Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 221-Alyon vs Alano


Alyon, düştüğü çıkmazdan soy gücünü kullanarak çıkmayı düşünüyordu, bir iki saniye sonra rakibinin hareketlerini daha net görmeye başlayınca da kararında haklı olduğunu da anlayacaktı.

Daha önce hiç yeni nesil bir orkla kapışmayan Alano, dramatik bir biçimde değişen koşullar karşısında afallamıştı, rüzgâr temelli hareketlerinin üzerine çöken dağ gibi bir baskı tarafından yavaşlatılmış olmasına inanamıyordu.

İster inansın ister inanmasın çoktan iri yarı orkun savurduğu dev silahı ile karşı karşıya gelmişti, ya çıplak elle gerçekleştirdiği saldırısına devam edecek ya da kaçacaktı genç savaşçı.

Genel görüş bu iki seçenekten birinin gerçekleşeceğini söylese de Alano bambaşka bir yol izlemeyi seçecekti, alanlar arası halkasından çıkardığı silahını savurarak karşılık veriyordu kır saçlı orka.

En az kendisi kadar kibirli bir kılıçtı bu yeni beliren silah, Zarif kabzası siyah deri şeritlerle kaplanmışken, gövdesi mat bir gümüşi renk saçıyordu.

Parlak gövdenin üstüne özenle işlenmiş Kara Zambak figürleri kabzanın rengi ile tam uyumluydu, bu olağan dışı özellik kullanıcısına görkem katarken, silahın hangi klana ait olduğunu da rakibin suratına bağırmaktaydı.

“Kara Zambak!”

Bu figürleri Alyon’ da net bir biçimde görecekti, zaten bu nedenle avazı çıktığı kadar bağırmıştı.

“Ne kadar bilgili bir barbar, buraya kadar gelebildiğine göre en azından bunu bilmeliydin zaten değil mi?”

Az önceki olaydan hiç etkilenmemiş izlenimi veren Alano buram buram kibir kokan hareketlerine devam ediyordu, hele son söyleyecekleri bardağı taşıran damlalar olacaktı.

“Ne yazık ki senin için yolun sonu geldi, atılımımı yarıda kesmeme neden olduğun yetmemiş gibi hazine kılıcımı çekmemi de sağladın. Bun günahlarının bedelini işkenceler içinde ölerek ödeyeceksin, şu hayattaki belki de tek talihin benim ellerimde ölmek olacak.”

Burnu havada tamamladığı konuşmasının hemen ardından, genç savaşçının kılıcının etrafını gri bir aura çevirmeye başladı, olayları izleyen askerlerin gözleri bunu görünce sonuna kadar açılmıştı.

“Cehennem Diyarı savaşçılarının dövüş tekniği mi bu?”

Genç bir askerin açık ağzından çıkanları duyan daha kıdemli bir arkadaşı, hemen cevap verecekti.

“Ruh güçlerini silaha aktarmak Cehennem Diyarı üzerindeki en temel dövüş becerisidir, bunu bile bilmiyor musun?”

Arkadaşı tarafından kınanan askerin yüzü düştüğünde Alano üzerindeki baskıya aldırmadan ileri doğru atıldı, şu anda önemli olan hızı değildi, zaten silahını çekerek ruh gücünü ona aktarmıştı.

“Gel bakalım, seni gökte ararken yerde buldum!”

Genç savaşçının bu çıkışına Alyon çok sert cevap verecekti, gözleri kanlanmış, ağzından taşan iki köpek dişi sinirden titriyordu.

Bu tepki düşmanın kibri nedeniyle olmuş gibi durmuyordu, kılıcın üstündeki Kara Zambak desenlerini gördüğü andan itibaren kır saçlı orkun hali değişmişti.

İki savaşçı orta noktada buluştuğunda, Alyon’ un çift başlı dev silahı ve Alano’nun hazine kılıcı şiddetli bir biçimde çarpıştı; etkisiyle tozun dumana karıştığı, biraz yakın duran askerlerin rüzgârı nedeniyle havaya uçtuğu bir çarpışmaydı bu.

“Artık silahsız da kaldığına göre, nasıl dövüşeceksin merak ediyorum?”

Kibirli genç, darbeleri çarpıştığında ruh gücünü aktardığı kılıcı ile düşmanın elindeki garip silahı parçaladığına çok emindi, daha birbirlerini net bir biçimde görememişken kendinden emin bir şekilde konuşacaktı.

Karşı taraftan cevap gelmiyordu, durumun tahmin ettiği gibi çıktığını gören Alano ise tahriklerine devam etmeyi sürdürdü.

“Burada durmayacağım, önce arkamda kalan karargâhı yıkıp daha sonra sığındıkları kalkanın arkasında ölümü bekleyen zavallı yaşam formlarını bu dünyadan sileceğim!”

Alano, yakında Tarikat olmasına kesin gözüyle bakılan bir klanın kaymak tabakasına aitti, her ne kadar Vahşi Bataklık kıtasına gönderilecek kadar gerilerde olsa da, burada yapacakları onu çok daha iyi yerlere taşıyabilirdi.

Lord Galeno’nun güvenini ve takdiri çoktan kazanmıştı, bir de esir düşen yeğenini kurtardımı, ondan güzeli yoktu. Aslında, ne kadar huysuz olsa da Gregoria her erkeğin yatağında isteyeceği bir güzellikti, muhtemel bir evlenme fırsatı doğacak olması Alano’nun kalbinin daha da hızlı atmasını sağlıyordu.

Hayaller ve umutlar güzeldi lakin bir de gerçekler vardı bu dünyada, şu anda genç savaşçının gerçeği de biraz önce parçaladığını düşündüğü silahın kafasına inmek üzere olduğuydu.

