Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 262-Hislerin Birleşmesi


Cinnet içerisindeki Alyon, kendisine vurmak üzere olan ışıklara karşılık vermek için saldırı yapmaya çalışsa da, etrafını sarmış insan savaşçılar ona bu fırsatı vermiyorlardı.

“Seninle beraber bu lanet son bulacak!”

“Katlettiğiniz tüm insanların intikamı için, burada hep beraber öleceğiz!”

Tam olarak bir intihar saldırısıydı yaşanan, elit birliklere mensup yiğit savaşçılar gözlerini kırpmadan sonlarına doğru koşuyorlardı.

Yüzlerce büyü saldırısı kendisine ulaşmak üzereyken, kır saçlı ork savaşçısı da karşılık koyma ümidini kaybetmiş sadece önündekilere odaklanmıştı.

Etrafına düşen parlak renge sahip ışıklar insanların canını alırken sadece baltasını bedeninin önüne siper ederek korunabiliyordu, bunun yetmeyeceğini biliyordu ancak başka çaresi de yoktu.

“Arkama Geç!”

Hiç beklemediği anda gelen bu çağrıdan sonra önünde bir gölge belirdi Alyon’ un, üzerine düşen tüm büyülerin parlak ışıklarını içine hapseden bir gölgeydi bu.

“Demek hala soy gücü kullanabilen bir ork savaşçısı var, ha! Ha! Ha! bugün burada ölecek olsak da ileride bir gün tüm olanların hesabı sorulacak!”

Neredeyse kendisi kadar uzun boylu bir adam göz ucuyla onu süzerken, ikisinin etrafını çevirdiği mat gri kalkanla tüm saldırıları engellemişti.

Beyaz saçları beline kadar uzanan bu kişi şüphesiz bir druid idi ve durumun kötüye gittiğini görerek arkadaşlarını yardıma çağırıyordu.

“Tüm druidler yanıma gelsin!”

Bağırdığı gibi etrafa yayılmış olan tüm druidler hızla bir noktaya toplanacaktı, az önce ölümün pençesinin rüzgârını boynunda hisseden kır saçlı orkun dört bir yanı, değişik renkli kalkanlarla kaplıydı an itibari ile.

“Ork savaşçıları kardeşinizi korumak zorundasınız, düşmanını geri püskürtün!”

Alyon, yanından geçen yüzlerce orku izlerken bir kez daha ırkı ile gurur duymuştu, aldıklarını emirden sonra ileri fırlayan savaşçılar adeta bir nehir gibi akıyorlardı.

Aynı anlarda bambaşka bir yerde, Ainle kır saçlı orkun içinde bulunduğu savaşın detaylarını dinlemekteydi, her duyduğu detayla beraber ağzı biraz daha açılan cılız druidin aklı allak bullak olmuştu.

“Demek soykırımdan soy gücü kullanabilen tek bir ork kurtulmuştu ama o da dayanamayıp savaş alanına geri dönecekti!”

“Evet, Ainle, Ork İmparatorluğunun baş generalinin oğlu olarak, böyle bir utançla yaşamak yerine diğer soydaşları ile beraber ölmeyi tercih etmişti genç ork savaşçısı!”

Güzellik abidesi olan kadın bu sözleri söylerken büyük bir kederin içine düşmüş gibiydi, bir tür ince sızının gölgesi gelip gözlerinin içine yerleşecekti.

“Peki, daha sonra neler oldu?”

Öğrendikçe iştahı daha da artıyordu Ainle’nin, kolay değildi, bunca yıllık bilgi açlığından sonra bulduğu bu pınardan kana kana içmek istiyordu.

“Savaşın sonucu başlamadan belliydi aslında, daha önce sürekli baskı altında tutulup ezilen dört bölgenin birleşik güçlerine dayanacak kadar kudretli değildi Ork-Druid ittifakı!”

“Daha çok, bedelini ödemeden ölmeyeceklerini belli etmek içindi bu mücadeleleri, atalarımızın binlerce yıllık görkeminin şanına yakışır olmasını istemişlerdi bu savaşın.

“Druidlerin koruması ve orkların geri püskürtmesi sayesinde soy gücünü kullanabilen tek ork hızla cephenin gerisine kaçırılmıştı, bundan sonrasını ben de bilmiyorum ancak seninle beraber gelen iki savaşçının bu adamın torunları olduğunu düşünmekteyim!

Olan buydu, Ainle yaşadığı kıta hakkında bir gerçeği daha öğrenmişti, zindanın içindeki başka biride onunla aynı kaderi paylaşıyordu fakat tepkileri daha farklı bir şekilde olacaktı.

“Bu kahpenin evladı yüzünden mi oldu her şey, nasıl kandılar, orklar bu kadar mı salaktı?”

Tüm bedeni kasılmıştı Nafız’ın, alnındaki damarlar zonklayıncaya kadar şişmişti. Bu halin nedeni pespaye adamın sözleriydi, biraz önce gördükleri küçük çocuğun yapacaklarını duymak yetmişti dişi orka.

“Korku genç dostum, orkların en çok övündüğü özelliği olan korkusuzluğun bir kişi tarafından kırılmasının sonucu bu. Geleneğin bozulması, saplantılı sevginin boyadığı gözlerin verdiği kararlar ve tüm bunları körükleyen bir hainin varlığı ile çöküş gerçekleşecekti!”

