Korku dağları bekler. #Atasözü

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 234-Uzaktaki Yankılar


Yeni dillenmiş Gregoria aldığı cevaptan tatmin olmamış olacak ki bir kere daha konuşmak için öne fırlıyordu, yavaşça görüş alanlarından çıkmak üzere olan adama haykırmak üzereydi.

“Yeğenim yeter!”

Şu anda etrafında onu susturabilecek tek kişi vardı ve ne yazık ki konuşanda oydu.

“Amca, bizimle oynayan o iki orkun yerini öğrenmeyecek miyiz?”

Galeno, genç kızın öfkesinin aynısını yüreğinde yaşadığı için onu çok iyi anlıyordu lakin bunun sadece orklara olan nefretinden kaynaklanmadığını da biliyordu.

Kendisi klanında alt tabaka bir kişi olsa da, yeğenlerini emri altındaki bölgelerde ezilmelerine imkân vermeden büyütmüştü, az önce yaşadıkları aşağılanma onun için yeni bir şey olmasa da güzeller güzeli Gregoria’nın kanına dokunacaktı.

“Işığın Topraklarına ait bölgeye geçmediklerine emin olabilirsin, orklar böyle bir şey düşünseydi bile o adam Paralı Askerlerin içindeki casusları sayesinde buna izin vermezdi!”

Bıraktığını bölgenin durumundan tutun da yeğenin başına gelenlere kadar her şeyi bilen Altın Tacın Kutsal İkizi, muhakkak aradıkları kişilerin içindeki adamlarından devamlı bilgi almaktaydı.

Şimdi, Lord Galeno ne kadar aşağılanırsa aşağılansın geri dönüp emrindeki bölgeyi tekrardan bir düzene kavuşturmalıydı, yaşananların yankısı çok uzaklardan dahi duyulacak olsa da, boynunun eğip işini yapmaya mecburdu orta yaşlı adam.

Hâlihazırda zaten mensup olduğu Kara Zambak Klanı kıtadan gelen haberlerle çalkalanıyordu, bunun üzerine klanın büyüklerinin gerçekleştirdiği toplantı ise değişik durumların ortaya serileceği bir yer olacaktı.

“Üçüncü büyük, yere göğe koyamadığınız Galeno’nun son icraatlarından haberiniz vardır umarım!”

Koyu gri devasa bir masanın etrafında toplanmış on kişi suratları asık bir haldeyken, sessizlik kilolarından dolayı iki sandalyenin üstünde oturmak zorunda kalan bir adamın konuşması ile bozulacaktı.

Bu sözler adeta kara kış günlerinde esen karayel gibiydi, ortamın sıcaklığı bir anda dramatik bir biçimde düşmüştü sanki.

“Yedinci büyük haddini bil! Otoritenin ilk üç büyüğü sorgulamak için yeterli olabileceğini kim söyledi sana!”

Kinayeli lafların hedefindeki kişinin hemen karşısında oturan, yürek hoplatacak kadar cesur göğüs dekoltesine sahip olan bir kadın sertçe çıkışınca, az önce ağzını yayarak konuşan yedinci büyük hemen özürlerini sunacaktı.

“Klanımızın ilk üç büyüğünün otoritesi karşısında saygıyla eğilirim, densizliğimin affedilmesi için yalvarırım!”

Yaşananlara dışarıdan bakan biri için, olanlar oluşumun içindeki disiplinin sertliğine yorulabilirdi ancak başta üçüncü büyük olmak üzere masadaki herkes bunun kötü bir oyun olduğunun farkındaydı.

Klan efendisinin altında yer alan on büyüğün kendi içindeki mevkii kavgasının eseri olan bugünkü toplantının amacı, yaşanan sorunlara çözüm bulmak değildi, üçüncü büyüğün mensup olduğu hizibin adamı olan Galeno’nun başarısızlığına istinaden rakip cephenin saldırıları ile geçecekti tüm zaman.

Vahşi Bataklık kıtasında yaşananlar, Kara Zambak Klanı içinde çeşitli çatışmaların barutu olmuş durumdayken, kendilerine rakip olan başka klanlarında ağzını sulandırmıyor değildi. Yakın zamanda Tarikatlıktan düşmesine kesin gözüyle bakılan Kutsal Kan Tarikatı’nın yerinde gözü olan diğer klanlar, bu müthiş fırsatı birinci adayı yıpratmak için nasıl olurda kullanmazlardı?

Tabii ki iki orkun yaptığı çılgınca işler sadece kurbanlarının geldiği topraklarda konuşulmuyordu, şu ana kadar onlarla direkt temas halinde bulunmamış insanlarda Vahşi Bataklık kıtasında neler döndüğünü ilgiyle takip etmekteydi.

Işığın Toprakları üzerinde yaşanan bir başka güneşli günün öğle vaktinde, boydan boya asmalardan oluşan çardakların gölgelerinde oturan iki kişi hararetli bir biçimde söyleşmekteydi.

“Ne dersin, bu işin içinde ustanın oğluna hâkimiyet büyüsü yapan kişiler olabilir mi?”

“Kapa çeneni salak, nasıl olur bu konuyu ulu orta bir biçimde dile getirebilirsin?”

