"Ben Li Qiye'yim ve bu tek başına yeterli." #Emperor's Domination

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 160-Şefin Hiddeti


On binlerce kişinin savaştığı cephede, gökyüzü Buz Ve Ateş incileri ile şarapnel parçalarının çarpışmasına sahne oluyordu. Doğaları gereği inciler hassastı, metal parçalarına çarptıkları an infilak ediyorlardı.

Bu bir dezavantaj olarak görülse de, etki alanlarının genişliği nedeniyle bu olay olduğunda etraflarında ne kadar şarapnel varsa ya donduruyor veyahut sıvıya çeviriyorlardı.

Nafız’ın önceliği alarak ilk ateş emrini vermesinin faydaları yeni görülmeye başlanmıştı, Birinci Ordu’nun savaşçıları gökte olan çarpışmanın ardıllarının düştüğü yerde değillerdi. Ne kadar hızlıca kaçmaya çalışsalar da, Ana ork Kabilesi’nin yardıma gelen insanlara destek için yolladığı orklar orada kalmıştı.

Halleri içler acısıydı, donmuş şarapneller çılgınlar gibi uçuşurken bedenlerini deliyor, erimiş metalin bir damlası bile vücutlarına girse tüm iç organlarını kavurup yakıyordu.

Sağ kalmış bir avuç paralı asker çoktan topların arkasına sığınmıştı, an itibari ile en güvenli yer olarak burayı görüyorlardı. Çaresizlik ile yaptıkları seçimin yanlış değil fakat yetersiz olduğunu görene kadar yerlerin kıpırdamadılar.

Nihayet havai fişek gösterisine benzeyen çarpışma bittiğinde açık gökyüzünden tek bir nesne vardı, Buz ve Ateş incileri. Ödül Zindanındaki iki canavardan alınan ganimetin, insan yapımı toplar tarafından alt edilmesi nasıl mümkün olabilirdi?

Bir anda panik baş gösterecekti titreyerek bekleyen paralı askerlerin arasında, kendi gözleri ile görmüşlerdi bu silahların yarattığı yıkımı. Korku tüm bedenlerini ele geçirmişti, saldırının çapı o kadar büyüktü ki içgüdüleri onlara kaç diye haykırsa da beyinleri bundan kurtuluşun olmadığını biliyordu.

Sadece köşe çeneli adamın umudu vardı yaşamak adına, bunca yıllık tecrübesi ve elinin altında duran ekipmanları ile beraber kaçmak için hızlanmıştı bile.

Gerçekten de kıl payı ile de olsa, emrindeki tüm asker ve savaş araçlarını kaybettiği saldırıdan sıyrılmıştı. Bu adamın sıçrayışlarının bir sınırı yok gibiydi, çekirge olsaydı şimdiye kadar çoktan ölmesi gerekirdi, onu tanımlamak için bambaşka bir sıfat bulunmalıydı.

Son yaptığı hamle ile beraber felaketi iyi talihe de çeviriyordu koca burunlu komutan, hayatını almak isteyen dişi ork ile arasına lav ve buzdan oluşan geniş çaplı bir tuzak kurulmuştu. Derin bir nefes çekti köşe çeneli adam, ciğerleri parçalanacak kadar acısa da yaşadığını anlaması için bunu yapması gerekliydi.

Bir cephede savaş fiilen bitmişti, Boz Sırtlanlar ve yanlarındaki Ana Ork Kabilesi savaşçılarının direnecek güçleri kalmamıştı. Oysa hemen sağ taraflarında kalan yıkık surların içinde, bambaşka bir film gösterimdeydi.

Alyon’ un güçlerinin yarısından fazlası, delice bir akınla girdikleri surlardan dışarı atılmıştı. Peşine takıldıklarından beri her zaman yenilmez olarak gördükleri şefleri ise savaş alanında ezilmekteydi.

Siyahayı ve Alyon arasında süren mücadele düello olmaktan çıkmış tek taraflı bir aşağılamaya dönmüştü, Ork Lordu efsanelere konu olmuş büyük kahramanlar gibi dövüşüyor rakibine nefes alma fırsatı bile tanımaksızın darbelerini ard arda indiriyordu.

Şu anlarda yaydığı enerji bambaşka bir düzeye erişmişti, surların içinde kalan alanda onun yanında savaşmayan tüm orkların ellerini kaldıracak kadar bile gücü kalmamıştı.

‘’Senin soy gücün normal değil, ne yaptın kendine!’’

Alyon, her yanından kanlar sızarken güçlükle de olsa karşısında duran adama seslendi.

‘’Onun gücünü nasıl elde ettin bilmiyorum ama tam olarak kullanamadığın çok belli, Alyon ölmeden önce sınırı kırmaya çok yaklaşmıştı bu deneyimlediğin onun asıl gücüydü!’’

İri yarı orkun ustası yüz sene önce Ork Stepleri üzerinde yaşayan bir efsaneydi, açık açık konuşulmasa da soy gücü olarak kudretinin herkesi aştığı biliniyordu.

