Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 186-Druidlerin Tavrı


Su kirleri yıkarken, ateş tüm pisliği alevleri ile yakıp kül ediyordu, kötülüğün sinsice kök saldığı bu sapkın tapınak dünya üzerinden yok olmaktaydı.

“Ben Alis’i gözcülük yapması için yolladım, sen yürüyebilecek kadar iyi olanları yanına alarak esirlerin yanına geç!”

Arkadaşıyla konuşan Nafız, cevap beklemeden bir anda daha önce kırmızı bir kubbe ile örtülen yapının olduğu yere doğru hızlandı.

“İkiniz benimle geliyorsunuz!”

Ensesinden yakaladığı komutan ve yaverini pençeleri ile kaptığı gibi ayrıldı evden Nafız, belirledikleri yere geldiğinde Alyon ve yaralıların henüz varmadığını görecekti.

Esirler başından beri kaçan orku kovalıyorlardı, arka planda neler döndüğünden haberleri olmadığı için, ölümüne korktukları komutan yardımcısının şu anda ki hali karşısında küçük dillerini yutmuşlardı.

Ortamda çıt çıkmıyordu, uçan sineğin kanat çırpışının bile kulaklarda ekoya neden olabileceği bu anlarda nihayet Alyon ve yanındakilerde gelebilmişti.

Bu sırada çok ilginç bir şey olacaktı, ellerinden kelepçelenmiş askerleri gören Alyon’un ekibi ilerlemeyi bırakmış, istem dışı bir şekilde geriye doğru küçük adımlar atıyorlardı.

“Korkmayın, size artık bir şey yapamazlar!”

Durumu gören Nafız var gücüyle bağırdı; onlara kesinlikle kızmıyordu, yaşadıkları bunca şeyden sonra aksi olsa şaşırırdı esasen.

“Ezik Druidler, hepinizin soyunu kurutacağız!”

Burma bıyıklı adamdı konuşan, sesi herkesçe duyulabilecek bir yükseklikte olduğu için de, tedirginlik yaşayan insanların korku ile yere kapanıp elleri ile başlarını kapatmalarına neden olmuştu bu sözleri.

“Ha Ha Ha!”

Hareketi sonrası oluşan durum keyifle gülmesine neden oldu komutanın, onun bakış açısına göre, kaçması engellense de bu zamana kadar sağ kalmasına bakılırsa düşmanın onu öldürmesi mümkün değildi.

Yıllardır demir yumrukla yönettiği askerlerinin önünde elleri bağlı şekilde aşağılanmışken, ben hala buradayım dermişçesine bir küstahlık yapması hep bundandı.

Aslında tahminlerinde yanılmış değildi, gerçekten de Nafız onu öldürmek istemiyordu fakat bu güdüsü onun organizasyonundan korktuğu için değil kendisinden önce bunu hak eden başkaları bulunduğunu bilmesindendi.

Öldürmeyecek bile olsa burma bıyığın yaptığı bu harekete kayıtsız kalamazdı dişi ork, gereken cezayı vermek için kişneyerek gülen adamın açık ağzına elini bir anda sokmuştu.

Aptala dönen adam ağzını kapatmak istese de bunu başarması mümkün değildi, düşmanın eli bileğe kadar girmişti bir kere. Bu manzara çok sürmeyecekti, iki nefes geçmeden avucunda sallanan bir şeyle beraber geri çekti elini cılız ork.

Esir askerler ilk başta bunun ne olduğunu anlayamasalar da, küfürler eşliğinde önlerine atılınca Nafız’ın komutanın dilini kökünden kopardığı görebildiler.

“Şerefsizin dölü, senin o sokuk organizasyonundan korktuğumu mu sandın?”

Azrail gibi korktukları adamın can çekişen azgın hayvanlar gibi böğürmesine tüm esir düşmüş askerler şahit oluyordu şu anda, içlerini kaplayan korku birkaç kat artmıştı.

“Buraya gelin, tek tek yüzlerine bakın şunların; eğer ki daha önce sizin olduğunuz kulübeye gelmiş olan varsa içlerinde, hiç çekinmeden öldürebilirsiniz!”

Duyduklarından sonra birçoğu yaralı halde olan insanlar karışık duygular içine girmişti, tedirginlik tüm bedenlerini sarmış söyleneni yapmaktan aciz bir biçimde korkan gözlerle Nafız’a bakıyordu.

“Ne duruyorsunuz işte fırsat, size eziyet edenlerin cezası versenize!”

İkinci hitabında öfke ve beklentisinin karşılanmamasının hayal kırıklığı vardı dişi orkun, artık sözleri fırsat yaratmaktan çıkıp uymaları gereken bir emre dönmüştü.

“Yüce Ork Savaşçısı lütfen bize anlayış göster!”

İşkence Kulübesinden kurtarılan grubun içinden bir kişi gittikçe gerilen ortamı yumuşatmak için lafa girecekti, ne tesadüf ki bu yeşil saçlı adam Nafız’ın ayrılırken sorumluluk verdiği kişiydi.

