Otto Von Bismark Günceli

SA 8

Kasım 19, 2016

Önceki Bölüm | Tanıtım | Sonraki Bölüm

Çeviri: Haşirwara Düzenleyen: DunklesPlatz

Bölüm 8: Kadınsı Sırlar

“Zeus?” Leng Lingxi güldü, güzel bir gülümseme belirdi. O kısa kesilmiş şarap kırmızısı saçları ile kahverengi gözleri eşliğinde muhteşem bir vücudu olan güzel, narin biriydi.

“Ne kadar da ilginç bir isim. Sanırım önceden duymuştum.” Leng Lingxi bunları gülümseyerek dedi.

“Oh?“
Genç adam onu ilgi ile izledi.

“Birisi bir ilk kez bir isim söylediğinde onun birçok taklidi çıkıyor. Bu Zeus ismi içinde geçerli, tabii ki de bu kesin olarak sen o değilsin demek değil.”
“Hahaha!” genç adam kıkırdadı.

Leng Lingxi’nin gözlerindeki ifade ansızın keskinleşti. ”Bu uzay aracı 32 adet birinci sınıf kabin bulundurmakta ve onlar benimkiyle birlikte 15 tanesini doldurmayı başarmış. Diğer 14 kabindekilerin hepsinin kim olduklarını biliyorum. Bana söyleyebilir misin? Nereden geldin? Bu zamanı seçerek, benim yanımda az zaman önce derin uykudan uyandın. Düşününce bir sebebi olmalı. Çekici olduğun için benimle flört edebileceğini düşünme. Bu durumda, kaçma fırsatın yok. Yalnız kabul etmeliyim ki sen oldukça inanılmazsın. Bu yolculukta biz 20 kişiden fazlaydık, farklı kabinler içinde ayrıldık ve sen Ortanca Sınıftan gelerek özel olarak benim yanıma oturdun. Ama ne yazık ki sen benimle karşılaştın. Ve eğer sen, biz kadınların kolayca sindirileceğini/korkutulacağını da düşünme sakın. ”
“Hahahaha!” Genç adam tekrardan güldü.

Leng Lingxi sıradan bir şekilde sandalyesinde eğilmiş. ”Sen baya bir yüksek cesarete sahipsin. Bakalım ne ne kadar daha sürecek. Bana kim olduğunu, rütbeni dövüşmeden söylersen en azından seni öldürmem. Direk olarak sana eşlik etmeleri için gezegenler arası Luo polisini çağırırım. Eğer yaralanmak istemiyorsan, denileni yapmalısın.”

“HAHA!”
Leng Lingxi’nin gülümsemesi uçup gitti. ”Hey göt! Eğer ilk sorduğumda bana düzgünce cevap verseydin, bunları görmezden gelebilirdim. Ancak sen kasten kendini Zeus diye tanıttın. Eğer ben seni hiçbir şey hissedemeyecek hale kadar dövmezsem, benim adım Leng değil!!”

Genç adam şaşkınlık içinde baktı. ”Neden?”

Leng Lingxi kemerini gevşetti, durup ona soğuk bir bakış atarak. ”Çünkü sen küstahlık yapıp, benim idolümün ismini telaffuz ederek bu durumdan kurtulmaya çalıştın.”

“Hahaha!” Genç adam bir kez daha kahkaha attı.

Leng Lingxi küçümseyerek cevap verdi. ”Ben senin tezgahını çözdüm ve hala gülüyor musun?”

Küçük bir gülümseme genç adamın yüzünde yayıldı. ”Benim neden güldüğümü bilmek istiyor musun?”

“Neden?” Leng Lingxi sert bir şekilde düşünmeden cevap verdi.

Genç adam ciddiyetle cevapladı.”Bazı durumlarda ‘Hahaha’nın başka bir anlamı daha vardır; Aptal!”
Leng Lingxi’nin yüzündeki afallamış ifade yavaş yavaş karardı. ”Sen ölmek istiyorsun? O halde sana yardım edeceğim.”

