"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 194-Kanları Kaynayan Druidler


Kalkanın içindeki iklim yaşamak için en uygun şartları sağlıyordu, yolculuk, konsey kararıydı derken yorulan ikili, tüm gece oturdukları ağacın altında uyuya kalmışlardı.

Rüyaları huzur içinde geçse de, hayatlarında ilk kez ork gören druidlerin başlarında toplanmaları sonucu uyanmaları pek o kadar keyifli değildi.

“Şunlara baksana, ne tuhaf renkleri var!”

“Biri dal kadarken, nasıl diğerinin kolları yetişkin bir ağaç kadar kalın olabiliyor?”

Kendi aralarında yaptıkları konuşmaların sesi önceleri rahatsızlık verecek boyutta olmasa da, kalabalık arttıkça iki orkun dinlenmeye devam etmelerini imkânsız hale getirecekti.

“Hay çenenizin bağını…”

İlk uyanan Nafız olmuştu, neredeyse ağzının içine kadar girmiş birçok insanın varlığı sinirlerinin sabah jimnastiği yapmasını sağlıyordu.

“Ayımı oynatıyoruz burada, önüne buğday atılmış güvercin gibi ne toplandınız başımıza?”

Kadınlı erkekli grup duyduklarına bir anlam veremeyecekti lakin izledikleri orkların bu durumdan rahatsız olduğunu anlayarak birkaç adım geriye çekilmişlerdi.

“Peh, bunlar mı sözde kurtarıcılarımız?”

Tiz bir erkek sesi havada eko yaparak ilerlerken, geçtiği yerlerdeki druidler hemen iki yana ayrılarak sesin sahibine geçeceği bir yol açıyordu.

Oluşan boşluktan ilerleyen bir grup vardı, önde henüz yeni yeni gençliğe adım attığı belli olan bir erkek çocuğu ve iki yanında yerlerini almış biri kadın diğeri erkek druid, etrafa attıkları keskin bakışlarla beraber henüz uyanmış ikilinin yanına yürüyordu.

“Ainle haddini bil, misafirlerimiz ile nasıl böyle konuşabilirsin?”

Alyon ve Nafız’ın başında toplanan kalabalık içinde pek çok yaş grubundan insan vardı, bunların içinden orta yaşlarında gösteren bir druid yeni gelenlerin liderine doğru çıkıştı.

“Bilmezsem ne olur, cezalandırır mısın beni?”

Tiz sesini titreterek konuşan gencin tavrından açıkça bir küçümseme seziliyordu, omuzuna düşen saçlarını savurarak konuşurken karşısındaki büyüğünü dikkate dahi almıyordu.

Buna nazaran yanındaki ikili kahkaha ile gülmeye başlamışlardı, orta yaşlı adamın herkesin içinde düştüğü durumdan keyif almış gibiydiler.

“Kendinize gelin gençler, Konsey’in vereceği cezadan hiç mi korkmazsınız?”

Bazı druidler aşırılık gösteren bu kişilerin yerine utanmış, onları hareketlerinden vazgeçirmek için azarlamaya başlamışlardı.

“O morukların vereceği cezadan ne olur, en fazla bir ay tecrit altında meditasyon yapmamızı emrederler!”

Tüm uyarılara verecek cevabı vardı akça pakça oğlanın, etrafa laf yetiştirirken hızını da kesmiyordu, çoktan iki orkun bulunduğu yere gelmişlerdi bile.

“Efendim, onlar adına sizden özür dileriz. Bu kişi bir Zararlı Fidan’dır, lütfen hareketlerini dikkate almayınız!”

Giriş yaptıktan sonra bu ana gelene kadar kendisine söylenen hiçbir şeye kızmayan genç druid, bir anda alev almışçasına bağırmaya başlayacaktı.

“Bu isim sizin gibi korkakların uydurması, biz yüce druid savaşçılarıyız!”

Az önce konuşan adam aldığı tepki sonrası paniğe kapılmıştı, adımları geri geri giderken ağzı açık bir halde gerinen Alyon’a çarpınca yüreği ağzına gelecekti.

“Bey amca ben anlayacağımı anladım, bizim oralarda bir söz vardır, bu duruma tam uyuyor!”

"Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir; tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir"

Söz ortama düştüğünde etkisi büyük olmuştu, özellikle sondaki kötek kelimesi nedeniyle söyleyenin niyetini herkes anlayabiliyordu.

“Burası Ork Stepleri değil, çok havalanmayın!”

“Biraz eğleneceğiz desene!”

Uzun saçlı genç druidin arkasında duran ikili hemen öne fırlayacaktı, bakışlarıyla her an bir hamle yapacaklarını belli etmekteydiler.

“Şak!”

“Şak!”

İki ardışık çınlama kulaklarda yankılandı, havadaki druidlerin görüntüsü bunu tamamlarken sadece Nafız ne olduğunu görebilmişti.

Dün geceden gazlanan Alyon iş başındaydı, sağ elini kaldırdığı gibi bir ter bir düz şaplağı indirmişti hadsizlere.

Bununla da kalmadı iri yarı ork, cılız sesli druidi boğazından yakalayıp yürek burkan bir inlemenin gırtlağından çıkmasını sağlayacaktı.

Ayakları yerden yarım metre kesilmiş genç adam acıyla çırpınıyordu, bunu gören diğer druidler Nafız’a çaresizce dil döküyorlardı.

“Efendi orklar, lütfen bu cahil genci bağışlayın!”

