Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 173-Buruk Zafer


Yarı ölü şekilde yerde yatan Resbaladizo’yu bir başına bırakan Mora, bilekliklerinden çıkan hançerleri gözle görülemeyecek bir hızda savurdu. Hedefinde yıkık surlar vardı, nitekim iki nefes sonra ortada sur diye bir şey kalmayacaktı.

Şu anda tüm savaş alanı görüşündeydi beline kadar uzun saçları olan kadının, aynı anda herkeste onu görebiliyordu artık.

‘’Beni dinleyin Alyon’ un savaşçıları, bu andan itibaren yerinizden bir adım dahi oynamanızı yasaklıyorum, aksi harekette bulunanlar kim olduğunu bakılmaksızın ölecekler!’’

Mora gece yarısının sakinliğini yırtan sesiyle tüm savaşçılara sesleniyordu, ay ışığının Kan Kubbe’nin içini loş bir kırmızıya boyadığı anlarda görüntüsü heybetliydi.

‘’Geriye kalan herkes artık ölüdür, sizler ikinci Kan Savaşçısı’nın ölümüne neden oldunuz, kaderiniz onunla beraber mühürlendi!’’

Nafız’ı görmüş onunla tanışmış olan orklar şaşkınlık içindeydi, saçları farklı olsa da konuşan kesinlikle oydu fakat kendisinden çıkan ses ve tavrı neden değişmişti ki.

Daha öncede sert ve küstahtı, yanına yanaşmak yürek isterdi ama bu sefer o bambaşka bir haldeydi, ne kadar benzerde olsalar konuşan ork ile onun arasında büyük bir fark vardı.

Daha önce duydukları ve gördükleri, adeta şimdi onlara seslenen kişinin kötü bir taklidi gibiydi. Bu hoyrat tavırların Nafız’ın üstünde iğreti durduğunu, ancak şimdi tamamen doğal olanı ile karşılaştırınca anlayabiliyorlardı.

‘’Ölümün kapılarından geçmiş olan Kan Savaşçım Sangre, son görevin için hazırlan! Çektiğin acıları sana yaşatanların canını almak için bana gel!’’

Mora sözlerini bitirdikten sonra iki elini boğazı kesik halde yerde yatan orka doğru uzattı, şimdiki hali sevdiği birini kucaklamak ister gibiydi.

Ne olduysa bundan sonra olmuştu, Sangre’nin cansız bedeni bir anda yükselmeye başladı. Havada asılı duran orkun yarasından kanlar fışkırıyor, vakit kaybetmeden açık kolları ile onları bekleyen Mora’ya doğru uçuyorlardı.

Göğsünden başlayarak bedenine yapışıyordu Sangre’nin kanları, on nefes içinde Mora’nın tüm bedeni bu kanlarla kaplanmıştı.

‘’Ka.. Ka… Kan Zırhı bu!’’

Resbaladizo can çekişirken olanlar karşısında dili tutulmuş vaziyette korku içinde konuştu, daha önce duyduğu fakat hiç görmediği Kutsal Kan Tarikatı’nın üç efsanevi tekniğinden birine gözleri ile şahit olmuştu.

‘’Bu intikam senin Kan Savaşçısı Sangre ve yine senden bir parça ile alınacak!’’

Bilekliklerinde bulunan hançerleri geri çekti Mora, aniden bir kırmızı ışığa dönüşerek kalabalık ork ordularının içine daldı. Elini dahi kaldırmadan sadece koşuyordu uzun saçlı kadın, kalan tüm işi Sangre’nin kanına bırakmıştı.

Bedenin tüm kontrolü Kan Zırhı tarafından sağlanıyordu, ilk durağı ise dev karga eşliğinde savaş alanına giriş yapmış olan Kara Zambak Klanı Kıdemlisi olacaktı.

Tek bir tekme ile kafasını patlattı düşmanının Mora, bundan sonra İkinci Ordu ile savaşan orkların hayatta kalan az sayıdaki üyesini katledecekti.

İkinci sıra Alyon ve Han’ın bulunduğu yerdi, en büyük kıyım şimdi yaşanacaktı zira Ana Ork Kabilesi güçlerinin sağ kalmış savaşçılarının hemen hemen hepsi buradaydı.

Kan Zırhı sanki yaşamaktaydı, ne zaman bir düşmanın yanından geçse ya dikenleri ya da keskin bir silah şeklini alarak onu öldürmekteydi.

Yorulmak nedir bilmiyordu, Siyahayı ile sona erdireceği bu cephedeki işine köşe çeneli adamla devam etmişti. Ne dilenen merhametleri, ne de akan gözyaşlarını önemsiyordu Sangre’nin son parçası, tüm hıncını çıkarmanın peşindeydi şu anda.

Nihayet gün ilk ışıklarını yeryüzüne göndermeye başladığında, Resbaladizo hariç savaş alanındaki tüm düşmanlar ölmüştü.

Mora yavaş adımlarla, Siyahayı’nın Soy Gücü nedeniyle tüm geçen süre boyunca baygın yatan Kitapkurdu’nun yanına geldi.

