Otto Von Bismark Günceli

Tmw 65

Kasım 12, 2016

Çeviri: bebebiskuvisi

True Martial World 65 - Lian Chengyu Gergin

O gece, Lian Chengyu vejetaryen beslendi, tütsü yaktı ve tüm gece meditasyon yaparak zihnini en uygun duruma koşulladı.

Ertesi günün erken saatlerinde tören resmen başladı!

Zhao Tiezhu savaşçı hazırlama kampı üyelerine önderlik etti ve gökleri onurlandırmak için Lian kabilesinde kullanılan kemik boruyu taşıdı. İki güçlü adam taşıdı ve bir başka güçlü adam tüm gücünü kullanarak üfledi.

Tok bariton Lian kabilesinin üzerinde yankılandı, millerce öteden duyulabilirdi.

“Kutlu saat geldi!” Zhao Tiezhu avazı çıktığı kadar bağırdı.

Böyle büyük bir tören Lian kabilesinin tüm halkını, yataklarından kalkabilmeleri şartıyla, cezbederdi; hatta bir yaşındaki bir çocuk bile annesi tarafından buraya getirilmişti.

Tören alanı ağzına kadar doluydu!

“Dong! Dong! Dong!”

Davulcu davulu dövmeye başladı. Yavaş başladı ama zaman geçtikçe hızlandı. Davulun yıpranmış inek derisi kaplaması bu büyük güce zorla dayanabiliyormuş gibi görünüyordu.

“Hayvanı kesin!” Zhao Tiezhu tekrar bağırdı. Yüzü kıpkırmızıydı ve morali yüksekti. Tören kutlamalarının yöneticisi olmak böyle bir onurdu işte!

Savaşçı hazırlama kampı üyeleri, işaretin ardından kabilenin sığırlarının sonuncusuna yöneldiler ve onu katlettiler.

Lian kabilesinin aslında üç sığırı vardı ama gıda yoksunluğundan dolayı ikisini pastırma yapmak amacıyla kesmişlerdi. Bunların büyük bölümü Lian kabilesinin kodamanlarına verilmişti ve kalan küçük miktar da, metruk kemikleri arıtan adamlara ödül olarak verilmişti.

Şimdi, kalan son sığır da öldürüldü. Bu, köprülerin yakılması sayılırdı aslında. Sığır olmadan çiftçilik yapmak bile zorlaşırdı.

Vahşi araziler siyah demirtaş ile doluydu. Tarım arazisi açmak epey zordu. Zhao Tiezhu gibi savaşçı hazırlama kampı üyeleri araziyi sürebilirlerdi ama yine de bu işi yapan sığırla karşılaştırıldıklarında sönük kalırlardı. Lian Chengyu en iyi sığırdan bile daha güçlüydü ama saban sürecek hâli yok ya.

Sığır öldürüldükten sonra kanı toplandı. Ardından kabilenin cadısı geldi ve kanı tüm vücuduna sürdükten sonra delirmiş gibi dans etmeye başladı.

Elbette bu cadı Jiang Xiaorou’nun evine inek gübresi atıldığı zaman orada bulunanla aynı kişiydi. Lian kabilesinde başka bir cadı yoktu zaten.

“Kemikler sonunda hazırlanmış, harika! Genç efendi Lian, şimdi Mor Kan Savaşçı olabilir!” Lian Cuihua kalabalığın arasından gururla söyledi. Sesi yüksek olduğundan birçok kişi onu duydu.

“Genç efendi Lian, Krallık tarafından seçilirse, iyi bir yaşam sürmemiz için bizi de şehre götürebileceğini duydum.”

“Geleceğimiz daha iyi mi olacak? Benim gibi yaşlı bir adam için pek önemli olmayabilir ama evladım on yaşını yeni geçti, bu boktan yerden kurtulabilirse çok iyi olur…”

Engin yabandaki insanlar gelecekleri hakkında endişeliydi. Sığır öldürülmüş, bitki dağı kurutulmuştu ve tahıl deposu da boştu, Lian kabilesinin her şeyinin harcanmış olduğu söylenebilirdi, şu an beş parasızdılar.

Başarısızlıkla karşılaşırlarsa sonuçları çok ağır olurdu.

“Bu konu hakkında bir şey ters gidebilir…” Orta yaşlı bir adam belli belirsiz sordu. Korkuyordu çünkü.

“Pui! Pui! Pui! Ne diyorsun, elbette hiçbir şey ters gitmeyecek!”

İnsanlar durumun tadını çıkarmaya başladılar. Lian Chengyu’nun Mor Kan Alemi’ni kırması ve krallık seçmelerine katılması hakkında çok umutluydular.

“Anne...biraz et alacak mıyız?” İnsanlar önlerindeki geleceğe bakarken, annesinin kucağındaki üç yaşındaki kız, pişmesi için kazana yerleştirilen sığır etine bakarken sordu. Salyalarının akmasını engelleyemiyordu.

