Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 282-Yeniden Doğuş


“Dur!”

Druid Yerleşkesi içinde konuşlanmış herkes yüz metre sınırının dışına adımını atan kişinin sırtına bakıyordu. Birkaç kişi dışındakiler hem yürüyüp, hem de “dur” demesine şaşırsa da, onun konuştuğu kişi aslında çok uzaklardaydı.

Kendisine söyleneni duyan Han ikiletmeden yaymak üzere olduğu etkisini dizginleyecekti, konuşan alelade biri değil, bizzat büyükbabasıydı.

Alyon yüz metre sınırını geçtikten sonra durmadı, büyük ama sakin adımlarla savaşın en şiddetli yaşandığı yere doğru yürümeye devam etti.

“Usta!”

Kitapkurdu, kimse göremese de korku dolu gözlerle Nafız’a bakıyordu, Büyük Savaş sonrası ancak kendine gelebilen babasının bu hamlesi yüreğini ağzına getirmişti.

Cevap vermedi dişi ork, zaten söyleyecek bir sözü de yoktu, tek bildiği ne olacaksa şimdi olacak ve bu iyi ya da kötü çok büyük bir şey olacaktı.

Tehlikeli alana yaklaştıkça Alyon’a saldıran düşmanlar olmuştu, kır saçlı ork bunları sadece yumrukları ile def ediyordu, henüz silahını eline almamıştı.

Karşı tarafın ağır toplarından biri savaş alanına iner de, diğer cephedeki tüm gözler nasıl olurda ona çevrilmezdi. Dört Medeniyet Ordusu karargâhında yer yerinden oynamıştı, kıtadaki düzeni bozarak bu savaşa yol aşan iki kişiden biri harekete geçmişti.

“Sakin olun, alt tarafı bir ork! Nasıl olurda, iki medeniyetin birikimlerinin sonucu oluşturulmuş iki teknikle baş edebilir?”

Severo için için endişelense de bunu göstermemek adına sert bir çıkış yapmıştı, herkese mantıklı gelen önerme sonrası ortalık yatışmıştı yatışmasına ama hemen sonrasında duyulan haykırış yeri göğü inletiyordu.

“Beni dinleyin savaşçılarım!”

Alyon, devasa alanının her köşesindeki ork savaşçılarına sesini duyurmak için ciğerlerini yırtarcasına bağıracaktı. Amacına da ulaşmıştı, gözlerini düşmandan ayıramayan ordusunun kulağı ise ondaydı.

“Son savaşta sizi yüz üstü bıraktım, ailemi yüz üstü bıraktım, kendimi yüz üstü bıraktım!”

Ondan moral verici sözler duymak isteyen orklar şaşkına dönmüştü, burada olmalarının nedeni olan kişi savaşın en kritik anında neler diyordu böyle.

“Karşımızda bütün dünyanın birleşmiş kuvvetleri var, bizi yok etmeden de durmayacaklar. Bugün ya düşmanlarımızın kanı ve eti ile ziyafet çekeceğiz, ya da bir zamanlar atalarımızın beraber hükmettiği bu topraklarda tarih olacağız!”

Uzun cümlesinden sonra bir süre sustu kır saçlı ork, olduğu yerden tüm savaş alanını izlemekle yetindi. Neden sonra bilinmez, tekrardan haykırmaya başlayacaktı.

“Şimdi bir şeylerin ispat etmenin zamanıdır, kendimize, ırkımıza ve tüm dünyaya!”

“Ben Alyon size söz veriyorum, nefes aldığım sürece bastığım yer orkun toprağıdır ve bu kalp attıkça kimse ırkıma zülüm edemez!”

Yüreğinin en derin yerinden çıkararak haykırdığı sözler bittiğinde, kır saçlı ork sadece kendisinin duyabileceği bir sesle konuştu.

“Soy gücü- Lordun Hiddeti”

O an Alyon’u merkez alan bir güç dalgası tüm savaş alanı boyunca yayıldı, sembolik olarak Orkların Yüce Lordu diye çağırılan kişi artık gerçekten bu unvanı hak ettiğini göstermişti.

“Vahşi Bataklık Zindanları, Ork Lordunun Doğuşu görevi tamamlandı!”

Metalik ses kulağında çınladığında kır saçlı ork çoktan kendisinden geçmişti, ruhundan taşan yeni gücün sarhoşluğunu yaşarken onu hiçbir şey rahatsız edemezdi.

Ork Stepleri Ordusu karargâhında da herkes Alyon’ un sözlerinin büyüsüne kapılmıştı, sadece bir kişi arkadaşının yaşadığı değişimi görebiliyordu.

Senelerdir çektiği vicdan azabı, kendisine yaptığı işkence nihayet son bulmuştu, ilk doğduğu zamanki gibiydi Alyon.

Kaotik savaş alanında tüm dengeler bir kez daha değişmeye mahkûmdu, Ork Lordu’nun düşmanlarının üstünde yarattığı zayıflatma etkisi Severo’nun tekniğinin çok ötesine geçmişti.

“Tüm birlikler ileri, Lordumuz desteği ile ezip geçelim tüm düşmanları!”