Önünde duran şarap testisinden bardağına yakut kırmızısı bir sıvı döken ihtiyar, yüzünü güneşe dönerek sözlerine devam ediyordu.

“Yüzleşmek zorunda kalacağın düşman her şeyi perdelerin arkasından yönetti, gölgelerde saklanarak ilerlediği yolun sonunda ise sadece kaos ve yıkım oluştu. İlk önce tebaası olduğu ork prensini başa geçirmek için akla gelebilecek tüm yollara başvuracaktı, bir kez bu gerçekleştiğinde ise her şey çorap söküğü gibi geldi!”

“Sakın hemen harekete geçtiğini düşünme, yetersizliğine rağmen hükümdar olanın korkularını besledi yavaş yavaş. Sürekli aklına bir şeyler fısıldadı; insanlar birleşerek size isyan etmeye hazırlanıyor, druidler aramızdaki ittifakı sorgulamaya başladı ile başlayan vesveseler, bir zaman sonra orkların içindeki soy gücü kullanıcılarının tahta kendi aralarından birini çıkarmaları an meselesine kadar gidecekti!”

“Her zaman diğerlerini hakir gören orklar insanlara eziyet etmeye başladı, birbirine etle tırnak gibi kaynamış olan druidler uzaklaştırıldı ve en kötüsü de, olağanüstü soy gücüne sahip orklar bir bir nedensiz yere ölüme gönderildiler!”

Nafız’ın elindeki bardak çoktan tuzla buz olmuştu, şarap ile karışan kanı yere damlarken öldürme isteği etrafını bir pelerin gibi sarmıştı.

İnziva sırasında onları ziyaret eden adamın güçlü ve bir o kadarda tehlikeli olduğu hissetmişti dişi ork ama bu kadar zeki bir plancı olduğu tahmin edememişti.

“Unutma; Başkasını ve kendini bilirsen, yüz kere savaşsan tehlikeye düşmezsin; başkasını bilmeyip kendini bilirsen bir kazanır bir kaybedersin; ne kendini ne de başkasını bilmezsen, her savaşta tehlikedesin demektir!”

Son sözünü söyleyen ihtiyar yarı dolu şarap testisini de alarak yürümeye başladı, arkasından bakakalan Nafız ise öğrendiklerini sindirmek için olduğu yerde oturmaya devam edecekti.

Cephenin arkasına kaçırılan arkadaşı Alyon’ un da ondan farklı bir hali yoktu, çılgınca kullandığı ruh gücünün etkisi ile bitap düşmüş bir şekilde ilk bulduğu yere yığılıp kalmıştı.

“Efendim siz sağ kalmalısınız, soyumuzun bir gün yeniden yükselmesi için bunu yapmak zorundasınız!”

Etrafını saran ork savaşçıları adeta yalvarıyorlardı ona, kendi canlarından geçmiş bu kişilerin tüm çabaları uğruna savaştıkları ırklarının tarihin tozlu sayfalarına karışıp unutulmaması içindi.

Böylece Alyon, koluna girerek onu bir taşıma amaçlı mekanik araca bindiren beş kişi ile beraber bir yolculuğa çıkıyordu, öyle bitkindi ki henüz birkaç dakika geçmeden yorgunluktan bayılmıştı.

Buna rağmen içindeki ateş bir nebze bile olsun azalmayacaktı, bu olaydan çok uzun süre sonra doğacak olmasına rağmen, o eski ve gururlu ork savaşçılarının yaydıkları enerji tüm kemiklerine kazınmıştı adeta.

“Alyon kalk! Uyan be koca kafalı!”

Tanıdığı cılız bir ses ve karnını dürtükleyen ayağın varlığı nedeniyle istemese de kendine gelmek zorunda kalmıştı kır saçlı ork, karşısında ise ilk gözünü açtığında gördüğü kişi, yani Nafız vardı.

“Ne oldu, neredeyim ben!”

Yaşanmış bir olayın illüzyonunun içinde kalmış olsa da, her şeyi yeni baştan tecrübe etmiş kadar yoğun hissetmişti bu anları Alyon.

“Zindanın denemesi tamamlandı, zorla girdiğimiz salonun içindeyiz!”

Nafız arkadaşından çok daha önce bitirmişti denemeyi ve onun payına düşen kısım olan düşmanını tanıma faslı arkadaşı kadar bilincini sarsmayacaktı.

“Atamızı gördüm Nafız hatta onun geçmişte kahramanca savaştığı gibi düşmanların karşısına dikildim!”

Belki yaşadıkları gerçek değildi, belki de soykırımın tek kurtulanının yerine geçip savaşmıştı Alyon ancak emin olduğu tek bir şey vardı, o da savaş alanında edindiği duyguların kendisinin çok daha büyük bir karakter olmasını sağlayacağıydı.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

İnsanların içindeki kötülük tohumlarını doğruluğa, talihsizliği kazanma hırsına dönüştürmek dünyanın en zor işidir.

Sun Tzu

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1267

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1082

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 893

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 823

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 664

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 645

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 604

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 525

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 379

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 197

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 100

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15636 Üye Sayısı
  • 513 Seri Sayısı
  • 21128 Bölüm Sayısı


creator
manga tr