"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 12-Acıya Dayanabileceğin Kadar İyilik Yap


ACIYA DAYANABİLECEĞİN KADAR İYİLİK YAP

Karla kaplı ıssız düzlükte, cılız bir ork ve heybetli beyaz ayı savaşıyorlardı. Yaşanan mücadeleye savaş denmesinin tek nedeni, bir tarafın ölmemek için yaptığı mücadelenin hatırıydı sanırım. Ork, aldığı darbelere daha fazla dayanamayarak yere düştüğünde, beyaz ayı son darbeyi indirmek için ağzını kocaman açmış, hasmının başını hedefliyordu.

Beyaz karın üstüne sıcakkan döküldüğünde, ayı artık çenesinin alt kısmına sahip değildi. Cılız ork ölümünü beklerken, kulağına gelen sesle gerçeğe döndü ''Burada ne arıyorsun sen ?'' Sesin sahibi, Ulu Ork Lordu Cesuryürek'in oğlu Alyon'du.

Ölümden kıl payı kurtulan ork ''Efendim, ben domuz bakım birliğinden bir orkum. Avcı olmak için göreve çıkmıştım, yolumu şaşırıp kayboldum ve beyaz ayı ile savaşmak zorunda kaldım. Hayatımı kurtardığınız için teşekkür ederim.''

Domuz bakım birliği, ana kabiledeki levazım bölümünün bir şubesiydi. Fizikken ve ruhen yetersiz orklar bu bölümde görevlendirilir, kendilerine isim bile verilmezdi. Bu durumdan kurtulmanın tek yolu, kendini av ile kanıtlamaktı.

Çamur ve domuz pisliğinin içine döneceğini düşünen ork, önüne saplanan bıçağa hayretle baktı. ''Bıçağı al ve ayının derisini yüz, kürkünü savaş ganimeti olarak aldığında, ismine kavuşacaksın.'' Duyduğu bu kelimeler karşısında gözyaşları içinde Alyon'un ayaklarına sarılan ork, ''Alyon beyim, bu günden sonra hayatım sizindir, ölene kadar size hizmet etmeye yemin ederim''

Çadırın içinde Alyon, avdan sonra Ayıboğan ismini alan, yirmi sene boyunca kardeşi gibi davrandığı orka hüzünlü bir şekilde bakıyordu. Onu ilk gördüğü zamanın anıları ile melankoli yaşarken, son gördüğü zaman yaşadıkları aklına düştü.

Mora ile gizlendikleri mağaranın girişinde, birçok gölge belirmişti. Her ırktan savaşçıların oluşturduğu bu grubunun içinde, gözüne aşina gelen yegâne figür, mağaranın yerini bilen tek kişi olan Küçükdomuzcuk ‘tu. Alyon, uzun süren takipten sonra, yaralı olarak kendilerini attıkları bu mağaranın yerini, babasına söylemek için Küçükdomuzcuk'u kabileye yollamıştı. Babasından gelecek yardımı beklerken karşılaştığı sahne, kardeşi gibi bildiği orkun peşindeki katilleri ona getirmesi olmuştu. Öfke ve hayal kırıklığı içinde ''Bana nasıl ihanet edebildin?'' diye haykırdı.

Çadırın içinde, yüz sene önce duyduğu cümleyi tekrar işiten Ayıboğan'ın, gözlerinden akan yaşlar yanaklarından süzülüyordu. Hatıraların yaşadığı o kara güne götürdüğü Alyon, hiddetle kükredi ''Ölümden bu kadar mı korkuyordun, dostunu satmak ölümden daha mı şerefli senin gözünde!''

''Beni öldürün dedim, öldürmeyeceklerini ölene kadar domuzların içinde bırakacaklarını söylediler. Oraya dönemezdim, yıllar sonra o cehenneme geri dönemezdim.'' Ayıboğan konuşurken, o zaman yaşadığı dehşet gözlerinden okunuyordu.