Siyahayı, kendisini o günlere döndüren cümlesinden sonra düşen suratını hızla toplayıp tekrar söze girecekti ki, tanıdık bir ses kulaklarına ilişti.

‘’Ork Lordu çabuk bana yardım et!’’

Kara Zambak Klanı kuvvetlerinin lideri idi seslenen, Sangre ve Çekiçdöven in kıskacına alındığından beri kelle koltukta yaşıyordu. Etrafını saran gri kalkanın içinde zor zamanlar geçirirken, önceki kibirli tavrının aksine son derece saygılı bir biçimde destek istemişti.

Durumu kurtarmak için klanının tekniği olan ruh kalkanını kullanmasına rağmen iki düşmanı deli gibi saldırmaktaydı, her an bir ruhu kaybeden yapının kısa süre sonra dağılacağı belliydi.

‘’He! He! He!’’

Siyahayı içindeki mutluluğunu adeta dışarı taşırmak istercesine güldü, müttefikinin ona karşı olan tavrındaki değişimin farkındaydı.

‘’Orklara karşı olan kibrinizin bittiği gün olacak bugün ama önce Orkların Ulu Lordu hepiniz için hayatı daha da kolaylaştıracak!’’

Sözlerinin bitimiyle yıllar yılı sırtından çıkarmadığı ayı postunu bir hamlede çekip üstünden savurdu, artık ihtiyacı olmadığını belli edercesine küçümser bakışlarla izliyordu yere düşüşünü.

‘’Şefin Hiddeti!’’

Bedeninden taşan enerjinin en pik olduğu noktada, gırtlağını yırtarcasına bağırdı Siyahayı. Bir nefes sonra, savaş alanındaki tüm denge değişecekti.

Kendi ordusu ve müttefikleri hiçbir şey olmamış gibi duruyorlardı fakat Alyon’un ordusunun savaşçıları arasında pek çok kişi iki dizinin üstüne çökmüş, zor nefes alır hale gelmişti.

Soy gücünün ikinci seviyesini uyandırmıştı Ork Lordu, artık onun hiddetini kullanarak düşmanlarının üzerinde oluşturduğu baskı bir savaşçıya ait değildi.

Belli bir bölgeye hükmeden Ork Şefi’nin iradesini taşıyordu, sadece tek kişiye değil büyük bir alana etki ediyordu uyguladığı teknik.

Üç cephede de tekniğin etkileri aynıydı, düşmanı olan tüm ork savaşçıları omuzlarına çöken delicesine bir baskı ile mücadele etmekteydi. Yaşlı adamın kalkanına saldıran Sangre ve Çekiçdöven’ in hareketleri yavaşlamış Elit On’ un etkinliği minimuma inmişti, hatta Nafız bile bedenine karşı psikolojik savaştaydı.

Tüm bu savaşçılar içinde belki de en kötü durumda olanı Alyon’du, yarım gün dönümünü aşkın bir süredir dayak yiyordu ve bu son olaydan sonra ne ellerinde ne de ayaklarında derman kalmamıştı.

Dağ gibi ork, şu anda iki eli yerde başı eğik ,dizlerinin üstünde zar zor nefes alır haldeydi. Onu bu halde gören kızı yanına koşmak istemiş fakat etrafını saran yüzlerce düşman savaşçısı yüzünden acılar içindeki babasını izlemeye mahkûm kalmıştı.

Yıkık surların içindeki savaş alanının dışında, Siyahayı’nın soy gücünde ikinci seviyeye geçmesinin etkileri bireysel olarak herkesi etkilese de, mevcut durumlardan dolayı an itibari ile çok problem yaratmıyordu.

Nafız’ın olduğu cephede savaş hali hazırda sona ermişti, sadece köşe çeneli adamı ellerinden kaçırmış gibi görünüyorlardı. İkinci Ordu’nun savaştığı yerde ise üstünlük onlardaydı, iki üst düzey savaşçıyı destekleyecek Elit On sayesinde bir süre daha dayanabilirlerdi.

En büyük sorun, savaşın başından itibaren çok az yıpranan surların içindeki Ana Ork Kabilesi askerlerinin buralara desteğe gelmesi olacaktı. İki cephede de Alyon’un tarafı yorgun ve kayıplara uğramıştı, taze bir düşmana karşı başlarına neler geleceğini tahmin etmek güç değildi.

‘’Bana bir oğula mal oldun, bu ork sana çaresizliğin ne demek olduğunu şimdi öğretecek!’’

Dizlerinin üstünde acı içinde duran düşmanına doğru yürürken, Siyahayı’nın ağzından kelimeler büyük bir nefretle çıkıyordu.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

İnsanlar parlayanı karartmaktan, yükseleni yere serip toza bulamaktan hoşlanırlar.

Friedrich Schiller

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1220

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1054

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 872

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 688

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 643

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 599

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 548

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 518

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 346

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 179

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 97

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14821 Üye Sayısı
  • 455 Seri Sayısı
  • 19495 Bölüm Sayısı


creator
manga tr