"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 280-Büyünün Gücü


Milyonlarca savaşçı ölümle yaşamın arasındaki ince çizgi üzerinde dans ediyorlardı, kan, ter ve bazen gözyaşının birbirine karıştığı anlarda, üzerlerine inen iki dev çemberi görmeleri mümkün değildi.

Ancak bu yaşayacakları müthiş değişimi hissetmelerine de engel değildi, birbirlerinin kanını içmek istercesine mücadele eden beş milyon kişi bir şeylerin değiştiğini çok iyi biliyordu.

“Ha! Ha! Ha! Ruhsal Çöküş’ ün bu kadar büyük çapta uygulanacağını tahmin bile edemezdim!”

Değişim o kadar büyüktü ki, korkudan kalabalıkların içine saklanmış Kara Zambak ikilisi ok gibi fırlamıştı oldukları yerden, klanlarına ait olan tekniğin etkilerini kullanmak için çok hevesliydiler.

“Tanrıçanın Desteği, kıdemlinin bu büyüyü kullanmasını beklemiyordum, özellikle Cehennem Diyarı’nın köpekleri etrafımızdayken!”

Işığın Toprakları müritleri de böyle bir olaya ilk defa şahitlik ediyorlardı, medeniyetlerine ait bir teknik ezeli düşmanlarını da kapsayacak şekilde savaş alanına inmişti.

Sayıların mutlak güç karşısında bir şey ifade etmeyeceğini söylerken kibrinin esiri olarak konuşmamıştı Severo, insanın doğası buydu, kendinden üstün olanın karşında ya eğilecek, ya da yok olacaktı.

“Tüm ordular ileri!”

Dragan savaşın başından beri ilk defa kendi ağzıyla direkt emir vermişti ordularına, mühendislerin icadı bir cihaz yardımıyla sesi devasa savaş alanında yankılanıyordu.

Heyecanlanmıştı Başkomutan, nasıl heyecanlanmayacaktı ki? Gözleriyle gördüğü şeye kendisi bile zor inanıyordu. Severo düşmanlarının savaş etkinliğini düşürecek tekniği, Maria de León ise tüm dost birliklerin gücünü arttıracak büyüyü aynı anda serbest bırakmıştı.

Sadece iki kişi, arka planları sayesinde elde ettikleri büyü depolama kristallerinin içindeki devasa enerjiyi kullanarak, milyon kişi ölçekli bir savaşın seyrini değiştirmeye cüret edebiliyordu.

Nitekim alan etkili büyülerin doğurduğu sonuçlar kısa sürede görülmeye başlayacaktı, Ork Stepleri Ordusu’nun hızla ilerleyişi bıçak gibi kesilmişti.

“Demek büyük başlar harekete geçmeye karar verdiler!”

Druid yerleşkesinde olanları izleyenlerin arasında neredeyse kendisi kadar uzun baltasını hırsla kavrayan biri vardı, kır saçlı orkun keyfi kaçmıştı.

“Ah şu küçük oluşumların önemli insanları, aldıkları önlemler de en az korkuları kadar büyük oluyor hep!”

Nafız arkadaşının bir adım arkasından, değişen koşulların yaratacağı sonuçları görmek için bir an olsun dikkatini başka yere vermeden savaş alanını inceliyordu, biri destek diğeri zayıflatma etkili iki alan büyüsüne karşı, an itibari ile verecek cevapları yoktu orkların.

Han’ın yeteneği tüm alan etkileri içinde rakipsizdi ancak henüz tam hâkim olamadığı topraklar üzerinde etki sınırı da belliydi, mücadelenin geldiği noktada taraflar arasındaki geçmiş derinliği farkı belirleyici oluyordu.

Medeniyetlerinin sağladı büyü gücü depolanmış kristaller sayesinde savaşçılarına avantaj katan Dört Medeniyet Ordusu’na karşı, orklar sadece kendi güçlerine güvenebilecektiler.

Savaş alanına sürüldüklerinde fark yaratamayan yüz yirmi bin kişilik kuvvet çoktan ağırlıklarını ortaya koymaya başlamıştı bile, onların desteği ile harekete geçen iki milyon kişilik ordunun akınına Elit On göğsünü siper edecekti.

Önce silahlarını kaptırmış ikili geri dönmüştü, Beden Sertleştirme konusunda uzmanlaşmış olan ork savaşçısının düşen gücüne ek olarak artan kudretleri ile beraber aşağılanmalarının intikamını almak istiyorlardı.

Kırılan silahlarının yerine yenilerine alarak gelmişlerdi, buna karşılık iki numaranın da geri çekilme gibi bir niyeti yoktu, enli pala ve mızrak karşısında bedeniyle dimdik duruyordu.

“Ne de kendini beğenmiştin, şimdi de konuşsana!”

Elit On içerisinde belki de en talihsizi üç numaraydı, elindeki baltasıyla Işığın Toprakları müritlerinin ataklarını savuştururken, dışarıdan gelen etkiler nedeniyle hazırlıksız yakalanmıştı.

“Kendi mezarını kendin kazdın, haydi başladığımız işi bitirelim!”