Onu çok iyi anlıyordu, güçlü bir beyin ve anlayışın yanında Ork Stepleri’nin gördüğü en zayıf bedene sahipti. Üstüne binen baskıdan dolayı, dış bir müdahale olmadan kendine gelmesi mümkün değildi.

Parlak kıyafetinin yakasından tuttuğu gibi havaya kaldırdı onu, iki nefes sonra annesinin koruması altında hırıltı ile nefes alan Han’ın yanına geleceklerdi.

Burası muharebenin yapıldığı alanın tam ortasıydı, şöyle bir etrafına bakındığında herkesin onu izlediğini gördü Mora.

‘’Ork savaşçıları, hepiniz Kan Kubbe’nin dışına çıkacaksınız, ikinci bir emre kadar da orada bekleyeceksiniz!’’

Kan kırmızısı saçları rüzgârla dans eden kadının emrini duyanlar, hızla en yakın yerden kendilerini fanusun dışına atmaya başladı. Yavaş olmaya cesaretleri yoktu, tek başına yüzbinlerce kişiyi katleden birini sinirlendirmek istemezlerdi.

‘’Elit On, Çekiçdöven, Yarmagül siz kalıyorsunuz!’’

Kısa ve öz konuşuyordu Mora, tüm savaşçılar Kan Kubbeyi terk edince sağ kolunu okşayarak sessizce fısıldadı.

‘’Alis, dışarı gel!’’

Bir nefes sonra minik beyaz tavşan karşısındaydı ve hiç olmadığı kadar acıklı gözlerle ona bakıyordu.

‘’Yardımların için teşekkür ederim küçük dostum, ödünç aldığım kan özlerini tamamlaman için sana bu hediyeyi vermek istiyorum!’’

Konuşmasının sonunda eli ile yerde ölü yatan ork cesetlerini gösterdi Mora. Kimse bilmese de, Kan Kubbe’yi bu kadar uzun süre ayakta tutmak için Alis’in önceki beslenmeleri sonucu depoladığı kan özlerini kullanmıştı.

Nafız farkında değildi ama Güç Hayvanı’nın en önemli özelliği, onun kullanması için yediği canlılardan kan özlerini almaktı.

Minik beyaz tavşan öncekilerin aksine bunca yemeği görmesine rağmen mutlu görünmüyordu, sadece içgüdülerine uyarak cesede dönüşmüş ork bedenlerinin arasına daldı.

Onun gidişi ile Mora elinde beliren iki yüzüğü Yarmagül’e fırlatacaktı, buna karşılık baygın halde yatan Han’ı diğer koltukaltına almıştı.

‘’Yanında yatan geri zekâlıya söyle, en kısa sürede ayağa kalkıp çocuk geri gelene kadar onun için topraklarını korusun!’’

Elinden evladı alınan anne kendisine korku dolu gözlerle bakarken, o konuşmasına devam etti.

‘’Önümüzdeki iki yıl dönümü boyunca Buzul Bölge Kabilesi’ni yasak topraklar ilan ediyorum, yaklaşan km olursa olsun dost düşman ayırt etmeksizin öldürülecek! Bu süre sonunda gelip dostlarınızı alabilirsiniz!’’

Konuşmasını tamamladığı gibi üzerinde Kan Zırhı, ellerinde iki ork ile beraber kuzeye doğru hızlandı Mora, tam Kan Kubbe ‘den çıkıyordu ki kulağına bir ses çalındı.

‘’Kan Tanrısı, ben ne olacağım?’’

Resbaladizo, yarı doğrulmuş zor nefes alır bir halde son gücüyle seslenmişti. Onu duymamazlıktan geldi Mora, zaten bir göz kırpması süresi geçmemişti ki yüz seneden fazla süredir taşıdığı başı gövdesini terk ediyordu.

Söz verdiği gibi onu öldürmemişti, bu başkası Alyon’ un ordusunda bulunan bir insan halledecekti.

Miloş tek ve keskin bir hamle ile kesmişti kellesini Resbaladizo’nun, yanağından süzülen yaşlar ve gözlerinde en büyük düşmanını kaybetmenin verdiği acının izleriyle.

Kan kırmızı saçları beline kadar uzanan kadın, adımını Kan Kubbe’nin dışına attığı an yapı önce çatlamaya daha sonra tuzla buz olmaya başlamıştı.

Uzaklara doğru gidiyordu Mora, ardında birçok trajedi ve katliam yaşanmış dev bir savaş alanı bırakarak.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Eğer okuduğumuz bir kitap bizi kafamıza vurulan bir darbe gibi sarsmıyorsa, niye okumaya zahmet edelim ki?

Franz Kafka

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1077

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 976

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 819

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 771

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 641

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 587

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 582

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 570

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 515

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 484

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 276

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 199

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 169

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 107

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 79

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 11656 Üye Sayısı
  • 325 Seri Sayısı
  • 16487 Bölüm Sayısı


creator
manga tr