“Göklerin altında tek şeytan. Yeryüzünün üzerinde basit bir tavuk.. “ #Emperor’s Domination

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 166-Vampirik Dönüşüm


Baştan aşağı kırmızıçizgilerin oluşturduğu desenler ile kaplanan Sangre, hafif kambur bir duruş almıştı. Ağzının kenarlarından sarkan iki köpek dişi neredeyse üç misli uzamışken, uçlara doğru bıçak gibi keskinleşiyordu.

Nafız ise gözlerine inanamaz haldeydi, ustasının bağlı olduğu Kutsal Kan klanının koskoca bir tarikata dönüşmesinin en önemli sebebi karşısında duruyordu. Kurucu atanın en büyük ve kopyalanamaz yeteneğini uyandırabilmişti Jashua, kendi kanından doğal olarak ürettiği iksirdi bu olanların nedeni.

Vampirik dönüşüm olarak adlandırılan ve Cehennem Diyarı’nın uzun süredir kayıp bir tekniği, ıssızlığın diğer ismi olan Ork Stepleri üzerinde yeniden doğuyordu.

Altı tane fırlatma bıçağı oldukları yerden havalanmıştı, bu sefer normalin aksine sahiplerinin etrafında dönmüyor başının üstünde aralıklarla askıda kalmış gibi bekliyorlardı.

Dönüşüm geçirmiş Sangre’nin vücudundaki yaralardan hala kanlar sızmaktaydı, anlaşılıyor ki bu tekniğin herhangi iyileştirici etkisi yoktu. İşin ilginç yanı, kanlar sanki emir almışçasına Sangre’nin bedeninde beliren kırmızıçizgilerle kaynaşıyordu.

Bu birleşme birkaç nefes boyunca sürecekti, ardından Kan Savaşçısı ellerini başının üstünde birleştirdikten sonra hızla iki yana savurdu. Altı bıçağı hala kafasının üstündeydi ve şu anda yanlarında kan kırmızı renkli altı tane daha bıçak belirmişti.

İleri doğru atılan sahiplerinin etrafında dönmeye başlamaları ile göz açıp kapayıncaya kadar yaşlı adamın yanına varması bir olmuştu Sangre’nin. Pençe gibi yaptığı sağ elini hızlıca suratına doğru savuruyordu, hayati noktası hedef alınan ihtiyar bir adım geri atmak zorunda kalmıştı.

Bu gerileme hem savunma, hem de ufakta olsa alan açıldığından momentumla rakibine saldırmak içindi, elindeki kılıçla saplama hareketi yapmak için bir an bile beklemeyecekti.

‘’Ahhhhhhhh!’’

Acınası bir çığlık duyuldu tam bu an, ne zamandır ağzını bıçak açmayan yaşlı adamın sesi çılgınca dalgalanıyordu havada.

Verdiği tepki normaldi Kara Zambak Klanı Kıdemlisinin zira iki kılıcı kullanması için gereken bir eli yerinde yoktu. Şaşkın ve korku dolu gözlerle bakıyordu delicesine kanayan yarasına, neler olup bittiğini görse dahi anlamamak için direnen beyni nedeniyle düşünceleri karmakarışıktı.

Saldırıyı atlatmıştı, kontra yapmak için zamanlaması da mükemmeldi fakat Sangre’nin hamlesinin ardında gizlenen kanlı pençeyi hiç hesaba katmamıştı. Bu hatası rakibinin kurnazlığı nedeniyle olacaktı, bıçak sayısını arttırmak yaşlı adamın tüm dikkatini oraya vermesini sağlamak için yapılmış küçük bir oyundu.

Esas silah bedeninin her hareketini takip eden kan rengi gölgelerde saklanmaktaydı, diğer pençesini savurduğunda hızla geri kaçan yaşlı adam bu gerçeği bir elini feda ederek öğrenebilmişti.

Hemen bıçaklar kafasının üstünden onu dilimlemek için inişe geçti, sayıları iki katına çıktığı için zar zor kaçabildi ihtiyar adam. Nefes alacak vakti yoktu, Sangre beline doğru tekmesini savurmuştu zira.

Saldırmaya fırsat dahi bulamıyordu, ardı ardına gelen kombine saldırılardan kaçmak için tüm dikkatini ve enerjisini kullanmak zorundaydı.

Tahminine göre bu dönüşüm uzun süre devam edemezdi, bir yerde sona erecekti. Kendisi de benzer bir yöntem uygulamıştı ve oda artık sonlarındaydı, kazandığı gücün yavaş yavaş azalarak yok olduğunu hissediyordu.

Sadece savuşturmaya odaklanacaktı, hücum eden rakibini pili bittiği anda indirmeyi planlamaktaydı. Nitekim de düşündükleri gerçek oluyor gibiydi, delicesine saldıran orkun hareketlerinde yavaşlama gözlerinde yorgunluk emareleri belirmişti.

Tüm duyularını keskinleştirdi ihtiyar adam, bir açık bulacağı anı kaçırmamak için pür dikkat kesildi. Bu şansı kullanmalı ve daha sonra dev kargayı kullanarak bu yerden ardına bakmadan kaçmalıydı.

