"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 161-Sert Düşüş


İlk anda sırtlarına devasa kayalar yüklenmişçesine inen baskı durmaksızın büyümekteydi, özellikle bunun kaynağına en yakın olan Alyon ve savaşçılarının durumu haraptı.

Pençe benzeri bir el, bugüne kadar başı eğilmemiş Alyon’u ensesinden kavrayarak boş çuval gibi silkeliyordu. Direnecek gücü yoktu dağ gibi orkun, öldürmeye yemin ettiği düşmanının elinde oyuncağa dönmüştü adeta.

‘’Bakın görün, boş hayallerle peşine takılarak kapıma kadar geldiğiniz sefilin halini görün!’’

Sözleri bitince kendisine isyan eden orkların şefini omzunun üsten doğru yere çaktı Siyahayı, kemiklerin kırılma sesi yıkık surların içindeki tüm orklar tarafından duyulmuştu.

‘’Köpek soyu, kibirli pislik! Çektiğim sıkıntıların yaşadığım aşağılamaların sonunun geldiği bu gün, senin soyunun kanı ve eti ile ziyafet çekeceğim!’’

Yerde yatan Alyon’ u tüm hıncı ile tekmelemeye başlamıştı Ork Lordu, kızı ve torunun çırpınışları beyhudeydi. Şu anda kıskıvrak yakalanmışlardı, gözü dönmüş orkun onlar hakkında karar vermesini beklemek dışında ellerinden bir şey gelmiyordu.

Aynı soya mensup bir kişi de olanları izlemek zorundaydı, Kitapkurdu Şefin Hiddeti karşısında çok zor durumda kalmıştı. Fizikken zayıflığını üstün zekâsı ile kapatan bu orkun, üstüne kâbus gibi çöken tekniğe verecek cevabı yoktu.

Babası gibi olduğu yere yığılmış, yanaklarından akan damlalarca yaş eşliğinde çaresizce ağlıyordu.

Siyahayı yaşlı adama destek kuvvetlerini yollarken diğer müttefikini de unutmamış, on binlerce savaşçısını kaybettikleri cepheyi geri almak için yola çıkmıştı.

Buz tutmuş zeminin üstünde yanan alevlerde son demlerini yaşıyordu artık, Buz ve Ateş incilerinin etkileri gittikçe azalmıştı.

‘’Bak sen şu işe, ihtiyar Siyahayı’nın savaşın en kritik yerinde atılım yapacağını kim tahmin edebilirdi ki?’’

Hayretler içindeki köşe çeneli adam yeni savaşçılarına bakarken neşeyle konuşuyordu, talih bugün ona göz kırpıyordu adeta.

‘’Evet, sanırım bugünün mesaisini bitirme vakti geldi!’’

Koca burunlu adam, gün boyu yaptığı vur kaç taktiğini bırakarak yönettiği birliklerin başında saldırıya geçmişti, düşmanın handikabını gördükten sonra fırsatçılığını konuşturuyordu şu sıralar.

Son gelişmelerden belki de en az etkilenen Nafız’ın bu hamle karşısında geriye çekilme gibi bir planı olmadığı, sürekli elinden kaçan avına aynı yöntemle cevap vermesi sonucu anlaşılacaktı.

Hızla birbirlerine yaklaşıyorlardı, köşe çeneli adamla aralarındaki mesafe kısaldıkça belli edemese de içinden sevinç naraları atmaktaydı.

İster içgüdü, ister önsezi, isterseniz korkaklık diye adlandırın ama Boz Sırtlanlar’ın komutanının çarpışmaya on adım kala ayağındaki botları sayesinde hücum eden askerlerinin arkasına doğru uçmasını, Nafız’ın edeceği küfürler kadar iyi tanımlayamazdınız.

‘’Gel ulan buraya, şerefsiz, haysiyetsiz, onun bunun çocuğu!’’

Hakaret ve küfürler karşısında, köşe çeneli adamın tepkileri en sakin insanı çileden çıkaracak düzeyde olacaktı. Keyiften iyice yayılmış yüzünde, gökyüzündeki güneşin ışınları ile altında yaşayan her şeyi sarması kadar sıcak bir gülümseme vardı.

‘’Burada seni bekliyorum, çenen kadar ellerinde çalışırsa belki ölmeden bana, yani canını alacak kişinin ayaklarının dibine ulaşabilirsin!’’

Komutan eski kaşardı, durumlar karşısında deri değiştiren bir yılan gibi tavrını değiştirebiliyordu.

Cevap vermedi Nafız, zaten istese de yapamazdı zira önünde Şefin Hiddeti tekniğinin etkisinde olmasına rağmen yüzleşmesi gereken binlerce düşmanı vardı.

Varlığı ile surların dışında çarpışan savaşçılara cesaret veren Nafız’ın, ayakta kalabilen diğer öğrencisi de aynı misyonu sırtlamak zorunda kalmıştı.

Kısa süre önce soy gücünü etkinleştiren Çekiçdöven ile beraber köşeye sıkıştırdığı ihtiyarın, gelen destek güçleri ile beraber adeta yeniden doğuşuna direniyordu şu anlarda.

Ana Ork Kabilesi’nin gönderdiği savaşçılar ile uğraşan Elit On’ un eli kolu bağlıydı, Kara Zambak Klanı’nın ıssız Ork Stepleri’ ne yolladığı adamla baş etme işi O ve Çekiçdöven’e kalmıştı.

