“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 273-Farklı Çözümler Düşünmek


“İkinci, Beşinci, Yedinci ve dokuzuncu birlikler saldırın!”

Düşmanı hazırlıksız yakalayan kır saçlı ork, vakit kaybetmeden yakın dövüş konusunda uzmanlaşmış ve bu yönde güç hayvanlarına sahip olan birliklere liderlik etmek için fırlamıştı.

Ok yağmuru ön saflarda bulunan Cehennem Diyarı savaşçılarını anında öldürmüş olsa da, hala içlerinde hafif yaralarla kurtulmuş olanlar yok değildi.

Bulundukları mevziden ileriye doğru yüz metrelik alanı av sahası olarak belirleyen Druid Kurtuluş Ordusu şimdi bu insanlar için geliyordu, liderleri olan Alyon’ un arkasından yıldırım gibi ilerlemekteydiler.

Balta kullanan orkların aksine onların elinde uç kısımları hafifçe içe doğru kıvrılmış, boyu bir kol uzunluğuna erişen kılıçlar vardı, hafif bedenleri nedeniyle hıza yatkın olan druidlerin bu yönlerini vurgulamak için özellikle seçilmişti silahlar.

Dört yüz druid ve bir ork, her yana saçılmış insanların içinde durmadan ilerliyorlardı, koordinasyonu üst seviyedeki makinaları andıran hareketleri ise kalkanını kaybetmiş Ana Druid Yerleşkesini’ nin içinde şaşkınlığa neden olmuştu.

“Şuna baksana, bu senin çocukluk arkadaşın Aebh değil mi?

“Evet, o kadar naif bir kızın böylesine şiddetli olabileceğine kendi gözümle görmeme rağmen inanamıyorum!”

Ork Stepleri’ ne giderek savaş eğitimi almış olan druidlerin yanı sıra, yaşam tarzlarını değiştirmeyerek Ana Druid Yerleşkesinde kalan pek çok kişi vardı.

Bir zamanlar beraber vakit geçirdikleri dostlarının, çocuklarının, hatta eşlerinin son hali onlarda derin hayret uyandırıyordu, kimse de bu nedenle suçlanamazdı, her darbelerini düşmanın ölümcül noktalarına yaparak yıldırım gibi ölüm saçan druidleri kim görse dehşete düşerdi.

“Geri çekilin!”

Düşmanın ana birliğinin atış menziline girdiklerini gördüğü anda emrini verdi Alyon, dağılmış düşmanların sayısını azaltmaya çalışırken açık alanda hedef olmak istemiyordu kır saçlı ork.

“Ateş!”

Dragan, neredeyse elli bin savaşçıyı kaybettikleri bu bilinçsiz saldırının ardından bir miktar avantaj kazanmak için harekete geçecekti.

Alyon birliklerini zamanında geri çekse de hala açık hedeftiler, üzerlerine yağan saldırılardan tamamen zarar görmemeyi garanti etmesi mümkün değildi.

“Üçüncü, dördüncü, altıncı ve sekizinci birlikler savunma duvarı oluşturun!”

Bağıran Nafız’ dı, arkadaşı düşmanın boğazına dayanmış kılıçken, o da aşılmaz bir kalkan olmak niyetindeydi bu savaşta.

Emri alan birlikler hızla ileri fırladılar, geri çekilen arkadaşlarının önüne geçtikleri gibi ellerinde beliren ilginç kalkanları havaya kaldıracaklardı.

Gerçekten bir duvar örmüşlerdi, yere çömelen diğerlerinin sırtına binerek dizilmeye başladılar, bu şekilde yukarı doğru oluşturdukları beş sıra sayesinde tek bir saldırı bile onları geçememişti.

“Bu nasıl bir saçmalıktır!”

Yüksek mimarın druidlerin elindeki kalkanları daha önce görmüş olma ihtimali yoktu, birbirinin üstüne geçmiş parçaların dev bir kaplumbağa kabuğu oluşturmasını anlayamaması normaldi.

“Dönünce Dilber’in yanına uğraman gerekecek Alyon, baksana yine hiç çekinmeden yardım elini uzatmış bize!”

Orkların Kutsal Topraklar diye tanımladığı saklı cennetin ücra köşesinde yaşayan dev kara kaplumbağası, en lazım olan anda imdada yetişmişti, evlatlarının büyürken döktüğü kabuklar Druid Kurtuluş Ordusu’nun en önemli savunma silahı olmuştu.

Oklar, büyüler ve mekanik aletlerin her türlü saldırısı kabukların yüzeylerinde çizikler açmaktan ileri gidemeyecekti, Lanetli Göl gibi iki ucube tarafından yaratılan bir yerin sıcaklığı dahi onları eritememişken, insanların yarattığı silahlar ne yapabilirdi ki?

“Hiç kimse Druid Yerleşkesine yüz metreden fazla yaklaşmayacak!”

Dragan savaşın başından beri takındığı düşük profilli tavrının aksine şiddetle kükredi, tezinin doğruluğunu kendine kanıtlamasının ardından işler tamamen değişmişti.

“Paralı Asker…!”

Komutanın sesindeki hiddetin hedefi olduğunu bilen Severo konuşacak gibi olmuştu lakin bir an sonra üç medeniyetin temsilcilerinin bakışları geri adım atmasını sağlayacaktı.

“Karşında bin tane druid görüyorsun değil mi? Üç milyonluk kuvvetimize rağmen karşımızda böyle cesurca durmalarının nedenini, sadece kendilerine olan güvenlerine mi bağladın aptal adam?”

Elli bin kişi toplam rakamın içinde çok küçük görünebilirdi ancak Dragan savaş meydanında her şeyin sayılarla ifade edilemeyeceğinin farkındaydı.

