Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 18-Savunma Benim İşim


SAVUNMA BENİM İŞİM

Alyon, misafirleriyle beraber çadırın dışına çıktığında, kabile savaş vaziyeti almış bir haldeydi. Haydutların sözcüsü son uyasını yapmak için tekrar bağırırken, kendileri için hazırlanmış yerlere oturdular.

''Bu size son uyarım, silahlarınızı atın ve diz çökün yoksa kabilenizdeki tüm orkların cesetlerini delik deşik ederiz!''

Haydutların tehditleri nedeniyle ürken Dimitri, Şef Alyon'a bir teklifte bulundu.

''Şef, izin verin bu haydutlarla ben konuşayım. Loncamız paralı askerlerin koruması altındadır, bu olayı büyümeden önleyebilirim.''

Alyon, Dimitri'nin önerisi üzerine hiç konuşmadı, eli ile buyur işareti yaparak sahneyi ona bıraktı.

''Kızılfırtına'nın sözcüsü, ben Altıyaprak ticaret loncasından tüccar Dimitri. Bu kabilede, ticari bir anlaşma yapmak için bulunmaktayım. Benim başıma bir şey gelirse, bu işten yakanızı kurtaramayacağınızı bilmiyor musunuz?''

Dimitri sözlerini tamamladığında, haydutlardan korkması için bir neden kalmadığını düşünüyordu. Haydut grupları gezgin yolcuları sıklıkla soysalar da, iş tüccarlara gelince bu zamana kadar çok az kişi buna cesaret etmişti. Bu cesur kişilerin uğradığı son, tüm ailelerinin üçüncü dereceden akrabaları da dâhil olmak üzere katledilmesi olmuştu.

''Sayın tüccar, bu mesele ork kabilesi ve kardeşliğimiz arasında ki bir sıkıntı. Sizin burada bulunmanız, tamamen öngörülmemiş bir talihsizlik.'' konuşmasına ara veren sözcü, sanki aniden bir şey hatırlamış gibi yaparak

''Yanlış hatırlamıyorsam, Nikonya'dan çıkarken size ork kabilelerinin bu sıralar tekinsiz olduğunu söylemişlerdi. İzlediğim görüntülerde, bu uyarıyı pek dikkate almadığınız belli oluyordu!''

Dimitri duydukları karşısında şoka uğradı, haydutların şehir muhafızları arasına casus sokabileceklerini hiç düşünmemişti. İşin kötüsü, bu haydutların elinde kendisinin uyarıldığına dair kanıt vardı. Loncasının bu şartlar altında, ikinci sınıf bir tüccar için kılını kıpırdatmayacağını gayet iyi biliyordu.

Kısa bir sürede ihtimalleri gözden geçiren Dimitri, Şef Alyon'a dönerek ''Büyük şef, lokomotifim iki kişi daha alabilir. Siz ve yanınızdaki dişi orkla beraber, savunma modunda kuşatmayı yarabiliriz'' dedi.

Alyon yerinden kalkarak, Dimitri'nin yanına doğru yürüdü. Korkudan sararmış olan tüccarın omzuna eliyle vurarak, sakinleşmesi için bir kap su uzattı.

''Sevgili dostum, sakin olun. Burada malınız ve canınız, tamamen benim güvencem altındadır. Gelin yerinize oturun, görecekleriniz epey ilginizi çekecek buna eminim!''

Şefin rahat tavırları, tüccarın asabını biraz daha bozmuştu. ''Şef Alyon, bu haydutların şehir muhafızları içinde casusları var. Burada ölürsek, kimse arkamızdan olanların hesabını sormayacak. En hızlı şekilde buradan kaçmak zorundayız''

Dimitri soğuk terler dökerken, Alyon tüm gün takındığı tavrın aksine, suratında çok asabi bir ifade ile konuşmaya başladı.

'' Bana kalırsa, durum düşündüğünüzden daha da ciddi olabilir değerli dostum. Uzun yıllardır ticaret yaptığınız bu bozkırlarda, orkların gerçek bir savaşına tanık olmadığınızı farz ediyorum. Lütfen sakin olun ve az sonra olacak olayları dört gözle izleyin''

Şefin, son derece ciddi bir şekilde konuşması tüccarı kendine getirdi. İşler öngörüldüğü gibi gitmezse, kaçabileceğinin güvencesiyle yardımcısı Sasha'nın yanındaki yerine oturdu.

Bu sırada haydutların sözcüsü bir cevap alamadığı için öfkesinden iyice coşmuştu ''Son sözünüzü hayır olarak kabul ediyorum, bugün burada tek bir tanenizi sağ bırakmaya..'' sözcünün konuşması bitmeden, ıslık çalan bir ok boğazına saplandı.

''Bir avuç haydut, hangi cüretle kabilemizi tehdit edebilir! Cesaretiniz varsa, konuşmayı bırakın ve ölümünüze gelin'' Yayını havaya kaldıran Sangre, öfkeyle kükredi. Konuşmasının bitimine savaşçıların haykırışları eşlik ederken, yer gök sallanıyordu.

 Sangre, kan vaftizinden sonra duyularının kazandığı eşsiz hassaslığı keşfedince, kendini okçuluk konusunda eğitmeye karar verdi. Şu anda yeteneği, üç yüz gez mesafeden uçan kuşu gözünden vurabilecek bir düzeydeydi.

Kızılkuyruk, sözcünün öldürüldüğünü görünce iyice keyfe geldi. Artık kimse bana hesap soracak durumda değil, elimde intikam için çok güçlü bir neden var.

''Kardeşlerim, bu gün oluk oluk kan akıtma günüdür, bu vahşi yaratıkların sefil canlarını alma zamanıdır!

‘’Saldırın!''

