Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 201-İlginç Gelişmeler


Son karakola ork tarafından önemli bir misafir beklenirken, ordu komutanı ve Karsak Şehri Lordu birlikte gelmişlerdi. Küçük bir aile buluşmasına dönen bu olay, aslında tamamen Alyon’un kendine gelmesi nedeniyle olmuştu.

Bir önceki karakolların temizlenmesi sırasında, Elit On üyesi savaşçıların dikkatine çeken bazı ölü askerler nedeniyleydi bu gün gerçekleşen ziyaret.

Ork savaşçıları üstlerinin savaş stiline aşinaydılar ve pek çok kez onların ellerinde can veren kişilerin ölü bedenlerini görmüştüler. Elit On üyeleri ilk uç karakoldan itibaren Alyon tarafından öldürülen kişilerin sayısının istikrarlı bir şekilde arttığını görüyorlardı, bunu kızına da rapor etmeyi ihmal etmemişlerdi.

İki sene boyunca adeta bir zombi gibi gezinen babasının, gerçekten iyileşmeye başladığını görmek isteyen Ölümün Rüzgârı nasıl olurda yerinde durabilirdi.

Bunun yanında kardeşinin de, Vahşi Bataklık Kıtası üzerinde yeni bir maceraya yelken açan ikiliye vermesi gereken bir haberi vardı.

“Sizi mücadelenizin ortasında meşgul ediyoruz ama size vereceğimiz önemli haberler var!”

Ele geçirilen karakolun içindeki bir kulübede dört ork karşılıklı oturmuş sohbet ediyorlardı, habersiz ziyaretlerinin nedenini açıklamadan önce Alyon’un kızı bir girizgâh yapmıştı.

“Hayırdır kız, Lord anası olunca pek bir kibarlaşmışsın sen!”

Onların dışında kalan ork savaşçıları etraflarını sarmış druidlerin yoğun ilgisi ile boğuşurken, Nafız eski alışkanlığını bırakamamıştı. Bir an yüzü ekşiyen ölümün Rüzgârı hemen toparlarken, sözü kardeşi alacaktı.

“Usta, izin ver sayısı üç milyonu aşan ordumuzla Vahşi Bataklık topraklarına girelim!”

Kitapkurdu menekşe rengi gözleriyle kendisine bakmaktaydı, dişi ork ondan böyle bir teklifin geleceğini adı gibi biliyordu.

“Haşin çocuk, ördekleri ürkütmenin gereği yok, zaten iş eninde sonunda o noktaya varacak. İşte o zaman her şey bambaşka olacak, tek seferde söküp atacağız iti köpeği kıta dışına!”

Ortam geriliyordu, kalplerinde bir önceki savaşın izlerini taşıyan dörtlü çöken kasvetin altında ezilmemek için savaşçı ruhlarını yükseltmişti.

“Bırakın şimdi bu konuları, vereceğiniz önemli haber nedir?”

Sürpriz buluşma bir savaş konseyine dönmeden önce kır saçlı ork duruma el atacaktı, az önce kızının söylediği sözlerin nedenini çok merak etmişti.

“Sanırım bunu benim söylemem daha doğru olur, biz Eftelya ile evlenmeye karar verdik!”

Kitapkurdu biraz utanmış, biraz da mahcup ses tonu ile konuşurken, Eftelya deyişindeki tutku dinleyenlerin dikkatinden kaçacak gibi değildi.

“Vay vay vay, bizim minik orkumuz büyümüşte aile kurmaya karar vermiş!”

Siyah cüppesinin içinde oturan cılız orkun belki de ilk ailesi olan Nafız aldığı haber sonrası sevinçliydi, her daim bu küçük çapkının Eftelya üzerindeki ilgisini bilse de, işlerin bu boyuta taşınacağını o bile tahmin edememişti.

“Çok güzel, düğün ne zaman?

Arkadaşının bıraktığı yerden hemen Alyon sözü almıştı, yavaş yavaş düzelen ruh hali için bu haber büyük ikramiye gibiydi.

“Sanırım bu ay içinde gerçekleşecek, biliyorum gelmeniz mümkün değil ama size haber vermeden duramadım!”

Usul usul havasını bulan iki ork için bu sevinçli haberi almak memnuniyet vericiydi, kendi gözleri ile şahit olamasalar da ana vatanlarında bazı şeylerin yolunda gittiğini görmek güzeldi.

“Han bu yüzüğün içindekileri size yolladı, çalışmalarınız için ikinize de şükranlarını sunuyor!”

Ork Lordu’nun kendi kanını ve topraklarının eşsiz enerjisini kattığı iksirin yeni partisi gelmişti, Han’ın bu iş için ödediği bedeli bildiklerinden iki tarafta ciddileşecekti.

“Ork Lorduna söyle, verdiği emekler mutlaka karşılığını bulacaktır, uzun yıllar önce tek bir kara parçası olarak yaşamını sürdüren iki kıta eski güzel günlerine dönecek.

Önemli işlerle büyük haberler bittikten sonra dört ahbap uzun ve keyifli bir sohbete başladı, Nafız’ın zulasından çıkardığı içkiler ile iyice şenlenen ortam ertesi gün ışıyana kadar sıcaklığını kaybetmeyecekti.

Plan uç karakolun yıkımından sonra hemen bölgeden ayrılmak olsa da, sürpriz gelişmeler sonrası tam bir gün sürmüştü bu noktadaki konaklamaları.

