Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 205-Operasyon Başlıyor


“Söyleyin bana, sıradaki hedefimiz olan beş karargâh hakkında neler biliyorsunuz?

İç bölgeye hücum etme zamanı gelmişti, Nafız bunun bilincinde olduğu için işe başlayacakları yeri çoktan belirlemişti.

“Ses çıkmadığına göre bir bilginiz yok, o zaman ben size biraz bahsedeyim buradan!”

“Saldıracağımız yer on adım uzunluğunda duvarlarla korunan, etrafına sekiz adımlık bir su kanalı inşa edilmiş, içerisinde en az otuz bin askerin yaşadığı bir destek karargâhı!”

Nafız rakamları verirken druidlerin gözleri yuvalarından çıkacak gibi olmuştu, daha önce zapt ettikleri karakollarla kıyaslandığı zaman burası aşılmaz bir kale gibiydi.

“Elimizdeki toplam savaş gücü yüz elli druid, iki ork ve bir güç hayvanı iken, soruyorum sizlere bana biriniz burayı nasıl ele geçireceğimizi anlatsın!”

Beklemediği yerken soru gelmiş talebe gibi alık alık dişi orkun yüzüne bakıyordu druidler, kendilerini olayların akışına o kadar bırakmışlardı ki ileriye dönük hiçbir öngörüde bulunma gereği duymamışlardı.

“Bakın temiz kalbiniz ve dürüstlüğünüz nedeniyle size büyük bir sempati besliyorum ancak işime burnunuzu sokacaksanız bundan çok daha fazlasına ihtiyacınız var!”

“Sadece bir defa size ne planladığımı anlatacağım, bundan sonra daha iyi bir fikriniz olduğunu düşünmeden bana gelirseniz, bu kadar kibar olmayacağımı bilin!”

Ağzından dökülen kelimeler üstü kapalı olarak tehdit içeriyor olsa da, dişi orkun yaydığı enerji tam tersini söylüyordu.

“Bir daha benle ters düşerseniz ölürsünüz!” cümlesini üstlerine gelen baskı nedeniyle sanki kulaklarıyla işitmiş kadar olmuştu tedirgin druidler.

“Dışarıdaki askerle bizim Truva atımız olacak, söylemelerini istediğim bir yalan ile karargâhın içine girip bize onu altın tepsi içinde sunacaklar!”

Gözleri parlıyordu Nafız’ın, iyi yapılmış bir planın neticesinde başarıya ulaşmak en az kaba kuvvetle düşmanı bastırmak kadar zevk veriyordu ona.

Truva Atının ne demek olduğunu bilmeyen druidler şaşkın bir şekilde ona bakarken, dişi orkun onlara açıklama yapmaya niyeti yoktu.

Diğer ork savaşçıları ile bir süre konuştuktan sonra esirlerin yanına doğru ilerlerken kafası çok berraktı, sakince tane tane ne yapmaları gerektiğini anlattı onlara.

“Dediklerimi harfiyen uygularsanız hepiniz hayatta kalabilirsiniz ve size sözümdür karargâhı aldığımız zaman hepinize iki seçenek sunacağım!”

Vaat edilen büyük bir şey yoktu, hayatları ortada olduğu için askerlerde fazlasını beklemiyorlardı zaten ama ne olursa olsun ölüm dışında başka bir yolun bulanık hayali kafalarında belirmişti bu sözlerden sonra.

“Yola çıkabilirsiniz, bizde planlanan zamanda orada olacağız!”

Nafız ayrıldığı zaman, yardımcı komutan hemen ayağa kalkarak emri altındaki askerlere seslenmeye başladı.

“Dinleyin beni bok çuvalları, ne söyleyeceğinizi iyice ezberleyin. Elimize altın bir fırsat geçti, yaşamak istiyorsanız ne deniliyorsa onu yapın!”

Askerler durumun bilincindeydi fakat akıllarını kurcalayan bir soruyu da sormadan edemeyeceklerdi.

“Komutan, bu ork karargâhtakilerle baş edebilecek mi?”

Duyduğu karşısında artık komutan statüsüne yükselmiş adam kahkahalarla gülmeye başlamıştı, bakışlarını çok önemli bir şeyi keşfetmiş gibi gizemli hale getirerek cevap verecekti.

“Size daha önce duymadığınız bir şey anlatayım, bende komutanların yazışmalarını kurcalarken bu bilgiyi edindim!”

“O orkun adı Kan Tanrısı Nafız, diğer iri olanın ise Alyon. Erkek olan şu an Ork Steplerini yöneten Lordun dedesi ve Ork Orduları komutanı olan acımasız savaşçı Ölümün Rüzgârı’nın babası!”

“Ork Lordu’nun kudretini biliyor musunuz? Adam sadece tahtında oturuyor ama toprakları üzerinde yaşayan herhangi bir canlının hayatını istediği zaman alabiliyor. Buna diğer medeniyetlerin yüce savaşçıları ve büyük ustaları dâhi direnemiyor, Ork Stepleri üzerinde olduğu müddetçe onu yenebilecek kimsenin olmadığı konuşuluyor!”

Bir hikâye dinlermişçesine kendilerinden geçmiş askerler son duydukları karşısında korku ile ürpermişti, böyle mutlak bir güç dünya üzerinde var olabilir miydi?

