"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 147-Son Gece


Sefer öncesi hazırlıkların yapılacağı üç ay nispeten sakin geçti, kabile reisleri toplanarak ordunun oluşumuna nasıl katılım sağlayacakları tartışıldı.

Alyon ve Nafız’ın planı, iki kolordu oluşturup düşmanı farklı cephelerden kuşatmaktı, bu amaçla bir ordu Kurak Bölge’den giriş yaparken diğeri Buzul Bölge’den gelecekti.

Bu şekilde dahi Ana Ork Kabilesi’nin Vahşi Bataklık tarafını kuşatamıyorlardı, her an arkadan saldırı yeme ihtimali olan bir yere asker sevk etmek mantık dışı bir karar olurdu.

Kurak Bölge üzerinden ilerleyecek orduların başında Alyon bulunurken, Buzul Bölge’den Çekiçdöven önderliğindeki ordu gelecekti. Bu hareket kendisine yapılan bir jestti aynı zamanda, doğduğu büyüdüğü topraklardan yapılacak saldırının komutanı olacaktı.

Büyük saldırıya Nafız’ın takvimine göre bir ay dönümü kaldığı sırada kabilenin sürpriz konukları vardı, Ana Ork Kabilesi bir heyeti görüşmeler yapmak üzere yollamıştı.

Bu seferki toplantı, Kurak Bölge kabilesini ele geçirdikleri zaman gelen grupla yaptıklarına hiç benzememişti.

Gayet saygıyla teşrif eden heyetin üyeleri, kabile girişinden şefin çadırına kadar gelirken gördüklerinden mi yoksa baştan bu şekilde emir aldıklarından mı bilinmez, süt dökmüş kedi gibiydiler.

Sürekli alttan alarak uzlaşma yolları aradılar, sundukları çeşitli hediyelerle göz boyamak için çaba sarf ederek, tüm günü geçirdikten sonra kabileden hızla ayrıldılar.

Görüşmelere Alyon ve Nafız katılmamıştı, Kitapkurdu onların yerine bu işi halletmek üzere hazır bulunuyordu. Elit On’ da ortalıkta yoktu, düşmana sızması muhtemel tüm bilgiler ve oluşumlar sır gibi saklanmıştı.

‘’Eee ne anlattı sabah ki gevşekler!’’

Akşam olduğunda, yapılan görüşmenin detaylarını kabilenin ileri gelenleri ile paylaşmak için ufak bir zirve yapılıyordu. Nafız, az sayıdaki ork arasında en sabırsızıydı

‘’Efendim, bir istekte bulunmadı gelenler, sadece savaş ortamının iki cepheye de vereceği zararı saygılı bir şekilde anlattılar. Lüzumsuz bir kibarlık vardı üstlerinde, istediğimiz tüm imtiyazları verebileceklerini söylediler kısaca!’’

Çadırın içindekiler duyduklarından sonra fikrini en çok merak ettikleri kişiye, yani Nafız’a dönmüşlerdi. Onu, düşünceli bir biçimde gözünü bir noktaya sabitlemişken buldular.

‘’Bir dümen çeviriyor bunlar, işleri hızlandırdığımız iyi olmuş. Düşmana karşı gerektiğinden fazla tevazu göstermenin tek bir anlamı vardır, o da hazırlıklarını tamamlamak için süreye ihtiyaçları olduğudur!’’

‘’Damat on gün içinde sefere çıkıyoruz, gazamız mübarek ola!’’

Nafız’ın son söylediklerinden kimse bir şey anlamasa da içleri heyecanla dolacaktı, dört senedir azimle yürüdükleri yolun sonuna erişmek için son bir adımları kalmıştı.

Bir gün sonra Çekiçdöven, çoğunluğu eski Buzul Bölge Kabilesi’ ne ait olan savaşçılarının başında Lanetli Göl üzerinden karşıya geçmek için yola çıkıyordu.

Onların yolu diğer orduya nazaran daha uzun olacaktı, eski kabilelerinin bulunduğu yerde konaklamak istemişlerdi ayrıca, manevi olarak hazırlanmaktı amaçları.

Ana Ork Kabilesi’nden gelen heyetin ayrılmasının üstünden beş gün geçmişken, Parthenia Ticaret Şehri’nin savaş için yolladığı birlikler kabileye varacaktı. Aynı günün akşam vakitleri Nikonya kuvvetleri de gelecek, kader birliği yaptıkları iki şehrin savaşçıları ana orduya katılmış olacaktı.

Parthenia’nın üç asil ailesi eski şehir lordunu devirmeye karar verdikleri anda bir yola girmişlerdi, yaşanacak büyük savaş sadece Alyon ve savaşçılarının değil onlarında kaderini çizecekti.

Yenilgi halinde tüm aileleri son ferdine kadar katledilecek, isimleri tarihten dahi silinecekti. Ellerinde olan tüm kuvveti yardım için göndermelerinin en önemli nedeni buydu, Nikonya Lord Vekili Gulag’ ta neredeyse aynı düşüncelerle askerlerini yollamıştı.

Nafız ve Alyon şehirlerine gelip her şeyi tersine çevirdiğinden beri, halk huzurlu kendisi de bu durum karşısında hiç olmadığı kadar mutluydu. Durumlar eski haline dönerse yaptıkları oyunun fark edilmesi çok uzun sürmeyecekti, bu nedenle tam destek arkasındaydı Alyon ve savaşçılarının.

Düşmanın hazırlıkları hızlandırdığı haberi Ana Ork Kabilesi’ ne yıldırım gibi düştüğünde, üstünde kocaman bir ayı postu olan ork adeta şimşek çakan gözleri ile haberciye bakıyordu

‘’Lanet olasıcalar, heyeti rehavete kapılıp yavaşlasınlar diye yolladım, onlarsa tam aksine daha da acele etmeye başladılar!’’

