"Ben Li Qiye'yim ve bu tek başına yeterli." #Emperor's Domination

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 278-Doğal Eşitsizlik


Kısa süreliğine sekteye uğrayan ilerleyiş, on kişilik birlik savaş alanına indiğinde hızlıca devam etmeye başladı. Dört medeniyet sayıları yüz binin üzerindeki savaşçısını aynı isimle çağırsa da, siyahlara bürünmüş ork savaşçılarının yanında sözleri edilecek kişiler değillerdi.

Aslında sadece dokuz ork vardı meydanda, Elit On’ un bir numarası uzak bir mesafeden arkadaşlarını izlemekle yetinmişti. Buna rağmen işler Ork-Druid ittifakı adına tıkır tıkır işliyordu, düşmanı ana karargâhlarına doğru ittiriyorlardı.

“Bu on kişi nereden çıktı?”

“Ne zaman orkları engellemeyi başarsak, gelip orayı darmaduman ediyorlar!”

Dragan’ın yönettiği ordunun karargâhında fısıltılar an ve an artıyordu, komutanlarının aksine bilgi zafiyeti yaşayan rütbeliler, gidişat karşısında endişelenmeye başlamışlardı.

“İlk defa kendi gözümle şahit olma şansı yakaladım, demek Elit On dedikleri savaşçılar bunlar!”

Işığın Toprakları’nın güzelliği kaygısız ancak ciddi ses tonuyla konuştuğunda, geri kalanlarda savaş alanına yeni inmiş savaşçıların kim olduğunu öğrenecekti.

Büyük Savaş sonrası Han, Kitapkurdu ve Nafız inzivaya çekildiklerinde, Ork Stepleri’ni dış güçlerinin saldırılarına karşı koruma görevi büyük oranda onların üstüne düşmüştü.

Kendini yeniden yaratan Ölümün Rüzgârı’nın önderliğinde her türlü insanla savaşma fırsatı yakalayan Elit On, şimdi sudaki balık misali eski düşmanlarının içinde ölüm saçıyordu.

“Bunun sürmesine izin veremeyiz, Özel Birliği savaşa sürmemiz gerekiyor!”

Başkomutan üç komutanın onayını almak istiyordu, durumun vahameti ona hızla hamle yapması gerektiğini bağırıyordu.

“Daha şimdiden kendimizi gösterirsek tüm dünyanın alay konusu oluruz, ben de Dragan ile aynı fikirdeyim!”

Yüksek mimar kendi medeniyetinden de beş kişinin bulunduğu Özel Birliği kullanma konusunda hevesliydi, ellerindeki önemli kozlardan birini açığa çıkarmaları gerekse de, bir sonraki adım kendilerinin savaşması olunca bundan çekinmeyecekti.

Severo zaten dünden razıydı, kazansalar dahi mağlup olmuş halini düzeltmek için klanının en iyi beş yeteneğinin üstün başarılar göstermesi gerekiyordu.

“Özel Birlik İleri, hedefiniz siyah zırhlı ork savaşçıları!”

Emri alan yirmi savaşçı karargâhın farklı yerlerinden fırlayarak savaş alanına karıştı, önceden ikili takımlar oluşturan Özel Birlik üyeleri planlamışçasına bir Elit On üyesine doğru ilerliyorlardı.

“Elinde Chakram olanı biz almalıyız!”

“Evet aşkım, silahına karşı avantajımız büyük.”

“Eğer onu öldürebilirsek klan lideri birlikte olmamıza izin vermekle kalmayacak üstüne değerli hediyelerde verecektir!”

Kara Zambak klanının işaretini zırhlarında ve bedenlerinde taşıyan iki kişi, Elit On’ un Beş numarasına doğru ilerlerken kendilerinden emindiler, yaşanacak mücadeleden çok döndüklerinde alacakları ödüllerle ilgileniyorlardı.

Bu hisleri paylaşanlar sadece Kara Zambak ikilisi değildi, bu savaş alanına gelmeyi bile kendilerine edilmiş bir hakaret olarak gören yirmi kişinin tek düşündüğü, bir an önce eğitimlerine geri dönmekti.

“Diğer sinekleri önemseme kardeşim, bizim hedefimiz bir numara olmalı!”

“Doğru diyorsun kardeşim, hazır Altın Tacın Kutsal İkizleri ölmüşken bizim efsanemiz için başlama vaktidir!”

Birbirinin tıpatıp aynısı iki adam koşmuyor adeta havada yürüyorlardı, onlarda aynı tarikattandı, hatta damarlarında aynı soyun kanını bile paylaşıyorlardı.

“Şuna bak savunmasız bir şekilde dikiliyor, hızlıca öldürelim!”

Dışarıdan bakıldığında bir numara gerçekten de, olmaması gereken bir yerde bulunan o garip ait olmama hissini veriyordu insanlara.

Hızlıca asalarına sarılan ikili rüzgâr ve ateş temelli saldırılarını birleştirerek düşmanlarının üzerine yolladılar, kendilerine en yakın savaşçı bir numara olduğu için Druid Yerleşkesi de buna şahit oluyordu.

“Efendim, yardım etmeyecek misiniz?

Savunmasız ork savaşçısının hedef olması druidleri endişelendirmiş, hatta bazıları Alyon’ un neden hiçbir şey yapmadan durduğuna şaşırmıştı.

“Ez ve Geç, üç bin tutsak!”