 Hışımla koynundan çıkardığı bir şişe kanı, başından aşağıya döktü. Çeşitli sözler mırıldanırken, çadırın direklerinde bazı semboller oluşmaya başlamıştı. Direklerden aşağı süzülen semboller, Ayıboğan merkezinde kalacak biçimde, yerde bir octagon şekli oluşturdular. Köşelerden gelen tılsımlar vücuduna vurduğunda acıyla çığlık atan Ayıboğan, şekil değiştirmeye başladı.

''Orman halkının dönüşüm tekniği!'' önünde gerçekleşen olaya bakan Alyon, sinirle söylendi. ''En azından, biraz adam yerine koyulmuşsun ha Küçükdomuzcuk!'' silahını çeken Alyon, beş metre boyundaki Beyaz ayı Kralı'na dönüşen düşmanına, kahkahalar eşliğinde hücum etti.

Pençelerle çekicin buluştuğu anlarda çıkan kıvılcımlar, loş çadırın içini aydınlatıyordu. Dönüşümü gerçekleştiren Ayıboğan, cüretkâr bir tavırla durmaksızın saldırıyordu. Her atağı öldürme niyeti taşıyor, rakibinin ölümcül noktalarını hedef alıyordu. Alyon, çadırın direklerini savunma amaçlı kullanırken, Ayıboğan en fazla birkaç pençe darbesiyle ile onları parçalarına ayırıyordu.

Bir süre sonra, kendisini destekleyecek direği kalmayan çadır büyük bir gürültüyle çöktü. Bunu gören Ayıboğan ''Alyon, şimdi neyin arkasına saklanacaksın görelim bakalım'' dedi.

''Küçükdomuzcuk, hiçbir zaman zeki olmamıştın ama geçen yıllar seni iyice aptallaştırmış. Hala yeteri kadar güçlenemediğinden, karşındakinin de gücünü ölçemiyorsun'' düşen çadırın kalıntılarını üstünden atarken, Alyon çok sakindi.

''Rol yapmayı bırak, ne sen eski yenilmez savaşçısın nede ben o cılız orkum. Kimse beni geçmiş günlere döndüremez, biraz sonra canını aldığımda her şey bitecek!'' Savaşın başından beri üstün olan Ayıboğan, kibir içinde konuşuyordu.

Etrafına bakan Alyon bütün kabilenin savaşı izlediğini gördü, silahını havaya kaldırdığında vücudundan ağır bir savaş niyeti yayıldı. ''Evet, sen artık o Beyaz ayıdan kurtardığım ork değilsin, bu nedenle gönül rahatlığıyla cesedini parçalayacağım. Sahi Küçükdomuzcuk, o gün benim neden kabileden o kadar uzakta olduğumu hiç düşündün mü?''

Geçmiş yıllarda Ayıboğan, bu konu hakkında hiç düşünmemişti. Hayatının kurtulması ve lordun oğluyla arkadaş olmasının verdiği güvenle, günlerini geçiriyordu.

''Sana o kan şişesini verenlere, bu kanın nereden geldiğini sorma cüretini gösterememiş olduğunu farz ediyorum.'' Alyon konuştukça, etrafındaki hava gitgide ağırlaştı. Üç yüz adım mesafede bulunan, bilinci güçlü olmayan orklar bayılmış, kalanlar nefes almakta güçlük çekiyorlardı.

''O gün öldürdüğüm Beyaz ayı Kralı'nın kanıyla, karşımda dönüşüm geçirmeye nasıl cüret edersin, seni zavallı !'' hışımla bağırdığında, Savaşçının Hiddeti tekniğini aktif hale getirdi. Bu teknik, Orkların Ulu Lordunun kanında gizli olan bir teknikti. Kuşaktan kuşağa, kan bağı yoluyla aktarılan bu tekniğin açığa çıkardığı etkiler, kullanan kişinin gücüyle doğru orantılı oluyordu.

