Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 197-İlk Darbe


Druidler dut yemiş bülbül gibiydi, Nafız dozajı arttırdıkça başları biraz daha eğiliyordu. Elinde uzun demir sopayı tutan iki numara titremeye başlamıştı bile, dişi orkun sözleri en çok onun ağırına gitmişti galiba.

“Peki, o kalkan yıkılınca ne olacağını düşünüyorsunuz, ne kadar yalvarırsanız yalvarın onca senenin uğraşının verdiği hırsla size acırlar mı sanıyorsunuz?”

“Öldürmezler bile sizi, sevdiklerinize yapacaklarını izlemeniz için sağ bırakırlar, o zaman da ‘bizim doğamız bu’ diyebilecek misiniz?”

Nafız sustuğunda bunun bugün yapacağı son konuşma olmasını beklemiyordu, kırılmış kemiğin çıkardığı ürpertici sese bir nidâ eklendiğinde o da büyük bir şaşkınlık içindeydi.

“Geberin katiller!”

Kısa saçlarının ifadesine kattığı sertliği keskin bakışları ile tamamlayan savaşçı dişi orkun ektiği tohum yıldırım hızıyla filizlenmişti, druidlere göre iri fiziği nedeniyle silah olarak bilek kalınlığında bir demir sopayı alan kişi ilk darbeyi vurmuştu.

Silahı yedi karış uzunluğunda alaşım metalden yapılmıştı, üzerinde ufak tefek oymalar olmasına rağmen ilk görüşte verdiği izlenim dümdüz bir sopaya benzediği oluyordu.

“Conlaoch ne yapıyorsun, atalarımızın yüzüne nasıl bakacaksın!”

Cılız sesli druid astının eylemini görünce panik içinde bağırdı, beraber yaptıkları ufak yaramazlıklar oluyordu fakat böyle şiddet dolu bir hareketin etkisi bambaşka olmuştu.

“Kes sesini, ırkınız soykırıma uğrarken bir kalkanın arkasında saklandığını mı anlatacaksın atana?”

Alyon takdir ettiği bir harekete verilen tepkiye karşı çok sinirlenmişti, druidlere vuramayacağı için hemen önünde dona kalmış askerin kafasını bir yumrukta patlatacaktı.

İri yarı orkun yaptığı hamle dehşet verici olsa da, ilk vuruşu gerçekleştiren genç druid de fena sayılmazdı. Elindeki sopa gösterişsizdi lâkin verdiği hasar küçümsenecek gibi değildi, hırsla sallanarak indiği askerin boynunu kırmış, desteğini kaybetmiş başın amaçsızca sağa sola sallanmasını sağlamıştı.

“Devam et cesur druid savaşçısı, arkanda duran korkaklara inat vur!”

İçinde bir insanın hatıraları bulunan Nafız için kenarda durup izleme vaktiydi, sahne safkan ork savaşçısı Alyon ve zincirlerini kırmış druide kalmıştı.

Ne kadar belli etmek istemese de ilk defa insan öldürdüğü için bir an duraksamıştı Conlaoch, ona destek veren orkun sözleri olmasa bu durum uzayabilirdi de fakat Alyon ikinci askerin kafasını iki elinin arasına alıp ezince, genç druidin zihninde hiçbir soru işareti kalmayacaktı.

Yeni edindiği silahını kararlılık dolu hareketlerle savurmaya başladı, her darbeyi bir kemik kırılma sesi, kesilen nefesler ve acı feryatlar izliyordu.

Bir ork ve druidin aynı meydanda sırt sırta savaşmasının üstünden kaç asır geçtiğini kimse bilemezdi, oluşan görüntü biraz garip olsa da yaşattığı duygunun görkemi Nafız’ın bakışlarına işleyecekti.

Birincinin ellerindeki iki hançer ve isim verilmeyen druidin yayı kullanılmayı beklerken, on askerin hepsi acınası hayatlarını kaybetmişti bile, cesetlerinden sızan kanlar yeşil örtünün üstünden kayıyor esen rüzgâr ile ağır bir koku havaya karışıyordu.

“Ben bu çocuğu sevdim Nafız, şu saatten sonra eğitimi ile ben ilgileneceğim!”

Kır saçlı ork elini omuzuna attığı druidi sertçe kavramıştı, artık onun için dönüş yoktu. İçindeki bir baraj yıkılmış, öfke ve intikam seli önüne ne çıkarsa ezip geçerken söz dinlemeden içinden geleni yapıyordu.

“Adın neydi senin!”

“Conlaoch, efendim!”

“Güzel, yanında duran adam geçmen gereken yollardan çok uzun süre önce yürüdü, gölgesine yapış ve sakın bırakma!”

Nafız oluşan atmosferden gayet memnun kaldığını açıkça belli ediyordu, cesur druide ismini sorması bile başlı başına bir övgü olarak sayılabilirdi.

“Siz ikiniz gelin bakayım buraya!”

“Elini kana bulamış adama sıcakkanlı davransa da, kalan iki druide bakmaya bile tenezzül etmemişti dişi ork.

“Cesetleri bir araya toplayın, üstlerinde ne varsa çıkarıp istifleyin, yarım saat süreniz var!”