“Bu gençler kalkanın içinde doğup büyüdüler, dış dünyanın zalimliğini bilmediklerinden bu kadar kibirliler!”

“Yalvarıyoruz size cesur orklar, affedin onu!”

Kır saçlı ork çocuğun boğazını sıktıkça yakarışlar artıyor, onun moraran suratına bakan yaşlılar diz çöküp yalvarmaya başlıyorlardı.

“Ahhhhh!”

Alyon için kimin ne dediği önemli değildi, Nafız’dan bir söz duymadıkça delikanlıyı bırakmaya niyeti yoktu.

Tokatlanan iki arkadaşı bayıldığından dolayı artist druidin yardımına koşacak kimse kalmamıştı, en sonunda kurtuluşunu kendinde arayan druid ellerini birleştirip mırıldanmaktan da buldu çareyi.

Yaptığı hareketler Nafız’ın gözünün bir an için parlamasına neden olurken, genç adamı bakkal poşeti gibi sallayan orkun ayaklarının altından kökler çıkarak bileklerini sıkıca sarıyordu.

Henüz beş nefeslik süre geçmeden kökler önce dizine daha sonra beline kadar uzanmıştı Alyon’un, bedenini sımsıkı saran bu kamçı benzeri otsul uzantılar adeta onu olduğu yerde mumyalıyordu.

Bir dakika sonra artık kır saçlı ork görünmüyordu, onun yerine, dalının ucunda düşmeye çalışan olgun yemişi andıran druidle beraber yüce bir ağaç duruyordu orta yerde.

Bunlar olurken bayılmış iki druid de kendilerine gelmişti, arkadaşlarının yaptığı büyüyü izlerken sevinçten kalpleri yerinden uçacak gibiydi. Daha fazla heyecanlarını bastıramadılar, hızlıca Ainle adlı druidin yanına koşarken çocuklar gibi şendiler.

“İşte bu, Druidlerin gücüne tanık oldunuz mu?”

“Sıra diğer orkta şimdi!”

Liderleri olarak gördükleri kişinin yanına vardıklarında, özgüvenleri limitlerini aşmış sel olup bedenlerinden taşmıştı, aynı büyü ile dişi orku da avladıkları zaman üstlerine kendilerinin de savaşma kabiliyetine sahip olduklarını ispatlayacaklardı.

Nafız’a bakıyorlardı fakat dişi ork onlarla pek ilgilenmiyor gibiydi, bunun üzerine dizginlenemeyen hırslarının coşkusuna kapılarak adeta kükreyeceklerdi.

“Hadi büyük kardeş, bir kere daha yap aynı büyüyü!”

Neredeyse aynı anda söylemişlerdi bu cümleyi, ona destek olmak için büyülü sözleri söylemeye başlamışlardı bile fakat ne yazık ki bekledikleri cevap gelmeyecekti.

Şaşkınlık içinde Ainle’ ye doğru döndüler, yüzlerinin aldığı şekle bakılırsa onu hala aynı yerde asılı halde bulmayı beklemiyorlardı.

“Alyon, daha ne kadar oyalanmayı düşünüyorsun?”

Uyandığından beri yerinden kalkmadan olayları izleyen dişi ork nihayet konuşmuştu, ağaç olmuş arkadaşına seslenirken canının sıkıldığını belli etmekten çekinmiyordu.

“Belki başka bir numarası vardır diye bekledim ama sanırım tüm yapabilecekleri bu kadar miniklerin!”

Etrafını saran dalları kırmaya başlayan Alyon uzun süredir elinde tuttuğu druidi kâğıt uçak gibi savuracaktı, bedenini şişirerek kendisini kısıtlayan gövdeyi yok ediyordu.

“Neler oluyor burada?”

Kır saçlı ork ayaklarına dolanan otsul kamçılardan kurtulmakla uğraşıyordu ki, Kutsal Ağacın yapraklarından yapılmış cübbeleriyle beraber beş kişi koşar adım bulundukları yere gelmişti.

“Ainle, yine mi sen?”

Grubun içinden öne çıkan bir kadın yerde yatan genç druide doğru yönelirken, hayal kırıklığı dolu bir tonda söylendi.

Druid Konseyini oluşturan Beş Kök kendilerine gelen haberden sonra süratle harekete geçmişti, Nafız’ın bir önceki gün serbest bıraktığı aurayı henüz unutmuş değillerdi.

“Dost ork savaşçıları, bazı gençler kuşatmanın verdiği stresi kaldıramayabiliyor, yaptıkları terbiyesizlik için sizden tüm druidler adına özür dileriz!”

Uzun süredir göremediği oğluna henüz kavuşmuş Dördüncü Kök, inisiyatifi ele alarak misafirleri olan orklara gerekli açıklamayı yapmayı görev bilmişti.

“Bu kadar heyecana gerek yok, sakin olun lütfen!”

Yaşlı adamın tavrı karşısında Nafız son derece rahattı, yavaşça yerinden kalktıktan sonra hâlâ debelenen Alyon’un yanına doğru yürüdü.

“Bende sizinle bazı konuları konuşmak için yanınıza gelecektim, burada buluşmak varmış kısmette!”

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Küçük anlaşmazlıkların büyük dostlukları zedelemesine izin verme

Dalai Lama

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1218

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1053

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 870

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 688

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 643

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 598

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 547

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 518

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 342

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 191

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 179

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 96

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14814 Üye Sayısı
  • 453 Seri Sayısı
  • 19476 Bölüm Sayısı


creator
manga tr