Asalarından çıkan saldırıların yarattığı toz bulutunun içinde ork savaşçısının zırhının parçalarının yüzdüğü gören ikili, düşmanlarını öldürdüklerini sanmıştı ancak bir saniye sonra duyacakları ses onlara her şeyin daha yeni başladığını söyleyecekti.

“Kaçın, uzaklaşın!”

“Üç numara dönüşüm geçirdi, canını seven kaçsın!”

Işığın Toprakları müridleri ilk defa duydukları ses karşısında istem dışı ürkmüşlerdi, onlara nazaran etrafta savaşmayı sürdüren orklar hayatları buna bağlıymışçasına kaçmaktaydı.

Henüz on saniye geçmeden de ne kadar akılcı bir karar aldıkları ortaya çıkacaktı zira yer gök Dört Medeniyet Ordusu savaşçılarının acılı çığlıklarıyla inliyordu.

“Üç başlı Hydra!”

Kara Zambakların iki numarası ağzından çıkan kelimelerden sonra susup kalmıştı, sanki klanının kurucu atasını karşısında görmüş gibi bembeyaz kesilmişti uzun saçlı adam.

“Neler oluyor Severo?”

Herkes gibi Dragan’ da dev yaratığı görmüştü görmesine ancak ağzının kenarlarından taşan testere gibi dişlere sahip üç başın yarattığı yıkım karşısında sadece soru sorabiliyordu.

“Cehennem Diyarı üzerinde yaşamış efsanevi bir canlıya dönüştü sefil ork, ben bile bulamazken bu orklar da yaratığın kanı varmış!”

Nafız’ın ustası sayılan Mora’nın kişisel hazinesini, alt sınıf bir klanın varisinin hayal bile etmesi mümkün değildi, yüz sene önce medeniyetinde her şeyi alt üst eden kadınla Severo arasında yer ve gök kadar fark vardı.

Az önce zaferlerinden son derece emin olan ikili ise ellerinde ne varsa döküp saçacaktı, büyüklüğü yıkım getirse de aynı zamanda herkes için açık hedef yapıyordu Üç Başlı Hydra’yı.

İki ucu keskin bıçaktı dönüşüm, cephesindeki ilerleyişi engelleyen iki numara büyük kitlelerin hedefi olmuştu, bunu gören dört numara tüm hızıyla yardıma koşuyordu.

“Nereye böyle, acelen ne?”

“Kara Zambakların cesur savaşçılarını geçmeden, bir yere gidemezsin!”

Savaş alanına indiklerinden itibaren saklanan ikili nihayet kendilerini göstermeye karar vermişti, düşmanın zayıflaması ve kendilerini güçlendiren etkilerden sonra sesleri pek de bir gür çıkıyordu.

Şaşılacak hiçbir şey yoktu, tarih boyunca küçük insanlar sıkıntılı zamanlar geldiğinde korkak bir fare gibi deliklerine saklanır, atlatılan badirelerin ardından oluşan ortamdan da en çok kendileri faydalanırlardı.

Hız kesmedi dört numara, hasımlarının üstüne yürümeye devam etti, yanında aniden başka bir karartı belirirken başta ki amacı neyse onun için ilerliyordu.

Kendisi varmadan gölgeden yavaşça şekillenen varlık hedefe ulaşmıştı, bir çift pençe mızrağı ile savunma duruşuna geçen Kara Zambak savaşçısının silahının üstünde patlayacaktı.

“Ahhh!”

Kendini cesur savaşçı olarak tanımlayan kişi geriye doğru savrulurken kesik çığlığını yalnızca on adımlık mesafede bulunanlar duyabilecekti, şimdi oluşan boşluktan ilerlemek dört numara için daha rahattı.

Bu sırada dört ayağının üstünde doğrulan sarı kürkünün üzerinde kahverengi benekler bulunan güç hayvanı, enli palasını kafasına doğru indiren diğer düşmanından çevik bir hareketle kaçacaktı.

“Dikkat et, saldırılarında gök gürültüsünü kullanabiliyor!”

Yarma hareketi gerçekleştirmek isteyen ork savaşçısı ilk darbe ile savrulan kişinin ağaya fırlaması sonucu amacına ulaşamayacaktı, savaş alanını kaplayan iki büyü sayesinde düşmanlarının direnci epey artmıştı.

Etki devasa kitlelerin mücadelesini de direkt etkiliyordu, gücü düşen orklar hem geri çekiliyor, hem de her an sayısal olarak eriyorlardı, buna karşın Dört Medeniyet Ordusu aldıkları kutsamanın verdiği güvene dayanarak durmadan yükleniyordu.

Kendileri böyle zor durumda olsalar da ork savaşçılarının hareketlerini bambaşka motivasyonlar belirliyordu şu anda, saldırı yapmayı bırakmış, on nokta etrafında öbekleşmeye başlamışlardı.

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bilmediğimiz durumlarda, öfkeyle ileri atılmaktan kaçınmalıyız.

Attila

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1242

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1068

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 886

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 816

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 695

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 650

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 628

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 601

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 549

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 520

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 356

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 185

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 98

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15175 Üye Sayısı
  • 475 Seri Sayısı
  • 20082 Bölüm Sayısı


creator
manga tr