“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 224-Kanayan Yaralar


Nafız, bulundukları kulübenin etrafında kimse olmadığından emindi fakat yine de tüm önlemleri almaktan geri durmadı.

Kan Kubbe

İçeriden dışarıya bir bilgi sızması kesinlikle mümkün değildi artık, büyük bir orduyu yemekle meşgul olan güç hayvanlarının da işi henüz bitmediği için, onları kimse rahatsız edemeyecekti.

“Ben kendimde değildim ama senin kızıma tüm yapılanları görmüş olman lazım, neden Gregoria konusunda bana engel olmadın?”

İri kıyım ork savaşçısı dilinin altındaki baklayı çıkarmıştı, şakaklarından süzülen boncuk boncuk terlerle beraber içindeki sıkıntıda şimdi orta yerdeydi.

“Demek zindandan seni payına düşende buydu ha Alyon, kızına zulmeden baş düşmanın yaptığı şeyi tekrarlamış olmanın verdiği acı yüreğine oturdu değil mi?”

Nafız ne olduğunu tüm açıklığıyla çözmüştü, arkadaşı birden fazla sıkıntının pençesinde kavruluyordu. Bu sorunun bugün burada çözülmesi lazımdı, yoksa zaman sadece yaranın daha da derinleşmesini sağlayacaktı.

“Nafız, peşime taktığım orklarla beraber girdiğim savaşta ustama verdiğim sözü tutamadım, benim yüzümden kanımdan gelenler büyük acılar çekti.”

“İki sene boyunca bunları düşünmediğim bir anım bile olmadı, kafamın içinden gelen sesler sürekli bana işkence ediyordu. Sonra sen geri döndün ve yeniden maceralara doğru yola çıktık, içimde bir umut yeşerdi, belki o kırıldığım günün öncesine dönebilirim sandım bir an.”

“O kadını gördüğümde kötü biri olduğunu yüreğimin derinliklerinden anladım Nafız, eğer onu aşağılarsam, hem geçmişin öcünü alır hem de kendimi daha kudretli hissederim diye düşündüm. Bastırılamaz bir his beni sürekli bunu yapmam için zorladı, adeta benliğimi esir alan bir saplantıya dönüştü bu his bende!”

Uzun süre soluksuz konuşan Alyon, nefessiz kaldığından mı yoksa çıkarken boğazını yırtacak bir şeyler söyleyeceğinden mi bilinmez, kısa bir süre boyunca susmuştu.

Kendisine işkence ettiği iki sene boyunca tüm duygularına ket vuran kır saçlı ork, onları gözyaşlarının eşliğinde paylaşıyordu arkadaşıyla. Şimdi, ömrü boyunca ilk defa kan dışında bir şeyle ıslanan yüzünü yerden kaldırıp, son sözlerini de haykıracaktı üzüntüden bitap düşmüş Alyon.

“Neden, benim o pisliklerle aynı şeyi yapmam izin verdin, neden en çok nefret ettiğim kişiye benzememe engel olmadın?”

Bunları söylerken iri yarı ork ciğerlerini parçalamak istercesine bağırmıştı, eğer Kan Kubbe olmasaydı karargâhın içindeki herkes onu işitebilecekti.

Nafız, arkadaşından böyle şeyler duymayı hiç mi hiç beklemiyordu, gözlerinin içine sözlerinin aksine sorgular gibi değil de, yardım istercesine bakan Alyon’a ne cevap vereceğini bilemez haldeydi.

Eskiden Boz Sırtlanlara ait olan karargâhın komuta merkezinde, iki ork sessizlik içinde birbirlerine bakıyordu bu anlarda.

Alyon’un sözleri üzerine konuşmadan öne iyice düşünmek istese de dişi orkun böyle bir lüksü yoktu, sonucu ne olursa olsun her zaman yaptığı gibi, içinden nasıl geliyorsa öyle devam etmeye karar verdi Nafız.