Siyahayı sinirden deliye dönmek üzereydi, dış dünyadan gelecek yardım için biraz daha beklemesi gerekiyordu.

‘’Lordum, size iyi haberlerim var!’’

Levazım şefinin sözleri üzerine kendisine dönen Ork Lordu’nun alnı kırış kırıştı, kafasının içindeki düşüncelerin tezahürü derisine yansımış gibiydi

‘’Kurugölge, çabuk konuş!’’

Ellerini ovuşturarak hemen öne fırlayan cılız orkun, boncuk gibi gözleri fıldır fıldır dönüyordu.

‘’Boz Sırtlanlar Organizasyonu tarafından bize verilen yapının imarı bitmek üzere, bu sayede saldırganları bir süre bekletebileceğimizi var sayıyorum.’’

‘’Çok güzel, çok güzel! En az bir ay dönümü kapımızda bekleteceğiz onları desene!’’

Siyahayı’nın siniri geçmişti, başka bir haber almak istemediği için eliyle çıkın işareti yaparak çadırının içini boşalttı. Hemen arkasında duran tahtına kendini bir anda koyuvererek oturduğunda gülüyordu, kafasını hafifçe aşağı yukarı sallarken mutluluk rüzgârları suratını yalayıp geçiyordu adeta.

İki tarafta planlarını yapmıştı, Nafız’ın verdiği mühlet olan on günlük süre geldiğinde ordu yola çıkmaya hazır bekliyordu.

Yarın gün ışımaya başladığı zaman ilerleyeceklerdi, aynı şartlar Buzul Bölge’de bekleyen savaşçılar içinde geçerliydi.

Son gecelerini sakince geçirmeleri beklenen birinci ordunun karargâhında hummalı bir çalışma vardı, önce hava kararmadan tüm madenler boşaltılmış, içleri ve girişleri Kitapkurdu’nun özel olarak hazırladığı zehirle mühürlenmişti.

Kurak Bölge’ de mevzilenmiş Birinci Ordu tüm mühimmatı kabilenin dışına, taşıma amaçlı mekanik aletlerin üstüne yerleştirmişti.

Kabilenin dışında bir çember şeklinde dizilmiş yüzbinlerce savaşçı tek bir yere bakıyordu, daha önce Alyon’ un çadırının olduğu yerde ayakta duran orktu onları böylesine hipnotize eden.

Nafız ustasının kreasyonundan ateş kırmızısı bir savaş zırhı seçmişti, şefinki de dâhil yıkılmış on binlerce çadırın ortasında dimdik duruyordu.

Ortamda sadece hafifçe esen rüzgârın çıkardığı hışırtılar vardı, gerginlikleri yüzlerinden okunan ork savaşçılarının nefes alışverişleri bile yavaşlamıştı.

‘’Beni dinleyin kahraman ork savaşçıları!’’

Derken bir anda Nafız var gücü ile bağıracaktı, gecenin üstlerini çarşaf gibi örten sessizliğini yırtıp atıyordu adeta sesinin tınısı.

‘’Gözlerimi, et için ork savaşçılarının pis yaratıklara kurban olarak sunulduğu bir kabilede açtım, şefiniz Alyon ile beraber!’’

Sözleri dalga dalga yayılıyordu büyük kalabalığın arasında, tüm savaşçılar dikkatle onu dinliyorlardı.

‘’Beraber zalimleri öldürdük, kabilenin yıllar yılı çektiği acılara son verdik. Sonra yolumuza devam ederken, ihanetin ve korkaklığın pençesine düşmüş başka bir kabile çıktı, burada şu anda ayaklarınız ile üstüne bastığınız topraklarda bulunuyordu o kabile!’’

‘’Onurlu orklar, beceriksiz yöneticilerin altında tükeniyordu, ordumuzu topladık, insanlarla yaptıkları savaşta düştükleri kötü durumdan onları kurtardık. Cesurları ödüllendirdik, hıyanet içinde olanlara gereken cezayı verdik!’’

‘’Nikonya ve Parthenia’yı dize getirdik, orklara köleliği reva görenlerin kanları ile suladık topraklarını, soyunu satıp insanlara sığınanlara boyun eğdirdi. Ork adını yüceltmek için baş koyduk bu yola, işte önümüzde son bir mücadele kaldı, şimdi bizimle beraber Ork Stepleri’ni eski özgür haline geri döndürmeye var mısınız?’’

Nafız’ın sözleri bitince ork savaşçıları kalkanlarını iki kere yere vuracaktı, yüzbinlerce orkun bu hareketi akıl almaz bir gürültü ve yer sarsıntısına neden olmuştu.

‘’Elimizde silahlarımız, yüreğimizde ork onurumuz ile kendisine lord diyen sahtekârı ezip geçmeye var mısınız?’’

Son duyduklarından sonra ork savaşçıları iyiden iyiye delirmişti, kâh silahlarını kalkanlarına vurarak kâh ayakları ile yeri ezerek coşkularını gösteriyorlardı.

Bu halleri komutanları olan Nafız’ın da içindeki hırsın kabarmasını sağlayacaktı, uzak bir yerde onu izleyen öğrencisi Sangre’ ye dönerek bağırdı

‘’YAKIN!’’

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Gitmeden önce düşün; çünkü döndüğünde bulduğunla, giderken bıraktığın asla aynı olmayacak.

L.Aragon

 

 

 

 

 

 

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1259

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 890

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 822

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 659

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 644

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 602

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 523

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 377

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 195

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 99

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15563 Üye Sayısı
  • 507 Seri Sayısı
  • 20944 Bölüm Sayısı


creator
manga tr