Partneri, kendisinin gücünün tamamen zıttı bir teknik tarafından alaşağı edilmiş haldeydi, yükün büyüğünü üstüne almıştı Sangre. Belki ilk saldırıyı yaptığı zamanki kadar emin değildi kendinden fakat kararlılığı sarsılmaz bir duvar gibi dimdik duruyordu.

Yaşlı adamı yalnız başına bırakamazdı, yeterli zaman verilirse tek darbe ile bu cephede süren savaşı sona erdirebilecek bir güce sahipti. Tüm cephelerde savaş sürerken nasıl olurda kendisinin olduğu yerde düşmana yenilebilirlerdi, bu olursa ustasının yüzüne nasıl bakabilirdi bir daha.

Etrafında uçuşan keskin silahları ile ihtiyarın her atağına karşılık veriyor, etkinliği kısıtlanmış arkadaşına darbe indirme fırsatı yaratmak için çabalıyordu.

‘’Bakalım daha ne kadar dayanabileceksin ork, üstündeki baskının gitgide arttığını hissedebiliyorum!’’

İki kılıcını eline almış yaşlı adam Çekiçdöven’ i görmezden gelerek, sadece Sangre’ ye odaklanmıştı. Diğer orklar elden ayaktan kesilmişken onun canlılığı ilgisini çekse de, bunun çok uzun süremeyeceğinin farkındaydı.

Kılıçlarının kınını kullanmıyordu bu anlarda, rüzgâr elementi ile kuvvetlendirdiği kesişlerle beraber saldırıyordu karşısındaki ikiliye.

Ork Steplerine gelirken karşısına çıkabilecek savaşçıların düzeyinin tavanını, baskı altında ezilen Çekiçdöven’ in hali olarak öngörmüştü kömür karası saçlı ihtiyar.

Kan Savaşçısı’nın yetenekleri onun için büyük sürpriz olsa da bu durumla baş edebilecek güce sahipti, ne de olsa Tarikat olma yolunda ilerleyen bir klanda kıdemliydi. İlk on kıdemli arasına girmesine bir adım kalmıştı, kısa bir süre verilirse yerini garanti olarak görüyordu.

Duyuları keskindi Kara Zambak Klanı Kıdemlisinin, Sangre’nin canlılığının söndüğünü, hareketleri arasındaki uyumun ufak ufak azaldığını hissedebiliyordu.

Bu durum Siyahayı’nın tüm düşmanları için geçerliydi, yerde savunmasız yatan hasmına indirdiği her tekme yüreğinde büyüyen hiddet yangınını körüklüyor, aklına oğlu ile olan hatıraları düştükçe Soy Gücü’nü çılgınca kullanıyordu.

‘’Sana dedim, benden evladımı almanın bedelini ödeyeceksin!’’

Herhangi bir hareket emaresi göstermeden yerde ölü gibi yatan adama bakarak konuşuyordu Ork Lordu, bir yandan da gözü ile oğlunu öldüren dişi orku aramaktaydı.

‘’İlk önce kızınla başlayacağım, merak etme onu öldürmek gibi bir niyetim yok. Bu kadar kolay kurtulamaz elimden, baba kız sonsuza kadar azap çekmenizi sağlayacağım!’’

Elinin bir hareketi ile Yarmagül’ü çevirmiş olan savaşçıları onu alarak lordlarının önüne atmıştı. Babasının birkaç adım uzağındaydı dişi ork, şimdi, her zaman sırtına baktığında içinin sonsuz bir güven duygusuyla dolmasını sağlayan adamın halini net şekilde görüyordu.

İçi kan ağlasa da bir damla gözyaşı dökmedi Yarmagül, kendini yerden yere vurmak göğsünü parçalarcasına yumruklamak istese de, düşmanının önünde babasını küçük düşüremezdi.

Susarak tüm acısını içine atacaktı, sadece içinde canilik izleri taşıyan mağrur bakışlarla Siyahayı’nın gözlerinin tam içine bakıyordu.

‘’Çok güzel! O gözlerin umutsuzluğu tecrübe etmesini, açılamayan ağzının ölmek için yalvarmasını sağlayana kadar sizinle işim bitmeyecek!’’

Normal bir kişinin kanının çekilip, dişlerinin titrerken birbirine vurmasını sağlayacak tehditler karşısında Yarmagül vakur duruşunu bir milim dahi bozmadı. Bu sonu tahmin ettiğinden beri tüm olasılıkları gözden geçirmişti, onun tek kurban olarak kalması ve diğer sevdiklerinin kurtulmasını ümit ediyordu.

Kocası başka bir cephedeydi, göz ucuyla baktığı kardeşi çoktan bilincini kaybetmişti bile ve canından çok sevdiği oğlunun bir boşluk anında soy gücünü kullanarak kaçma şansı hala vardı.

Babası ve O günah keçisi olmalıydı, başına ne gelirse gelsin katlanacak, oğlunun ve kocasının bir gün kendisinin intikamını almasını bekleyecekti.

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

İnsanlar birbirlerine egemen olmak isterler ama kendi kendilerinin bile efendisi değillerdir.

Maksim Gorki

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1218

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1053

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 870

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 688

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 643

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 598

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 547

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 518

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 342

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 191

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 179

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 96

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14814 Üye Sayısı
  • 453 Seri Sayısı
  • 19476 Bölüm Sayısı


creator
manga tr