"Ben Li Qiye'yim ve bu tek başına yeterli." #Emperor's Domination

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 181-Alis Dönüyor


Belli ki okla öldürülen kişiyi gördüklerinden böyle bir tedbiri almak zorunda kalmışlardı, akıllarınca bu ekipmanların onları düşman okçusundan koruyacağını sanıyorlardı.

Ne yazık ki karşılarındaki normal bir okçu değildi, Mora’nın hal ve tavırlarını üzerinden atmış olsa da, Nafız’ın elinde hala onun silahları vardı.

Dev yayın yerine her zamanki silahı elinde belirdiği an, bilekliklerinden gelen kan ile oluşan bir ok dörtnala gelen atlılara doğru yola çıktı.

“Pat!”

Kendini korumak için önünde tuttuğu kalkanı delindikten sonra, arkasında duran askerde aynı kaderi paylaşacaktı. Onu takip eden yirmi kişi daha atlarından düştüğünde, iki ekip arasındaki mesafe otuz adımın altına inmişti bile.

“Sıra sende!”

Nafız, arkadaşına seslenirken kısa süreli bir şaşkınlık yaşayacaktı zira iri yarı ork çoktan düşmanın üstüne doğru koşmaya başlamıştı.

Bunu gören bir atlı yönünü ona doğru çevirdi, yüksekte olmanın avantajıyla darbesini indirmekti amacı.

Belki acemiliği, belki de uzaktan net odaklanamadığından olsa gerek karşısındaki orkun boyunu tam olarak hesaba katmamış gibiydi, bunun bedelini acı ödeyecekti fakat Alyon’ un vuruşu da göz ardı edilecek gibi değildi.

Çarpışmalarına beş adım kala iri yarı ork tüm hızıyla koşarken bir anda ileri doğru sıçrayıverdi, baltasını sırtına aldığı bu anlarda bedeni yay misali gerilmişti.

Atıyla beraber tek darbede ölecek askerin son gördüğü şey, kendisine doğru uçan devasa bir ork ve kafasının üstüne inecek olan baltası olmuştu. Silah insanı biçtikten sonra, hızını alamayıp zavallı bineği de keserek yere vuracaktı.

Etrafa saçılan kanlar henüz havadaydı, sanki üzerine düşmek için Alyon’ un iznini beklercesine yavaş hareket ediyorlardı.

Okçuya odaklanmış birlik bu sahneden sonra bambaşka bir tehlikenin daha farkına vardı, on kişilik bir grup arkadaşlarını öldüren orkun üstüne yönelmişti.

Temkinli davranan savaşçılar Alyon’a direkt saldırmak yerine, etrafını sararak yıpratma savaşına girmek niyetindeydiler. Kısa süre sonra yaptıkları saldırılar ile de bu amaçları belli edeceklerdi, ikişerli olarak bir yönden saldırırken diğerleri dev orkun sırtını hedef alıyordu.

Ne kadar dikkat ederse etsin yaralanmaktan kurtulamamıştı Alyon, düşman sayı ve konum avantajını elinde tutuyordu.

“Benim olandan utanmama ne gerek var, zaferde hezimette bana ait!”

Savaşın en hararetli yerinde, kır saçlı ork bir iç çekişme ile uğraşmakla meşguldü, Büyük Savaş’ta uğratıldığı yenilginin travmaları elini kolunu bağlamanın peşine düşmüştü.

“Ben kurtarıcı değilim, kimseyi korumak gibi bir görevim yok!”

Başarısızlığını hatırlatan düşünceleri her hortladığında bir cevapla kendini savunuyordu, dışarıdan bakanlar anlamasa da en çetin savaş şu anda Alyon’ un içinde patlak veriyordu.

Tabii ki bu durum etrafını çeviren düşmanlarının hiç umurunda değildi, boşluk buldukları an darbeyi indirmek için tereddüt etmiyorlardı. Yine koordineli bir saldırı sonrası koluna inen mızrak ile yalpalayan dev ork, bu sefer herkesin duyabileceği bir tonda konuştu.

“Savaşçının Hiddeti!”

Bir nefes sonra ona acıklı kişnemeler eşlik ederken, çevresindeki tüm bineklerin ağzından köpükler çıkıyordu. Yere devrilen atlar üstlerine binen baskıyı kaldıramamıştı besbelli, zamanında kendini yere atamayan iki kişiyi de altlarına alarak sırayla can veriyorlardı.

“Düzeni bozmayın, kaçmasına izin vermeyin!”

Oluşan kargaşa çembere alınmış ork tarafından kaçmak için kullanılabilirdi, bunu sezen bir asker arkadaşlarını sertçe uyarıyordu.

“Benim bir yere gittiğim yok, yolcu olacak olan sizlersiniz!”

Neler olup bittiğinin farkında olmayan askerler zorlukla doğrulurken, O ise çoktan az önce konuşan düşmanının yanına gelmişti.

Tek vuruşta kafasını gövdesinden ayıracaktı, soy gücünü uzun süredir kullanmıyordu iri yarı ork, bu nedenle işini çabucak bitirmenin peşine düştü.

Bir iki üç derken hareket kabiliyeti ve güçleri kısıtlanmış düşmanların hepsini yerle bir etti Alyon, son savaşında ezilse de kendini bulduğunda hala çok tehlikeli bir düşmandı dev ork.

