Otto Von Bismark Günceli

Tmw 62

Kasım 05, 2016
Çeviri ve Düzenleme: bebebiskuvisi

True Martial World 62 - Günah Keçisi

Lian Kabilesi Lideri’nin yerleşkesi, şimdi…

“Ne? Jiang Xiaorou orospusu kaçmış mı?”

Lian Chengyu’nun elindeki fincan, haberleri duyduktan sonra un ufak olmuştu!

“Pa!”

Sıcak çay, Zhao Tiezhu’yu şaşırtarak etrafa sıçradı.

Lian Chengyu’nun neden bu kadar öfkelenmiş olduğunu bilmiyordu. Aslında Lian Chengyu’nun aşağılık kompleksi vardı ama bunun yanında gururu da vardı. Büyük kabilelerin elitlerinin önünde onlardan aşağıda kalmak zorunda olsa da Lian kabilesinin fakir insanlarının önünde gururuna dokunacak bir şeye izin vermezdi.

Örneğin Jiang Xiaorou, Lian Chengyu onu istese de, astlarının önünde bu arzusundan hiç bahsetmemişti. Küçük bir saray kızına meyleden bir imparator gibiydi. Sadece ziyaret ederdi, peşinden asla koşmazdı.

Değersiz bir köylü nasıl olurda onun peşinden koşmasına layık olabilir ki?

Bu Zhao Tiezhu’nun, Lian Chengyu’nun Jiang Xiaorou hakkındaki planlarını bilmemesinin de nedeniydi. Şimdi bile Lian Chengyu’nun Jiang Xiaorou’nun kaçması hakkında neden bu kadar sinirlendiği konusunda ne yapacağını bilemez hâldeydi.

“Bırakın!” Lian Chengyu elini salladı. İfadesi kasvetliydi. Bu orospunun bana sahip olmak yerine ölmeye istekli olacak kadar inatçı olmasını beklemiyordum!

Lian Chengyu’nun bu kadar kızgın olmasının nedenlerinden biri de Jiang Xiaorou’nun olağanüstü mizacını ve görünümünü kendine istemesiydi.

İkinci neden ise asıl önemli olandı. Lian Chengyu kaynak yoksunu Lian kabilesinde yaşamış ve istediği şeyleri her zaman alabilmişti. Ama büyük kabilelerin attığı bir kaynak parçası için eğilmek zorunda kalmıştı. Bu arzu ve öfke içine oturmuştu.

Ona ait olmayan şeyleri elde etmek istedi ve elde edemese de kimsenin onlara dokunamamasını.

Lian Chengyu’ya göre Jiang Xiaorou Lian kabilesine aitti, yani sadece onundu.

Başkalarına ait olanları elde edemese de sorun olmazdı ama Lian kabilesine ait olanlar onun ve ailesinindi. Bu yüzden kızın kaçması onu kızdıran bir şeydi!

“Bu orospu çoktan ölmüş olabilir.”

On beş yaşında bir kızın yalnız başına intihardan farksız olan engin yabana kaçması epey cesaret gerektiriyordu.

Ve onu bulmak için erkekleri göndermek de olanaksızdı. Engin yaban çok genişti, yani kızın hangi yöne kaçtığını kim bilebilirdi ki?

Ve savaşçı hazırlama kampından birkaç düzine adamı göndermek de muhtemelen ölümlere sebebiyet verirdi. Buna değmez.

Yakın bir süre sonra Lian Chengyu ikinci haberi de aldı.

Kan İnceltme Hapı alan adamlar sonunda hasta düşmüştü! Aslında hasta düşmeleri Lian Chengyu’nun ilk tahminine göre gecikmişti.

Tümü fazlasıyla zayıf düşmüştü ve her öksürükleri kanlıydı.

Bu hasta adamlar kendi ailelerinin direkleriydi. Başlangıçta kemikleri arıtarak aileleri için ekstra gıda kazanmayı ummuşlardı.

