Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 144-Ölüm Korkusu


‘’Aklın başına biraz geç gelmedi mi?’’

Nafız, kendisine seslenen kabile reisine gözlerini devirerek cevap verdi.

‘’Efendim, hatam büyük, ne yazık ki yeni fark ettim. Vereceğiniz tüm cezalara razıyım lakin kabilemizi her fırsatta aşağılayan insanı benim öldürmeme izin verin lütfen!’’

Kabile reisinin hitap şekli istilacılardan efendime doğru ışık hızında değiştiğinde, Kan Tanrısı’nın dudakları istemsizce yukarı doğru kıvrıldı, dışarıdan bakıldığında bu hareket bir gülümseme olarak görülecekti fakat bunun damağında bıraktığı acı tadı sadece Nafız biliyordu.

Düpedüz omurgasızlıktı bu hareketin adı, güneşin en tepede olduğu zaman onları öldürmek isteyen kişi, akşam rüzgârları esmeye başlarken yapacağı bir eylem için ondan izin almak zorunda hissediyordu kendisini.

‘’Bunu son isteğiniz olarak kabul edeceğim, aptallığın yüzünden can veren savaşçılarının onurlarını kurtarmak için izin veriyorum sana!’’

Bir cümle içine pek çok ifadeyi sıkıştırmıştı Nafız, isyan etmenin yanlışlığını vurgularken, bu imtiyazı sadece savaşta kanını dökmek zorunda kaldıkları soydaşları için yaptığını vurgulamıştı.

İlk mesaj kabile şefi ve hayatta kalan savaşçılarına idi, hatalarını her fırsatta yüzlerine vurmak istiyordu Kan Tanrısı.

İkinci adres Elit On’du, buraya herkesi öldürmeye geldiklerini onlara defalarca söylemesine rağmen, şimdi düşmana karşı gösterdiği nezaketin nedenini açıklamak zorundaydı.

Bunu, korktuğundan değil onlara değer verdiğinden yapmıştı. Bu on kişi gelecek nesli oluşturacak orklar içindeki en güçlülerdi, kendilerine değer verildiğinin hissettirilmesi gerekiyordu.

İznini almış kabile reisinin ise bu hesap kitaplarla hiç işi yoktu, sürünerek uzaklaşmaya çalışan kır saçlı adama doğru yayını gerip bir ok daha bıraktı havaya.

Üçüncü atış kalça kemiğine gelmişti, düşmanını tamamen hareketsiz bırakmaktı amacı kabile reisinin. Kaçamayacağını garanti altına aldıktan sonra, hızla kır saçlı adamın olduğu yere doğru harekete geçti.

Öldüreceği kişinin başına geldiğinde onun acıyla inlediğini görecekti kabile reisi, o mağrur kendini beğenmiş halinden eser yoktu. Ters dönmüş hamamböceği gibiydi, üstüne basmak yeterli gelirdi ölmesi için.

Dürtülerini daha fazla bastıramayan orkta aynen bunu yaptı, hışımla kaldırdığı ayağını yerde kıvranan düşmanının başına indirdi.

Darbenin şiddetinden kanlar reisin yüzüne kadar sıçradığında, kır saçlı adamın omuzunun üstünde tek parça bir yapı kalmamıştı.

Boynundan sarkan ense derisi üzerindeki saçlarda kızıla boyanmıştı, kafası tam bir yapboza dönüşmemiş olsa da, vuruşla beraber oluşan parça sayısı iki elin parmaklarından fazlaydı.

İçinden bir parçanın koptuğunu hissetti kabilenin patronu, daha önce birçok canlı öldürmesine rağmen bu duyguyu ilk defa yaşıyordu. Kendisi bilemese de, bilinçaltına ondan daha üstün bir tür olarak kodlanmış insanı yok etmenin verdiği hazdı hissettiği.

İşin temelinde, bu türe karşı boyun eğmesi tamamen onun suçu değildi, yüz sene önceki olaydan beri doğan tüm orklarda aynı sıkıntılı durum vardı. Atalarından biri boyun eğmişti ve bu lanet genetik olarak onların peşini bırakmıyordu.

‘’Artık ölsem de gam yemem!’’

Ayağının tabanıyla Boz Sırtlanlar’ın ölü liderinin cesedini çiğnedikten sonra yavaş yavaş kabilesinin yanına dönen reisin yüzünde çiçekler açıyordu. Savaşçılarının şaşkın bakışları arasında yerine dönmüş, sonunu bile bile göğsünü gururla germekteydi.

Farkında olmasa da giderayak meşhur bile olmuştu, Boz Sırtlanlar’ın liderinin üzerindeki büyü sayesinde son anları üstlerinin görebileceği bir yere kayıt edilmekteydi, bu anlar daha sonra izlendiğinde düşmanının kafasını un ufak edecek vuruşu ve yüzü tüm görkemiyle seyredilecekti.