Üstündeki baskının etkisiyle paralize olan Ayıboğan, savaş çekicinin vücudundan koca bir parça koparmasına kadar gelişen olayları, sadece izlemek zorunda kalmıştı. Bir anda her şey tersine dönmüş, yediği her darbede Ayıboğan'ın kemikleri kırılıyor bir parçası vücudunu terk ediyordu.

Kısa bir süre sonra, Ayıboğan'ın vücudu eski haline dönmüştü ama neredeyse yarısı eksik olduğu için, hareket edemeyerek olduğu yere yığılmak zorunda kalacaktı. Rakibine doğru yavaş adımlarla yürüyen Alyon, Ayıboğan’ın yanına ulaşır ulaşmaz bir darbeyle belden aşağısını gövdesinden ayırdı. Yaptığı bu son vuruşun, savaşı nihayete erdirdiğini düşünen Alyon, sırtını dönerek yürümeye başladı. Henüz birkaç adım atmamışken, ayaklarına dolanan elleri hissettiğinde içi bir garip oldu.

Arkasını dönüp baktığında, belden aşağısı olmayan hasmını ayaklarının dibinde gördü. Sürünerek gelip Alyon'un ayaklarını saran Ayıboğan ''Beyim, o günden sonra huzur içinde uyuyabildiğim bir gece olmadı. Biliyorum, gözünde hiçbir değerim yok ama beyim dikkatli olun, diğer dört kabile çok güçlendiler. Her şeyin sonunda, canımı siz aldığınız için çok mutluyum'' dedi.

Son nefesini veren Ayıboğan'ın gözleri, hala bir beklenti içinde Alyon'a bakmaktaydı. ''Her şey bitti, rahat uyu Küçükdomuzcuk.'' elleriyle gözlerini kapattığı dostunu uğurlayan Alyon, bilincini kaybederek yere yığıldı.

Kalabalığın içinde savaşı seyreden orklar tepki dahi veremeden, Nafız Alyon'un başına gelmişti. Kısa bir kontrolden sonra, vücudunun bunca etkiye dayanamayıp iflas ettiğini anladı. Özellikle Savaşçının Hiddetini bu seviyede kullanması, henüz yeterince güçlü olmayan bedenin üstünde ağır tahribat yaratmıştı.

''Çabuk bir çadır hazırlayın, Domuzkuyruk bir kaç adamını alarak buraya gel!'' dedi Nafız. Bir grup ork eşliğinde çadırına taşınan Alyon derin uykudayken, Nafız dışarı çıktı. ''Çadırın yüz adım mesafesindeki, her şey yıkılacak. Bu mesafenin içine giren kim olursa olsun öldürülecek!

Emri alan orklar, denileni yapmak için aceleyle çalışmaya başladılar. Gün doğumuna kadar çadırın etrafı temizlenmiş, kabilenin orkları bundan sonra başlarına ne geleceğini düşünmeye dalmışlardı. Nafız çadırın dışında nöbet beklerken, yüzüğündeki vahşi canavar cesetlerini Domuzkuyruk yoluyla kabileye veriyordu.

İlk defa bu kadar çok et tüketebilen orkların keyfi yerine gelirken, üzerlerindeki tedirginlik bir nebze olsun azalıyordu. Kabilenin kaderini, sonsuza dek değiştirecek olayların yaşanmasının üzerinden on gün doğumu geçtikten sonra, nihayet Alyon gözlerini açtı.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Gözyaşlarımızdan utanmamalıyız. Onlar katı kalplerimizi yumuşatan, topaktaki tozun üzerine yağan yağmura benzer.

                                                                                                                                                           Charles Dickens

 

 

 

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1150

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1028

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 842

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 792

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 674

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 624

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 619

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 586

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 531

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 507

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 313

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 202

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 182

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 136

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 111

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 88

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13332 Üye Sayısı
  • 399 Seri Sayısı
  • 18154 Bölüm Sayısı


creator
manga tr