Haydut grubunun içinden bin kişilik bir kuvvet, ork kabilesine doğru vahşice saldırıya geçmişti. Haydutlar arasında değerli ganimetleri şef ve yakın tayfası alsa da, ilk hücum edenlerde birkaç şeyi yağmalayabiliyordu. Bu nedenle, saldırının ilk dalgası epey kalabalık oldu.

Basit bir tahta çitin arkasında, üstlerine doğru çılgınca hücum eden düşmanla karşı karşıya kalan orklar oldukça sakinlerdi. Akın eden kalabalıkla çitin arasında on adım bir mesafe kala, haydutlar aniden bastıkları zeminin ayaklarının altından kaybolduğunu gördüler.

İlk dalganın önünde koşan haydutlar, bu savaşın en talihsiz kişileri olacaktı. Hendeğe düştüklerinde, içinde bulunan kazıklara saplanan bu kişiler o anda ölmedilerse bile, hızını alamayıp üstlerine düşenler yüzünden acı içinde can vereceklerdi.

Amansızca akın eden haydutlar, yollarının derin bir çukurla kapandığını görene kadar, hendekler yarıya kadar dolmuştu. Hendeğin içinde mahsur kalan haydutlar, birbirlerinin üstüne basarak dışarı çıkmaya çalışırken, Domuzkuyruk emrini verdi

''Saldırın! Hendeklerin içini doldurun!''

Emri alan savunmanın ön sırasında ki orkların bir kısmı, çitleri sökerek hendeğin içinde bulunan sağ kalanların üstüne kazık yağmuru başlattı. Üstün fiziki güçleriyle orklar, kalın ağaç gövdelerini hafif bir ciridi atar gibi savuruyordu.

Yukarıdan gelen saldırı ile birçok haydut daha ölürken, bir kısım ise hendeğin ork kabilesine yakın duvarına yapışarak kazıklardan kurtulmuştu. Bu zeki haydutlar, paçayı kurtardık diye düşünürken, beyinlerine vuran sıcaklıkla çığlıklar atmaya başladılar.

Alyon, vahşi yaratıkların iç organları ve ağaç reçinelerinin büyük kazanlarda kaynatılmasını emretmişti. Saldırı sırasında çitlerin arkasında saklanan bu kazanlar, içlerindeki kaynar sıvı karışımıyla, hendekteki sağ kalan haydutlara erken cehennemi yaşatıyordu.

''Savaşçılar savunma pozisyonu al! Okçular atış serbest!''

Domuzkuyruk, önlerindeki savunma çitleri yok olan savaşçılara, kalkanlarını kaldırıp bir duvar oluşturmalarını emretti. Bu duvarın arkasında kalan okçu birliği, güvenlikleri için endişeleri olmadan, hendeğe düşmemiş ilk dalga haydutlarına ölüm yağdırmaya başladı.

'' Kabilemize saldırmaya cüret eden bu maymun sürüsüne merhamet göstermeyin! Her attığınız okun, bir can aldığını görmek istiyorum!''

Sergilediği üstün yetenekleriyle Sangre, okçu birliğine önderlik ediyordu. Birliğini yüreklendirdiği konuşma sonrası, yayına taktığı üç okla saldırıya başladı. Okçu birliği henüz bir ay eğitim almış kişilerden oluşsa da, önlerinde şaşkınlık içinde koşuşturan kalabalık, onlar için bile çok kolay bir hedefti.

Yaşadıkları şok karşısında geriye doğru kaçmaya başlayan haydutlar, sırtlarını okçulara açarak canlarını verdiğinde, haydutların ilk saldırı dalgası son adamına kadar öldürülmüştü. Şefin çadırının önünde, hâkim bir noktadan tüm olanları izleyen Dimitri, yaşananlar karşısında çok şaşkındı.

'' Şef Alyon, bu kadar hazırlığı bir ayda tamamlamanız gerçekten inanılmaz fakat böyle bir olayın gerçekleşeceğini nasıl tahmin edebildiniz?'' tüccar, şefe aklındaki soruyu sorduğunda, Sasha' da cevabı dört gözle bekliyordu.

''Dimitri, bu bölge ork steplerinde ki en ücra nokta ve sen buraya ticaret için düzenli bir şekilde geliyorsun. Bu iki kıstasa dayanarak, senin en fazla ikinci seviye bir tüccar olduğunu söyleyebilirim''

Alyon sözlerini tamamlayınca, Dimitri ile göz göze geldi. Tüccarın, söylediğini doğrular bir şekilde kafasını salladığını görünce, sözlerine devam etti.

''Sana verdiğimiz listede, bu bölgede nadir bulunan veya bu bölgedekilerin adını bile duymadığı malzemeler vardı. İkinci sınıf bir tüccarın, böylesine malzemeleri satın alması ve sipariş vermesi, tahmin ediyorum ki epeyce bir kişinin dikkatini çekmiştir.''

Dimitri siparişleri tedarik ederken ne kadar dikkatli davranırsa davransın, siparişin kendisinden dolayı dikkat çekmemesinin imkânsız olduğunu anladı. Bu haydutlar, tüm süre boyunca onu takip etmiş olmalıydı. Dimitri geriye dönüp olayların muhasebesini yaparken, kabile mekanik araçların çıkardığı gürültüye dikkat kesilmişti.

 ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 Her gün aynı elbiseyle dışarı çıkmaktan utanan insanlar neden her gün aynı düşüncelerle sokağa     çıkmaktan utanmazlar ki?

                                                                                                                                                                              Fahrian Berotti

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1259

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 890

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 822

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 659

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 644

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 602

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 523

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 377

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 195

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 99

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15563 Üye Sayısı
  • 507 Seri Sayısı
  • 20944 Bölüm Sayısı


creator
manga tr