Asma bahçeleri uçsuz bucaksız gibi görünse de, yerin kulağı var deyimine sıkı sıkıya riayet etmek en mantıklı önlemdi şu anda zira aksi halde onları bekleyen tek son ölüm olacaktı.

“Biliyorsun ki, bu çok gizli bir bilgi başka bir tekkenin eline geçerse gücümüzü azaltmak için kullanabilirler, sen sen ol bir daha sakın bu konuda ağzını açma!”

Arkadaşının uyarılarını dinleyen adamın gözleri yuvalarından çıkacak kadar çok açılmıştı, bunun nedeninin aldığı sert uyarı olduğunu düşünebilirdiniz ama göğsünün ortasından dışarı çıkan bir kılıç ucu, mazeret olarak duruma daha çok uyuyordu.

Bir nefes sonra ölecekti boş boğazlı adam, ona nasihat eden kişi ise karşısında dağ gibi dikilen gencin heybetinin gölgesinde, kanının adeta akmayı bıraktığını hissetmekteydi.

“Tekkeye bağlılığın takdire şayan, bu yoldan sakın ayrılma, seni öldürmek istemem!”

Geldiği gibi bir anda yok olan genç, arkasından boş gözlerle bakan adamı dizlerinin bağı çözülmüş bir vaziyette düştüğü yerde bırakıp gitmişti.

Işığın Toprakları üzerinde güneş neredeyse hiç kaybolmasa da, aslında karanlık her yerde yaşamını sürdürmeye devam ediyordu. Bugün Bouillon tekkesinin içinde kendisini gösterecekti, üstelik tekke ustasının beceriksiz oğlunun Nikonya şehrinde kuklaya çevrilmesi hakkında konuşan bir kişinin canını almıştı.

Tabii ki bunu kendi başına beceremezdi, uzun yıllar boyunca içine tohumlarını ektiği insanlar sayesinde hasat ediyordu kötülüğünü. Bir zamanlar, küçük bir ork ordusunu yenemeyen insanlara yardım etmek için gönderilen ve hayatı İlk Kan Savaşçısı Sangre’nin ellerinde son bulan genç büyücünün, en yakın arkadaşının kılıcında gizlenmişti karanlık.

Karanlık demişken, bu dünyadaki en kasvetli yeri de es geçmek olmazdı, simsiyah binaların yükseldiği tek renge sahip şehre gidiyorduk.

Führerbunker

Şehrin ortasındaki devasa binanın etrafına kurulmuş bu yer, tek düzeliğin başkenti olma şerefini sonsuza kadar yaşatmak için inşa edilmişti sanki.

Birbirinin aynısı sokaklar, binalar ve kasvetli hava insanı o kadar sertçe boğuyordu ki, bu şehirdeyken solunan her nefes yavaşça alınan bir zehir gibi kana karışarak kurbanını yaşarken öldürmekteydi.

Führerbunker bu dünyada tamamen insan elinden çıkmış tel şehir olma özelliğine sahipti, işte bu insanlardan bazıları şu anda onlardan çok uzakta olan bir yer hakkında konuşmaktaydılar.

“Yüce Mühendis Alarick, Vahşi Bataklık Kıtasında gerçekleşen olaylardan ötürü kaygılanmalı mıyız?”

Son derece donuk ve neredeyse mekanik bir ses tonuyla kendisine yöneltilen soruya, aynı şekilde cevap verecekti düz siyah bir cübbeye sahip olan adam.

“Ne İmparatorluğumuz, ne de okulumuz için herhangi bir tehlike yaratacak çapa sahip olmayan kişilerin eylemlerini, lütfen dikkate almayınız!”

Soğuk taş duvarlar, kelimelerin içinde gizli olan kibir nedeniyle olduklarından daha sıkıcı bir şekilde görünmüştü kısa konuşma bittiğinde, tabii ki bu değerlendirme her şeyi tam kararında yapmayı hayat felsefesi edinmiş mühendisler için geçerli değildi.

Nizam, kurallar ve bunlara riayetin en büyük erdem olarak kabul edildiği bu yerden, yaşamın bambaşka dinamikler üzerine kurulduğu farklı topraklarda da Nafız ve Alyon’ un ismi geçmekteydi.

“İki tane orkun bizi düşürdüğü şu hale bakın, beceriksiz orospu çocuğu!”

Üzerinde tam kamuflajla hızlı hızlı yürüyen adamın sinirden alnındaki damarlar kıvrım kıvrım olmuştu, ağzından çıkan sözlerin hedefi öz oğlu olsa bile duracak gibi de değildi.

“On çocuğumun içindeki tek posa, onu alıp dünyanın en ezik yerine koydum fakat gene gidip başıma iş açmayı başardı piç kurusu!”

Koyu siyah saçlarını adeta kafa derisine yapıştırmışçasına geriye taramış uzun boylu bu kişi, Boz Sırtlan Organizasyonunun başındaki adamdı.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Dün ile bugün arasında bir kavga çıkarsa, yarın kaybeder. 

Winston Churchill 

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1150

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1028

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 842

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 792

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 674

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 624

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 619

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 586

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 531

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 507

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 313

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 202

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 182

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 136

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 111

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 88

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13332 Üye Sayısı
  • 399 Seri Sayısı
  • 18154 Bölüm Sayısı


creator
manga tr