“Nafız, burası bitti!”

Yerdeki cesetleri izlemeyi bırakıp arkadaşına seslendiğinde sanki sırtı biraz daha dikleşmişti, sesinden takdir istermiş gibi bir hava seziliyordu.

“Hele şükür, böyle giderse elimizdeki tüm ilacı senin yaraların için kullanacağız!

Arkasını döndüğünde, Nafız’ın tepedeki yerinden inmiş ona doğru yürüdüğünü gören Alyon içten bir kahkaha patlattı, tamam kazanmıştı ancak gerçekten her tarafında irili ufaklık birçok kesik vardı.

“Paslanmışım biraz, ayrıca geçmişin hayaletlerinden kurtulmam biraz zaman alacak!”

Arkadaşına takılsa da, Nafız içinde kopan fırtınaları çok iyi biliyordu, Mora’nın rehberliği olmasa belki o da Alyon ile aynı durumda olabilirdi.

“Neyse, Alis yemeğini bitirene kadar bekleyelim ardından bunların geldiği yere bir gidip bakarız!”

Nafız eliyle öldürdüğü askerlerin cesetlerini gösterirken, kemik kırılma sesleri iyiden iyiye artmaya başlamıştı.

“Acaba, benim güç hayvanıma da bunlardan yedirsem bir faydası olur mu?”

Durumu gören Alyon kendisinden bile daha iri olan ayısı ile hiç ilgilenmediğini hatırladı, belki de şimdi tam sırasıydı.

“Hiç sanmıyorum, bunlar çok güçsüzmüş! Tatları o kadar berbat ki çok aç olmasam elimi dahi sürmezdim!”

Tiz bir ses kırka yakın bedenin ölü olarak yattığı yerden geliyordu, korku ile silahını kaldıran dev orkun hali arkadaşını güldürecekti.

“Sizi resmi olarak tanıştırmadım değil mi? Senle konuşan güç hayvanım Alis, Alis bu kişide arkadaşım Alyon.”

Kır saçlarını elinin arasına almış neler olduğunu anlamaya çalışan ork için, işleri daha da kolaylaştırmalıydılar belli ki, minik beyaz tavşan yemeğine biraz ara verip Nafız’ın omuzuna çıkmıştı.

“Memnun oldum Orkların Sürgün Edilmiş Lideri, bir an önce ruh hayvanını geliştir ki sohbet edecek bir arkadaşım olsun benimde!”

“Sen, sen nasıl konuşabiliyorsun!”

Alyon kekeleyerek haykırdığında, minik tavşan bıyıklarını sinirle oynattı,

“Sen bu zekâyla konuşabiliyorsun da, benim senden neyim eksik beyinsiz ork!”

Yüzü renkten renge giriyordu iri yarı orkun, Alis görüntüsünün aksine epey agresifti,

“Yeter bu kadar, bir an önce yemeğini bitir hemen yola çıkmazsak bir problem olduğunu anlayacaklar!”

Nafız’ın tatlı sert uyarısından sonra güç hayvanı bir daha konuşmayacaktı, minik dilini Alyon’a gösterdikten sonra şimşek gibi yemeğine geri döndü.

“Bu nasıl iş böyle, ne zamandan beridir bu ufaklık konuşabiliyor!”

Uzun süredir durağan bir hayat süren dev ork heyecanını yenebilmiş değildi, her şeyi bir kenara atıp bu konuyu önem sıralamasında zirveye yerleştiriyordu.

“Kısa geçeceğim çünkü verdiğim parşömende tüm tecrübelerim yazıyor, Büyük Savaş sonrası kalan tüm cesetleri tükettiği sırada oldu sanırım.”

Yapılan açıklama çok kısaydı gerçekten, bununla yetinmesi mümkün olmayan Alyon hemen daha önce aldığı kâğıtları çıkararak okumaya başladı.

“Sana bir tavsiye verebilirim eski dostum, güç hayvanları bizim yansımamız, eğer kendini aşmak istiyorsan ondan yardım alabilirsin!”

Daha fazla yardımcı olmak için ek açıklama yapan Nafız, sözlerinin şu anda transa geçmiş arkadaşına ulaşamadığını görünce çok üstünde durmadı ancak on nefes geçmemişti ki yanı başından bir bağırtı yükseldi.

“Buldum, ikimizi de geliştirecek metodu buldum!”

Alyon kolundaki dövmenin üstüne elini koyduğu zaman kendinden çok emindi, bu hali arkadaşı olan dişi orkun da keyifle gülümsemesine neden olacaktı.

Bir göz kırpması süresinde boyu üç metreyi bulan kahverengi ayı kır saçlı orkun karşısına dikilmişti, Alyon türüne göre standart üstü bir fiziğe sahip olsa da, ortaya çıkan manzarada tüm heybet güç hayvanına aitti.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bilim, bilgi ve cehaletin sınırında ilerler. Biz bilmediklerimizi itiraf etmekten korkmuyoruz; bunda utanılacak bir şey yok. Utanılacak tek şey, tüm cevapları biliyormuş gibi davranmamızdır.  

Neil deGrasse Tyson

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1259

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 890

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 822

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 659

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 644

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 602

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 523

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 377

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 195

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 99

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15563 Üye Sayısı
  • 507 Seri Sayısı
  • 20944 Bölüm Sayısı


creator
manga tr