“Sana neden engel olmadım söyleyeyim eski dostum, çünkü işime öyle geldi. Kara Zambakların kuşattığı bölgede çöreklenmiş bekleyen ihtiyar yılanı deliğinden çıkarmam için, bana güzel bir fırsat sundun ve bende buna hayır demedim!”

Kır saçlı ork bir açıklama bekliyordu ama nasıl düşünürse düşünsün şu an duyduklarını tahmin etmesi mümkün değildi, hiç sakınmadan saf gerçeği söylemişti ona arkadaşı.

“Madem geçmişten konuşmaya karar verdin izninle bende sana katılmak istiyorum, kızının başına gelenleri söylemediklerine göre Sangre’nin de nasıl öldüğünü bilmiyorsundur sen değil mi?”

“Her şey istediğimiz gibi sona ermek üzereyken, kibrimi ayaklar altına alacak kadar güçlü bir düşman belirdi savaş meydanında, ne yaptıysam ne ettiysem üstesinden gelemedim. Bu kişi, uğruna deli gibi çabaladığımız, orkların gelecek umudu olan kişileri öldürmek istediğinde Sangre önüne çıktı onun, sonunda esir düşse de yapmak istediğini başarmıştı.”

“Gücü ile bizi ezen adamla bir pazarlık yaptım, eğer onunla beraber Cehennem Diyarına gidersem geride kalan herkesin canını bağışlayacaktı. Kapana kısıldığı ateşten kafesin içindeki Sangre bunun üzerine deliye döndü, kendisinin de kullanılarak bana boyun eğdirilmesini kabul etmek istemiyordu!”

Kulübenin içindeki hava Nafız’ın sözleri sonrası iyice ağırlaşmıştı, yaşananları ilk defa duyan Alyon hüzünlü gözlerle bakıyordu artık arkadaşına.

“Bağırdı, çağırdı, üzerine çöken baskıya ve kor ateşlerle yanan ellerine inat, esir olduğunu kafesi kırmak için uğraştı. Alyon, bazı geceler o sesleri duyuyorum, her bir harf bedenimi delen sayısız iğneye dönüşüyor, ateşten parmaklıkları umutsuzca tutan ellerinden çıkan duman gelip boğazımı sıkıyor!”

“Suratıma her kan sıçrayışında, benim diz çökmemi görmektense kendi elleri ile boğazını kesen adam geliyor aklıma; söylesene Alyon, hangimiz o savaştan daha mağlup çıktık!”

Eski defterlerin açılması, karşılıklı oturan iki kişinin de kapanmayan yaralarının kanamasını sağlamıştı, bu işin sonunun nereye gideceğini bilmeden devam etme niyetindeydi Nafız.

“Kızın sağ ve yaşadıkları senin aksine onu olmak istediği şeye, en mükemmel kadın ork savaşçısına çevirdi. Oğlun, ondan esirgediğin duygulara sırtını dönmedi, sende dâhil tüm ailesini sevdi ve gücünün son damlasına kadar onları kollamaya çalıştı.”

“Yenildi ama pes etmedi, şu anda onun gerçek kudretini sana söylesem dahi anlayabileceğini düşünmüyorum. Başlattığımız büyük savaşın sonunda, Orklar kendi topraklarının üzerindeyken yenilmesi mümkün olmayan bir Hakan kazandılar, torunun nasıl bir gücü olduğunu bugün kendi bedeninde hissettin değil mi?”

Önder pozisyonunda iken yaşadığı yenilgi, Alyon’u o anın içine hapsetmişti belli ki, kendi hezimetinin dışına çıkıp büyük resmi görmekten acizdi uzun süredir. Arkadaşının sözlerini dinlediği zaman, kendisini cezalandırmasının nedeninin hep düşündüğü gibi yaşananlar değil, kırılan gururu ve ezilen kibri yüzünden olduğunu anlıyordu.