“Söylenen, Nafız ve Alyon’ un küçük terk edilmiş bir kabilede doğduğu ve birkaç sene içerisinde tüm Ork Stepleri’ni kontrolleri altına almayı başaracak kadar büyük savaşçılara dönüştükleridir.

“İlk önce kabile ve şehirlere diz çöktürdüler, daha sonra bir önceki Ork Lordu’ nu evinde büyük bir savaş sonucu bozguna uğratarak tüm kıtayı ele geçirdiler. Bu senaryo, size de tanıdık gelmiyor mu?”

“Küçük karakollar ile işe başladılar bile ve yeni hedefleri destek karargâhı; size söylüyorum arkadaşlar, Vahşi Bataklık bir değişim sürecine giriyor ve hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.”

“Şan, şeref, zafer bunlar bizim gibi paralı askerler için değerli şeyler mi? Biz sadece para ve rahat bir hayat için savaşırız ve ben derim ki, bu orkların saflarında kaldığımız sürece iyi talih bize göz kırpacaktır!”

“Hatta bir efsaneye göre Kan Tanrısı Nafız son savaş sırasında olağanüstü bir ruh durumuna geçerek yüzbinlerce kişiyi öldürmüş!”

Bu son cümle esir askerlerin kafalarına çivi gibi çakılmıştı adeta, az önceki kıyımı gördükten sonra bunun gerçek olabileceğini düşünseler de, yıllarca biledikleri mantıkları onlara inanmamalarını söylüyordu.

Sözlerin sahibi yardımcı komutan ise, ne sıra dışı bir görünüşe ne de parlak askeri zaferlere sahipti, arka planı zayıf olduğu için sürekli düşük profil tutarak üstlerine yalakalık yapmak zorunda kalmış bir adamdı.

Gelişen durumlara ayak uydurarak fırsatları yakalar, her konuda istihbaratını geliştirdiği için hamle önceliğini kimseye bırakmazdı.

Orta yaşlara gelmesinden dolayı seyrelen saçlarının bitik bir görüntü verdiği bedenini geliştirmenin aksine yatırımını kendisini rahata kavuşturmak için kullanacağı en büyük silah olarak gördüğü aklına yapıyordu.

Bulanık sularda yüzen bir köpekbalığı olarak kanın kokusunu almıştı, açılan bu kapıdan adımını atmaktan çekinmeyeceği sözlerinden anlaşılıyordu.

“Komutan Dimitar, bizi kullandıktan sonra bir kenara atmayacaklarına nasıl emin olabiliyorsun?”

Hemen komşu kıtada devasa bir arkaya sahip iki orkun geçmişi askerlerin gözlerini boyamak için yeterli gelmeliydi fakat her anlarını kelle koltukta yaşarken, ilk feda edilecek olarak görülen bu insanların çekinceli bitmiyordu.

“Askerlerim, sanılanın aksine bu orklar insanlara kemikleşmiş bir nefret beslemiyorlar, öğrenebildiğim kadarıyla daha önce verdikleri savaşta pek çok insanla müttefik olmuş hatta onları kendi himayelerine alarak korumuşlar!”

“Kulaktan kulağa yayılan bir rivayete göre, Nafız kendisine bağlı bir insanı dövdü diye en yakın arkadaşı Alyon’ un kızını ölümün eşiğine kadar getirmiş!”

Uzun yıllar önce Kutsal Topraklar’ da yaşanan olay çoktan bir efsaneye dönüşmüştü, Kan Tanrısı lakaplı dişi orkun adaletini ve sadakati ödüllendirmesini vurgulamak için dilden dile yayılan hikâye, tüccarlar tarafından yedi düvele yayılacaktı.

“Kendilerini destekleyen Ticaret Şehrinden vergileri kaldırdıklarını ve yönetimini tamamen onlara bıraktıklarını da herkes bilmekte!”

Askerlerin ilk defa karşılaştıklarından itibaren gördüğü tek şey acımasızca katliam yapan iki orktu fakat şimdi dinlediklerinden sonra bu kişilerin dostlarına olan muamelelerinin, en az düşmanlarına gösterdikleri şiddet kadar tutkulu olduğunu anladılar.

“Biz işimize bakalım derim, verilen görevi yapalım ve sonucunda bizi bekleyen kaderle yüzleşelim.”

İyi bir hatip olmasa da, komutan Dimitar emri altına giren dört bin askeri bir amaç uğruna birleştirmeyi başarmıştı. Yol boyu telkinlerini kesmeyecek, onları sürekli diri tutacaktı bu adam, büyük karargâh önlerinde belirdiğinde ise son uyarılarını yaparak öne fırlayıvermişti.

“Yardım edin, düşmanlar peşimizde!”

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Gururlu bir insan, ancak kendini bilen ve kendini büyük bir titizlikle sorgulayıp, küçümseyen insandır.

Fyodor Dostoyevski

 

Yazar Notu

Tatilde olacağım için bu haftanın bölümlerini toplu olarak attım, keyifli okumalar... 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1077

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 976

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 819

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 771

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 641

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 587

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 582

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 570

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 515

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 484

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 276

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 199

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 169

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 107

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 79

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 11656 Üye Sayısı
  • 325 Seri Sayısı
  • 16487 Bölüm Sayısı


creator
manga tr