“HAHA!”
Leng Lingxi bu derece sinirlenmeyeli yıllar olmuştu. O kabul etmeli ki bu adam onun öfkesini ustaca besledi.

Bir donmuş soğukluk aniden havayı kapladı ve Leng Lingxi’nin gözlerinin kenarı bir anda beyaz oldu. Onun sağ eli adama doğru ilerledi, beş parmağı uzadı ve beyaz hava patlaması onun etrafını sardı. Beyaz patlamanın yakın bir incelemesi onun buzlu yapısını ortaya çıkaracaktır. Bir anda, Birinci sınıf kabinlerinin sıcaklığı 10 dereceden dahada fazla düştü.

Buz içinde Donma! Bir Kristal Hapis!
Güç, kendine güvenin köküdür ve Leng Lingxi, eğer kendine güveni olmasa bir hiçti. O kendini sorguladı ama biliyordu ki büyük bir fili bile neredeyse anında dondurabilirdi. O bu aptal elemandan nefret etti ve ona hayatının geri kalanında unutamayacağı bir ders vermeye karar verdi.

Leng Lingxi iğrenç gülümsemenin yakında buz içinde donmuş olacağını gördü ve devam etmedi. Şimdi ne kurtulma ne savunma vardı- onun buradan kaçmasının mümkünatı yoktu! Ne de uzay aracı üzerinde herhangi bir silah taşımaya izni vardı.

O açık bir şekilde kendinden memnun olmuştu, ama böbürlenmesinin tam orta yerinde aniden onun güzel kahverengi gözleri kocaman açıldı. O şuan gördüklerine inanamıyordu. Çünkü o adam, kendine Zeus diyen, aniden buzu parçalara ayırdı.

Aynen, Paramparça oldu!

Buz Disiplininin gücü onu etkilemeden hemen önce, adamım vücudunda beklenmedik bir şekilde sayısız mavimsi-mor renkli yıldırımlar göründü,buzdan hapisi parçalara ayırdı ve Leng Lingxi’nin vücudunu alt etti.

Bu nasıl olur? Hayır!

Leng Lingxi vücudunun kontrolünü kaybetti ve nazikçe yere yığılmadan önce şiddetli bir şekilde titremeye başladı. İnce güçlü bir el, onun omzundan tutarak düşmesini önledi.

Genç adam, onun arkasında hasar almamışcasına mükemmel bir durumda duruyor, Leng Lingxi’nin kollarında nazikçe dinlenmesine izin veriyordu.

Leng Lingxi’nin gözleri faltaşı gibi oldu. Beyni, çökmüş bir bilgisayar sistemi gibiydi. Ben kaybettim? Ben gerçekten de bu kadar kısa süre içinde kaybettim? Hem de o kadar kötü bir şekildeki onun bunu nasıl yaptığını bile bilmiyorum.

Hayır, bu olamaz!

Buz Disiplini içinde bir usta, Seviye 6 bir Genetik Yeteneği. Kuzey İttifakındaki Luo Cennetsel Müzayede Evinin Muhafızı. BEN, Kuzey İttifakın içindeki en yetenekli Şef-Rütbeli-Mecha-Pilot. Ama...ama.. yine de bu şekilde kaybettim ha?

3 yaşındayken, Buz Disiplini benim içinde uyandı ve ben Seviye 6 Genetik Yeteneği olarak değerlendirildim, dahilerin arasında bir dahi. Ben ilk mechamı 8 yaşımda kullandım ve 12 yaşımda kurallara aykırı olmasına rağmen Mecha Havacılık Enstitsüne kabul edildim. 15 yaşımda, Luo Gezegeni üzerindeki 3.Rütbeli Mecha Pilot’luğuna yükselen en genç onaltıncı kişi oldum. 2. Rütbeyi 17 yaşımda, 1.Rütbeyi 18 yaşımda, Özel Sınıfa 19 yaşımda ulaştım. Şimdi ise 21 yaşında olup Şef-Rütbeli-Birinci-Sınıf- Mecha-Pilotuyum.