Son anda kılıcı ile bloklamıştı darbeyi Kara Zambak savaşçısı, yerde takla atarak geri uçmasını sağlayan bu sürpriz saldırıdan fiziksel bir zarar almayacaktı.

Yaralanmamıştı Alano ama düşmüş olduğu durum ona kemiğe kadar erişen bir kesik kadar acı vermişti, vahşi orkun darbesi sonucu tepe taklak bir biçimde yuvarlanmıştı.

“Kalk ayağa cılız şey, hızından başka bir numaran var mı görelim?”

Ensesinin arkasından geçirerek omuzuna attığı dev silahı ile üzerine doğru gelen orkun dediklerini duyan genç savaşçı, yüzüne tükürülmüş kadar öfkelenmişti.

Tüm bu olanlar beş dakika içinde gerçekleştiğinden düelloyu izleyen askerlerin düşünceleri de allak bullaktı, çok güvendikleri genç savaşçı ne zaman son hamlesini yapacak olsa karşısındaki iri yarı ork onu püskürtmeyi başarıyordu.

“Öldürmeyeceğim seni, ibret olsun diye evcil hayvanım yapıp her gün eziyet edeceğim!”

Alano’nun iyi bir ruh halinde olduğu söylenemezdi, tüm söylediği lafları sırayla yediğinden dolayı hazım problemi yaşıyordu.

Kılıcını çevreleyen aura bir kat daha büyümüştü, sağ ayağını ileri atıp duruşunu değiştirdiğinde bile hala gri rengin artışı sürüyordu.

Neler olduğunu hemen çözecekti Alyon, rakibi tek ve güçlü bir saldırı için gücünü topluyordu. Tecrübeli bir savaşçı olarak buna izin veremezdi, büründüğü rehavetten sıyrılıp son hızıyla saldırıya geçmeliydi.

Neyse ki Savaşçının Hiddeti aktifti, genç savaşçının saldırısı için gereken aura yoğunluğunu sağlaması normal zamana göre daha zor oluyordu.

Üzerine gelen orku görünce Alano da daha fazla dayanamadı, silahının üzerinde topladığı ruh gücünü şiddetle savurdu.

Binlerce işkence görmüş surat vardı bu saldırının içinde, kimisi çığlık atıyor, kimisi ise acı içinde inliyordu, hepsinin yaşadığı dehşet Alyon’ un iki başlı dev silahı ile çarpışacaktı.

Kara Zambakların genç savaşçısı bu sefer emindi, klanının üçüncü sınıf tekniği olan Ruh Fırtınası idi kullandığı, bu atağından sağ kurtulacak bir ork olduğunu hayal dahi edemezdi.

Kutsal Kan Tarikatı saldırılarında nasıl kan özünü kullanıyorsa, Kara Zambak Klanı’ da nesiller boyu toplanmış ruh özlerini kullanmaktaydı. Aslında Alano kendi kaynaklarından büyük fedakârlık yaparak gerçekleştirmişti son atağını, tarikatından aldığı ve kendisinin topladığı ruh özünün yüzde onunu harcamak zorunda kalmıştı.

Bu sefer konuşmadı, kır saçlı orkun parçalanmış bedenini görmeden rahat edemeyecekti zira bu savaş uzarsa onun için hiç iç açıcı olmazdı.

Şansına bir tarikatta eğitim almıştı ve kullandığı teknik gerçekten adını yaşatıyordu, Alyon’ un geri savrulurken birkaç ağacı kırarak anca durmuş bedeni bunun en büyük kanıtıydı.

Durumu kritik olmasa da sağlam yaralanmıştı iri yarı ork, bedeni harap bir hale gelirken yüzünde ise tuhaf bir gülümseme vardı.

Sanki verilen mücadelede üstün el kendisiymiş gibi sırıtıyordu, kanla kaplanan suratındaki bu ifade Alano’nun hiç hoşuna gitmese de yaptığı saldırının verdiği hasarı net bir biçimde görebiliyordu.

Üzerindeki baskı kalkmış değildi fakat genç savaşçı için bu endişelenecek bir durum olmaktan çıkmıştı, tek yapması gereken hazine kılıcı ile yarı harap haldeki orku parçalamaktı.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ah evet, söylemek başka, yapmak bambaşka bir şey.

William Golding

 

 

Merhaba Sevgili Okurlar

Bu sıralar benim bölümleri seyrelttiğim gibi sizlerde yorumlarınızı azalttınız, madem böyle oldu birkaç konu hakkında sohbet etmek istedim sizinle.

-Neden, bölümlerden sonra mesaj yazma gereği hissetmiyorsunuz? Tebrik, teşekkür mesajları değil bahsettiğim, içinizde uyanan duygular veya hikâyenin akışı ile ilgili düşünceleriniz asıl merak ettiklerim.

Siz belki farkında değilsiniz lâkin bölüm sonlarında attığınız yorumlar ve 100. Bölümden sonra yaptığım anket sayesinde kafamda birçok yeni fikir filizlendi.

-Yan projem olan Cehennem Online adlı seriden haberiniz var mı? Eğer takip ediyorsanız düşünceleriniz nelerdir?

Orada bambaşka bir anlatım tarzı kullanıyorum, hangisi sizi daha çok etkiliyor?

-Yakın gelecekte karşınıza çok değişik fikirlerle çıkacağım, umarım sevdiğim bu işi yapmam konusunda bana desteklerinizi sürdürürsünüz…

Keyifli Okumalar

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1077

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 976

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 819

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 771

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 641

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 587

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 582

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 570

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 515

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 484

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 276

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 199

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 169

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 107

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 79

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 11656 Üye Sayısı
  • 325 Seri Sayısı
  • 16487 Bölüm Sayısı


creator
manga tr