Kara Zambak Klanı’nın iki numaralı ismine aptal demesinin tek nedeni, saniyeler içinde ölen kişilerin akıbetini gören diğer savaşçıların moralini yerine getirme isteğiydi.

“Sen!”

Hakaret, onun otoritesini perçinleyerek sözlerinin ağırlığını arttıracaktı, Severo’nun ölümcül bakışları tenini yaksa da bunu yapmaya mecburdu.

Cehennem Diyarı adına savaş alanında bulunan komutanın aksine diğer iki temsilci de neler döndüğü çözüyor gibiydi, özellikle Işığın Toprakları’nın parlayan güzelliği neredeyse tamamen emindi.

“Ork Stepleri’ ne girmemizi engelleyen ucube, çoktan kıtanın yarısını da kendi toprağı yapmış gibi görünüyor!”

Maria de León Bello y Delgado ya da herkesin ona hitap ettiği şekilde Maria de León, nokta atışı bir tespit yapacaktı. Yüz metrelik sınırı geçtikleri anda parçalanan savaşçıların sorumlusu, Ork Stepleri’nin tam ortasına kurduğu çadırından her yere hükmeden Han’dan başkası değildi.

“Haklısınız, Druid Yerleşkesini koruyan kalkan yıkılmış olabilir ancak şu anda ondan çok daha zorlu bir güç tarafından korunuyorlar!”

Dragan, çok hızlı biçimde saldırı hazırlığı yapmak zorunda kaldığından dolayı detaylı araştırma yapma şansına sahip olamamıştı, buraya geldiğinde kalkanın yerinde olmadığını gördüğünde içinde beliren sevinç ateşinin böyle söneceğini hiç düşünemezdi.

“Hemen umutsuzluğa kapılmayalım, gördüğüm kadarıyla canlı olmayan varlıklar için bir önlemleri yok düşman güçlerin, aksi halde uzun mesafeli saldırıları engellemek için o garip kalkanları kullanmaları gerekmezdi!”

Yüksek Mimar tüm kargaşanın arasında gözlem yeteneğini konuşturacaktı, ordu elli bin kişi kaybetmiş olsa da o çok önemli bir bilgiyi elde etme fırsatı yakalamıştı.

“Ne önerirsiniz Mimar Hazretleri!”

Kara Zambak Klanı’nın iki numarasına karşı sertleşen Dragan, tam tersi şekilde diğer iki komutanla iletişim kurarken son derece saygılı davranmaya özen gösteriyordu.

Hem onların desteğini kazanıp, hem de Severo’yu topluluk önünde dolaylı yoldan aşağılamayı amaçlayan hareket tarzı, neden dört medeniyetin onu üç milyonluk ordunun başına geçirdiğinin bir kanıtı gibiydi.

“Yanımda getirdiğim mekanik aletleri kullanmanın zamanı geldi, düşmanı hızlı ve temiz bir şekilde yok etmeyi öneriyorum!”

Sorun hakkında çeşitli doneler alan bilim adamı olabilecek en basit çözümü ortaya atacaktı, etkili olmasını ve mantığa yatkınlığı dolayısıyla Dragan’ın reddetmek için bir nedeni de yoktu üstelik.

“Yakın dövüş amaçlı dizayn edilmiş tüm mekanik aletleri düşmanın üzerine yollayalım!”

Yüksek Mimar son sözü söylediğinde iki yüz elli bin adet mekanik alet hücuma geçecekti, daha önce saldıran insan savaşçılarından birkaç kat hızlı olan bu silahlar, yüz metre sınırını geçtiklerinde dahi durmayacaklardı.

“Komutan Alyon!”

Kalkan duvarı oluşturan druidler duruşlarını bozmamıştı ancak herkes çarpışma gerçekleştiğinde zarar görmeseler dahi oluşacak şok dalgasının onları geri savuracağını biliyordu.

“Kalkan Duvarı dağıl ve geri çekil, işi uzmanına bırakma vakti geldi!”

Dev mekanik alet ordusu üzerlerine gelmeden geri kaçan druidler soluk soluğa kalmışlardı, onların aksine geride kalan birlikler ve yerleşkenin içindekiler neler olacağını merak ediyordu.

“Her zaman böyle soğukkanlıydın Hank, benim yerime senin tarihin en genç yüksek mimarı olmanın tek nedeni buydu belki de!”

Savaş alanı, mekanik aletlerin amansız akının oluşturduğu gürültüyle boğulmuşken, bir ses tüm kargaşayı yırtıp atacaktı, öyle çok kudretli değildi veya vahşet kokmuyordu tınısı ancak istisnasız herkes içinde barındırdığı özgüveni kalplerinde hissetmekteydi.

Çok geçmeden, bir iki saniye sonrada, yerde oluşan çatlaktan dışarı fırlayan dev bir köstebek Druid Kurtuluş Ordusunun önünde belirecekti, üzerinde iki kişiyi taşıyan bu canlının yardıma geldiği gün gibi meydandaydı.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bize teşekkür borcu oIan biriyIe karşıIaştığımızda hemen bunu düşünürüz. Teşekkür borçIu oIduğumuz ve bunu hiç akIımıza getirmediğimiz kişiIerIe ise ne kadar sık karşıIaşırız. 

Johann Wolfgang von Goethe 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1181

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1033

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 854

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 798

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 678

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 628

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 621

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 592

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 536

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 513

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 321

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 203

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 186

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 136

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 112

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 89

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13992 Üye Sayısı
  • 415 Seri Sayısı
  • 18723 Bölüm Sayısı


creator
manga tr