Onların aksine, Bir Numara sakince elindeki totemi yere doğru bıraktı, dudaklarındaysa az sonra gerçekleşecek saldırının emri vardı.

Totem hızla büyüyerek on adım uzunluğa erişti, içinden fırlayan rengârenk ışıklarsa iki kardeşin rüzgâr ve ateşine doğru ilerliyordu.

Savaşın ölçeğine bakılınca küçük olarak görünse de, üç bin birebir mücadelelerde büyük bir rakamdı, öncelik alıp saldıran ikilinin şu anda savunmaya geçmesinin tek nedeni buydu.

“Direkt üç bin tutsakla başladı ve totemi kendini koruyabilecek bir kalkana sahip!”

Nafız, Ana Ork Kabilesi’nin kışkırtması sonucu kendilerine isyan eden kabileleri bastırmak için çıktıkları yolculuktaki Bir Numarayı hatırladığında, kısa süreliğine de olsa geçmişe dönmüştü.

“Ah Miloş, acaba nerelerdesin?”

İnsan ne kadar unutmaya da çalışsa, hatıralar en olmadık yerde ufacık bir şeyin tetiklemesi sonucu istem dışı olarak akla düşüyordu, dişi ork da bir zamanlar iki has adamından biri olan Miloş’u savaşın en sıcak yerinde hatırlayacaktı.

“Usta, sadece Bir Numara değil, diğer tüm Elit On üyeleri yokluğunuzu doldurmak adına ölümüne çalıştılar!”

Kitapkurdu, temelinin atılmasında büyük emeklerinin olduğu Tam Bağımsız Ork Stepleri’nin yetiştirdiği en güçlü on kahraman hakkında konuşurken, mütevazılığı bir kenara bırakmıştı.

Haksızda sayılmazdı mor sisle örtülmüş ork, devasa savaş alanının her köşesinde başka bir hikâye ve bu hikâyelerin içinde ikiye bir savaşan cesur ork savaşçıları vardı.

“Yirmi adam içinde gele gele, siz mi denk geldiniz bana?”

Bir eliyle geniş enli palayı, diğer eliyle de uzun mızrağın şaftını yakalamış olan ork savaşçısı, halinden hiç memnun değildi. Bir saniye sonra birkaç parçaya ayrılacak silahları tutarken, iki yanındaki savaşçıları birbirine vurmak için kollarını hızla sallıyordu.

“Silahını bırak, çabuk!”

Başka çareleri yoktu ikilinin, Paralı Askerler’ in Altın Şehri sakini olan savaşçılar gururları olan silahlarını terk etmek zorundaydılar.

“Şimdilik geri çekilelim!”

Boz Sırtlanlar’ın üyesi, durumun onlar adına çıkmaza girdiği gördüğü gibi hemen kendini büyük ordunun arkasına doğru savurdu, yeni bir plan yapana kadar diğerlerinin kendisi için ölmesi sorun değildi.

Elit On ve Özel Birlik arasında ilk temaslar gerçekleşmeye başlamıştı, hatta bazı yerlerde iş toplu mücadeleye dahi dönecekti.

On, yedi ve dokuz numaranın karşısında, altı kişiden oluşan ve her medeniyetten temsilcisi olan karma bir grup vardı.

“Tüm saldırıları kalkanın üzerine yoğunlaştırın, ben sizi oklardan koruyacağım!”

“Işık Kalkanı!”

Beyaz cüppelerinin içinde heyecanla bağıran delikanlı, asasını sallayarak ekibinin etrafını ışıktan oluşan kalkan ile sardığında, ondan fazla ok bu yapının üzerinde küçük dalgalanmalara neden olacaktı.

“Ne kadar hızlı elleri var şu okçunun!”

Ekibin içindeki iki paralı askerden biri gelen saldırıların sıklığı karşısında hayrete düşmüştü, on numaranın özel beş oklu stili karşısında şaşırmamak elde değildi zaten.

“Çene çalmayı bırakın, herkes en iyi atağını gerçekleştirsin!”

Koyu turuncu saçları beline kadar uzanan sert mizaçlı kadın sözleri tamamladığında, ince ve uzun kılıcının üzerinde birikmiş enerjiyi haşin bir saplama hareketi gerçekleştirerek dokuz numaranın genişletilmiş zırhının üzerine yönlendirdi.

Bunu gören diğer beş kişide onu takip etmekten çekinmedi, özellikle Işığın Toprakları müridi olan adam, asasının ucundaki kristalin parlak kırmızı rengini kıskandıracak kadar büyük ateş topunu savururken çok mutluydu.

Kalan dört kişiden ikisi Paralı Asker, diğer ikisi de genç mühendislerdi, düşman iki medeniyetin rollerini çalmasını önemsemeseler de plana uymak adına saldırıda bulunmaktan geri durmamışlardı.

Büyük gürültüye eşlik eden geniş toz bulutu tüm dikkatleri o noktaya çekecekti, ne olursa olsun Özel Birlikten altı kişinin eş zamanlı atağı göz ardı edilecek gibi değildi.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Keşke bir kedi kadar gizemli yazabilseydim.

Edgar Allan Poe

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1181

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1033

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 854

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 798

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 678

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 628

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 621

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 592

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 536

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 513

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 321

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 203

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 186

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 136

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 112

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 89

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13991 Üye Sayısı
  • 415 Seri Sayısı
  • 18723 Bölüm Sayısı


creator
manga tr