Çekiçdöven’ de Parthenia surlarına dayanan toy çocuk değildi artık, izole kabilesinden çıktıktan sonra girdiği sayısız ölüm kalım durumu yıldırım gibi karar veren bir komutana çevirmişti onu.

Kaybettikleri güçleri yerine gelmese de, düşmanları onlardan daha beter duruma düştüğü için orklar tekrar üstün el durumuna geçecekti. İki tekniği tek başına bastıran Lordları Alyon sayesinde, ölen soydaşlarının intikamını alma vakti gelmişti ve milyonlarca savaşçının yüreği bu düşünceyle atıyordu.

“Mümkün değil, olmamalı, Tanrıçanın Kutsaması bu şekilde baskılanmamalıydı!”

Maria de León inancının tam olduğu tekniği bir ork tarafından baskılanınca, ilk defa gerçekten yaşayan bir varlıkmışçasına tepki vermişti. Göklerden inmiş melek misali dünyevi işlere uzak görünen kadın kızarmış, büyük bedel ödeyerek yanına alabildiği büyü gücü depolanmış kristalin hiçe dönüşmesine kızmıştı.

“Yine aynı lanet olası, daha ne kadar güçlenecek bu ork!”

Kara Zambakların iki numarası alenen sövüyordu, klanının büyük fedakârlıklarla elde ettiği kristalin yarattığı etkiyi tek bir orkun bozması karşısında dayanamamıştı.

Dragan ve Hank ise suskundular, her şeyin farkındaydılar lakin an itibari ile söz gümüşse sükût altındı onlar için.

“Git ve yok et, yüz bin tutsak!”

Susmak kaçmaktı ama gerçekler yakalarını bırakacak gibi değildi, Elit On’ un bir numarası neden bu unvana layık görüldüğünü göstermeye niyetlenmişti.

Totemi yüz adım yüksekliğe ulaştığında ışık yağmuru tüm çevresini kaplamıştı, bir sel gibi savaş alanına akan parıltılar Işığın Toprakları’nın iki müridini de yanlarına alarak ilerliyordu.

Liderleri startı verirde diğerleri durabilir miydi, siyah deri zırhında oluşan kesiklerden kanı oluk oluk akan iki numara, paralı askerlerden bir tanesinin bileğini sıkıca yakalamıştı.

“Bu kol artık benim!”

Talihsiz adam bu sözlerden sonra gözünü bir kere kırptığında artık sadece tek kola sahipti, Elit On’ un savaşçısı uzvunu ondan söküp almıştı.

“Kaç!”

Burada da bitecek gibi durmuyordu kandan şeritlerle bedenini süslemiş orkun eylemleri, ağzından çıkan son kelimenin ardından paralı askerin omuzlarının üzerinde taşıyacak bir başı da yoktu artık.

Üç Başlı Hydra ve etrafını saran ork savaşçıları da savunma durumundan çıkıp ileri, düşmanın içlerine doğru yol alıyorlardı, Alyon tekniğini etkinleştirdiğinden beri Ork Stepleri Ordusu rüzgârı arkasına almıştı.

“Saldırın, yoksa kalkanı daha fazla tutamayacağım!”

Normal şartlar altında yarı sayıları kadar Elit On savaşçısına dayanamayan altı Özel Birlik üyesi, şimdi güç hayvanlarıyla beraber üstlerine gelen orkları durdurmakta güçlük çekiyordu.

Üstelik birçok arkadaşlarını öldüren bu kişilere karşı bilenen normal ork savaşçıları da, gözleri dönmüş bir vaziyette amansızca saldırmaktaydı kendilerine.

Işığın Toprakları müridi son gücüne kadar sınırlarını zorlamıştı ancak bu da çare etmeyecekti, üzerinde birkaç küçük çatlak beliren kalkan gürültüyle patladığında, aç vahşi hayvanlar gibi saldırmıştı orklar.

Liderlerini bulmuş milyonlara savaşçı kükremiş sel gibiydi, bentlerini çiğneyip aşarken önlerinde kim varsa ezip geçiyorlardı.

“Böyle olmamalıydı, ölmek istemiyorum!”

Aynı anlarda, Kara Zambak Klanı’nın iki savaşçısından biri kollarında cansız şekilde yatan arkadaşına bakarak ağlıyordu, zalimliğin yüzü olan bir yerde eğitilse de ölümün nefesi her şeyden daha korkutucuydu.

Ölmek istemiyordu lâkin kendi sonlarını çoktan hazırlamışlardı, üç numaranın yardımına giden siyah zırhlara bürünmüş kişinin önünü kestiklerinden itibaren kaderleri mühürlenmişti.

Teslimiyetle eğdiği başına inen yumruk bedenini birden fazla yerinden patlatarak etrafa saçtığında, onlar için yolun sonu görünmüştü, başlarında dikilen dört ayaklı güç hayvanının yemeği olmaktan kurtulamayacaklardı.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Fırtınanın gücü ne olursa olsun, eğer yağmura saygın varsa; seni bekleyen bir gökkuşağı mutlaka vardır. 

Alfred Capus

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1242

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1068

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 886

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 816

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 695

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 650

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 628

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 601

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 549

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 520

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 356

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 185

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 98

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15175 Üye Sayısı
  • 475 Seri Sayısı
  • 20082 Bölüm Sayısı


creator
manga tr