Ama şimdi, ailelerinin bel kemikleri de gitmişti!

Bu birkaç günde zaten birkaç kişi gıda yoksunluğundan dolayı açlıktan ve soğuktan ölmüştü.

İlk ölen kişi hasta ve yaşlı biriydi.

Aileler güçlü kuvvetli erkeklerle anca hayatta kalabilirken erkeksiz olanların kalan günlerini tasavvur etmek dahi zordu!

Ve bunun üzerine kabilenin üst düzey yetkilileri de bu insanlara yardım sağlamak için öne çıkmadı. Lian Chengyu, bu insanların fazla zamanı kalmadığını ve ölümlerinin de önemsiz olduğunu düşündüğünden yiyecek de dağıtılmadı.

Kabilenin kalan yetersiz miktarda yiyeceğiyle yeniden toplanan güçlü kuvvetli erkekler metruk kemikleri arıtmaya devam etmek zorunda kaldılar.

Tabii ki sağlıklı erkeklerin en iyileri hastalandıktan sonra seçilen ikinci grup vasat erkeklerden oluşuyordu. Ama metruk kemiklerin arıtımını bitmek üzere olduğundan çok da önemli değildi.

Lian kabilesinin üst kademelerinin çok sakin ve kalpsiz olmasına karşın insanlar karanlıkta kalmıştı. Onlara göre her şeyin suçlusu Yi Yun’du, çünkü işin aslını bilmiyorlardı.

Çaresiz güçlü kuvvetli erkeklerin aileleri biraz yiyecek ve hasta olanların hayatlarını kurtarabilmek için Kan İnceltme Hapı alabilme umuduyla kabile liderinin evine geldiler.

Tabii ki bu aile üyelerinin gözünde bu ilaç, hayat kurtaran “mucize ilaç” idi.

Ama kabilenin üst kademeleri bu talepleri geri çevirdi. Kan İnceltme Hapları az sayıdaydı ve kişinin yaşam gücünü fazlasıyla zorluyordu, neden hayatta kalma şansı olmayan insanlar için harcasınlar ki?

Zhao Tiezhu bir sözcü olarak burnu havada bir şekilde kürsünün üzerinde durdu ve bu güçlü kuvvetli erkeklerin ailelerine küçümseyen bir bakış attı.

Bir zamanlar Zhao Tiezhu fakir biriydi ama artık fakir hissetmiyordu. Yoksul tabakadan kurtulmuştu ve karınca gibi değersiz kullardan farklıydı.

Şimdi Lian Chengyu’nun astıydı. Lian Chengyu Tai Ah Kutsal Krallığı’nın savaşçısı veya Krallık Şövalyesi olduğu zaman o da bir şövalyenin astlarından biri olacaktı!

Bir Krallık Şövalyesi’nin ne kadar önemli olduğunu biliyor musunuz? Başbakanın evinin bekçi köpeği üçüncü sınıf bir memura denk, ve bu olduğunda Zhao Tiezhu başarılı olacak ve birden fazla eşinin olması mümkün olacak. Nasıl otlakçılık yapan bir fakirle bağdaştırılabilir ki?

“Neden gürültü yapıyorsunuz? Ne için gürültü yapıyorsunuz? Siz hödük sürüsü hâlâ mucize ilaçla hayatlarınızı kurtarmak istiyorsunuz. Kabilemizde bu mucize ilaçlardan kaç tane var sizce? Bir mucize ilacın maliyetini biliyor musunuz?”

Zhao Tiezhu, düzensiz çocuk ve kadın grubunu alçakça hor gördü.

Ama sözleriyle afallamış insanları görünce kendini kabilenin üst kademelerinden biri gibi hissetti. “Açık açık söylemek gerekirse, siz ahmakların hayatlarınızın tümü bile bir mucize ilaçla takas etmek için yeterli olmaz!”

“Yemek mi istiyorsunuz? Mucize ilaç mı istiyorsunuz? Umut etmeyi bırakın!”