Bu sırada yaralı ve savaşmaya isteği olmayan druidlerin ork topraklarına gönderilmesi tamamlanmıştı, kısa bir uykunun ardından Kurtuluş Ordusu komutanı Conlaoch gür sesi ile onları uyandırmasa, Nafız ve Alyon hala tatlı rüyalarındaydılar.

“Efendim, on bin kişilik bir güç tarafından kuşatılıyoruz!”

Bir köşede Alyon ve Nafız, diğer köşede iki kardeş, hasret ve yorgunluğun kavuşma sevinci ile yoğurulduğu uzun günün izlerini silmek için uyumuşlardı.

İri druidin telaşla kopardığı bağırtı sonrası keyifsizce irkilen dörtlü, çapaklanmış gözlerini silerek tek katlı kulübenin kapısına doğru yöneldiler.

“Efendim, tam teçhizatlı büyük bir birlik tarafından kapana kıstırıldık!”

Conlaoch’ un beti benzi atmıştı; druidler içinde ilk yiğitlik gösteren kişi olsa da, yüksek duvarlara sahip olmayan karakolun içinde sayısal olarak büyük bir farka sahip olan düşmanla yüzleşmek onu korkutmuştu.

“Sakin ol druid savaşçısı!”

Uzun saçlarını vahşi yaratıkların tendonlarından yapılmış lastik ile toplayan Ölümün Rüzgârı, tedirginleşmiş gencin omuzuna vurarak konuştu.

Amacı güven vermekti lakin ne kadar yavaş olmaya çalışsa da abartılı gücü nedeniyle Conlaoch’ un tüm beden dengesini bozacaktı.

“Usta, izin verin ben hepsinin icabına bakayım!”

Bu sözler ortamda yankılandığında genç druidin gözleri yerinden çıkacak gibi oldu, etrafları on bin düşman askeri tarafından sarılmışken önündeki cılız ork hepsini öldüreceğini söylüyordu.

Buna inanması mümkün değildi, cüppe giymiş kişinin çok güçlü olduğunu bilse de küçük çaplı bir ordunun icabına bakacağını söylemesi ona inandırıcı gelmemişti.

“Gerek yok, bu gün illa ki gelecekti!”

Alyon gece boyu kasılmış olan kaslarını açmak için gerindiğinde, gün ışığının etkisi ile açılmış ağzından sözcükler belli belirsiz çıkıyordu.

“Savaşçılar hazırlandı mı?”

Arkadaşının aksine Nafız biraz daha ciddiydi, bu ilk sınavlarında Druid Kurtuluş Ordusu’nun son durumunu görmek istiyordu.

“Evet, karakolun merkezinde sizi bekliyorlar!”

Hep beraber savaşçıların yanına doğru yürürken binlerce ayak sesi de onlara eşlik ediyordu, düşmanın etraflarını tamamen sarması sadece zaman meselesiydi.

Belirtilen yere geldiklerinde, olması gerekenden daha kalabalık bir druid grubunu kendilerini beklerken buldular; Druid Kurtuluş Ordusu seksen kişilik bir güçtü lakin gözlerinin önünde yaklaşık yüz otuz kişilik bir savaşçı grubu durmaktaydı.

“Conlaoch”

Uç karakoldaki gönülsüz druidlerin çoktan gitmiş olması gerekiyordu, zaten onlar kalsa dahi bu sayıya ulaşmaları mümkün değildi.

“Efendim, önceki karakollardan kurtarılarak Ork Steplerine gönderilen kardeşlerimizden bazıları fikirlerini değiştirerek bizlerle omuz omuza savaşmaya karar vermişler.”

Nafız hemen göz ucuyla Kitapkurdu’na bakacaktı, bunun üzerine bir açıklama yapma gereği duyan kısa boylu ork sakince konuşmaya başladı.

“Usta, benim lordu olduğum şehre sadece yaralı druidler getiriliyor, diğer kişiler Ork Savaş Akademisi bünyesinde misafir ediliyorlar!”

Gözlerini kocaman açmış Ölümün Rüzgârı kardeşine kaş göz ederken, sanki onu görmüyormuş gibi rol kesen Kitapkurdu tane tane her şeyi dökülüyordu.

“Bu konu hakkında kim bana bir açıklama yapacak!”

Kısa saçları sinirden dikilmiş olan Nafız çoğul konuşsa da hedefi belliydi, dağ gibi bir ork olan Alyon’un kızı ne kadar kıvırırsa kıvırsın kurtulamayacağını bildiğinden, neler olduğunu izah etmeye başlayacaktı.

“Kimsenin bir şey yaptığı yok, biz kendimiz verdik bu kararı!”

Yeni gelen druidlerin sırasından bir ses yükselmeden önce Ölümün Rüzgârı tam da konuşmak üzereydi, lafını kesen kişi bir adım öne çıktığında onu başkaları da izleyecekti.

“Orkların yaptığı eğitimi görünce kendimizden utandık!”

“Bizlerde vatanımızı korumalıyız, bunun için geri döndük!”

Savaştan ve şiddetten kaçanların birçoğu geri dönmüştü, yokluğun ve zorlukların içinde mücadele eden orkların azmi, belli ki içlerinde bir şeylerin harekete geçmesini sağlamıştı.

“Çok güzel, o zaman hadi gelin misafirlerimize bir merhaba diyelim!”

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bahadırlık ancak tehlikeli bir anda sabredebilmektir.

Timur

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1150

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1028

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 842

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 792

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 674

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 624

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 619

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 586

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 531

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 507

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 313

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 202

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 182

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 136

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 111

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 88

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13331 Üye Sayısı
  • 399 Seri Sayısı
  • 18154 Bölüm Sayısı


creator
manga tr