Bir an gözü parladı, beklediği an tahmin ettiğinden önce gelmişti, iki eliyle aynı anda çapraz kesiş yapan Sangre bıçaklarını adamın üstüne salmayı unutmuştu. Sadece tek eli kalmış yaşlı adam bir an bile duraksamadı, şimşek gibi bir hızla kılıcını aşağıdan yukarı doğru öldürme niyeti ile savurdu.

Hayatının fırsatıydı, aklında sadece bu düşünce vardı. Aynı anda hayatının hatasını yaptığını bilmiyordu, yerden bir anda fırlayan altı tane bıçağının bedenini delip geçmesi ile sonuçlanacaktı bu atağı.

Kan Savaşçısı ellerini yana savurarak kan kırmızısı altı adet bıçak yarattığında, kimse görmese de bir o kadarda yerin altında biçimlenmişti. İhtiyar yapacağı hatayı beklerken Sangre’ de onunla aynı düşünceler içindeydi, hatta kendi güçlenmesinin rakibinden önce biteceğini de anlamıştı.

Bu nedenle bilerek bariz bir açık vermiş, aynı hataya yılların tecrübesi yaşlı adamında düşmesini sağlamıştı.

‘’Pat!”

Ayakta duramayan Kara Zambak Klanı Kıdemlisi yüzüstü yere düştüğünde kan kırmızı bıçaklar hala bedenindeydi, delip geçtikten sonra sırtında toplanmış, adeta zaferin bir sembolü gibi gövde gösterisi yapıyorlardı.

İkinci Ordu cephede de mücadelenin bittiğinin ilanı olacaktı bu son, yaşlı adam hariç diğer düşmanların işini Elit On ve ork savaşçıları bitirmişti. Yarısından fazlası ölmüş olan Ana Ork Kabilesi birliklerinin, diğer yarısı da çoktan teslim olarak kaderlerini beklemekteydiler.

Köşe çeneli adamla baş başa kalan Kuyag mor alaşım kelepçeleri kullanmıştı, çırılçıplak soyduğu esirinin tuhaf ekipmanlarını alarak, kaçmasını mümkün kılacak tüm olasılıkları sıfırlıyordu.

Yıkı surların içinde ise vahşet son hızıyla sürmekteydi, Siyahayı yakalanmış olmasına rağmen Yarmagül’ ün emri nedeniyle nefes alır bir durumdaydı.

Boz Sırtlanlar’ın komutanının haline kıyasla onunki içler acısı diye tanımlanabilirdi, o kadar çok dayak yemişti ki bir an önce ölmek için tüm servetini verebilirdi.

Gece iyice çökmüştü savaş alanına, çeliklerin birbirine vurduğunda çıkardığı kıvılcımlar haricinde ay ışığının verdiği parlaklık vardı sadece. Ay ışıl ışıldı bu gün, güneşi kıskanmışçasına tam bir daire şeklinde gökyüzünde arzı endam ediyordu.

Komutanlarını kaybeden Ana Ork Kabilesi savaşçıları bir süre daha direnmeye çalışsa da her şey bitmişti, akan kanın fazlalığından dolayı toprak çamur olmuşken atılan her adımda ufak yakamozlar göze çarpıyordu.

Şimdi vakit kaybetmeden infaza geçmeliydiler, öncelikle üç cephede savaşı yöneten ve hala sağ olan liderler öldürülmeliydi.

‘’Hazırlanın!’’

Gün boyu her türlü sesin yankılandığı Ana Ork Kabilesi’nin toprakları şu anda mutlak bir sessizliğin esiri olmuşken, Nafız’ın sesi tüm savaş alanlarında çınladı.

Kuyag baltasını eline almış verilecek emri bekliyordu, Yarmagül’ de Siyahayı’nın başına gelmişti. Bu şerefi babasına vermekti amacı aslında dişi orkun lakin Alyon bilinçsiz olarak yattığı yerden kalkamadığından, onu temsilen Dev Savaş Çekici ile canını alacaktı Ork Lordu’nun.

Tüm savaşın en önemli ve son düellosunun yaşandığı İkinci Ordu’nun savaş alanında, Sangre çoktan bir kenara geçmişti, uzaktan acısını bastırmaya çalışan Çekiçdöven’e bakıyordu.

“Git ve şu moruğu öldür, son gördüğü şey daha önce kibirle bağırdığı orkun suratı olsun!’’

Dövüş arkadaşına bırakmıştı bu şerefi Kan Savaşçısı, istediğini elde etmiş ustasının önünde ona layık bir dövüş sergilemişti. Paçavra gibi kenara attığı birini kimin öldüreceği en son umursaması gereken şeydi, dönüşümü sona ererken sakinleşerek dinlenmek istiyordu.

Yerinden doğruldu Çekiçdöven, taşımakta zorlandığı geniş enli büyük kılıcını yerde sürükleyerek kurbanına doğru yürümeye başladı.

Çok uzun süredir uğruna çabaladıkları amaçları gerçek olmak üzereydi, bir hamle daha ve sonra Ork Stepleri artık onlarındı.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bir şey iyi olduğu için arzu duyulmaz; O, arzu duyulduğu için iyi olur.

Baruch Spinoza

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1147

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1028

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 841

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 791

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 674

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 623

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 617

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 586

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 530

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 507

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 310

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 202

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 182

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 111

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 87

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13248 Üye Sayısı
  • 392 Seri Sayısı
  • 18107 Bölüm Sayısı


creator
manga tr