“Kabile daha önce erkeklerinizin hayatını bir kere kurtardı, yine de ikinciyi mi bekliyorsunuz? Erkeklerinize tesadüfen veba bulaştı. Bunun kabileyle ilgisi yok. Şans sizin için çok mu kötü? Suçlayacak birini arıyorsanız, Yi Yun veledini suçlayın. Vebaya yakalandı ve size bulaştırdı. O piçin ölümü bile başkarlarına zarar!”

Zhao Tiezhu’nun ateşe körükle gitmesinin ardında art niyet vardı.

Ve ortalığı aşağılık bir ses sardı. “Asker Zhou haklı, tüm bu uğursuzluğun nedeni Yi Yun!”

Bu Lian Cuihua’nın sesiydi. Kalabalığın içine karışmış ve kamuoyunu yönlendirmek için uygun zamanı beklemişti.

“Ayrıca Jiang Xiaorou da fahişe! O sorunlu aileyi kabilemize içtenlikle kabul edip yemek ve yaşayacak yer verdik ama bu iyiliklerin karşılığını bize ödememekle kalmadılar, başımıza bu felaketi de getirdiler!”

“Köylü yoldaşlarım, suçlayacak birini arıyorsanız o iki uğursuzu suçlayın!” Lian Cuihua üst perdeden bağırdı; güçlü kuvvetli erkeklerin aileleri bir umutsuzluk hâli içinde doğruyu ve yanlışı fark etmekten acizdi.

Ayrıca gerçek, onların anlayabilmeleri için fazlasıyla karışıktı.

“Şu Jiang Xiaorou orospusu gitmiş, cezasını çekmemek için kaçmış! Hadi evlerini yakalım! Dönse bile donarak öleceğine emin olalım! Açlıktan öldürelim!”

“Evlerini yakmak da bir musibet kovma şeklidir, hadi gidelim köylü yoldaşlarım!” Lian Cuihua lime lime pelerinini çıkardı ve en öne fırladı; küçük bir bayrakmışçasına pelerinini sallamaya başladı.

İnsanların sürü psikolojisine yönelik bir eğilimi vardır, bu yüzden kolayca güdülüyorlardı.

Ayrıca kalplerinde güçlü kuvvetli erkeklerinin çöküşüne ve gelecekteki umutsuz zamanlarına neden olan gerçekten Yi Yun'du. Büyük ihtimalle açlıktan veya soğuktan öleceklerdi.

İnsanlar, Lian Cuihua’nın kışkırtmasıyla Jiang Xiaorou’nun evini tekrar kuşattı.

Bazı insanlar çok kızgın olduklarından geldiler, bazıları da sadece sürüyü takip etti. Bunu yapacak kadar kalpsiz olmayanlar da vardı.

Ama sonuç değişmedi, Jiang Xiaorou’nun inek gübresiyle kaplanmış, harap kulübesine on meşale fırlatıldı.

Alevler gökyüzüne yükseldi.

Çatırdama sesleri şeytanların çığlıkları gibiydi. Alevler gökyüzüne uzanırken, güzel, kırmızı gökyüzü ölüyormuş gibi siyah, kalın dumanlar yükseldi…

Lian Chengyu uzaktan ifadesizce bu sahneyi izliyordu. Jiang Xiaorou’nun evinin yanması onu sakinleştirmek için yeterli değildi, tek önemli olan Jiang Xiaorou’nun bulunup bulunmamasıydı.

Arkasında ayakta duran Zhao Tiezhu’ya sakince söyledi: “Metruk kemik arıtımının etkilenmemesi talimatını gönder. Ayrıca avlanmaya çıktığınızda Jiang Xiaorou’yu bulursanız bana getirin. Tabii ki ödül de olacak!”

“Tamam, genç efendi Lian. Yapılacağına dair söz veriyorum!” Zhao Tiezhu ayrılmadan önce emirleri kabul etti.


Yorum Yap "Tmw 62"