Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 251-Kafa Kafaya


Ses dalgaları tüm göğü kaplayan ışık saldırılarını yarıp geçerken, onlarca parçaya ayrılan cesetleri de beraberinde götürüyordu.

Göz kamaştıran bir sanat eserine dönüşen saldırıları parçalayan kanlı bir kılıç gibiydi Alyon’ un gür sesi, çevredeki ağaçların yıkılmasıyla beraber normal boyutunun iki katına çıkan köy meydanında şu anda ölümcül bir sessizlik kol geziyordu.

“Kardeşim, onu kullanmalıyız!”

“Bu ork sağ kalmamalı!”

İkizler yapacakları saldırıya karar verirken bir çift simsiyah gözde onları izliyordu, kır saçlı orkun bedeninde meydana gelen değişikliğin kendi de dâhil kimse farkında değildi.

“Ainle, druidleri toparlama işini bitirdin mi?”

Yaşanan savaşa müdahale etmeyen Nafız, Alyon’ un kalkanın dışına çıkması ile beraber sağ kalan druidleri genişlettiği Kan Kubbenin içine toplama işini organize ediyordu.

Ailelerinin geri kalanına kavuşan baba oğul ile beraber diğerleri de sevdiklerine kavuşmuştu, tabi ki herkesi kurtarmaları mümkün değildi ama olabilecek en az kayıpla bu işi kotarmıştı Ainle.

“Sağ kalan herkesi kurtardık ayrıca bizimle beraber gelen on kişinin de tüm yakınları iyiler!”

Hayat her yerde acımasızca ilerliyordu, öncelikle yandaşlarının sevdiklerini kurtaran Ainle’nin eylemlerini kimse yadırgayamazdı.

“Şimdi gözlerini dört aç, her zaman bir kozanın kırılıp içinden muhteşem bir canlının doğduğunu göremezsin!”

Kimse tam olarak Alyon’a neler olduğunu bilemese de, Nafız’ın çok büyük bir öngörüsü bulunuyordu bu konuda, alandaki enerjinin kaotikleşip kır saçlı orkun üzerine doğru çekilmesinin de bu tahminde büyük bir payı vardı.

Bu sırada Altın Tacın Kutsal İkizleri de boş durmamaktaydılar, ortalarına aldıkları bir cam kürenin üzerine ellerini koymuş dudaklarını şiddetli bir biçimde oynatıyorlardı.

“Ha ha ha! Bizi çok zorladın ama sonunda ölüm vaktin geldi pis ork!”

“Sakın üzülme, ustamızın bize verdiği ve içinde kendi ruh gücünün bir parçası olan bu kutsal eşya tarafından yok edilecek olman, senin için bir şereftir!”

İkizlerin sözleri her zamanki gibi kibirle süslenmişti ancak zar zor çıkan seslerini vücut dilleri ile birleştiren bir kişi, rahatlıkla bunun son kozları olduğunu anlayabilirdi.

Büyüyü tamamladıktan sonra, kırılan egolarını tamir amacıyla yaptıkları konuşmalara bir cevap beklemiyordu iki adam, bunun yerine içlerinde yavaşça yeşeren korku tohumunu yok etmek için hazırladıkları saldırıyı serbest bırakacaklardı.

“Açıl, İlahi Işığın Giyotini”

Başta soğuk saydam bir renge sahip olan küre, yüzü maskeli adamın bağırmasının ardından yedi renge sahip ışıklar saçarak patlayacaktı, serbest kalan ruh gücü parlaklığını bir nebze olsun kaybetmeden dev bir giyotin bıçağı şekli alarak Alyon’ un üstüne ilerlemekteydi.

“Efendim, yalvarırım arkadaşınıza yardım edin!”

Ainle tüm korkusunu yenerek Nafız’ın bacağına yapışacaktı, üzerine gelen şeyden kurtulması mümkün olmayan ork savaşçısının hayatı için yalvarıyordu.

Belli etmese de dişi ork da epey tedirgindi zira kendini keşfetme yolculuğunun en önemli köşesini dönen arkadaşının ne yapacağını onun için de bir sırdı.

Gözleri parlayan ikizler bir yandan da kaçış kristallerini ellerine almışlardı, bu son saldırıları sonucu dibi görmüş ruh güçleri ile yapacakları başka bir şey kalmamıştı bu yerde.

Sürekli telaş içinde hareket eden düşmanlarının aksine Alyon, asırlardır aynı yerde duran bir ulu ağaç gibi dingindi, kör kuyuların en karanlık yerinden bile daha siyaha dönmüş gözleriyle üstüne gelen ışıltılı saldırıyı izliyordu.

“Ne kadar da güzel, ölümün kol gezdiği savaş meydanına koşarak gelen insanların içindeki umutları temsil ediyor adeta bu saldırı!”

Kır saçlı orkun dudakları oynuyordu ama mırıldandıklarını kendisi dışında kimse duyamıyordu, ona dışarıdan bakanların tek görebildiği, jet siyah renge dönüşen enerji girdabının yavaşça merkezdeki orka dönmesiydi.

Dev giyotin bıçağı artık nerdeyse 10 adım uzağındaydı Alyon’ un, kapladığı alana bakıldığında kaçacak bir yeri kalmadığı görünen ork savaşçısının tek çaresi tüm gücüyle savunma yapmaktı.