“Salak salak konuşma. Onlar tanrılara sunmak için, nasıl sana versinler?” Kadın, çabucak kızının ağzını kapatırken ürkmüş bakışlar attı…

Törenin sona ermesi iki saat sürdü. Lian Chengyu muhteşem bir elbise ve gümüş bir zırh giymiş hâlde sahneye geldi.

Bugün Lian Chengyu’nun morali yüksekti!

Lian Chengyu’nun önünde kırmızı bir ipek parçasıyla kaplanmış yeşim bir kutu vardı.

Bunca zamandır beklediği an geldiğinden derin bir nefes aldı. Bu, arzularını ve tutkularını gerçekleştireceği zamandı!

Yeşim kutunun içindeki şeyi ortaya çıkarmak için üstündeki ipeği yavaşça çekti. İçinde, yumruk büyüklüğünde metruk kemik özü vardı!

Metruk kemik özü ailesinin tüm varlığına mal olan bir şeydi!

Metruk kemik özünün görünüşü iyi değildi. Kahverengi bir çamurdu; görünümü, fıstık büyüklüğündeki billur gibi metruk kemik kalıntısıyla karşılaştırılamazdı.

Eh, anlaşılabilir bir durum. Metruk kemik özünü rafine etmek için çağ dışı bir teknik kullanmışlardı sonuçta. Donmuş Piton'un metruk kemiklerinin içindeki enerjiyi Li Ateş suyunda demlemişlerdi ve Li Ateş suyu, metruk kemik özünün kristalleşmesini sağlayarak buharlaşmıştı.

Böyle bir şey nasıl güzel olabilir?

Görünümü kötü olsa bile Lian Chengyu’nun gözünde dünyanın en zarif sanat eseriydi!

Gelecekle ilgili tüm umudunu bu şeyin üzerine yatırmıştı. Lian Chengyu zihnini sakinleştirdi, metruk kemik özünü iki eliyle birden aldı ve yedi.

Yumruk büyüklüğündeki metruk kemik özü çamur topu gibiydi, dokusu da çamurdan farksızdı.

Tadı da öyle.

Ama Lian Chengyu onu israf etmeye de gönüllü değildi. Dikkatini biraz bile eksiltmedi. Temiz parmaklarını bile yaladı.

Gergindi. İlk kez metruk kemik özü yiyordu. İçindeki enerji şiddetli olabilirdi ama onun bünyesi de kötü değildi, bu yüzden dayanabilmeliydi.

“Tören bitti! Herkes gitsin!” Zhao Tiezhu yüksek sesle bağırdı. Savaşçı hazırlama kampı üyeleri Lian Chengyu etkilenmesin diye insanları kovalamaya başladı.

Lian Chengyu, kabile cadısı tarafından kutsanmış sunağın üzerinde Mor Kan Alemi’ni kıracaktı!

İnsanlar kovalanmış olsalar da çok uzaklaşmadılar. Uzaktan sunağın üzerindeki duruma bakıyorlardı.

Ama tüm gördükleri Lian Chengyu’nun bağdaş kurarak oturmasıydı. Seviye atlamak için nefesini düzenlemeye başlamıştı.

Ama…

Bir patlama hissi vererek bedeni boyunca yayılacağı beklenen ısı dalgası gerçekleşmedi.

Onun yerine diyaframında bir hareketlilik oldu. Ama o da çamur topu yediği için normaldi.

Oh?

Sorun ne? Lian Chengyu kaşlarını çattı.

Metruk kemik özünün etkisini göstermesinden önce biraz süre mi geçmesi gerek? Biraz daha mı beklemem gerek?

Lian Chengyu sabırla beklemeye başladı ve bekledi.

“Sakin ol. Sakin olman gerek. Metruk kemik özü enerjisini serbest bıraktığında bir dalgalanma gibi olacak. Bünyem sağlam olsa da bu dalgalanma gerçekleştiğinde başa çıkması zor olabilir. Kalbimi sakinleştirmem ve dişimi sıkmam gerek, bu dalgalanmaya dayandıktan sonra anka gibi küllerimden doğacağım ve gökyüzüne yükseleceğim!” Lian Chengyu bu düşünceyle kalbini sakinleştirip zihnini yatıştırdı.

Gel gör ki, on beş dakika geçti…

Midesine ulaşmış olan metruk kemik özünden en ufak bir tepki bile yoktu.

Bu, Lian Chengyu’nun metruk kemik özü yediği ilk seferdi, bu yüzden etkisini göstermesinin ne kadar süreceğini bilmiyordu. Metruk kemik özünün kolaylıkla sindirilemeyecek bir şey olabileceğini ve bu yüzden yavaş olacağını düşündü…

Yorum Yap "Tmw 65"