Bu sırada Elit On’ un sekiz üyesi boş durmamış, vücudunun yarısı çıplak şekilde dövüşen adamı çembere almışlardı. Gücü an be an tükenen insan savaşçısının karşısında orkların geleceği duruyordu, bir şansı olmamasına rağmen sonuna kadar savaşmayı bırakmayacaktı bedensel savaşçı.

Kaçmayı denemedi, her şeyi bırakıp canı için yalvarmadı, gün başladığında ne yapması gerekiyorsa onu gerçekleştirmek için uğraşını verdi sonuna kadar. Bunun ödülünü de temiz bir ölümle alacaktı, parmağını oynatmaya hali kalmayana kadar onu yoran Elit On’ un sekiz savaşçısı, üzerinde görünür bir iz bırakmadılar.

Son geldiğinde sadece ilk rakibi olan iki numara duruyordu başında, usulca eğildi siyahlar içindeki ork savaşçısı, düşmanını sırtına göğsünü yaslayarak başını iki kolunun arasına aldı.

Takati kalmamıştı bedensel insan savaşçısının, direnemedi düşmanına. Normal bir ağacın kalınlığındaki kolların boğazını sıkıştırması sonucu, nefes alamayarak ölecekti.

Çok dikkatliydi ikinci, ne boğazını ezdi nede görünürde bir iz bıraktı, savaşları başladığındaki haldeydi düşmanının bedeni, lekelenmemiş ve asil.

Sonuna kadar kendisini bozmadan savaşmasının ödülüydü bu, altındaki savaşçıların hareketi Nafız’ın da çok hoşuna gidecekti. Fırıldak gibi dönen ork kabile reisine nazaran, dimdik ölen insan savaşçısı onun gözünde çok daha yüksek bir mertebeye sahipti.

Boz Sırtlanlar’ın beş kişilik grubundan hayatta kalan son savaşçının mücadelesi sürerken, Miloş ve Kan Tanrısı yavaş adımlarla isyancı kabileye doğru ilerlemeye başladılar. Bu, olaylar başladığından beri ilk adımlarıydı ikilinin, savaşçılarının elde ettiği başarının gururu vardı yüzlerinde.

İsyancı kabile cephesinde ise büyük bir tedirginlik rüzgârı esiyordu, affedilemeyecek kadar ileri gittiklerinin kendileri de farkındaydılar ama bir umut kırıntısı yaşatmaktan da geri kalmadılar içlerinde.

‘’Bu iki deliyi kendi hallerine bırakın, herkes bizi takip etsin!’’

Emri veren kişi Miloş’ tu, uzun kılıçlı centilmen adam ve siyahlar içindeki savaşçısının mücadelesine bir bakış attıktan sonra Elit On’ un kalan üyelerine seslenmişti.

Geçen süre boyunca dinlenerek ruh gücünü yenileyen bir numarada bu ekibin içinde olacaktı, dokuz kişi, önlerinde liderleri ve onun yanında Nafız ile beraber kenarda bekleyen isyancı kabilenin savaşçılarının üzerine kâbus gibi çökmek amacındaydılar.

On binden fazla orkun kalplerine dolan korku öyle böyle değildi, ölüm adeta ayaklanmış şu anda onlara doğru geliyordu.

‘’Efendim, izniniz olursa konuşmak istiyorum!’’

Hislerinin kısmi felce uğrattığı kabile şefi öne çıkıp konuşmak isterken, neredeyse bilincini yitirmek üzereymiş gibi görünüyordu.

‘’Konuş bakalım, bu sefer ne yumurtlayacaksın acaba?’’

Onurunu koruyarak ölen insan savaşçısından sonra Nafız’ın tavrı, ona yalvarır gözlerle bakan orklara karşı daha da sertleşecekti. Daha önce alaycı bir tonda sürdürdüğü hareketleri değişmiş, ağzından çıkan her kelime adeta keskin bir bıçak etkisi yaratmıştı isyancıların üstünde.

Yaşanan bu değişiklik zar zor ayakta duran kabile reisinde diz çöküp yalvarma isteği doğurmuştu, kibrinden yanına yanaşılamayan ork şu anda alnı yerde gözlerinden yaşlar süzülürken konuşuyordu.

‘’Efendim, affedilemez bir hata yaptığımızı geçte olsa fark ettik, vereceğiniz her türlü cezaya razıyız ama ululuğunuza sığınarak size yalvarıyorum canlarımızı bağışlayın lütfen!’’

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ölüm akıllı bir adamı hiçbir zaman apansızın almaz, o her zaman gitmeye hazırdır.

 La Fontaine

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1147

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1028

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 841

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 791

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 674

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 623

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 617

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 586

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 530

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 507

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 310

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 202

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 182

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 111

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 87

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13248 Üye Sayısı
  • 392 Seri Sayısı
  • 18107 Bölüm Sayısı


creator
manga tr