Ben nasıl kaybedebilirim?

Kalbinin içinde Leng Lingxi çığlıklar atıyordu, ama dış doğru tek bir kelime söylemedi. Genç adam ona doğru ilerlemeye başladı.

"Sen çok gençsin, çok narinsin." Genç adamın sesi kulaklarında yankılanıyordu ve aynı anda ince parmakları onun eşofmanına doğru ilerliyordu.

Nazikçe eşofmanın fermuarı çekmeye başladı, soğutucu hava Leng Lingxi'nin istemsiz bir şekilde titremesine neden oldu.

Eşofmanın içinde, safir bir sütyen dışında, ayrıca ...

"Sizi gücendirmek gibi bir niyetim yok, yalnızca ... bölümünüzde bir şey saklı ve onu istiyorum.. Sadece üzgün olduğumu söyleyebilirim." Genç adamın sesi kulaklarında fısıldadı, şeytandan farksızdı.

Bu ince parmakları ile, beyaz kusursuz cildiyle mükemmel bir kombinasyon içinde olan boynundaki kolyeyi narin bir şekilde aldı.

Leng Lingxi’nin 21 yıllık yaşantısı boyunca ailesi dışındaki biri tarafından ilk defa birisi vücuduna dokunuyordu. Bu...

Zarif bir işçiliği olan gümüş zincirli altın bir kolye taşıyordu ve merkezde kestane şekilli şeffaf bir değerli taş vardı.

Vücudunu destekleyerek, genç adam Leng Lingxi'yi koltuğuna geri koydu ve emniyet kemerini dikkatli bir şekilde bağladı. Parmağı kolyenin üzerinde kaldı, değerli taşı hafifçe okşadı.

Atmosfer hafifçe çarpıtmaya başladı ve önlerinde havada bir metreden daha küçük bir solucan deliği açıldı. Boyutlararası teknoloji!

Leng Lingxi umutsuzca mücadele etti, ancak vücudu hala beyninden gelen emirlere uymuyordu.

Elini aramak için deliğe uzatan genç adam derinliklerde küçük bir kutu buldu.

Kasa fazla büyük değildi, siyah demir metal ve yüzeyinde üç kodlu kilit vardı.Elektronik kilitler açılması en hassa olanlardandı, açmak için bir dakika içinde üç tane otuz iki karakterden oluşan şifre girilmesini gerektiriyordu.Bir hata yaptığınız zaman hepsini tekrar girmeniz gerekiyordu. Üç hata, imha mekanizması harekete geçiriyordu.

Genç adam bir kez daha kolye parmaklarının arasında tuttu, arkasındaki portal kapanmaya başladı ve onunla birlikte kolyeden çıkan solgun ışık durdu.Leng Lingxi’nin yüzüne doğru ilerledi ve kolyeyi tekrardan boynuna astı.

“Benim şifremi alabileceğini sakın düşünme bile.” Leng Lingxi cansız bir şekilde dedi. Bunu söylediğinde farketti ki konuşabilme becerisi geri gelmişti.

Adam omzunu silkti.”Senin bir nane anladığın yok. Tabii ki bunu senden almayacağım.”
“Nasıl biiyorsun?” Leng Lingxi neredeyse düşünmeden söyledi.

“Ha ha!”

“Piç kurusu!” Leng Lingxi hayatında bir kelimeden hiç bu kadar nefret etmemişti.

Genç adam sinirlenmedi ve ona acıma ve esefle baktı.”Seninle bu şekilde karşılaştığım için üzgünüm. Sen bir kız kalitesine ve bir kız vizyonuna sahipsin ne yazık ki. Güle Güle.”



Yorum Yap "SA 8"