Emri netti Nafız’ın, sağ iken saldırmaya çekindikleri adamların ölü bedenlerini yağmalamalarını söylüyordu. Böyle onursuz bir hareketi yapmaya çekinen druidler önce biraz duraksadılar, bilmedikleri şey onların değer yargılarının önlerindeki orklar için hiçbir şey ifade etmediğiydi.

El mahkûm denileni yapmaya başlayacaklardı bir süre sonra, bu noktada ilginç olan Conlaoch adlı druidin de onlara yardım etmek için hamle yapmasıydı.

“Hop dur bakalım, ben sana yardım et dedim mi?”

Konuşan Alyon’du, üst perdeden bağırırken kafasını hafif yana eğmiş sorgular şekilde cesur druide bakıyordu.

“Efendim, ben!”

“Kes, senin eğitiminde leş yağmacılığı yok!”

Nafız’ın verdiği emir ile üstü kapalı olarak yaptırdığı işin yüzlerine vurulması sonrası, iki gencin ifadeleri acınası bir hal almıştı. Kır saçlı ork onlara bakarak yere tükürdüğünde ise hayatlarında hiç bu kadar utanmamış olduklarını acı içinde fark edeceklerdi.

“Al bakalım eline sopanı, hazır havaya girmişsin bu fırsatı kaçırmak olmaz!”

Druid irisi ve ork irisi antrenman dövüşüne başlamıştı, Alyon son zamanlarda sıkça olduğu gibi yine doğru konuşmuştu, demir tavında dövülmeliydi.

“Hayrola koca oğlan, Pehlivan’a gücün yetmiyor mu? Bulmuşsun bir garip druidi, kime hava yapıyorsun ?”

Kalkanın içinde sakin geçen günlerden sonra düşmanla ilk etkileşim gerçekleşmiş ve bunun sonucu olarak ekipteki druidlerden biri yıllardır kendisine dayatılan kalıpları kırabilmişti.

Nafız öyle bir zaman da Alyon’a takılmayacaktı da hangi zaman takılacaktı, zayıf noktasını bildiğinden dolayı direkt oradan vurmuştu kır saçlı yakışıklıyı.

“Sana eğlence çıktı valla, dur şu dövüşü bitirelim alıcam onun da façasını aşağıya!”

İri yarı orkun güç hayvanından laf açıldığı anlarda, Alis mühürden çıkıp sahibinin omuzundaki yerine yayılıyordu.

“Boşa heveslenme, en son düellonuzdan sonra Pehlivan bana ‘O cılızın beni yenmesi için daha on fırın ekmek yemesi lazım’ dedi.”

Nafız yetmezmiş gibi güç hayvanı da yangına körükle gidiyordu, yalan veya gerçek sözleri Alyon’un sabrını taşırmaya yetmişti.

“Şöyle bir kenara geç bakalım sen, benim küçük bir işim var!”

Conlaoch’ u kenara doğru iteleyen iri yarı ork, elini bileğinin üstündeki dövmeye attıktan sonra karşısında boyu üç metrenin üzerinde olan bir canlı belirmeye başladı, bir nefes sonra artık bunun ne olduğunu herkes görebiliyordu.

Güç hayvanı Pehlivan arz-ı endam etmişti, daha Nafız’ın omuzundaki beyaz tavşanın konuşmasını sindirememiş druidler, bu manzara karşısında küçük dillerini yutmuş nefes bile alamayacak hale gelmişlerdi.

“Gel ulan, ak göt kara göt çıksın meydana!”

Yapılan meydan okumaya aynı sertlikte cevap verdi Pehlivan, iki tarafın birbirlerine doğru hızlandığını gören druidler de işi gücü bırakmış onları izliyordu.

“İkiniz görevinizin başına, sizin hakkınız değil bu düelloyu izlemek!”

Leş yağmacılığı yapan ikili, dişi orktan gelen uyarı sonrası tek bir kelime etmeden görevlerine döndüler, yapılan muamele ağırlarına gitse de itiraz edecek yüzleri yoktu.

“Vur Pehlivan, ağzının ortasına çak!”

Tekrardan yaşanan mücadeleyi izlemeye başlayan Nafız, kulağında çınlayan ses sonrası kısa süreli bir şok yaşadı, minik beyaz tavşan formundaki güç hayvanı delice tezahürat yapıyordu.

“Hayırdır Alis, pek enerjiksin bugün!”

“Ne olmuş kardeş, ruh hayvanını desteklemişsem!”

Şaka ile takılan Nafız aldığı ters cevaptan sonra hızla minik tavşanın kulağından yakalayacaktı, arkadaşı ile dalga geçerken aynı duruma düşmeyi göze alamazdı.

“Bak sen şu artiste, ergenliğe mi girdin sen yoksa? Dilin pabuç kadar olmuş senin!”

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

İnsanlar var, sevdiklerini almışlar şu saatte koyunlarına, dalmışlar iki kişilik rüyalarına.

Sait Faik Abasıyanık

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 918

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 865

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 715

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 680

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 561

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 500

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 468

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 467

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 412

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 410

Popüler Orjinal Seriler

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 174

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 136

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 135

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 133

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 119

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 114

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 48

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 45

Angoria
Angoria
Beğeni Sayısı: 42

Site İstatistikleri

  • 7768 Üye Sayısı
  • 162 Seri Sayısı
  • 11991 Bölüm Sayısı


creator
manga tr