“Ben Alyon, tüm umutlarınızı barındıran bu saldırıyı baltam ile parçalamak için geliyorum!”

Beş adım kaldığında bir süredir dengesizleşmiş olan enerji dalgaları aniden hiç var olmamışçasına kaybolacaktı, havada sadece kır saçlı orkun ağzından çıkan iki kelime yankılanıyordu.

Lordun Cinneti

Gözlerini zapt etmiş renk tüm bedenine yayılmıştı, zırh gibi giyindiği siyah enerjinin içinde, fanilerin dünyasına inmiş bir şeytani tanrı gibiydi Alyon.

Dev baltada bu değişimden nasibini alacaktı, zaten alışılmışın dışında olan boyutları bir kez daha artmış, orijinal şeklinin yarısı kadar daha büyümüştü.

Silahın üstünde yer alan Abarran’ın düşman R leri ölümün şarkısını söylüyordu, duyanların ruhlarının bedenlerini terk etme isteği ile dolmasını sağlayan bir ulumaydı bu şarkı.

“Kudretimin karşısında parçalan!”

Çoktan yerin on adım üzerine çıkmış olan ikizlerin saldırısı, onu ortadan ikiye bölmek için geliyordu ancak bilinmeyen bir fenomenle kuşanmış Alyon’ un hiç korkusu yoktu. Baltasını, bir adım mesafedeki ışık cümbüşüne kafaya kafaya karşı koymak için kullanacaktı, yaşam kadar renkli giyotin ile ölümün habercisi siyahın son dansıydı gerçekleşen.

İki saldırı on nefes boyunca çılgınca çarpıştı, eskiden köy meydanı olan yerde şimdi devasa bir çukur oluşmuştu. Kan Kubbe zangır zangır sallanacaktı, şok dalgalarının bile etrafta olan her şeyi küle çevirdiği darbe değişiminin şiddeti, akıl sınırlarını zorlamaktaydı.

Siyah renk durmadan tüm ışıkları yutuyordu, dev giyotinin son zerresini de yok eden Alyon’ un atağı hızını kesmeyip iki kardeşin metrelerce uzağa savrulmalarını sağlamıştı.

İzleyenler olanlara inanamasa da toz duman dağıldığında oluşan manzara çok daha ilginçti, düşmanlarının düştüğü durumun aksine, tüm bedeninde siyah alevlerin çılgınca raks ettiği ork savaşçısı bir adım dahi yerinden kıpırdamamıştı.

“Altın Tacın Kutsal İkizleri, elinizde neyiniz varsa hepsiyle gelin! Bugün, Vahşi Bataklığı sizin kanınızla sulayacağım!”

İki kolunu yanlara açan Alyon, düşmanlarını kucaklamak istiyormuş gibiydi, saçtıkları ışıkla saflığın sembolü rolünü üstlenen kardeşleri, kötülüğün pençesine çekmeye çalışan bir şeytan gibiydi kır saçlı ork.

Normal bir zamanda, çardaklarının altında şaraplarını yudumladıkları bahçelerinde otururken bu sözleri duysalar, belki gülmekten karınları çatlayacak olan ikizler, an itibariyle kaçış kristallerine ölümün elinden onları kurtaracak en önemli hazine olarak sarılıyorlardı.

“Ustamızın bizim için özel olarak hazırladığı hazineye karşı dururken yaralanmadı bile!”

“Hemen bu durumu üstlerimize bildirmek için geri dönmeliyiz!”

İnsanların hayatta kalma arzuları ne kadar da kuvvetliydi, diğer duygularını bastıracak bahaneyi bulmak için saniye beklememişti kardeşler.

“Hiç bir yere kaçamazsınız, bugün burada öleceksiniz!”

Alyon düşmanlarının saldırı niyetinde olmadığını sezmişti, şimdi en iyi durumundayken buna nasıl izin verirdi.

“Nafız!”

Bir kez daha kükrüyordu kır saçlı ork savaşçısı, ikiye karşı tek mücadele verdiği anlarda bile yardım istemediği arkadaşına işi düşmüştü.

Son kozlarını da deneyimlediği rakiplerinin tek şansı kaçmaktı, onları kovalama konusunda hiç şansı olmayan Alyon’ un ise başka bir yöntemi bulunuyordu.

Eğer arkadaşı Kan Kubbeyi onları da içe alacak kadar genişletirse, ne yaparlarsa yapsınlar kanla ıslanmış pençelerinden kaçamayacaklardı, başladığı işi bitirmesi an meselesiydi artık.

Ancak ne yazık ki Alyon’ un istediği olmayacaktı, Altın Tacın Kutsal İkizleri kırdıkları kaçış kristalleri sayesinde iki ışığa dönüşüp uzaklaşırken, yardım istediği arkadaşı sadece onların gidişini izliyordu.

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Başkasının ekmeğinin ne denli tuzlu, başkasının merdiveninden çıkmanın ne denli zor olduğunu göreceksin.”

 

İlahi Komedya, Dante Alighieri

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1120

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 998

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 835

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 780

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 656

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 610

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 599

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 578

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 519

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 492

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 292

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 200

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 179

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 113

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 110

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 83

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 12346 Üye Sayısı
  • 364 Seri Sayısı
  • 17445 Bölüm Sayısı


creator
manga tr