Nafız’ın da suratı çok çirkin bir hal almıştı, o günleri yeniden yaşayarak anlatması sonucu büyük bir hüzün gelip oturmuştu yüreğine.

“Ben ne aziz, ne de ömrünü doğruluk yolunda harcayan biri değilim, uğruma kendisini feda eden adamı hayata geri döndürmek için savaşıyorum sadece. Eğer bu uğurda bir şeyler yapmam gerekiyorsa da, bedeli ve sonucu ne olursa olsun kimse önümde duramayacak!”

Alyon, masanın diğer ucunda oturan arkadaşının ayağa kalkmasını izlerken aklı karman çorman olmuştu, yeni düşünceleri ile eskinin korkuları arasında kıyasıya bir mücadele başlamıştı yüreğinde. Bu nedenle, dişi orkun ne zaman yanına gelip iki eli ile suratını yakaladığını anlayamadı, gözlerinin içine bakan bir çift kan kırmızısı gözün baskısını hissediyordu sadece.

“Sen kimsin, bunu sadece kendin bulabilirsin ama ben sana benim tanıdığım Alyon’u anlatayım istersen biraz!”

Şaşkına dönmüş iri yarı orkun suratından ellerini çeken Nafız,  masanın kenarına oturarak konuşmasına devam etti.

“Hatırlar mısın, isim verme töreni diye milleti dövdükleri olayın ardından bizi levazım çadırına almamışlardı, gidip artık kemikleri yemiştik. Döndüğümüzde sen önce kapının önündeki tipi, sonra da çadırı zapt etmiş liderlerini bir güzel dövmüştün.”

“Bizi, öldürmek için o yaratık dolu dağa götürmelerini hatırlıyor musun? Bana kalırsa o ezik veledin garezi sadece sanaydı, kafana yumruk atınca eli kırılmıştı enayinin. Tüm bu macera orada başlayacaktı, sen kaçmayıp bana tecavüz etmek isteyen o yaratığı öldürdüğün için buradayız Alyon!”

“Sonrasında birçok şey yaşadık, iki kişi koca bir şehri bile ele geçirdik ulan, daha ne olsun? Bir yenilgi veya yaptığın bazı hatalar değilsin sen, bu haldeyken bile yaptığının yanlış olduğunu bilerek yüreği darlanan adamsın!”

Nafız’ın sözleri, Alyon’un on dakikada dört mevsimi yaşamasını sağlayacaktı, tüm gün boyunca fiziksel ve zihinsel olarak ölümüne yorulan iri yarı ork, arkadaşının dizlerine başını koyup ağlıyordu.

“Ben bir yola çıktım koca kafalı, sonunda ya dilediğimi başaracağım, ya da bu uğurda ölüp gideceğim. Sen de kendini böyle koyuverirsen, kime sırtımı yaslayıp önümdeki düşmanlarla savaşacağım ben. Geçmiş yaşandığı yerde kaldı; artık bugüne, yanıma dön Alyon!”

Dişi ork susmasının gerektiğini düşünmüş olmalı ki, bir süredir bağrışmaların hâkim olduğu kulübe sessizliğe gömülecekti. İki arkadaş, seneler sonra belki de ilk defa birbirleri ile böyle samimi bir şekilde konuşuyordu, eteklerinde kalmış bütün taşları dökmüşlerdi.

Dertli Alyon’un şifa bulmak için yarasını açtığı bu akşam, farkında olmadan hem onun, hem de kendi kalbinin üstüne merhem sürüyordu Nafız.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Önümden gitme seni izleyemeyebilirim, arkamdan da gelme yol gösteremeyebilirim; yanımda yürü ve yalnızca dostum kal.

Albert Camus

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1039

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 950

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 789

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 752

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 628

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 555

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 553

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 552

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 505

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 469

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 244

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 163

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 163

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 133

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 113

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 106

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 73

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 10751 Üye Sayısı
  • 268 Seri Sayısı
  • 14938 Bölüm Sayısı


creator
manga tr