapıldılar.

“Madem son yemeğiniz olma ihtimali var, o zaman krallar gibi yiyeceksiniz!”

Vahşi yaratık etlerini önlerine attığında, kalabalık hayretle bağırdı. Uzun suredir en aşağılık sınıf mahkûmların yemekleriyle beslenen bu insanlar, et yiyebilecekleri için çok heyecanlıydılar. Lapanın piştiği kazanı devirip içine canavar etlerini atarken, kimi insanların gözlerinden yaşlar akıyordu.

Tüm günü karanlık bir mağarada yaşamak zorunda olan insanlar neşe ile yemeklerini yerken, Gulag iki mahkûmuyla beraber şehir lordunun yanına gitmek için yola çıktı. Zindanın girişinde bekleyen bir takım askerin eşliğinde, sarayın içinden geçerek şehir lordunun odasının kapısına ulaştılar.

''Efendim, Lord Gulag huzura kabulünü ister!''

Kapı muhafızı gelen grubun haberini içeri verdikten sonra, karşılığında tıkanan bir insanın ses tonuyla yanıt geldi

''Hemen yolla!''

Gulag arkasında elleri mor renkte kelepçelerle bağlanmış mahkûmlarla beraber taht odasına girdiğinde, Godfrey önündeki mükellef sofradan yemek yemekle meşguldü.

Bu sahne karşısında, Nafız yandaşının kulağına doğru eğilerek ''Sanırım bugün gerçekten birilerinin son yemeği olacak'' dedi.

Diliyle dişlerinin arasını karıştıran Godfrey, ağzını cübbesinin koluna silerek konuştu.

''Dün, iki orku kale kapısında infazdan kurtardığını duyduğumda inanamamıştım ama görüyorum ki sadece bununla kalmayıp onları benim huzuruma da getirmişsin.''

Gulag, hemen bir dizini yere vurarak konuşmaya başladı

''Yüce lordum, söylenenler doğrudur lakin eksiktir. Bu iki barbarın ellerinde bulunan bir cisim, yıllardır uğraş verdiğim ilacın tek eksik maddesiydi. Bütün gece üstünde çalışıp size müjdeli haberi vermek için, onları zindanımda alıkoymak zorunda kaldım.''

Gulag sözlerini bitirince, ağzında lokmaları geveleyen şehir lordu hepsini dışarı püskürterek konuşmaya başladı.

'' Oldu mu? Yıllardır sonucunu beklediğim ilacıma sonunda kavuşuyor muyum? Bu işin şakası olmadığını biliyorsun dimi Gulag?''

''Tabii ki efendim, elimde şu anda iki doz mevcut, bu kısa sürede sizin için en iyisini yapmaya çalıştım.''

Nöbetçilerle göz göze gelen Gulag'ın bir işaretiyle, iki ork yüz üstü yere fırlatıldı.

''Bu iki yabaninin cezasını huzurunuzda vererek, bu güzel günü bir nebze daha şenlendirmek istedim lordum''

Gulag yerde yatan orkları eliyle gösterirken, neşeyle kahkahasını patlattı. Dışarıdan görünen sahnenin aksine sıska adamın neşesi, iki orku şehir lordunu etkisiz hale getirecek mesafeye atabildiği içindi. Bir süre ikilinin hareketlerini gözlemleyen Gulag'ın kahkahaları, her geçen an tatsız bir hal almaya başladı.

Bunun nedeni, şehir lordunu kıskıvrak yakalaması gereken ikilinin, düştükleri yerde kafalarını kaldırmadan yatıyor olmasıydı. Odanın içinde kahkahalar yankılanırken, Alyon sessizce ''kaç kişi var'' dedi.

''Gölgelerde gizlenen sekiz kişi var. En az yarısı usta asker seviyesinde, bu izbe şehirde bu kadar uzmanın ne işi var ki?''

İkili müdahale mesafesine girdiklerinde, daha önce hissedilmeyen birçok aura odanın çeşitli köşelerinden yayılmaya başlamıştı. Bu mesafeden, auraların sahiplerinin Nafız'ı engellemesi mümkün olmasa da, kaçmaları halinde şehir lordunu kuklaya çevirme planlarının suya düşmesi kaçınılmazdı.

''Biraz daha olayların akışını gözlemleyelim''

 Alyon fısıltı halinde konuştuktan sonra, numaradan zorlanıyormuş gibi ayağa kalktı.

İki orkun bu bitik hali şehir lordunun neşesine neşe katmıştı. Sağ kolu olan sıska ihtiyara dönerek '' Gulag kendin bütün gece çalışırken, zebanilerini boş bırakmamışsın sanırım ?''

Şehir lordunun iltifatı üzerine, başını hafifçe eğerek selam veren Gulag

''Efendim, zindanım emirlerinize karşı gelen herkes için bu dünyada cehennemi yaşattığım bir yerdir'' dedi.

''Çok güzel, çok güzel, şimdi uzun süredir beklediğim anın tadını çıkarmak istiyorum. İlacımı getir bana sevgili hizmetkârım!''

Gulag odanın içinde bulunan savaşçıların varlığından habersiz, içi sevinçle dolu olarak şehir lorduna doğru yürümeye başladı. Elindeki muhafazadan ilacı çıkarırken, şehir lordunun surat ifadesi aniden değişti. Sanki bir şeyler duymuş gibi dikkat kesilen şehir lordu, Gulag'ın gözlerine bakarak ''İlacı önce kendine uygulayacaksın'' dedi.

Gulag, şehir lordunun ilacı önce başka biri üstünde denemek isteyebileceğini tahmin ediyordu fakat bu kişinin kendisi olacağını hiç düşünmemişti. O anda aklında daha önceden duyduğu bazı sözler yankılandı ''Lakin kısa süre sonra kullananda yaratacağı yıkım inanılmaz boyutlara ulaşıyor''

Günlerinin çoğunu karanlık ve rutubetli zindanda geçiren Gulag, fiziksel olarak yıkılmış bir halde yaşarken üstüne ilacın yan etkilerine de maruz kalırsa, hayatta kalma şansının çok düşük olduğunu biliyordu. Her şeyin farkında olarak ilacı kendine enjekte ettiğinde, en kötü senaryoda Godfrey'i de beraberinde götürmeyi kafasına koymuştu.

''Hey sıska moruk, aldığın ilaç şehir lorduyla senin kalkmayan kuşlarınız için miydi? Ne oldu, son günlerde birbirinizi iyi beceremiyor musunuz?''

Kısa sürede birçok ihtimali göz önüne alarak düşünmek zorunda kalan Gulag, mahkûmların olduğu yerden gelen tiz sesle irkildi.

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Her şey çok basit olunca hemen aptal oluverirsiniz.

Maksim Gorki

 

 

 

 

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1267

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1082

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 893

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 823

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 665

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 645

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 604

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 525

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 379

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 197

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 100

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15640 Üye Sayısı
  • 514 Seri Sayısı
  • 21136 Bölüm Sayısı


creator
manga tr