“Zaten anlayış gösteriyorum, uğradığınız aşağılanmanın ve çektiğiniz acıların hesabını sorma hakkı veriyorum sizlere!”

Az önceki siniri nispeten biraz azalan dişi orkun sözleri, bir şeyler öğretmek için söylercesine yavaş ve tane tane çıkarmıştı ağzından.

“Efendim, bizler druidleriz, öğretilerimiz ve yaşam tarzımız istediğiniz eylemi gerçekleştirmemizi imkânsız kılıyor. Bir canlının yaşam döngüsüne son vermek gibi doğaya aykırı bir iş yapmamız mümkün değil.”

“Ne diyorsun ulan sen, o cehennemde ölenleri geçtim, sizin dışınızdaki kurtulanların halini nasıl unutursun. Küçücük bir çocuğu sakat bırakacak kadar adi ve şeref yoksunu olan bu insanların, yaşamının nasıl bir değeri olabilir gözünde!”

Baştan beri suskun kalan kır saçlı ork çıldırmıştı, kulübeye vardığından beri dolmakta olan sabrı sonunda sel olup taşıyordu.

“Söyledim efendim, bizler kimseye zarar veremeyiz!”

“Ben şimdi senin…”

“Alyon dur, bana biraz zaman ver!”

İri yarı ork safkan barbardı, onun için gayet mantıklı bir fikri uygulamakta direnen insanlar inat ettikçe içindeki vahşi yanı ortaya çıkıyordu.

Neyse ki arkadaşı olan Nafız yanındaydı ve onu dizginleyebilmişti, yoksa işin gittiği nokta toplu katliama varacaktı.

Ortalık durulunca dişi ork bir süre sessizce iki tarafı da inceledi, askerlerin içinde druidlere yapılan eziyete katılmamış olanlar bulunabilirdi; sadece savaş için karakolda bulunan kişileri, teslim olduktan sonra öldürmek onlara yakışmazdı.

“Şöyle yapıyoruz, esir aldıkları insanlara eziyet edenleri bizim için siz belirleyeceksiniz, sonrasında durumu kritik arkadaşlarınızın yanına gidip dinlenebilirsiniz!”

Nafız suratına en sempatik maskesini takmıştı, kadife gibi yumuşak sesiyle konuşurken ağzı kulaklarına varıyordu.

“Bu kişilerin tespiti, ileride başka insanlara da aynı işkenceleri yapmalarının önüne geçecektir, en nihayetinde bu konuda sizin de bir sorumluluğunuz bulunmakta.”

Son söyledikleri druidleri de düşünmeye zevk edecekti, direkt şiddet uygulayamasalar da bu sorunun çözümünde payları olması gerektiğini anlamaya başlıyorlardı.

Aralarında fısıldaşmaları bu fikre sıcak baktıklarının ufakta olsa bir belirtisiydi fakat Nafız kendisine çok yabancı bir anlayışa sahip bu kişilerin nasıl bir cevap vereceğini hala bilemiyordu.

“Ork savaşçısı dediklerinde haklısın, bizlere kötü muamele yapan insanları size göstereceğiz!”

Yüzden fazla askerin bu cevap üzerine beti benzi atmıştı, yerlerinde dursalar bir dert kaçsalar başka bir dertti. Uzun süredir burada görev alıyordu birçoğu, içlerinde cinsel arzuları için kulübeye gitmeyen yok gibiydi.

 Hepsi ölümün adım adım onlara yaklaştığını anlamıştı kendilerine doğru yürüyen druidleri izlerken, onların ağzından çıkacak tek söz kellelerinin uçması için yeterliydi.

Sıranın başındaki asker gözlerini kapatıp başını hafifçe öne eğmişti bile, öleceğine emindi zira penceresiz kulübeyi birden fazla defa ziyaret etmişti.

Hemen önündeki adım sesleri yüreğini korku mengenesine almış sıkıyor, yüksekmiş beden sıcaklığına tezat olarak ensesinden aşağı süzülen soğuk terler adeta vücudunu hoyratça tavlıyordu.

“Bu kişi!”

Beklediği sesi duyduğunda başını tamamen iki omuzunun arasına gömerek kabuğuna çekildi esir asker, onu yakalayacak eli beklerken zamanın durduğunu akmamak için direndiğini hissediyordu.

“Geç ulan şuraya!”

Tam bu an ortamdaki herkes için normal fakat öleceğine kendisini inandırmış asker için tuhaf bir olay gerçekleşecekti, kır saçlı iri yarı ork onu es geçmiş hemen yanındaki arkadaşını bir hışımla havaya fırlatmıştı.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

İnançlar hakikat düşmanları olarak, yalanlardan daha tehlikelidir.

Friedrich Nietzsche




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1242

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1067

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 886

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 814

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 695

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 650

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 628

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 602

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 549

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 520

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 357

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 185

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 98

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15164 Üye Sayısı
  • 475 Seri Sayısı
  • 20068 Bölüm Sayısı


creator
manga tr